Web Tasarımcı Seçerken Portföy Nasıl İncelenir? Gerçek Kalite Testi

Kısa cevap
Web tasarımcı portföyü nasıl incelenir?
Web tasarımcı portföyü, görsellere bakarak değil canlı siteleri açarak incelenir: her işi telefonda deneyin, hızını ölçün, işin hangi iş sonucunu hedeflediğini sorun, siteler arasında şablon tekrarı arayın ve eski müşteriyle konuşun. Güzel ekran görüntüsü kaliteyi kanıtlamaz; çalışan site kanıtlar.
Bu rehberi, web sitesi yaptırmayı düşünen işletme sahibi için hazırladık. Teknik bilgi gerektirmeyen bir test sırası veriyoruz. Dolayısıyla yaklaşık bir saatte iki ya da üç adayı aynı ölçüyle karşılaştırabilirsiniz. Ayrıca yazının ortasında, tasarımcıya doğrudan sorabileceğiniz soruları ve doğru cevabın neye benzediğini tablo olarak bulacaksınız.
Portföy neden tek başına kalite kanıtı değildir?
Portföy, adayın en iyi işlerini seçip en iyi açıdan gösterdiği bir vitrindir. Bu doğal bir durumdur, ancak vitrin size yalnız görüntüyü anlatır. Sitenin telefonda nasıl açıldığını, formun çalışıp çalışmadığını ya da işletmeye müşteri getirip getirmediğini anlatmaz.
Üstelik bugün etkileyici bir görsel hazırlamak eskisine göre çok daha kolay. Hazır tema, stok fotoğraf ve cihaz çerçevesi bir araya geldiğinde vasat bir iş bile dosyada parlak durur. Bu nedenle görseli ilk eleme için kullanın, nihai karar için kullanmayın.
Peki sorun nerede başlıyor? Çoğu işletme sahibi, kendi zevkine uyan renkleri gördüğü anda kararını büyük ölçüde vermiş oluyor. Oysa sizin işiniz için önemli olan soru başka: Bu kişi ya da ekip, müşterinizin aradığını bulup size ulaşmasını sağlayan bir site kurabiliyor mu?
Web tasarımcı portföyünde önce neye bakmalısınız?
Web tasarımcı portföyünde ilk bakacağınız şey, işlerin canlı bağlantısının verilip verilmediğidir. Bağlantı yoksa geri kalan her şey tahmin olarak kalır. Ardından adaya en güncel üç işi ve sizin sektörünüze en yakın işi sorun. Böylece hem bugünkü seviyesini hem de sektör anlayışını görürsünüz.
İlk taramada şu dört soruyu not alın:
- İşlerin canlı adresi var mı, yoksa yalnız görsel mi paylaşılmış?
- Kaç iş gerçekten son dönemden, kaçı yıllar öncesinden kalma?
- Her işin yanında hedef ve süreç anlatılıyor mu?
- Farklı sektörlerde farklı çözümler görüyor musunuz?
Bu liste size kesin hüküm vermez, ama hangi adaya vakit ayıracağınızı söyler. Ayrıca aday eleme aşamasında ajans ya da serbest çalışan ayrımına takıldıysanız ajans mı freelancer mı kararını ayrı yazımızda ele aldık; burada yalnız işin kalitesine odaklanıyoruz.
Bu testleri kendiniz yapamıyorsanız ne yapmalısınız?
Her işletme sahibinin bu kontrollere vakti yok, bu da gayet normal. Özellikle siteniz müşteri kazanmanın ana yoluysa, yanlış seçimin bedeli yeniden yapım maliyetiyle sınırlı kalmıyor; kayıp aylar da hesaba giriyor. Sonuçlar arasında çelişki görüyorsanız ya da gördüğünüz verileri yorumlayamıyorsanız, dışarıdan bir göze başvurmak mantıklıdır.
Biz de web tasarım hizmeti tarafında aynı ölçüleri kendi işimize uyguluyoruz: hedef, mobil deneyim, hız ve teslim sonrası kontrol. Yine de aşağıdaki testleri bizim için de çekinmeden uygulayın. Bir firmanın bu sorulardan rahatsız olmaması zaten iyi bir işarettir.
Canlı siteyi açarak ne anlarsınız?
