Web

Web Tasarım Teklifi Nasıl Değerlendirilir? Teklifleri Karşılaştırma Kontrol Listesi

Talha AslanTalha Aslan 15 dk okuma 1 görüntülenme

Masanızda üç web tasarım teklifi var: biri 40 bin, biri 95 bin, biri 180 bin lira. Hangisinin daha iyi olduğunu fiyata bakarak anlayamazsınız, çünkü üçü aynı işi anlatmıyor. Bu yazıda bir web tasarım teklifini alıcı gözüyle nasıl okuyacağınızı, teklifleri hangi kalemlerde yan yana koyacağınızı ve karar vermeden önce hangi soruları soracağınızı anlatıyorum. 2012'den beri hem teklif hazırlayan hem de müşterilerim adına başkalarının tekliflerini inceleyen biri olarak en sık gördüğüm tuzakları da paylaşıyorum.

Web tasarım teklifi nasıl değerlendirilir?

Web tasarım teklifi değerlendirmesi, gelen teklifleri fiyat yerine kapsam, sahiplik, barındırma, bakım, teslim süresi ve gizli maliyetler üzerinden aynı ölçütlerle karşılaştırma işidir. Önce her teklifi aynı kalem listesine çevirirsiniz, sonra eksik kalemleri sorarsınız, en sonda ağırlıklı bir puan tablosuyla karar verirsiniz.

Bu tanımın özü şu: her firma teklifini kendi diliyle yazar. Bir firma "kurumsal site" der ve on sayfayı kasteder, diğeri aynı ifadeyle beş sayfa ve bir iletişim formu verir. Dolayısıyla ilk işiniz çevirmenlik yapmaktır. Her teklifi kendi sözlüğünden çıkarıp sizin tablonuza aktarırsınız. Ancak bu tabloyu kurmadan fiyatları kıyaslarsanız, elma ile armudu kıyaslamış olursunuz.

Ben müşterilerime her zaman aynı sırayı öneririm: önce ne alacağınızı netleştirin, sonra kimin elinde kalacağını, en son da ne kadara mal olacağını. Böylece fiyat, kararın başı değil sonu olur. Eğer ihtiyacınızın ne olduğundan emin değilseniz, sitenin dönüşüm hedefini belirleme yazısıyla başlamanızı tavsiye ederim; hedefsiz bir brifinge gelen teklifler de hedefsiz olur.

Teklif istemeden önce neden kendi brifinizi yazmalısınız?

Teklifler arasındaki uçurumun en büyük nedeni, her firmaya farklı bir şey anlatmanızdır. Birine telefonda "basit bir site" dersiniz, diğerine toplantıda e-ticaret hayalinizden söz edersiniz. Sonuçta gelen rakamlar farklı soruların cevabı olur. Bu nedenle teklif istemeden önce bir iki sayfalık yazılı brif hazırlamanızı öneririm.

İyi bir brif şu soruları cevaplar:

  • Sitenin tek cümlelik amacı ne: teklif toplamak mı, randevu almak mı, satış yapmak mı?
  • Kaç ana sayfa ve hangi içerik türleri olacak (hizmet, ürün, blog, referans)?
  • Kaç dilde yayın yapacaksınız?
  • Metinleri ve görselleri kim hazırlayacak?
  • Hangi sistemlerle bağlantı kuracak (CRM, ödeme, muhasebe, randevu aracı)?
  • Yayına çıkış için sabit bir tarihiniz var mı?
  • Mevcut bir siteniz ve arama motorunda bir trafiğiniz var mı?

Aynı brifi tüm firmalara gönderdiğinizde teklifler aynı soruya cevap verir. Üstelik brife verdikleri tepki de size bilgi verir: soru soran, eksik noktayı fark eden firma genellikle işi ciddiye alıyordur. Brifi okumadan hazır paket fiyatı gönderen firma ise muhtemelen sizin projenizi değil, standart ürününü satıyordur.

Kapsam bölümünde hangi kalemleri aramalısınız?

Kapsam, teklifin kalbidir ve en çok sürprizin çıktığı yerdir. Bir web tasarım teklifi okurken ilk bakacağınız şey, "neler dahil" listesinin ne kadar somut olduğudur. "Modern, mobil uyumlu, SEO uyumlu site" cümlesi bir kapsam değil, bir reklam cümlesidir.

