Google Ads Ticari Marka Şikâyeti Nasıl Yapılır? Rakip Marka Adınızla Reklam Verirse

Google Ads ticari marka şikâyeti nedir ve ne işe yarar?
Google Ads ticari marka şikâyeti, tescilli marka sahibinin ya da yetkili temsilcisinin, markasını izinsiz kullanan bir reklamverene karşı Google'a yaptığı resmi bildirimdir. Ardından Google başvuruyu inceler; politikaya aykırı bulursa ilgili reklamları kısıtlar. Başvurunun kapsamı, Google'ın ticari marka politikasıyla sınırlıdır.
Peki bu başvuru her şeyi çözer mi? Hayır. Birçok marka sahibi, rakibin reklamda kendi adını gördüğünde otomatik olarak şikâyet hakkı doğduğunu düşünür. Oysa Google, anahtar kelime kullanımı ile reklam metnindeki kullanımı ayrı değerlendirir.
Bu yazıda önce politikanın sınırını anlatacağız. Ardından başvuru için gereken belgeleri, süreci ve şikâyet edemeyeceğiniz durumları ele alacağız. Son bölümlerde kendi marka kampanyanızı nasıl koruyacağınızı ve rakibin marka adını sizin kullanmanızın risklerini göreceksiniz.
Not: Bu içerik genel bilgi amaçlıdır ve hukuki danışmanlık değildir. Marka hakkınızla ilgili kararlar için marka vekilinize ya da avukatınıza danışın.
Rakip marka adınızı anahtar kelime olarak kullanabilir mi?
Google'ın resmi politikasına göre ticari markalar anahtar kelime olarak kullanıldığında Google bu kullanımı kısıtlamaz. Yani rakibiniz, sizin marka adınızı teklif verdiği bir anahtar kelime olarak ekleyebilir. Bu durum tek başına şikâyet nedeni sayılmaz.
Bunu şöyle düşünün: kullanıcı sizin adınızı aradığında, rakibin reklamı arama sonuçlarında çıkabilir. Reklam metninde sizin adınız geçmiyorsa Google genellikle müdahale etmez. Bu yüzden anahtar kelime tabanlı şikâyetler çoğunlukla sonuçsuz kalır.
Ancak politika ülkeye ve zamana göre değişebilir. Bu nedenle başvuru yapmadan önce güncel metni kontrol etmelisiniz. Aşağıdaki bağlantı, resmi sayfaya götürür:
- Resmi kaynak: Google Ads Reklam Politikaları sayfasındaki ticari marka bölümü.
- Kontrol edeceğiniz konu: anahtar kelime kullanımı için güncel kuralın ne dediği.
- Kontrol edeceğiniz ikinci konu: hedeflediğiniz ülkede farklı bir uygulama olup olmadığı.
Kısacası, yalnızca anahtar kelimeyi gerekçe göstererek başvuru yapmak çoğu zaman zaman kaybıdır. Gerçek hamle, reklam metnine bakmaktır.
Rakip marka adınızı reklam metninde kullanabilir mi?
Reklam metni, Google'ın daha sıkı baktığı alandır. Politikaya göre marka, reklamın kendisinde geçmelidir; yalnızca açılış sayfasında geçmesi şikâyet için yeterli sayılmaz. Rakip, başlıkta ya da açıklamada sizin adınızı kullanıyorsa Google bunu inceleyebilir.
Google özellikle iki durumda kısıtlama uygular. İlki, doğrudan rakibin markanızı reklam metninde kullanmasıdır. İkincisi, kullanımın kafa karıştırıcı, yanıltıcı ya da aldatıcı olmasıdır. Örneğin rakip, kendini sizin resmi satıcınız gibi gösteriyorsa bu ikinci duruma girer.
Örnek senaryo: Bir mobilya markasının adını rakip firma başlığa yazıyor ve kullanıcıyı kendi mağazasına çekiyor. Marka sahibi ekran görüntüsünü, tarihi ve açılış sayfasını kaydeder. Bu kayıtlar başvuruda güçlü kanıt olur.