Canlı site, portföydeki en dürüst belgedir. Bağlantıyı tıkladığınızda önce adresin hâlâ çalışıp çalışmadığına bakın. Çünkü kapanmış, başka bir tasarıma geçmiş ya da hata veren bir iş size bir bilgi verir, ama her zaman tasarımcının suçu değildir. Bu yüzden kapalı siteyi adaya sorun; hemen elemeyin.
Açılan sitede şu sırayı izleyin:
- Ana sayfada ilk bakışta işletmenin ne yaptığını anlıyor musunuz?
- Menüden iki hizmet sayfası açın ve metinlerin gerçekten o işletmeye ait olup olmadığına bakın.
- İletişim sayfasına gidin, telefon bağlantısının ve formun yerini kontrol edin.
- Rastgele bir alt sayfa açıp tasarımın orada da aynı özeni taşıyıp taşımadığını görün.
- Olmayan bir adres yazıp hata sayfasına bakın; küçük ayrıntı, ama özeni gösterir.
Örneğin ana sayfası çok şık, ama alt sayfaları dağınık bir site görüyorsanız, emeğin yalnız vitrine harcandığını düşünebilirsiniz. Müşteri ise çoğu zaman aramadan doğrudan alt sayfaya gelir. Dolayısıyla alt sayfa kalitesi, ana sayfa kalitesinden daha çok şey anlatır.
Mobil kontrolü nasıl yaparsınız?
Mobil kontrol için en iyi araç kendi telefonunuzdur. Portföydeki siteyi masaüstünde değil, önce telefonda açın. Sonra bir kullanıcı gibi davranın: menüyü açın, bir hizmet bulun, telefon numarasına dokunun, formu doldurmaya başlayın. Yazılar okunuyor mu, düğmeler parmağa uygun mu, yan kaydırma çıkıyor mu, bunlara bakın.
Ardından ikinci bir görüş için mobil uyumluluk testi aracımıza adresi girebilirsiniz. Elbette araç sonucu kendi gözleminizin yerini tutmaz, ama göremediğiniz sorunları işaretleyebilir. Testin sonucunu nasıl okuyacağınızı mobil uyumluluk testi rehberimizde anlattık.
Özellikle üç hataya dikkat edin. Birincisi, ekranı kaplayan ve kapatılması zor açılır pencerelerdir. İkincisi, küçülünce üst üste binen başlık ve görsellerdir. Üçüncüsü ise masaüstünde görünen, ama telefonda kaybolan bilgilerdir. Sitenin telefonda da masaüstündeki kadar özenli olması, tasarımcının işi gerçekten denediğini gösterir.
Portföydeki sitelerin hızını nasıl ölçersiniz?
Hız için Google'ın ücretsiz PageSpeed Insights aracını kullanın. Adresi yazıp raporu açın. Rapor iki tür veri gösterebilir: Google'ın belgesine göre saha verisi gerçek Chrome kullanıcılarından gelir ve önceki 28 günü kapsar; laboratuvar verisi ise kontrollü ortamdaki tek bir simülasyondur.
Saha verisi varsa önce ona bakın, çünkü gerçek ziyaretçinin deneyimini gösterir. Küçük işletme sitelerinde çoğu zaman bu bölüm boş çıkar; bunun anlamını yeterli kullanım verisi yok uyarısı yazımızda açıkladık. O durumda laboratuvar sonucuna bakabilirsiniz, ancak onu tek başına hüküm saymayın.
Referans olarak web.dev'in Web Vitals sayfası şu "iyi" sınırlarını veriyor: LCP (ana içeriğin yüklenme süresi) için 2,5 saniye, INP (tepki süresi) için 200 milisaniye, CLS (sayfa kayması) için 0,1. Bu değerler değişebileceği için güncelini resmi sayfadan kontrol edin. Puanın kendisine takılmayın; yani örneğin bir adayın 92, diğerinin 88 alması tek başına fark yaratmaz. Asıl uyarı işareti, bütün işlerin tutarlı biçimde kötü çıkmasıdır.
Yavaş bir site her zaman tasarımcının hatası mıdır?
