SEO

E-E-A-T Nedir? Google'ın Güven Kriterlerine Göre İçerik Optimizasyonu

Talha AslanTalha Aslan 15 dk okuma 2 görüntülenme

E-E-A-T, Google'ın kaliteli içeriği tarif ederken kullandığı dört kelimenin kısaltmasıdır: deneyim, uzmanlık, otorite ve güven. Bu yazıda kavramı Google'ın kendi belgelerine dayanarak anlatıyorum; ardından yazar sayfası, kaynak gösterme, deneyim kanıtı ve YMYL konular için sahada uyguladığım kontrol listesini paylaşıyorum. 2012'den beri SEO yapıyorum ve bu konuda en çok gördüğüm şey şu: güven, tek bir eklentiyle değil, sayfa sayfa kurulan bir alışkanlıkla gelir.

E-E-A-T nedir ve Google bu kavramı neden kullanır?

E-E-A-T; Experience (deneyim), Expertise (uzmanlık), Authoritativeness (otorite) ve Trustworthiness (güvenilirlik) kelimelerinin baş harflerinden oluşur. Google bu çerçeveyi, arama kalite değerlendiricilerinin bir sayfanın ne kadar güvenilir ve yararlı olduğunu yargılaması için kullanır; merkezinde ise güven bulunur.

Kavram yeni değil. Eskiden E-A-T olarak biliniyordu; Google, Aralık 2022'de Search Central blogunda duyurduğu güncellemeyle başa bir "deneyim" harfi ekledi. Böylece bir konuyu bizzat yaşamış kişinin bakış açısı da açıkça değer kazandı.

Peki Google bu kavrama neden ihtiyaç duyar? Çünkü algoritmalar bir metnin doğru olup olmadığını her zaman doğrudan ölçemez. Bunun yerine güvenilir içerikle birlikte görünen işaretleri arar: kim yazmış, hangi kaynağa dayanmış, site kime ait, başkaları bu kaynak hakkında ne söylüyor. E-E-A-T, bu işaretleri insanların anlayacağı bir dile çevirir.

E-E-A-T bir sıralama faktörü mü?

Kısa cevap: hayır, en azından tek bir puan olarak değil. Google, yararlı içerik rehberinde E-E-A-T'nin kendi başına belirli bir sıralama faktörü olmadığını açıkça yazar. Bununla birlikte sistemlerin, iyi E-E-A-T taşıyan içeriği tanımlayan bir dizi sinyali birlikte kullandığını da belirtir.

Bu ayrım pratikte önemlidir. Sitenize bir "E-E-A-T eklentisi" kurup puan kazanamazsınız. Yazar kutusu eklemek tek başına sıralamayı değiştirmez. Öte yandan gerçek uzmanlığı görünür kılan, kaynağını gösteren ve okura dürüst davranan bir site, Google'ın aradığı sinyalleri doğal olarak üretir.

Ben müşterilerime E-E-A-T'yi bir faktör değil, bir kalite hedefi olarak anlatırım. Hedef şudur: sayfanızı açan biri, bilgiyi kimin verdiğini, neye dayandığını ve neden güvenebileceğini birkaç saniyede anlamalı. Bu hedefe ulaştığınızda sıralama tarafı da çoğu zaman kendiliğinden toparlanır; ancak bu bir garanti değildir.

Kalite değerlendiricileri kimdir, sıralamayı etkiler mi?

Google, dünya genelinde çalışan arama kalite değerlendiricileriyle sonuçlarını test eder. Bu kişiler, Google'ın yayımladığı Search Quality Rater Guidelines belgesine göre sayfaları puanlar. E-E-A-T terimi de en ayrıntılı haliyle bu belgede geçer.

Ancak değerlendiricilerin tek tek sayfaların sıralaması üzerinde doğrudan etkisi yoktur. Google, değerlendirici verisinin sıralama algoritmalarında doğrudan kullanılmadığını söyler. Onların puanları, bir restoranın müşteri geri bildirim kartı gibi, sistemlerin iyi çalışıp çalışmadığını anlamaya yarar.