Somut bir kapsamda en az şunları görmelisiniz:

  1. Sayfa sayısı veya şablon sayısı, tek tek adıyla.
  2. Tasarım turu sayısı: kaç taslak, kaç revizyon hakkı.
  3. İçerik girişini kimin yapacağı ve kaç sayfa içerik girileceği.
  4. Form, arama, filtre, çoklu dil gibi işlevlerin tek tek listesi.
  5. Yönetim paneli ve eğitim oturumu olup olmadığı.
  6. Firmanın test edeceği tarayıcı ve cihaz listesi.
  7. Yayına alma, alan adı yönlendirme ve eski siteden geçiş işi.

Burada revizyon hakkına özellikle dikkat edin. "Sınırsız revizyon" kulağa cömert gelir, ancak pratikte ya teslimi uzatır ya da bir noktada firma "bu yeni bir iş" demeye başlar. Açık sayıda revizyon ve revizyonun tanımı, yani hangi değişikliğin revizyon, hangisinin ek iş sayılacağı, çok daha sağlıklıdır. Tasarım sürecinin kendi kalitesini ölçmek istiyorsanız, UI/UX tasarım hizmeti almadan önce kontrol edeceğiniz noktalar yazısında o tarafı ayrıntılı anlattım; burada tekrar etmeyeceğim.

Hazır tema ile özel tasarım farkını web tasarım teklifi içinde nasıl anlarsınız?

Teklifler arasındaki fiyat farkının büyük kısmı bu sorudan doğar. Hazır tema, başkasının tasarladığı bir şablonun renk, logo ve içerikle size uyarlanmasıdır. Özel tasarım ise sayfaların sizin içeriğinize ve hedefinize göre sıfırdan çizilmesidir. İkisi de meşru bir seçimdir; sorun, teklifin hangisini sattığını söylememesidir.

Teklifte şu ifadelere bakın: "tema lisansı", "şablon", "tasarım uyarlaması" hazır temaya işaret eder. "Tel kafes", "prototip", "tasarım sistemi", "Figma dosyası teslimi" ise özel tasarım sürecine işaret eder. Emin değilseniz doğrudan sorun: "Bu siteyi hangi temayla kuracaksınız, tema lisansı kimin adına olacak?"

Hazır temanın gizli yanı, güncelleme bağımlılığıdır. Tema geliştiricisi desteği bırakırsa, eklentiler uyumsuzlaşır ve bir gün siteniz güvenlik güncellemesi alamaz hale gelir. Öte yandan özel tasarımın gizli yanı da süredir: iyi bir özel tasarım, hazır temadan haftalarca uzun sürer. Kısacası ucuz teklifin hazır tema, pahalı teklifin özel tasarım olması doğaldır; asıl sorun, hazır temanın özel tasarım fiyatıyla satılmasıdır.

Alan adı, kaynak kod ve içerik kimin olacak?

Bu, teklif değerlendirmesinde en çok atlanan ve en pahalıya patlayan başlıktır. Yıllar içinde en çok gördüğüm kriz, firmayla yolları ayıran müşterinin alan adına bile erişememesidir. Bu nedenle sahiplik maddelerini fiyattan önce okuyun.

Alan adı mutlaka sizin adınıza, sizin şirketinizi kayıt sahibi gösteren bir tescille alınmalı; bunu sözleşmede şart koşun. ICANN'in kayıt sahibi hakları ve sorumlulukları sayfası, alan adının asıl sahibinin kayıt sahibi olduğunu açıkça anlatır. Ajans kendi adına kayıt yaptırdıysa, alan adı teknik olarak ona aittir. Mevcut kaydınızı merak ediyorsanız DNS sorgulama aracıyla alan adınızın hangi sunuculara baktığını görebilirsiniz.

Kaynak kod ve tasarım dosyaları için de aynı netliği arayın. Teklifte şu cümleyi görmek istersiniz: "Ödeme tamamlandığında sitenin kaynak kodu, veritabanı, tasarım dosyaları ve yönetim paneli erişimini müşteriye devrederiz." Bazı firmalar kendi geliştirdiği altyapıyı kiralar; bu da meşru bir modeldir, ancak o durumda ayrılırken sitenizi götüremeyeceğinizi bilerek imza atmalısınız. Metin ve fotoğrafların telif durumu da yazılı olmalı: stok görsellerin lisansını kim, kimin adına satın alıyor?