Hayır, her zaman değildir. Teslimden sonra işletme sıkıştırılmamış görseller yüklemiş, yeni eklentiler kurmuş ya da reklam ve sohbet kodları eklemiş olabilir. Üçüncü taraf betikler sonradan eklendiğinde hızlı bir site bile ağırlaşır. Ayrıca barındırma tercihi çoğu zaman müşteriye aittir.
Bu nedenle sonucu suçlama olarak değil, soru olarak kullanın. "Bu site teslim edildiğinde hızı nasıldı, sonradan neler değişti?" diye sorun. İyi bir tasarımcı nedenleri açıklar ve kendi payını kabul eder. Zayıf bir aday ise konuyu geçiştirir ya da her şeyi müşteriye yükler.
Tek site üzerinden karar vermeyin, en az üç işe bakın. Bütün işler yavaşsa sorun büyük olasılıkla ortak bir yaklaşımdan geliyor demektir. Biri yavaş, diğerleri iyiyse o tek siteye özel bir neden olabilir.
Sitenin iş sonucuna hizmet edip etmediğini nasıl anlarsınız?
İş sonucunu anlamak için kendinizi o işletmenin müşterisi yerine koyun. Örneğin portföydeki bir diş kliniği sitesini açtıysanız, randevu almak kaç adım sürüyor? Sanayi firması sitesindeyseniz, ürün bilgisine ve teklif formuna ne kadar sürede ulaşıyorsunuz? Cevap uzunsa tasarım güzel olsa bile iş zayıftır.
Sonra adaya şu soruyu sorun: "Bu projede hedef neydi?" Burada rakam dinlemek zorunda değilsiniz, çünkü müşteri verisi gizli olabilir. Ancak hedefi net anlatabilmesi gerekir. Şöyle bir cevap işe yarar: "Telefon aramalarını artırmak istiyorduk, bu yüzden numarayı her sayfanın üstüne aldık ve hizmetleri ayrı sayfalara böldük."
Öte yandan "trafik yüzde şu kadar arttı" gibi iddialar duyarsanız kanıtını isteyin. Sonucu neyin sağladığını da sorun, çünkü artışın kaynağı reklam ya da mevsim olabilir. Karar verirken bir de dönüşüm odaklı web tasarım mantığına göz atmanızı öneririz. Böylece sitenin neyi ölçmesi gerektiğini daha net görürsünüz.
Web tasarımcı portföyünde şablon tekrarı nasıl anlaşılır?
Şablon tekrarını anlamak için portföydeki üç siteyi yan yana açın ve renkleri aklınızdan çıkarın. Başlık yerleşimi, üçlü kutu dizilimi, müşteri yorumları bölümü ve alt bilgi aynı sırada mı? Yalnız renk ve logo değişiyorsa, web tasarımcı portföyünde gördüğünüz çeşitlilik aslında tek bir kalıbın tekrarı olabilir.
Kalıp kullanmak tek başına kusur değildir. Çoğu proje için hazır tema da doğru tercih olabilir; bu kararı hazır tema mı özel web tasarım mı yazımızda karşılaştırdık. Sorun, hazır temayı özel tasarım diye satmaktır. Bu nedenle size ne verileceğini açıkça sorun.
Küçük bir teknik yardım da alabilirsiniz. Site altyapı tespiti aracımız, bir sitenin hangi altyapıyla kurulduğu konusunda ipucu verir. Yine de bu sonuç tek başına bir kusur göstermez. Önemli olan, adayın altyapı tercihini sizinle açıkça konuşması ve neden seçtiğini anlatabilmesidir.
Portföy gerçekten o tasarımcıya mı ait?
Çoğu aday dürüsttür, ancak bir işte kimin neyi yaptığı her zaman görselden anlaşılmaz. Bir kişi yalnız arayüzü çizmiş, kodu başkası yazmış olabilir. Bu ayrım kötü bir şey değildir, ama size söylenmesi gerekir. Çünkü sizin projenizde aynı rol dağılımı geçerli olacak.
Doğrulamak için üç pratik yol kullanın:
- Bir işi seçin ve "Bu projede sizin payınız tam olarak neydi?" diye sorun.
- Sitenin alt kısmında tasarımcı imzası ya da firma adı olup olmadığına bakın; olmaması şüphe gerektirmez, ama varsa teyit sağlar.