Yine de bu belge benim için en değerli SEO kaynaklarından biridir. Çünkü Google'ın "iyi sonuç" derken neyi kastettiğini açık örneklerle gösterir. Yönergeleri okuduğunuzda, algoritmanın hangi yöne evrilmeye çalıştığını görürsünüz. Dolayısıyla içeriğinizi bu gözle okumak, gelecekteki güncellemelere karşı en sağlam hazırlıktır.

Deneyim (Experience) içerikte ne anlama gelir?

Deneyim, içerik üreticisinin konuyu bizzat yaşamış olmasıdır. Bir ürünü gerçekten kullanmış, bir yeri ziyaret etmiş, bir süreci kendi işinde uygulamış biri, yalnızca araştırma yapmış birinden farklı bilgiler verir. Kalite yönergeleri bu ilk bilgiyi açıkça değerli sayar.

Örneğin iki ayrı ürün incelemesi düşünün. Biri üreticinin sitesindeki özellikleri yeniden sıralar. Diğeri ürünü üç ay kullanmış birinin, kutudan çıkan kusuru, gerçek pil süresini ve iade sürecini anlatır. İkincisi, okurun başka yerde bulamayacağı bilgiyi taşır.

Deneyimi gösteren işaretler genellikle şunlardır:

  • Kendi çektiğiniz fotoğraf veya ekran görüntüsü.
  • Uygulama sırasında karşılaştığınız somut sorun ve çözümü.
  • Beklenti ile gerçek sonuç arasındaki farkın dürüst anlatımı.
  • Başkalarının yazılarında olmayan küçük ama işe yarayan ayrıntılar.

Kısacası deneyim, içeriğinize kopyalanamayan bir parmak izi ekler.

Uzmanlık ile deneyim arasındaki fark nedir?

Uzmanlık, konuya dair bilgi ve beceri düzeyidir; çoğu zaman eğitim, meslek veya uzun süreli çalışmayla gelir. Deneyim ise o konuyu yaşamış olmaktır. İkisi örtüşebilir, ama aynı şey değildir.

Bir örnekle açıklayayım. Bir kalp hastalığının tedavisini anlatan yazıda uzmanlık, kardiyoloğun bilgisidir. Aynı hastalıkla yaşamanın gündelik zorluklarını anlatan bir forum yazısında ise değerli olan, hastanın deneyimidir. Kalite yönergeleri, her iki türün de kendi amacına göre yüksek kaliteli olabileceğini kabul eder.

Sorun, ikisinin karıştırıldığı yerde başlar. Deneyime dayalı bir yazı, uzman tavsiyesi gibi sunulduğunda okuru yanıltabilir. Bu yüzden içerik planında her sayfa için şu soruyu sorarım: bu konuda okur, uzman bilgisine mi yoksa yaşanmış tecrübeye mi ihtiyaç duyuyor? Cevaba göre yazarı ve anlatım biçimini seçerim.

Benim alanımda ikisi genellikle birlikte gider. Örneğin bir Google Ads hesabı yapısını anlatırken hem sertifikalı bilgiyi hem de kendi yönettiğim hesaplarda gördüğüm davranışları aktarırım; ancak hangisinin hangisi olduğunu okura açıkça söylerim.

Otorite (Authoritativeness) nasıl oluşur?

Otorite, sizin veya sitenizin belirli bir konuda başvurulacak kaynak olarak tanınmasıdır. Bunu kendi sitenizde ilan edemezsiniz; başkalarının sizin hakkınızda ne söylediğiyle şekillenir. Kalite yönergeleri de değerlendiricilerden, sitenin ve yazarın itibarını dış kaynaklardan araştırmalarını ister.

Bu nedenle otorite, zamanla ve tutarlılıkla birikir. Aynı konu kümesinde düzenli, derin ve doğru içerik yayımlamak ilk adımdır. Ardından sektör yayınlarında anılmak, konferanslarda konuşmak, meslek kuruluşlarında yer almak ve bağımsız sitelerden doğal bağlantı almak gelir. Bağlantı tarafını kaliteli backlink yazımda ayrıntılı anlattım.

Sahada en sık gördüğüm hata, her konuda yazmaya çalışmaktır. Bir muhasebe bürosunun blogunda yemek tarifi, bir mobilya sitesinde kripto yorumu otoriteyi dağıtır. Buna karşılık dar ama derin bir odak, hem okurda hem arama motorunda "bu konunun adresi burası" algısını güçlendirir.