Bu nedenle ilk işiniz, reklamın gerçekten sizin adınızı metinde taşıyıp taşımadığını doğrulamaktır. Sadece aramada görünmesi yetmez; reklamın kendisini görmeniz gerekir.
Şikâyetten önce hangi belgeleri ve kanıtları hazırlamalısınız?
Başvuru yalnızca marka sahibinden ya da yetkili temsilcisinden kabul edilir. Dolayısıyla elinizde geçerli bir marka tescili olmalı. Tescilsiz bir ad için Google'ın bu yoldan işlem yapması beklenmez.
Başvuru dosyanızı baştan düzenli hazırlarsanız süreç kısalır. Aşağıdaki liste, ekibimizin saha tecrübesine dayanan bir kontrol listesidir:
- Marka tescil belgesi ve hangi ülkede, hangi sınıfta tescilli olduğunuzu gösteren kayıt.
- Başvuruyu yapan kişinin marka sahibi ya da yetkili temsilci olduğunu gösteren belge.
- İhlal ettiği düşünülen reklamın ekran görüntüsü, tarih ve saat bilgisiyle birlikte.
- Reklamın bağlandığı açılış sayfasının adresi ve ekran görüntüsü.
- Reklamın hangi aramada, hangi ülkede göründüğünü anlatan kısa bir not.
Tescil sınıfını hatırlamıyorsanız marka sınıfları aracımıza bakabilirsiniz. Ayrıca marka sorgulama aracı ile kendi kaydınızı ve benzer adları kontrol edebilirsiniz.
Google, şikâyetleri yalnızca belirli reklamverenler hakkında kabul eder. Bu reklamverenler, URL'leri üzerinden tanımlanır. Marka hakkınızı kanıtladığınız ülkeler ve sektörlerle sınırlı kalırsınız.
Google Ads ticari marka şikâyeti formu adım adım nasıl doldurulur?
Google Ads ticari marka şikâyeti için Google'ın resmi şikâyet formunu kullanırsınız. Menü adları ve form alanları zamanla değişebildiği için kesin buton metnine güvenmeyin. Resmi ticari marka sayfasındaki yönlendirmeyi izleyin.
Genel akış şöyledir:
- Önce başvuru sahibi olarak kendinizi tanıtırsınız: marka sahibi misiniz, yetkili temsilci misiniz?
- Ardından tescilli markanızı, tescil ülkesini ve ilgili sektörü belirtirsiniz.
- Sonra şikâyet ettiğiniz reklamverenin açılış sayfası adresini yazarsınız.
- Daha sonra ihlali anlatır ve ekran görüntülerini eklersiniz.
- Son olarak beyan alanlarını okur, onaylar ve başvuruyu gönderirsiniz.
Anlatım kısmında duygusal dil kullanmayın. Reklam metnindeki ifadeyi alıntılayın, tescilinizle ilişkisini gösterin ve Google'ın politikasındaki hangi maddeyle çeliştiğini yazın.
Bir de şunu unutmayın: başvuruda yanlış beyan hukuki sorun doğurabilir. Bu nedenle bilmediğiniz bir bilgiyi tahmin ederek yazmayın.
Ülke ve sektör sınırı Google Ads ticari marka şikâyetini nasıl etkiler?
Google, şikâyeti marka hakkınızı gösterdiğiniz ülkeler ve sektörlerle sınırlı değerlendirir. Yani Türkiye'de tescilliyseniz, başka bir ülkede aynı korumayı beklemeyin. Marka hakkı bölgeseldir; reklam politikası da bunu izler.
Bu nedenle başvuruda üç bilgiyi net yazmalısınız: hangi ülkede, hangi sınıfta ve hangi sektörde tescilli olduğunuzu. Eksik bilgi, başvurunun daraltılmasına ya da reddine yol açar.
Örnek senaryo: Bir kozmetik markası yalnızca Türkiye'de tescilli. Rakip, Almanya'daki kullanıcılara markanın adıyla reklam gösteriyor. Bu durumda marka sahibinin Almanya için ayrı bir tescil hakkı yoksa, şikâyetin o ülke kapsamı zayıf kalır.