- O işletmeyle iletişime geçip projeyi kiminle yaptıklarını öğrenin.
Ayrıca geçmişi merak ediyorsanız site geçmişi aracından sitenin zaman içindeki görünümüne bakabilirsiniz. Örneğin tasarımcının yeni yaptığını söylediği site aynı görünümle yıllardır duruyorsa, bu tarihi sormak için iyi bir nedendir. Sonuçta amaç kimseyi köşeye sıkıştırmak değil, netlik kazanmaktır.
Referansla konuşurken hangi soruları sormalısınız?
Referans görüşmesi, portföy incelemesinin en değerli ve en çok atlanan adımıdır. Adaydan iletişim bilgisi isteyin, ama listesinin dışından da bir işletme seçin. Çünkü aday doğal olarak en memnun müşterisini önerir. Sitede telefonu görünen bir işletmeyi aramak birkaç dakikanızı alır.
Görüşmede şu soruları kullanabilirsiniz:
- Proje konuşulan sürede bitti mi; bitmediyse neden uzadı?
- Tasarımcıya ulaşmak ne kadar kolaydı?
- Teslimden sonra bir sorun çıktığında nasıl davrandı?
- Alan adı, barındırma ve yönetim paneli erişimleri size mi ait?
- Yeniden iş yapacak olsanız aynı kişiyle ya da firmayla çalışır mısınız?
Son soru en açıklayıcı olanıdır, bu yüzden cevabı beklerken acele etmeyin. Kısa bir duraksama bile size bir şey söyler. Google da SEO danışmanı seçimi için resmi rehberinde eski müşterilerle konuşmayı öneriyor. Aynı mantık web projesinde de geçerlidir.
Tasarımcıya hangi soruları sormalı, hangi cevabı beklemelisiniz?
Aşağıdaki tablo, görüşmede kullanabileceğiniz soruları özetliyor. Bu tablodaki cevaplar kesin kalıp değil, yön gösteren örneklerdir. Önemli olan, cevabın somut olması ve gösterilen işle tutarlı kalmasıdır.
| Soru | Güven veren cevap | Dikkat gerektiren cevap |
|---|---|---|
| Bu projenin hedefi neydi? | Hedefi ve alınan kararları birlikte anlatır | "Müşteri modern bir site istedi" der |
| Sizin payınız neydi? | Tasarım, kod, metin rollerini ayırır | Belirsiz konuşur, ayrıntıdan kaçınır |
| Hazır tema mı kullandınız? | Açıkça söyler, nedenini anlatır | Soruyu geçiştirir, her işi "özel" diye sunar |
| Bu site neden yavaş açılıyor? | Nedeni inceler, sonradan yapılan değişiklikleri ayırır | Ölçümü küçümser ya da yalnız müşteriyi suçlar |
| Teslimden sonra ne oluyor? | Destek kapsamını ve sınırlarını netleştirir | "Her zaman ulaşırsınız" der, yazıya dökmez |
| Erişimler kimde kalıyor? | Alan adı ve panelin size ait olacağını söyler | Erişimi kendi hesabında tutmak ister |
| Google'da ilk sırayı garanti eder misiniz? | Sıralama garantisi veremeyeceğini söyler | Kesin sıra ya da özel Google ilişkisi vaat eder |
Son satır için dayanağımız nettir: Google, yukarıda andığımız aynı rehberde bir numaralı sıralama garantisini ve Google ile özel ilişki iddiasını uyarı işareti olarak sayıyor.
Erişilebilirlik ve özen işaretlerini nasıl kontrol edersiniz?
Erişilebilirlik, sitenin engelli kullanıcılar da dahil herkes için kullanılabilir olmasıdır. Bu konuda uzman olmanız gerekmez, çünkü W3C'nin kolay kontroller sayfası birkaç basit deneme öneriyor. Kaba bir test olarak üçünü seçebilirsiniz:
- Klavyedeki Tab tuşuyla sayfada gezin; bağlantıların ve form alanlarının sırayla seçildiğini görün.
- Yazıyı tarayıcıdan büyütün; metin kesilmemeli ya da üst üste binmemeli.
- Açık gri yazıların okunup okunmadığına bakın; düşük kontrast göz yorar.