Barındırma ve sunucu kalemini nasıl okumalısınız?

Barındırma, teklifin en bulanık yazılan kısmıdır. "İlk yıl hosting hediye" cümlesi cazip durur, ancak ikinci yılın fiyatını, sunucunun özelliklerini ve taşınma koşullarını söylemiyorsa değerlendiremezsiniz.

Barındırma için teklifte şu bilgileri isteyin: sunucunun paylaşımlı mı, sanal sunucu mu olduğu; yedeklemenin ne sıklıkla ve nerede alındığı; SSL sertifikasının kimin sorumluluğunda olduğu; ikinci yıldan itibaren yıllık ücret. Ayrıca en önemlisi: siteyi başka bir sunucuya taşımak isterseniz dosyaların ve veritabanının size ne kadar sürede verileceği.

Barındırmanın bir performans boyutu da var. Google, sayfa deneyimini ölçen Core Web Vitals metriklerinde iyi eşikleri web.dev dokümantasyonunda LCP için 2,5 saniye, INP için 200 milisaniye ve CLS için 0,1 olarak tanımlar. Zayıf bir sunucu, iyi bir tasarımı bile bu eşiklerin dışına itebilir. Bu yüzden teslimden önce performans testi isteyin; testin nasıl okunacağını Lighthouse ile site performans testi yazısında anlattım.

Bakım ve destek sözleşmesinde hangi maddeler olmalı?

Web sitesi teslim edildiği gün bitmez; o gün yaşamaya başlar. Çekirdek yazılım, eklentiler ve sunucu yazılımı düzenli güncelleme ister. Dolayısıyla teklifte bakımın ayrı ve açık bir kalem olarak yer alması, eksik değil olgun bir tekliftir.

Bakım bölümünde şu maddeleri arayın:

  • Güncellemelerin sıklığı ve güncelleme öncesi yedek alınıp alınmadığı.
  • Arıza bildiriminde ilk yanıt süresi (örneğin iş günü içinde kaç saat).
  • Aylık kaç saat içerik veya küçük değişiklik desteğinin dahil olduğu.
  • Güvenlik izlemesi ve saldırı sonrası temizliğin kapsamda olup olmadığı.
  • Sözleşmenin süresi, fesih koşulları ve fesihte verilerin teslimi.

Bakım ücretini düşük tutup her küçük işi saatlik faturalayan modeller de var. Bu yüzden yalnızca aylık rakama değil, dahil saat miktarına bakın. Ayrıca garanti süresi ile bakımı karıştırmayın: garanti, teslim ettikleri işteki hataların ücretsiz düzeltilmesidir; bakım ise sonradan ortaya çıkan ihtiyaçlar içindir. İyi bir teklif ikisini ayrı yazar.

Gizli maliyetler web tasarım teklifi içinde nerede saklanıyor?

Gizli maliyet çoğu zaman kötü niyetten değil, kimsenin yazmadığı varsayımlardan doğar. Firma "içerikleri müşteri verir" diye düşünür, siz "onlar yazar" diye düşünürsünüz. Sonra fatura geldiğinde ikiniz de haklı olduğunuzu sanırsınız. Bu nedenle teklifteki her boşluğu bir soru işareti olarak okuyun.

Sahada en sık karşılaştığım ek kalemler şunlar:

  • Ücretli eklenti ve tema lisanslarının yıllık yenilemesi.
  • Stok fotoğraf, ikon seti ve yazı tipi lisansları.
  • Metin yazımı ve çeviri.
  • Eski siteden içerik ve ürün aktarımı.
  • Kurumsal e-posta kurulumu.
  • Ödeme altyapısı, kargo ve muhasebe entegrasyonları.
  • Kapsam dışı revizyonların saatlik ücreti.

Kurumsal e-posta konusu özellikle sık karışır; bir firma bunu sitenin parçası sayar, diğeri hiç anmaz. Neyin gerekli olduğunu alan adı uzantılı kurumsal e-posta yazısından kontrol edebilirsiniz. Ayrıca fiyatın KDV dahil mi hariç mi yazıldığını mutlaka teyit edin; teklifleri aynı tabana çekmek için KDV hesaplama aracını kullanabilirsiniz.