İç linkleme de bu odağı destekler. Aynı konudaki yazıları birbirine bağladığınızda, hem okur konuyu derinlemesine gezebilir hem de arama motoru sitenizin o alandaki kapsamını daha net görür. Bu yapıyı nasıl kurduğumu iç linkleme yazımda adım adım anlattım. Ayrıca konu kümelerini planlarken rakiplerin hangi alt başlıkları boş bıraktığına da bakarım; böylece otoriteyi kopya içerikle değil, eksik kalan bilgiyle inşa edersiniz.

Güven neden E-E-A-T'nin merkezindedir?

Google'a göre dört unsurun en önemlisi güvendir. Yararlı içerik rehberi, diğer unsurların güvene katkı yaptığını ve bir içeriğin hepsini birden göstermek zorunda olmadığını söyler. Kalite yönergeleri de güveni diyagramın ortasına yerleştirir.

Bu şu anlama gelir: çok deneyimli bir yazar bile, güvenilmez bir sayfada düşük puan alabilir. Örneğin gizli ücret saklayan bir ödeme sayfası, yanlış iletişim bilgisi veren bir işletme sayfası veya okuru kasten yanıltan bir karşılaştırma, uzmanlıktan bağımsız olarak güveni yıkar.

Güveni etkileyen başlıca konular şunlardır:

  1. Bilginin doğruluğu ve güncelliği.
  2. Sitenin sahibi ile iletişim bilgisinin açık olması.
  3. Ödeme, iade ve gizlilik gibi konularda şeffaflık.
  4. Reklam ve bağlı ortaklık ilişkilerinin açıkça belirtilmesi.
  5. Güvenli bağlantı (HTTPS) ve temiz bir teknik altyapı.

Yani güveni tek bir sayfada değil, sitenin her köşesinde inşa edersiniz.

YMYL konular nelerdir ve neden çıta yükselir?

YMYL, "Your Money or Your Life" ifadesinin kısaltmasıdır. Google bu terimi; insanların sağlığını, maddi güvenliğini, can güvenliğini ya da toplumun refahını ciddi biçimde etkileyebilecek konular için kullanır. Yararlı içerik rehberine göre sistemler, bu konularda güçlü E-E-A-T taşıyan içeriğe daha fazla ağırlık verir.

YMYL kapsamına tipik olarak şu alanlar girer:

  • Sağlık, ilaç, tedavi ve beslenme bilgileri.
  • Yatırım, kredi, vergi, sigorta ve emeklilik konuları.
  • Hukuki haklar ve resmi süreçler.
  • Güvenlik, acil durum ve afet bilgileri.
  • Seçimler ve kamu kurumları gibi toplumu etkileyen konular.

Bu alanlarda çıta yükselir, çünkü yanlış bir bilgi gerçek bir zarara yol açabilir. Sigorta, sağlık veya finans sektöründeki müşterilerimle çalışırken bu yüzden daha sıkı bir kural uygularım: her iddia bir kaynağa dayanır, her tıbbi veya hukuki ifadeyi yetkin bir uzman okur ve sayfada bu kontrolün tarihi görünür.

Öte yandan her e-ticaret sayfası otomatik olarak YMYL değildir. Asıl soru, yanlış bilginin okura ne kadar zarar verebileceğidir.

Kim, nasıl, neden soruları içeriğinizi nasıl sınar?

Google, yararlı içerik rehberinde içeriğinizi üç basit soruyla değerlendirmenizi önerir: kim, nasıl ve neden. Bu üçlü, E-E-A-T'yi kendi sitenizde uygulamanın en pratik yoludur.

İlk soru "kim". Okur, içeriği kimin yazdığını açıkça görebiliyor mu? Rehber, uygun olduğu yerde yazar adı (byline) kullanmayı ve bu adın yazar hakkında bilgi veren bir sayfaya gitmesini önerir. Anonim bir metin, özellikle YMYL konularda güven kurmakta zorlanır.

İkinci soru "nasıl". İçeriği nasıl ürettiniz? Bir ürünü test ettiyseniz kaç tane denediğinizi, hangi yöntemi kullandığınızı anlatabilirsiniz. Otomasyon veya yapay zekâ kullandıysanız, okurun bunu bilmesi makul mü, onu düşünmelisiniz.