Bu kontroller tek başına tam bir denetim sayılmaz; W3C de bunu açıkça belirtiyor. Yine de bir ipucu verir. Çünkü bu ayrıntıları düşünen biri, sitenin ilk bakışta görünmeyen kısımlarına da büyük olasılıkla özen gösterir.
Ayrıca küçük işaretleri de not edin. Tarayıcı sekmesindeki başlık anlamlı mı, görseller bulanık mı, yazım yanlışı var mı? Bunların hiçbiri tek başına bir eleme nedeni olmaz. Ancak hepsi aynı sitede birleşiyorsa, özen konusunda fikir verir.
Portföydeki metin ve görseller özgün mü?
Bir sitenin kalitesi yalnız düzeninde değil, içeriğinde de görünür. Portföydeki bir hizmet sayfasını okuyun ve kendinize şunu sorun: Bu metin yalnız bu işletmeye mi ait, yoksa firma adı değişse başka bir sitede de aynen kullanılabilir mi? Genel cümlelerle dolu bir sayfa, tasarımcının işletmeyi yeterince tanımadığını düşündürebilir.
Görsellerde de aynı soruyu sorun. Ekip fotoğrafı, ürün görseli ya da iş yeri gerçek mi; yoksa her yerde görebileceğiniz stok görseller mi kullanılmış? Stok görsel tek başına hata değildir, çünkü müşteri bazen fotoğraf sağlayamaz. Ancak site boyunca hiçbir gerçek iz yoksa güven zayıflar.
Öte yandan metni çoğu zaman müşteri yazar, bu nedenle hemen sonuca varmayın. Adaya içeriği kimin hazırladığını sorun. Metni siz sağlayacaksanız bunu baştan bilmeniz gerekir; çünkü bu, projenizin takvimini de maliyetini de doğrudan etkiler. Bu sorunun cevabı, teklifleri karşılaştırırken de işinize yarar.
Portföydeki sitenin arama motoru temelini nasıl okursunuz?
Web sitesi yalnız güzel görünmek için değil, bulunmak için de kurulur. Bu yüzden teknik bilgi gerektirmeyen birkaç kontrol yapın. Tarayıcı sekmelerindeki başlıklar her sayfada farklı mı? Sayfa adresleri okunabilir mi? Google da başlangıç rehberinde iyi başlığın sayfaya özgü, net ve kısa olmasını, adreslerin de açıklayıcı kelimeler içermesini öneriyor.
Daha geniş bir bakış isterseniz adresi SEO analiz aracımızda deneyebilirsiniz. Rapordaki her uyarıyı tasarımcıya yüklemeyin, çünkü sıralama pek çok etkene bağlıdır ve bazı işler sonradan değişmiş olabilir. Ayrıca her web tasarım hizmeti SEO çalışmasını kapsamaz.
Dolayısıyla adaya doğrudan sorun: "Teslimde arama motoru için hangi temel ayarları yapıyorsunuz, hangilerini kapsam dışında tutuyorsunuz?" Bu soruya verilen net cevap, hem beklentinizi hem de ek bütçe ihtiyacınızı erkenden ortaya koyar. Sıralama garantisi duyarsanız yukarıdaki tablodaki uyarıyı hatırlayın.
Teslim sonrası yaklaşımı portföyden anlaşılır mı?
Kısmen anlaşılır. Portföydeki siteleri açıp tarihlere bakın: Blog ya da duyuru bölümü yıllar önce durmuş mu, alt bilgideki bilgiler güncel mi, güvenlik sertifikası çalışıyor mu? Bunların çoğu işletmenin sorumluluğunda olabilir, ancak site güncellemesi zor kurulduysa işletmeler de çoğu zaman güncellemeyi bırakır.
Bu yüzden adaydan yönetim panelini kısaca göstermesini isteyin. Bir sayfadaki yazıyı ya da görseli değiştirmek ne kadar kolay? Siz bunu tasarımcıya sormadan yapabilecek misiniz? Örneğin küçük bir fiyat listesi güncellemesi için her seferinde destek beklemek, zamanla hem işinizi yavaşlatır hem de ek maliyet yaratır.
Web tasarım firması ile çalışırken portföyü farklı mı okumalısınız?