Dolayısıyla uluslararası büyümeyi planlıyorsanız, reklama girmeden önce hedef ülkelerde tescil durumunuzu kontrol edin. Bu, yalnızca şikâyet için değil, genel marka güvenliği için de önemlidir.
Ayrıca sektör eşleşmesi önemlidir. Aynı ad iki farklı sektörde farklı sahiplere ait olabilir. Google bu nedenle, tescilin kapsadığı sektörle rakibin sektörünü karşılaştırır.
- Ülke: tescilin geçerli olduğu bölge.
- Sınıf: tescilin kapsadığı ürün ve hizmet grubu.
- Sektör: rakibin reklam verdiği alanla örtüşme.
- Süre: tescilinizin yürürlükte olduğunu gösteren güncel kayıt.
Rakip reklamını nasıl kanıtlarsınız?
Reklamlar kişiye, konuma ve saate göre değişir. Bu yüzden bir kez gördüğünüz reklamı sonradan bulmak zor olabilir. Kanıt toplamayı işin ilk adımı yapın.
Ekibimiz için işe yarayan yöntem şudur: reklamı gördüğünüz anda ekran görüntüsü alırsınız. Görüntüde arama sorgusu, tarih ve reklamın tamamı görünmelidir. Ardından reklamın bağlandığı adresi not edersiniz.
- Ekran görüntüsü: arama sorgusu, reklam başlığı ve açıklaması aynı karede.
- Tarih ve saat: görüntü dosyasının adına ya da notuna ekleyin.
- Konum bilgisi: hangi şehir ya da ülkeden baktığınızı yazın.
- Açılış sayfası: adresi ve sayfanın ekran görüntüsünü saklayın.
- Tekrar kontrol: farklı günlerde aynı aramayı yapıp kaydı çoğaltın.
Reklamı kişiselleştirilmiş sonuçlardan ayırmak için gizli pencere kullanabilirsiniz. Ayrıca reklam kütüphanesi aracımız gibi kaynaklar, rakip reklamlarını izlemede yardımcı olabilir.
Önemli bir uyarı: kanıt toplamak için rakip reklamına tıklamayın. Gereksiz tıklama rakibe maliyet yazar ve sizin açınızdan etik sorun doğurur. Reklamı görmek yeterlidir.
Kanıtlarınızı düzenli bir klasörde tutun. Gerekirse marka vekiliniz de aynı dosyayı kullanabilir.
Şikâyet gönderildikten sonra süreç nasıl işler?
Google başvuruyu inceler ve reklamverene bildirimde bulunabilir. Politikaya göre ihlal tespit edilirse hemen hesap kapatma yerine uyarı verilir. Reklamveren düzeltme yaparsa hesap devam eder.
İnceleme süresi için kesin bir gün sayısı veremeyiz. Süre, başvurunun eksiksizliğine ve yoğunluğa bağlıdır. Güncel bilgiyi resmi yardım sayfasından kontrol edin.
Süreçte iki sonuç mümkündür. Birincisi, Google reklamları kısıtlar ve rakip metni değiştirir. İkincisi, Google ihlal bulmaz; bu durumda reklam yayında kalabilir. Hiçbir sonucu garanti edemeyiz.
- Kabul olursa: rakibin ilgili reklamları, hedeflenen ülkelerde ve sektörlerde kısıtlanabilir.
- Ret olursa: gerekçeyi okuyun; çoğu zaman sorun kanıt eksikliği ya da kapsam dışı bir kullanımdır.
- Yeniden başvuru: yeni ve somut kanıtınız varsa düşünebilirsiniz.
Şikâyet süresince kendi kampanyalarınızı durdurmayın. Aksine, aşağıda anlatacağımız marka korumasını aynı anda sürdürün.
Hangi durumlarda Google Ads ticari marka şikâyeti yapamazsınız?
Resmi politika, Google'ın kısıtlamadığı kullanımları açıkça sayar. Bunları bilmeden başvuru yapmak hem zaman hem de itibar kaybıdır.
- Marka yalnızca anahtar kelime olarak kullanılıyorsa.
- Marka yalnızca görünen URL içinde geçiyorsa.