Üçüncü soru "neden". İçeriği asıl olarak insanlara yardım etmek için mi, yoksa arama trafiği çekmek için mi yazdınız? Google, ilk amacı ödüllendirmeyi hedeflediğini açıkça söyler. Benim deneyimimde bu soruya dürüst cevap veremediğiniz sayfalar, uzun vadede sitenin geneline yük olur.

Yazar sayfası nasıl hazırlanır?

Yazar sayfası, "kim" sorusunun cevabını tek adreste toplar. Ben iyi bir yazar sayfasında şu öğeleri ararım:

  1. Tam ad ve net bir unvan.
  2. Konuyla ilgili eğitim, sertifika ve mesleki geçmiş.
  3. Kaç yıldır bu alanda çalıştığı ve hangi işleri yaptığı.
  4. Başka yerlerde yayımlanan yazılar, konuşmalar veya röportajlar.
  5. LinkedIn gibi doğrulanabilir profillere bağlantı.
  6. Yazarın bu sitede yazdığı içeriklerin listesi.

Kendi sitemde bu işi hakkımda sayfam üstlenir. Orada Google Partner geçmişimi, 2012'den bu yana hangi alanlarda çalıştığımı ve nasıl çalıştığımı anlatırım.

Dikkat etmeniz gereken nokta dürüstlüktür. Sahip olmadığınız bir unvanı yazmak veya stok fotoğrafla sahte bir yazar kurgulamak, kalite yönergelerinin açıkça olumsuz saydığı bir aldatmacadır. Üstelik bu tür bilgiler dışarıdan kolayca kontrol edilebildiği için risk büyüktür. Gerçek bir kişi, gerçek bir geçmiş ve gerçek bir fotoğraf her zaman daha iyi sonuç verir.

Yazar bilgisini yapısal veriyle nasıl işaretlersiniz?

Yazarı sayfada göstermek ilk adımdır; ikinci adım, bu bilgiyi makinelerin de okuyacağı biçimde işaretlemektir. Google'ın Article yapısal veri belgesi, yazar için ad ve yazar sayfasına giden bir url bilgisi vermeyi önerir. Birden fazla yazar varsa her birini ayrı ayrı belirtmeniz gerekir.

Pratikte şunları yaparım:

  • Makale şemasında author alanına kişinin adını ve yazar sayfasının adresini eklerim.
  • Yazar sayfasında Person şemasıyla unvan ve sosyal profilleri (sameAs) belirtirim.
  • Yayın ve güncelleme tarihlerini hem sayfada hem şemada tutarlı tutarım.
  • Kurum adına yazılan içerikte yayıncı olarak Organization bilgisini eklerim.

Bu kodu elle yazmak istemezseniz schema oluşturucu aracımı kullanabilirsiniz. Yapısal verinin mantığını ise schema markup yazımda anlattım.

Ancak şunu unutmayın: şema, sayfada zaten var olan bilgiyi tarif eder. Sayfada görünmeyen bir uzmanlığı şemaya yazmak güven kazandırmaz; hatta tutarsızlık yaratır.

Kaynak göstermeyi nasıl doğru yaparsınız?

Kaynak göstermek, güveni en ucuz ve en hızlı artıran alışkanlıktır. Bir rakam, istatistik veya iddia yazdığınızda okur doğal olarak "bunu kim söylüyor?" diye sorar. Cevabı metnin içinde verirseniz bu soru ortadan kalkar.

Benim uyguladığım kurallar şunlardır:

  1. Birincil kaynağa bağlantı verin: resmi belge, araştırma raporu veya kurumun kendi sayfası.
  2. Kaynağı cümlenin içinde adıyla anın; yalnızca "kaynak" kelimesine bağlantı koymayın.
  3. Kaynağı olmayan bir rakamı yazmayın; örnek hesapsa bunu açıkça belirtin.
  4. Eski kaynakları düzenli olarak kontrol edin ve kırık bağlantıları güncelleyin.
  5. Rakip bir ticari siteyi değil, tarafsız bir kaynağı tercih edin.