Teklif SEO'yu ve mevcut trafiği nasıl koruyor?

Mevcut bir siteniz varsa, yeni sitenin en büyük riski tasarım değil, arama trafiğinin kaybıdır. Pek çok web tasarım teklifi "SEO uyumlu" ifadesini kullanır, ancak bunun ne anlama geldiğini yazmaz. Oysa eski adreslerden yenilerine 301 yönlendirme haritası çıkarılmazsa, yıllarca biriktirdiğiniz sıralamalar birkaç hafta içinde kaybolabilir.

Teklifte şu işlerin açıkça yer almasını isteyin: eski URL listesinin çıkarılması, yönlendirme haritası, başlık ve açıklama etiketlerinin aktarılması, site haritası ve Search Console'a bildirim. Google'ın SEO başlangıç rehberi, açıklayıcı URL'ler ve kolay gezilen site yapısı gibi temel beklentileri özetler; teklifin bunları karşılayıp karşılamadığına bakabilirsiniz.

Bu konunun ayrıntılarını iki ayrı yazıda ele aldım. Tasarım yenilerken sıralamayı korumak için web sitesi yenilerken SEO nasıl korunur yazısına, alan adı veya platform değişiyorsa SEO migration kontrol listesine bakabilirsiniz. Teklif değerlendirmesi açısından tek sorunuz şu olmalı: bu işler kapsamda mı, yoksa firma bunları ayrıca mı faturalayacak?

Performans ve erişilebilirlik için hangi ölçütü yazdırmalısınız?

"Hızlı site" bir vaat, ölçülebilir değil. Bu nedenle teklifte ölçülebilir bir kabul kriteri olmasını isteyin. Örneğin "ana sayfa ve iki şablon sayfada mobil Lighthouse performans puanı belirli bir eşiğin üstünde olacak" gibi bir cümle, tartışmayı teslim gününden önce bitirir.

Erişilebilirlik de benzer bir kalemdir. W3C'nin yayımladığı WCAG 2.2 yönergeleri, renk kontrastından klavyeyle gezinmeye kadar ölçülebilir başarı kriterleri tanımlar. Avrupa'ya satış yapan firmalar için bu artık yalnızca iyi uygulama değil; Avrupa Erişilebilirlik Yasası 28 Haziran 2025'ten itibaren bazı ürün ve hizmetleri kapsıyor. Teklifte hedeflenen seviyenin (örneğin AA) yazılı olması, işin ciddiye alındığını gösterir.

Hız konusunun neden bu kadar önemli olduğunu site hızı SEO'yu nasıl etkiler yazısında anlattım. Teklif açısından mesele basit: ölçüt yazılmamışsa, teslimde neyi kabul edeceğinizi de bilemezsiniz.

Teslim takvimini ve ödeme planını neden birlikte okumalısınız?

Takvim ve ödeme planı aynı madalyonun iki yüzüdür. Ödemenin büyük kısmı başta alınıyorsa, firmanın projeyi hızlandırma motivasyonu azalır. Öte yandan her şey sonda ödenecekse, firma haklı olarak risk üstlenmek istemez. Sağlıklı model, ödemeyi somut teslimlere bağlar.

Örneğin şöyle bir yapı dengelidir: sözleşmede bir peşinat, tasarım onayında bir ara ödeme, yayına alışta kalan tutar. Burada her aşama için "teslim" kelimesinin tanımını yazıya dökmek önemlidir. Tasarımı hangi dosyalarla, hangi ekranlar için onaylayacaksınız? Yayına alışı hangi testlerden sonra kabul edeceksiniz?

Takvimde ayrıca sizin sorumluluklarınıza bakın. Çoğu gecikme firmadan değil, müşterinin içerik ve onayları geç vermesinden doğar. Bu yüzden iyi bir teklif "müşteri içerikleri şu tarihe kadar teslim eder" gibi karşılıklı tarihler içerir. Yalnızca firmanın taahhüdünü yazan bir takvim, ilk gecikmede tartışma çıkarır. Kısacası takvimi okurken kendinize de şunu sorun: ben bu tarihlere uyabilir miyim?