Evet, biraz farklı okumalısınız. Web tasarım firması seçerken asıl soru, gördüğünüz işi yapan kişilerin sizin projenizde de çalışıp çalışmayacağıdır. Firma portföyü yıllara yayılır ve ekip o sürede değişmiş olabilir. Bu nedenle "Bu işteki ekip benim projemde olacak mı?" diye sorun.
Tek bir tasarımcıyla çalışırken ise soru başka yere kayar. O kişinin hangi işlerde yardım aldığını, yoğun döneminde işleri nasıl yürüttüğünü ve kendisine ulaşılamadığında ne olacağını öğrenin. İki durumda da kalıcı bir cevap beklersiniz, ama riskler farklı yerde durur.
Firma seçimini bütün yönleriyle kurumsal web tasarım ajansı seçimi rehberimizde anlattık. Burada yalnız şunu ekleyelim: Firma adı ne kadar bilinirse bilinsin, ölçü değişmez. Canlı siteyi yine açın, telefonda yine deneyin ve aynı soruları yine sorun.
Portföyü zayıf görünen yeni bir tasarımcıyı elemeli misiniz?
Hayır, otomatik olarak elemeyin. Yeni bir tasarımcının iş sayısı az olabilir, ama birkaç işi çok iyi kurmuş olabilir. Burada önemli olan sayı değil, işlerin kalitesi ve adayın düşünme biçimidir. Üç iyi site, otuz benzer siteden daha çok şey anlatır.
Öte yandan riskin farklı olduğunu kabul edin. Az işi olan biri büyük bir projede ilk kez zorlanıyor olabilir. Bu yüzden projeyi aşamalara bölün, her aşamanın çıktısını yazılı hale getirin ve ödemeyi teslimlerle ilişkilendirin. Böylece sorun erken aşamada ortaya çıkar.
Gizlilik nedeniyle iş gösteremeyen adaylar için de benzer bir yol izleyin. Örneğin bir firma, yayınlanmamış işi ekran paylaşımıyla ya da kısa bir test ortamında gösterebilir. Bunu da yapamıyorsa, en azından kurduğu mantığı anlatmasını isteyin. Hiçbir kanıt sunulamıyorsa karar vermek için yeterli bilginiz yok demektir.
Örnek senaryo: Üç adayı aynı ölçüyle nasıl karşılaştırırsınız?
Örnek senaryo olarak bir yapı market işletmecisi düşünelim. Elinde üç aday var. İlkinin portföyü çok etkileyici, ama canlı bağlantı vermiyor. İkincisinin görselleri daha sade, buna karşın siteleri telefonda düzgün çalışıyor. Üçüncüsü ise farklı işlerde hep aynı yapıyı kullanıyor, üstelik bunu özel tasarım diye sunuyor.
Bu işletmeci her aday için aynı puan listesini kullanırsa kararı kolaylaşır:
- Canlı site çalışıyor ve alt sayfalar özenli mi?
- Telefondaki kullanım akıcı mı?
- Hız ölçümleri işler arasında tutarlı mı?
- Her iş için net bir hedef anlatılıyor mu?
- Referans görüşmesi olumlu geçti mi?
- Teslim ve erişim koşulları açık mı?
Bu kurguda ikinci aday öne çıkar, çünkü daha az gösterişli olsa da kanıt sunuyor. Yine de burada anlattığımız şey varsayımsal bir örnektir; sizin önceliğiniz farklı olabilir. Örneğin görsel marka algısı işinizin merkezindeyse o başlığa daha yüksek ağırlık verirsiniz. Önemli olan, ölçüyü adayları görmeden önce belirlemektir.
Portföy incelemesinden sonra sözleşmeye ne yansıtmalısınız?
Portföyde beğendiğiniz şey, sözleşmede karşılığını bulmalıdır. Telefonda düzgün çalışan bir site beklediğinizi yazıya geçirin. Aynı şekilde hız beklentinizi, teslim edilecek sayfaları, revizyon hakkını ve hazır tema kullanılıp kullanılmayacağını da açıkça not edin. Böylece sonradan "Bunu konuşmamıştık" tartışması çıkmaz.