Bu yazıda da aynı kuralı izliyorum: Google hakkındaki her iddia, Google'ın kendi belgesine bağlanıyor. Böylece okur, benim yorumum ile Google'ın söylediği arasındaki farkı kendisi görebiliyor. Bu ayrım, özellikle tartışmalı SEO konularında büyük fark yaratır, çünkü sektörde doğrulanmamış iddialar hızla yayılır.

Deneyimi içerikte nasıl kanıtlarsınız?

"10 yıllık deneyim" yazmak kanıt değildir; kanıt, o deneyimin içerikte bıraktığı izdir. Okur ve değerlendirici, yazının gerçekten sahadan gelip gelmediğini ayrıntılardan anlar.

Bunu göstermenin birkaç yolu var. İlk olarak süreçleri adım adım ve sırasıyla anlatın; ezberden yazan kişi genellikle sırayı atlar. İkinci olarak başarısızlıkları da paylaşın, çünkü gerçek deneyim hiçbir zaman kusursuz değildir. Üçüncü olarak kendi ekran görüntülerinizi, kendi ölçümlerinizi ve kendi notlarınızı kullanın.

Ancak burada bir çizgi var. Müşteri verisini izinsiz paylaşmak veya uydurma bir vaka yazmak, güveni artırmaz, tam tersine yok eder. Ben rakam verdiğimde ya kaynağını gösteririm ya da açıkça "örnek hesap" derim. Sektör aralıkları paylaştığımda ise bunların saha tecrübesine dayalı başlangıç aralıkları olduğunu, garanti olmadığını belirtirim.

Kısacası dürüst bir "bu işte yanıldım" cümlesi, parlak bir başarı hikâyesinden çoğu zaman daha güçlü bir deneyim sinyalidir.

Sitenin kendisi hangi güven sinyallerini göstermeli?

E-E-A-T yalnızca yazıyla ilgili değildir; kalite yönergeleri, sayfanın hangi site üzerinde durduğuna da bakar. Değerlendiriciler, sitenin kime ait olduğunu ve sorumluluğu kimin taşıdığını anlamaya çalışır.

Bu yüzden kurumsal sitelerde şu sayfaları eksiksiz tutmanızı öneririm:

  • Şirketi, ekibi ve geçmişi anlatan bir hakkımızda sayfası.
  • Adres, telefon ve e-posta içeren, çalışan bir iletişim sayfası.
  • Gizlilik, çerez, iade ve teslimat politikaları.
  • Satış yapıyorsanız açık fiyat ve ödeme koşulları.
  • Müşteri yorumları veya referanslar, ancak yalnızca gerçek olanlar.

Ayrıca teknik güven de bu tabloya dahildir. Kırık sayfalar, uyarı veren sertifikalar veya yıllardır güncellenmeyen içerik, okura "burayı kimse yönetmiyor" mesajı verir. İçeriği güncel tutmanın SEO etkisini bu yazımda ayrıca ele aldım.

Yapay zekâyla üretilen içerik E-E-A-T açısından sorun mu?

Google'ın tutumu açıktır: sorun içeriğin nasıl üretildiği değil, ne kadar yararlı olduğudur. Google, yapay zekâ içeriği hakkındaki açıklamasında kaliteli içeriği üretim yönteminden bağımsız olarak ödüllendirmeyi hedeflediğini söyler. Öte yandan asıl amacı sıralamayı manipüle etmek olan otomatik içeriği spam politikalarına aykırı sayar.

E-E-A-T açısından asıl zorluk deneyimdir. Bir dil modeli, yaşanmamış bir tecrübeyi sağlayamaz. Bu yüzden yapay zekâyı taslak, özet veya dil düzeltme aracı olarak kullanabilirsiniz; ancak ilk elden bilgi, kontrol ve sorumluluk insanda kalmalıdır.

Benim yöntemim şöyle: yapay zekâdan yapı ve kapsam önerisi alırım, ardından her bölümü kendi deneyimimle yeniden yazarım. Her rakamı kaynağından kontrol ederim. Okurun bilmesi gereken bir otomasyon varsa bunu belirtirim. Yapay zekâ destekli aramada görünürlük konusunu ise AI Overviews için içerik yazımı yazısında ayrıca işledim.

E-E-A-T açısından içeriğinizi nasıl denetlersiniz?