Web tasarım teklifi içindeki teknik altyapı seçimi neden önemlidir?

Teklifin bir köşesinde çoğu zaman tek kelimeyle geçen altyapı seçimi, sitenin sonraki beş yılını belirler. WordPress gibi yaygın bir içerik yönetim sistemi, başka bir ekibe devretmeyi kolaylaştırır; çünkü piyasada bu sistemi bilen çok sayıda geliştirici vardır. Öte yandan firmaya özel bir altyapı, yalnızca o firmanın bakım yapabildiği bir site anlamına gelebilir.

Bu nedenle teklifte altyapının adını, sürümünü ve seçim gerekçesini görmek istersiniz. Özel altyapı öneren firmaya şu soruyu sorun: yarın yollarımız ayrılırsa bu siteyi başka bir ekip nasıl devralır? Cevap net değilse, bu belirsizliği puan tablonuzda sahiplik ölçütüne eksi olarak yansıtın. Kısacası altyapı teknik bir detay değil, bağımlılık düzeyinizi belirleyen bir karardır.

Pratikte ben altyapı sorusunu bakım sorusuyla birlikte sorarım. Aynı firma hem özel altyapı hem de yüksek bakım ücreti öneriyorsa, üç yıllık maliyeti ayrıca hesaplamanızı öneririm. Böylece bağımlılığın gerçek fiyatını baştan görürsünüz ve kararınızı bu bilgiyle verirsiniz.

Teklifleri yan yana koymak için hangi tabloyu kullanmalısınız?

Teklifleri tek tek okuduktan sonra hepsini aynı tabloya aktarın. Aşağıdaki tablo, benim müşterilerimle birlikte doldurduğum karşılaştırma şablonunun sade bir versiyonudur. Her satır için teklifte açık bir cevap yoksa hücreye "belirsiz" yazın; belirsiz hücreler, firmaya soracağınız soruların listesi olur.

KalemNetleştirmeniz gereken soruKırmızı bayrak
KapsamKaç sayfa, kaç şablon, hangi işlevler?"Kurumsal site" gibi genel ifade
TasarımHazır tema mı, özel tasarım mı?Tema adı sorulunca cevap yok
SahiplikAlan adı, kod ve dosyalar kimde kalacak?Alan adının ajans adına kaydı
Barındırmaİkinci yıl ücreti ve taşınma koşulu?"Hediye hosting" dışında bilgi yok
BakımYanıt süresi ve dahil saat?Bakım hiç anılmıyor
SEOYönlendirme haritası kapsamda mı?Yalnızca "SEO uyumlu" ifadesi
PerformansÖlçülebilir kabul kriteri var mı?"Çok hızlı" gibi vaatler
ÖdemeÖdemeler teslimlere bağlı mı?Tamamı peşin

Tabloyu doldurduktan sonra çoğu zaman bir teklifin kendiliğinden elendiğini görürsünüz. Geriye kalan iki ya da üç teklifi ise bir sonraki bölümdeki puanlamayla ayırabilirsiniz.

Ağırlıklı puanlama tablosuyla nasıl karar verirsiniz?

Karşılaştırma tablosu size farkları gösterir, ancak hangi farkın ne kadar önemli olduğunu söylemez. Bunun için ağırlıklı puanlama kullanırım. Mantık basittir: her ölçüte önem ağırlığı verirsiniz, her teklifi o ölçütte 1 ile 5 arasında puanlarsınız, sonra ağırlıkla puanı çarpıp toplarsınız.

Örnek bir ağırlık dağılımı şöyle olabilir (bu bir örnek hesaptır, sizin önceliklerinize göre değişir): kapsam netliği yüzde 20, sahiplik ve devir yüzde 20, ekip ve referans yüzde 15, bakım ve destek yüzde 15, SEO ve performans yüzde 15, toplam maliyet yüzde 15. Fiyatın yalnızca yüzde 15 ağırlık alması bilinçli bir tercihtir; fiyat, diğer ölçütler eşitken belirleyici olmalıdır.