- Reklamveren bir bayi ya da yeniden satıcıysa ve açılış sayfası ürünü satmaya ya da satışı kolaylaştırmaya ayrılmışsa.
- Site, markaya karşılık gelen ürün ya da hizmet hakkında bilgi veriyorsa.
- Marka sözcüğü, olağan anlamıyla tanımlayıcı biçimde kullanılıyorsa.
Üçüncü madde özellikle önemlidir. Yetkili bayiniz ya da ürününüzü satan bağımsız bir mağaza, markanızı reklamda anabilir. Bu durum her zaman ihlal sayılmaz.
Benzer biçimde, ortak kelimeden oluşan markalarda zorluk artar. Örneğin sözlükte anlamı olan bir sözcük marka olarak tescilliyse, genel anlamıyla kullanan herkesi engelleyemezsiniz.
Dolayısıyla başvurudan önce rakibin kullanımını bu listeyle karşılaştırın. Uyan bir madde varsa şikâyet yerine başka bir yol seçin.
Yetkilendirme nedir ve kimlerin hesabına izin verilir?
Yetkilendirme, marka sahibinin belirli reklamverenlerin markasını reklamlarında kullanmasına izin vermesidir. Böylece yetkili bayi ya da ajans, markayı kullandığı için reklamı kısıtlanmaz.
Google, bu izni yönetmek için Ticari Marka Sorun Gidericisi sunar. Bu araçla bir reklamverene izin verebilir ya da önceki bir şikâyeti geri çekebilirsiniz. Ekranlar değişebileceği için güncel adımları resmi sayfadan izleyin.
Marka sahibi olarak şu soruları sormalısınız:
- Hangi bayilerimiz ve ajanslarımız markamı reklamda kullanıyor?
- Bu kullanım yazılı sözleşmeyle mi destekleniyor?
- İzin verdiğim hesapları düzenli olarak gözden geçiriyor muyum?
Eğer şikâyet ettiğiniz kişi sonradan resmi iş ortağınız olursa, şikâyeti geri çekmeniz gerekebilir. Aksi halde onun reklamları kısıtlı kalabilir.
Kendi ajansınız ya da bayiniz başka bir hesapla reklam veriyorsa, o hesabın da izin kapsamında olduğundan emin olun. Hesap kimlikleri farklıysa Google bunları ayrı reklamverenler olarak görür.
Kendi marka kampanyanızı nasıl korursunuz?
Marka kampanyası, yalnızca kendi marka adınızı ve yakın varyasyonlarını hedefleyen arama kampanyasıdır. Rakip reklamınızın üstüne çıkmasını tamamen engelleyemezsiniz. Ancak kendi reklamınızı en üstte tutarak etkisini azaltabilirsiniz.
Kurulum için basit bir çerçeve öneririz:
- Marka adınız için ayrı bir kampanya açın; genel kampanyalarla karıştırmayın.
- Marka adını tam eşleme ve ifade eşlemeyle hedefleyin.
- Başlıkta marka adınızı ve net bir değer önerisini birlikte yazın.
- Site bağlantılarını ve görsel öğeleri ekleyin; reklam alanınız genişler.
- Bütçeyi sınırlı tutmayın; marka aramalarında bütçe bitmesi görünürlüğü kaybettirir.
Eşleme türleri konusunda Google Ads tam eşleme rehberimiz yardımcı olur. Kalite açısından kalite puanı yazımız da işinize yarar.
Marka aramasında genellikle kalite puanınız yüksektir. Çünkü reklamınız, kullanıcının aradığı ad ile birebir örtüşür. Bu sayede tıklama başına maliyet de çoğunlukla düşük kalır; yine de bunu kendi hesabınızda ölçmelisiniz.
Marka kampanyasının maliyetini örnek bir hesapla nasıl değerlendirirsiniz?
Marka kampanyası bütçesini tahminle değil, ölçümle belirlemelisiniz. Aşağıdaki hesap yalnızca mantığı göstermek için hazırlanmış bir örnek hesaptır; gerçek rakamlar sektörünüze göre değişir.