Mevcut içeriği denetlerken dört unsuru ayrı ayrı sorgularım. Aşağıdaki tablo, her unsur için neye baktığımı ve eksikliği nasıl gidereceğinizi özetliyor.

UnsurDenetim sorusuEksikse ne yaparsınız?
DeneyimMetinde ilk elden bilgi, fotoğraf veya süreç ayrıntısı var mı?Kendi uygulamanızdan örnek, ekran görüntüsü ve karşılaştığınız sorunları eklersiniz.
UzmanlıkYazarın bu konudaki yetkinliği görünüyor mu?Yazar adı, yazar sayfası ve gerekirse uzman kontrolü eklersiniz.
OtoriteSite bu konuda tutarlı ve derin içerik üretiyor mu, başkaları anıyor mu?Konu kümesini daraltır, iç linkleri güçlendirir, doğal bağlantı için değer üretirsiniz.
GüvenBilgi doğru, kaynaklı ve güncel mi; site sahibi belli mi?Kaynak bağlantısı, güncelleme tarihi, iletişim ve politika sayfalarını tamamlarsınız.

Denetime en çok trafik alan ve YMYL niteliği taşıyan sayfalardan başlarım. Ardından benzer konuları birleştirir, zayıf ve tekrar eden sayfaları ya güçlendirir ya da kaldırırım. Metnin okunurluğunu hızlıca ölçmek için okunabilirlik analizi aracımı da bu aşamada kullanabilirsiniz.

Kurumsal sitede içerikleri kimin adıyla yayımlamalısınız?

Kurumsal sitelerde en sık aldığım soru budur: yazıları şirket adıyla mı, kişi adıyla mı yayımlamalıyız? Benim cevabım, içeriğin türüne bağlı. Duyuru, kampanya ve kurumsal haber gibi metinlerde şirket adı yeterlidir. Ancak bilgi veren, tavsiye içeren veya uzmanlık gerektiren yazılarda gerçek bir kişinin adını görmek okurun güvenini belirgin biçimde artırır.

Örneğin bir hukuk bürosunun kira artışı yazısını bir avukat imzalarsa, okur hem kimin sorumlu olduğunu hem de o kişinin yetkinliğini kontrol edebilir. Aynı yazı "Editör" imzasıyla yayımlandığında ise bu imkân ortadan kalkar.

Ekipte yazan kişi uzman değilse iki yol var. Birincisi, yazıyı bir uzmana okutup "uzman kontrolü" notunu ad ve tarihle eklemek. İkincisi, uzmanla röportaj yapıp onun sözlerini doğrudan aktarmak. İki yöntem de dürüsttür; üstelik okura bilginin nereden geldiğini açıkça gösterir.

Hizmet ve ürün sayfalarında E-E-A-T nasıl görünür?

E-E-A-T yalnızca blog yazıları için geçerli değildir. Hizmet ve ürün sayfaları da güven sinyali taşır, hatta satın alma kararının verildiği yer oldukları için daha fazlasını taşımalıdır.

Bir hizmet sayfasında okur şunları arar: işi kim yapıyor, nasıl bir süreç izliyor, hangi işleri daha önce yapmış ve fiyat ya da koşullar nedir? Bu soruların cevabı sayfada yoksa ziyaretçi ya başka bir siteye geçer ya da size güvenmeden form doldurur.

Pratikte şu öğeleri eklemenizi öneririm:

  • Süreci adım adım anlatan kısa bir bölüm.
  • Gerçek referanslar veya izinli vaka özetleri.
  • İşten sorumlu kişinin adı ve kısa geçmişi.
  • Sık sorulan sorular ve açık iletişim bilgisi.

E-ticaret tarafında ise ürün açıklamasını üreticiden kopyalamak yerine kendi test notlarınızı, gerçek ölçüleri ve iade koşullarını yazarsınız. Böylece sayfa hem okura hem arama motoruna özgün bir değer sunar.

Yerel işletmeler E-E-A-T sinyallerini nasıl güçlendirir?

Yerel bir işletme için güven, çoğu zaman sitenin dışında başlar. Okur sizi önce haritada, yorumlarda ve rehber sitelerinde görür; ardından sitenize gelir. Bu yüzden iki tarafın birbiriyle tutarlı olması gerekir.