Örnek hesapla devam edelim: A teklifi kapsamda 4, sahiplikte 5, ekipte 3, bakımda 4, SEO'da 4, maliyette 2 puan alsın. Ağırlıklı toplam 0,8 + 1,0 + 0,45 + 0,6 + 0,6 + 0,3 = 3,75 olur. B teklifi maliyette 5 alıp sahiplikte 2 alırsa, toplamı genellikle A'nın altında kalır. Hesabı kolaylaştırmak için yüzde hesaplama aracından yararlanabilirsiniz. Puanlamanın asıl faydası, kararı ekibinize gerekçesiyle anlatabilmenizdir.

En ucuz teklif ne zaman gerçekten doğru seçimdir?

Ucuz teklifi otomatik olarak kötü saymak da bir hatadır. Bazı durumlarda en düşük fiyat gerçekten en doğru seçimdir. Örneğin yeni kurulan bir işletme, pazarı denemek için birkaç sayfalık bir tanıtım sitesine ihtiyaç duyuyorsa, hazır temayla hızlı çıkan bir site mantıklıdır. Bütçeyi sitenin kendisine değil, trafiğe ve içeriğe ayırmak daha akıllıca olabilir.

Ucuz teklifin doğru seçim olması için üç şartın sağlanması gerekir: alan adı ve içerik sizde kalmalı, site ileride taşınabilir olmalı ve teklifin neyi kapsamadığı açıkça yazmalı. Bu üç şart sağlanıyorsa, düşük fiyatın riski sınırlıdır; en kötü ihtimalle bir iki yıl sonra yeniden yaptırırsınız.

Öte yandan sitenin doğrudan satış veya teklif getirmesi bekleniyorsa, tablo değişir. Dönüşüm getiren bir site, sayfa yapısından form tasarımına kadar her ayrıntıyı düşünen bir ekip ister; bunun neyi içerdiğini dönüşüm odaklı web tasarım yazısında anlattım. Böyle bir projede en ucuz teklifi seçmek, kısa vadede tasarruf, uzun vadede kaçan müşteri demektir.

Referans ve portföyü nasıl doğrulamalısınız?

Portföy sayfası, bir firmanın vitrinidir; ancak vitrin her zaman dükkânın gerçeğini göstermez. Bu nedenle referansları görmekle yetinmeyin, doğrulayın. Benim önerdiğim yöntem üç adımlıdır.

Önce portföydeki sitelerden iki üçünü açın ve hâlâ yayında olup olmadıklarına, mobilde düzgün çalışıp çalışmadıklarına bakın. Sonra bu sitelerin sahiplerinden birine, mümkünse firmanın vermediği bir kanal üzerinden ulaşın ve kısa bir soru sorun: "Yayından sonra destek aldınız mı, firma sorunları ne kadar sürede çözdü?" Son olarak projeyi kimin yapacağını sorun. Satış toplantısına gelen kıdemli ekip ile işi yapacak kişi aynı olmayabilir.

Bir de şunu kontrol edin: portföydeki siteler sizin sektörünüze ve ölçeğinize yakın mı? Sanayi firmasının bayi ve ihracat ihtiyaçları, bir kafenin sitesinden çok farklıdır. Bu farkların neler olduğunu sanayi ve üretim firmaları için web tasarım yazısında örneklerle anlattım. Benzer bir işi daha önce yapmış bir ekip, sizin projenizde de daha az deneme yanılma yapar.

Teklif toplantısında hangi soruları sormalısınız?

Yazılı teklif ne kadar iyi olursa olsun, kısa bir toplantı birçok belirsizliği giderir. Toplantıya hazırlıklı gitmek için aşağıdaki soruları kullanabilirsiniz. Soruların amacı firmayı sıkıştırmak değil, varsayımları yüzeye çıkarmaktır.

  1. Projeyi günlük olarak kim yürütecek ve ona nasıl ulaşacağım?
  2. Tasarım onayından sonra değişiklik istersem ne olur?
  3. Siteyi hangi altyapıyla kuracaksınız ve neden bu altyapıyı seçtiniz?
  4. Yayından sonraki ilk ay çıkan hataları nasıl ele alıyorsunuz?
  5. Sözleşme biterse tüm dosyaları hangi formatta ve ne sürede alırım?
  6. Bu fiyata dahil olmayan, sık talep edilen üç iş hangisi?
  7. Benzer bir projede en büyük sorun neydi ve nasıl çözdünüz?