Bu aşamada yalnız adaya değil, kendi hazırlığınıza da bakın. Web projesi brief'i, yani ihtiyaçlarınızı anlatan kısa belge, hazırsa teklifler de aynı kapsama göre gelir. Sonrasında gelen fiyatları web tasarım teklifi değerlendirme yazımızdaki ölçülerle karşılaştırabilirsiniz.
Hukuki ayrıntılar için sözleşmede olması gereken maddeler yazımıza bakın. Bu yazıdaki bilgiler genel amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özellikle büyük projelerde son metni bir hukukçuya göstermenizi öneririz.
Hangi işaretleri görünce durup yeniden düşünmelisiniz?
Bazı işaretler tek başına kesin hüküm vermez, ama adayla devam etmeden önce açıklama istemenizi gerektirir. Aşağıdaki durumlardan birkaçını aynı anda görüyorsanız, kararınızı ertelemek çoğu zaman daha güvenlidir:
- Aday hiçbir işin canlı adresini paylaşmak istemiyor.
- Yaptığı işin payını sorduğunuzda konuyu değiştiriyor.
- İşinizi hiç sormadan fiyat ve süre söylüyor.
- Alan adını kendi hesabına almayı öneriyor.
- Google'da kesin sıra vaat ediyor.
- Eski bir müşteriyle konuşma isteğinize tepki gösteriyor.
Öte yandan adayın bir soruya "Bunu bilmiyorum, araştırıp döneyim" demesi kötü bir işaret değildir. Tam tersine, her soruya anında kesin cevap veren birine göre daha güven verici olabilir. Bu ayrımı akılda tutun, çünkü dürüstlük proje boyunca size zaman kazandırır.
Hızlı web tasarımcı portföyü kontrol listesi nedir?
Hızlı web tasarımcı portföyü kontrol listesi, bütün bu adımları tek sayfaya indirir. Her aday için aşağıdaki maddeleri işaretleyin. Bir aday birkaç maddeden kalırsa, nedenini sorun ve cevabı not alın. Sonra adayları kendi önceliğinize göre karşılaştırın.
- En az üç işin canlı bağlantısını aldınız.
- Her siteyi telefonda açıp bir işlem denediniz.
- Hızı ölçtünüz ve sonucu tasarımcıya sordunuz.
- Her işin hedefini ve adayın payını öğrendiniz.
- Üç siteyi yan yana açıp yapı tekrarına baktınız.
- En az bir eski müşteriyle görüştünüz.
- Alan adı ve panel erişimlerinin kimde kalacağını netleştirdiniz.
- Görüşülen kişinin projede çalışacağını doğruladınız.
Kısacası bu liste size kusursuz adayı bulmayı vaat etmez. Yalnız görsele bakarak verilen kararın riskini azaltır. Üstelik bu sorular adayla ilişkinizin de ilk testidir; soruları açıkça karşılayan biriyle proje boyunca konuşmak da genelde daha kolay olur.
Kararsız kaldığınızda nasıl ilerlemelisiniz?
Ölçüler iki adayı eşit gösteriyorsa, iletişim kalitesine bakın. Sorularınıza nasıl cevap verdiler, ne kadar net yazdılar, sizin işinizi anlamak için neler sordular? Çünkü proje boyunca en çok bu ilişkiyi yaşayacaksınız. Ayrıca sizden bilgi istemeden hemen fiyat veren adaya biraz daha temkinli yaklaşın.
Son bir yöntem olarak iki adaya da aynı küçük soruyu yazılı gönderin: "Benim işimde sitenin en önemli görevi sizce ne olmalı?" Cevabın uzunluğu önemli değildir. Ancak işinizi anlamaya çalışan bir yanıt ile her müşteriye gönderilen genel bir metin arasındaki farkı kolayca görürsünüz.
Portföyü kendi başınıza değerlendiremiyorsanız ya da sitenizin müşteri getirmesi kritikse, bu işi bilen bir ekipten yazılı teklif isteyebilirsiniz. Biz de kurumsal web sitesi yaptırma sürecinde hedef, kapsam ve teslim koşullarını baştan yazıya döküyoruz. Sayfadan projenizi anlatıp teklif alabilirsiniz; işlerimizi de bu yazıdaki aynı testlerle sınamanızı isteriz.