İlk kontrol ettiğim şey, işletme adı, adres ve telefonun her yerde aynı yazılmasıdır. Ardından Google İşletme Profili'ndeki bilgileri sitedeki iletişim sayfasıyla karşılaştırırım. Çelişki varsa, okur hangisine güveneceğini bilemez.

Yorumlar da önemli bir sinyaldir. Olumsuz yorumlara kibar ve çözüm odaklı cevap vermek, hiç yorum almamaktan çoğu zaman daha güçlü bir güven işaretidir. Ancak yorum satın almak veya çalışanlara yorum yazdırmak hem Google politikalarına aykırıdır hem de ortaya çıktığında itibarınıza kalıcı zarar verir. Harita tarafının ayrıntılarını Google Haritalar SEO yazımda anlattım.

Güncelleme tarihi güveni nasıl etkiler?

Okur, özellikle hızla değişen konularda bilginin ne kadar taze olduğunu bilmek ister. Bu nedenle yayın ve güncelleme tarihini sayfada açıkça göstermenizi öneririm. Google da tarih bilgisini hem sayfada görünür hem de yapısal veride tutarlı tutmanızı tavsiye eder.

Ancak burada sık rastladığım bir hileye dikkat çekmek istiyorum: içeriğe hiç dokunmadan yalnızca tarihi yenilemek. Bu yöntem kısa vadede taze görünüm sağlasa bile okuru yanıltır. Üstelik eski bir rakamı yeni bir tarihle sunduğunuzda güveni doğrudan zedelersiniz.

Benim kuralım basit: tarihi yalnızca içerikte anlamlı bir değişiklik yaptığımda güncellerim. Büyük güncellemelerde neyin değiştiğini kısa bir notla da belirtirim. Böylece hem okur hem de değerlendirici, sayfanın gerçekten bakımlı olduğunu görür.

Hangi yaygın hatalar güveni zedeler?

Yıllar içinde aynı hataları farklı sektörlerde tekrar tekrar gördüm. En sık karşılaştıklarım şunlar:

  1. Her yazıyı "admin" veya "editör" adıyla yayımlamak.
  2. Rakip sitelerden derlenmiş, kendi bakışı olmayan metinler.
  3. Kaynağı belirsiz istatistikler ve abartılı vaatler.
  4. Güncelleme tarihi değiştiği halde içeriği hiç değişmeyen yazılar.
  5. Sahte yorumlar, satın alınmış rozetler veya uydurma ödüller.
  6. Uzman olmayan birinin sağlık veya finans tavsiyesi vermesi.

Bunların ortak noktası, güveni kısa yoldan kazanmaya çalışmaktır. Oysa E-E-A-T kısa yolu sevmez. Sahte bir sinyal yakalandığında, gerçek sinyallerin değerini de düşürür. Dolayısıyla eksik bir sinyali uydurmak yerine, onu gerçekten üretmeye zaman ayırmanızı öneririm.

Bir de şu yanılgıya dikkat edin: yazar kutusu eklemek, E-E-A-T sorununu çözmez. Yazar kutusu yalnızca zaten var olan uzmanlığı görünür kılar. İçerik zayıfsa kutu bunu gizleyemez.

E-E-A-T çalışmasını nasıl sürdürülebilir hale getirirsiniz?

E-E-A-T tek seferlik bir proje değil, yayın sürecinizin bir parçasıdır. Ben bunu basit bir yayın kontrol listesiyle kalıcı hale getiririm: yazar belli mi, kaynaklar bağlı mı, deneyim izi var mı, YMYL ise uzman kontrolü yapıldı mı, tarih ve şema tutarlı mı?

Ayrıca her çeyrekte eski içerikleri gözden geçiririm. Değişen bir mevzuat, kapanan bir araç veya güncellenen bir Google belgesi, dünkü doğru bilgiyi bugün yanlış hale getirebilir. Üstelik bu gözden geçirme, yeni içerik fikirleri için de iyi bir kaynaktır.