Altıncı soru benim favorimdir. Dürüst bir firma buna hemen cevap verir, çünkü hangi işlerin sonradan geldiğini bilir. Soruyu geçiştiren ya da "her şey dahil" diyen firma ise ya deneyimsizdir ya da bu kalemleri sonra konuşmak ister. Ayrıca son soru da firmanın hatalarından öğrenip öğrenmediğini gösterir.

Sözleşmeye geçmeden önce hangi maddeleri netleştirmelisiniz?

Teklif bir niyet beyanıdır; bağlayıcı olan sözleşmedir. Bu yüzden karar verdiğiniz teklifin tüm maddelerinin sözleşmeye eksiksiz geçtiğinden emin olun. Toplantıda sözlü verilen her söz de yazıya dökülmelidir. Ben müşterilerime toplantı sonrası kısa bir e-posta özeti atmalarını ve firmanın onayını almalarını öneririm.

Sözleşmede özellikle şu maddelere bakın: fikri mülkiyet ve devir, gizlilik, kişisel veri işleme (formlardan toplanan veriler için), gecikme durumunda yaptırım, fesih ve fesihte teslim, uyuşmazlıkta yetkili mahkeme. Kişisel veri konusunda firmanın veri işleyen sıfatıyla hangi yükümlülükleri üstlendiği yazılı olmalıdır; bu konuda hukuki destek almanız en sağlıklısıdır.

Bir de kabul prosedürünü netleştirin. Firma siteyi teslim ettiğinde kaç gün içinde test edeceksiniz, hataları nasıl bildireceksiniz, hangi durumda iş "kabul edildi" sayılacak? Bu maddeler yazılı değilse, son ödeme ile son hatalar arasında uzun bir bekleme dönemi yaşarsınız. Dolayısıyla kabul prosedürü, hem sizi hem firmayı koruyan bir güvencedir.

Karar verdikten sonra ilk günlerde neyi kontrol etmelisiniz?

Seçiminizi yaptınız, sözleşmeyi imzaladınız. Ancak değerlendirme burada bitmiyor; projenin ilk iki haftası, teklifte okuduğunuz tabloyu doğrulama dönemidir. Bu dönemde birkaç basit kontrol, ileride çıkacak büyük sorunları önler.

İlk kontrol listem şöyle:

  • Alan adı yönetim paneline kendi hesabınızla girebiliyor musunuz?
  • Firma proje takvimini ve iletişim kanalını yazılı olarak paylaştı mı?
  • Sizden beklenen içerik listesi ve teslim tarihleri netleşti mi?
  • İlk tasarım taslağı, brifteki hedefi yansıtıyor mu?
  • Mevcut sitenin URL listesini ve yedeğini aldınız mı?

Bu kontrollerde bir sorun görürseniz, erken konuşun. İlk haftada söylenen bir itiraz, yayından bir gün önce söylenenden çok daha ucuza çözüme kavuşur. Kendi sürecimde de proje başında müşteriyle bu listeyi birlikte geçerim; böylece ikimiz de aynı tabloya bakarak ilerleriz.

Web tasarım teklifi değerlendirirken en sık hangi hatalara düşersiniz?

Yıllar içinde müşterilerimin web tasarım teklifi değerlendirirken en sık düştüğü hataları şöyle özetleyebilirim. Birincisi, yalnızca toplam fiyatı karşılaştırmak. İkincisi, sahiplik maddelerini hiç okumamak. Üçüncüsü, ilk yılın maliyetini hesaplayıp sonraki yılları unutmak.

Üçüncü hata özellikle yaygındır. Bir teklif ilk yıl ucuz durur, ancak lisans yenilemeleri, bakım ve barındırma eklendiğinde üç yıllık toplam maliyet diğerini geçebilir. Bu yüzden karşılaştırmayı her zaman üç yıllık toplam sahip olma maliyeti üzerinden yapmanızı öneririm. Örnek hesap olarak: kurulum artı üç yıllık barındırma, bakım ve lisans ücretlerini toplayın, sonra teklifleri bu toplamla karşılaştırın.

Dördüncü hata ise karar sürecine sitenin gerçek kullanıcılarını katmamaktır. Satış ekibiniz hangi bilgiyi formdan almak istiyor, müşteri hizmetleri hangi soruları sık duyuyor? Bu bilgiler brife girmezse, en iyi teklif bile yanlış soruya cevap verir. Eğer bu süreçte bağımsız bir göz isterseniz, web tasarım hizmetim kapsamında teklif incelemesi de yapıyorum; amacım size bir seçenek satmak değil, seçimi netleştirmektir.

Sıkça Sorulan Sorular

Kaç firmadan web tasarım teklifi almalıyım?
Genellikle üç firmadan teklif almak yeterlidir. Daha az teklif karşılaştırma imkânı vermez, daha fazlası ise değerlendirmeyi zorlaştırır ve kararı geciktirir. Önemli olan sayı değil, üç firmaya da aynı yazılı brifi göndermeniz ve cevapları aynı tabloya aktarmanızdır. Böylece farkları rakam değil kapsam üzerinden görürsünüz ve eksik kalemleri firmalara tek tek sorabilirsiniz.
Teklifte alan adı ajans adına kayıtlıysa ne yapmalıyım?
Sözleşmeden önce alan adının sizin şirketiniz adına kaydedilmesini veya size devredilmesini şart koşmalısınız. Kayıt sahibi kimse alan adının hukuki sahibi odur. Ajansla yollarınız ayrıldığında erişim sorunu yaşamamak için yönetim paneline kendi hesabınızla girebildiğinizi de ilk hafta içinde kontrol edin ve giriş bilgilerini güvenli bir yerde saklayın.
Bakım ücreti olmayan bir teklif daha mı avantajlıdır?
Hayır, bakım ücretinin olmaması çoğu zaman bakımın hiç yapılmayacağı anlamına gelir. Güncellenmeyen yazılım ve eklentiler zamanla güvenlik açığı oluşturur. Bakımı ayrı ve açık bir kalem olarak yazan teklif daha olgundur. Önemli olan aylık tutarın yanında dahil saat miktarını, yanıt süresini ve güncelleme öncesi yedek alınıp alınmadığını karşılaştırmanızdır.
Hazır tema kullanan bir teklifi seçmek hata mıdır?
Hayır, hazır tema kendi başına bir hata değildir ve küçük tanıtım sitelerinde mantıklı bir seçimdir. Sorun, hazır temanın özel tasarım fiyatıyla satılması ve tema lisansının kimin adına alındığının belirsiz kalmasıdır. Teklifte tema adını, lisans sahibini ve güncelleme sorumluluğunu yazılı olarak isteyin; böylece ileride destek biterse ne yapacağınızı bilirsiniz.
Teklifleri karşılaştırırken fiyatın ağırlığı ne olmalı?
Fiyat önemli bir ölçüttür, ancak tek ölçüt olmamalıdır. Ben ağırlıklı puanlamada fiyata genellikle yüzde 15 ile 20 arası ağırlık veririm; bu saha tecrübesine dayalı bir başlangıç noktasıdır, garanti değildir. Kapsam netliği, sahiplik ve bakım gibi kalemler eşitken fiyatın belirleyici olmasını sağlarsınız. Böylece ucuz ama eksik bir teklif tabloda öne çıkmaz.
Teklif incelemesi için bağımsız bir danışmana ihtiyaç var mı?
Her zaman gerekli değildir, ancak büyük bütçeli veya mevcut trafiği yüksek projelerde faydalıdır. Bağımsız bir göz, teklifteki belirsiz kalemleri ve eksik SEO işlerini daha hızlı fark eder. Küçük projelerde bu yazıdaki karşılaştırma tablosu ve soru listesi çoğu zaman kendi başınıza karar vermeniz için yeterlidir; önemli olan tabloyu dürüstçe doldurmaktır.
#web tasarım teklifi#web tasarım#teklif karşılaştırma#web sitesi maliyeti#alan adı sahipliği#web sitesi bakımı
Paylaş:
Talha Aslan
Talha Aslan

Google Partner dijital pazarlama uzmanı. 2012’den beri SEO, Google Ads, web tasarım ve e-ticaret projelerinde sahada; bu blogda gördüğünüz her yazı o deneyimden çıkar.

Sıradaki proje

Projenizi konuşalım.

Aracı yok, katman yok: doğrudan işi yapacak uzmanla konuşursunuz. İlk istişare ücretsizdir; hedefinizi dinler, net bir yol haritasıyla dönerim.

WhatsApp Hemen Ara