Özetle E-E-A-T; gerçek kişilerin, gerçek deneyimle ve doğrulanabilir kaynaklarla okura dürüst davranmasıdır. SEO uyumlu içerik tarafının teknik ayrıntılarını SEO uyumlu içerik yazımı yazımda bulabilirsiniz. Sitenizin güven sinyallerini birlikte denetlemek isterseniz SEO danışmanlığı sayfama göz atabilirsiniz. Markanızın yapay zekâ asistanlarındaki görünürlüğü de aynı güvene dayandığı için ChatGPT ve Gemini yazımı bu konunun doğal devamıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

E-E-A-T doğrudan sıralamayı etkiler mi?
Hayır, Google E-E-A-T'nin kendi başına belirli bir sıralama faktörü olmadığını söyler. Ancak sistemler, iyi E-E-A-T taşıyan içeriği tanımlayan birçok sinyali birlikte kullanır. Bu yüzden yazar bilgisi, kaynak gösterme ve doğruluk gibi unsurlar dolaylı olarak önem taşır. Tek bir değişiklikle hızlı sonuç beklemek yerine, bütün siteyi bu gözle iyileştirmenizi öneririm.
Her sitenin E-E-A-T'ye aynı ölçüde ihtiyacı var mı?
Hayır, ihtiyaç konunun riskine göre değişir. Sağlık, finans, hukuk ve güvenlik gibi YMYL konularda Google güçlü E-E-A-T taşıyan içeriğe daha fazla ağırlık verir. Bir hobi blogunda ise deneyim ve samimiyet çoğu zaman yeterlidir. Yine de güven her site için temeldir; iletişim bilgisi ve doğru içerik hiçbir sektörde gereksiz değildir.
Yazar kutusu eklemek E-E-A-T için yeterli mi?
Tek başına yeterli değildir. Yazar kutusu, zaten var olan uzmanlığı görünür kılar; içerik zayıfsa bu eksikliği kapatmaz. Kutunun, yazarın geçmişini anlatan ayrıntılı bir sayfaya gitmesi, gerçek bilgiler içermesi ve yapısal veriyle tutarlı olması gerekir. Asıl etkiyi, yazının içindeki deneyim izleri ve kaynaklar yaratır.
Yapay zekâ ile yazılmış içerik cezalandırılır mı?
Üretim yöntemi tek başına ceza sebebi değildir. Google, yararlı içeriği nasıl üretildiğinden bağımsız olarak ödüllendirmeyi hedeflediğini belirtir. Ancak asıl amacı sıralamayı manipüle etmek olan toplu otomatik içerik spam politikalarına aykırıdır. Yapay zekâyı yardımcı olarak kullanıp deneyimi, kontrolü ve sorumluluğu insanda tutarsanız risk büyük ölçüde azalır.
Kalite değerlendiricileri sitemi puanlarsa sıralamam düşer mi?
Hayır, değerlendiricilerin tek tek sayfaların sıralaması üzerinde doğrudan etkisi yoktur. Google, onların verisinin sıralama algoritmalarında doğrudan kullanılmadığını açıklar. Puanlar, arama sistemlerinin genel olarak iyi çalışıp çalışmadığını ölçmeye yarar. Bu yüzden yönergeleri bir tehdit değil, Google'ın kaliteyi nasıl tanımladığını gösteren bir rehber olarak okumanızı öneririm.
E-E-A-T iyileştirmesinin etkisini ne zaman görürüm?
Kesin bir süre söylemek doğru olmaz, çünkü sonuç sitenin geçmişine, rekabete ve değişikliğin kapsamına bağlıdır. Yazar sayfası veya kaynak eklemek hızlı yapılabilecek işlerdir; otorite ise aylar içinde birikir. Saha tecrübeme göre etkiler genellikle kademeli gelir, ancak bu bir garanti değildir. Değişiklikleri Search Console verileriyle birlikte izlemenizi öneririm.
#E-E-A-T#YMYL#içerik kalitesi#yazar sayfası#Google kalite yönergeleri#SEO
Paylaş:
Talha Aslan
Talha Aslan

Google Partner dijital pazarlama uzmanı. 2012’den beri SEO, Google Ads, web tasarım ve e-ticaret projelerinde sahada; bu blogda gördüğünüz her yazı o deneyimden çıkar.

Sıradaki proje

Projenizi konuşalım.

Aracı yok, katman yok: doğrudan işi yapacak uzmanla konuşursunuz. İlk istişare ücretsizdir; hedefinizi dinler, net bir yol haritasıyla dönerim.

WhatsApp Hemen Ara