Örnek hesap: Bir markanın aylık 1.000 marka araması olsun. Reklam, bu aramaların 600'ünde görünüyor olsun; gösterim payı yüzde 60 demektir. Kalan 400 aramada rakip önde çıkıyor olabilir.
Bu durumda iki soru sorarsınız. Birincisi, kayıp gösterimlerin ne kadarı bütçeden, ne kadarı sıralamadan kaynaklanıyor? İkincisi, kayıp aramaların kaçı satışa dönüşebilirdi?
- Bütçe kaynaklıysa: günlük bütçeyi artırın ya da başka kampanyadan pay aktarın.
- Sıralama kaynaklıysa: teklif stratejinizi ve reklam metninizi gözden geçirin.
- Dönüşüm değeri yüksekse: marka kampanyasına öncelik tanıyın.
Sonra sonucu ROAS (reklam harcamasının getirisi) ile karşılaştırın. Hesaplamada ROAS hesaplayıcı işinizi kolaylaştırır.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta, marka kampanyasının getirisini abartmamaktır. Bu aramaların bir kısmı reklam olmasa da organik sonuçtan size gelirdi. Bu yüzden artımlı etkiyi, yani reklamın gerçekten eklediği satışı, düzenli test etmelisiniz.
Marka kampanyasında gösterim payı neyi anlatır?
Arama gösterim payı, reklamlarınızın alabileceği gösterimlerin ne kadarını gerçekten aldığını gösterir. Marka kampanyasında bu oran düşükse, rakip ya da bütçe sınırı sizi geride bırakıyor olabilir.
Raporlamada şu üç ayrımı yapın:
- Bütçe nedeniyle kaybedilen gösterim payı: bütçeyi artırma sinyalidir.
- Sıralama nedeniyle kaybedilen gösterim payı: teklif ve kalite sorunudur; rakip burada devreye girer.
- Üst sıra gösterim payı: reklamınızın sayfanın en üstünde görünme sıklığıdır.
Rakip sizi sıralamada geçiyorsa, önce kendi teklif ve reklam kalitenizi kontrol edin. Ardından rakibin reklamını inceleyin. Metinde markanız geçiyorsa şikâyet düşünebilirsiniz; geçmiyorsa savunma stratejisine odaklanın.
Marka aramalarının zaman içindeki payını izlemek için share of search (arama payı) yazımıza göz atın. Bu ölçüm, markanızın rakiplere göre ne kadar arandığını gösterir.
Ayrıca hesabınızı tek bakışta kontrol etmek için Google Ads hesap analizi aracını kullanabilirsiniz.
Marka negatifleri bu sorunu çözer mi?
Hayır. Negatif anahtar kelime, yalnızca kendi hesabınızdaki reklamların hangi aramalarda çıkmayacağını belirler. Rakibin reklamlarına dokunmaz.
Dolayısıyla "marka adımı negatif yapayım, rakip çıkmasın" düşüncesi yanlıştır. Kendi marka adınızı genel kampanyalarda negatif yapmak ise bilinçli bir tercihtir: marka aramalarını ayrı kampanyaya yönlendirirsiniz. Ancak bu, rakibe karşı koruma sağlamaz.
Doğru kullanım şöyle olabilir:
- Genel kampanyada marka adınızı negatif yapın; marka trafiği ayrı kampanyada ölçülsün.
- Marka kampanyasında alakasız sorguları negatifle temizleyin.
- Arama terimleri raporunu düzenli inceleyin.
Bu konuda negatif anahtar kelime rehberimizi ve arama terimleri raporu yazımızı okuyabilirsiniz.
Özetle, marka negatifleri hesabınızın düzenini korur; ticari marka şikâyeti ise başkasının reklamını ilgilendirir. İkisi farklı araçlardır.
Rakibin marka adını siz kullanırsanız hangi riskler doğar?
Aynı politika sizin için de geçerlidir. Rakibin adını anahtar kelime olarak eklemek Google'ın kısıtladığı bir şey değildir. Ancak reklam metninde rakibin adını kullanırsanız, kendi hesabınız şikâyete maruz kalabilir.
Riskler birkaç başlıkta toplanır:
- Reklamlarınız onaylanmayabilir ya da durdurulabilir.
- Politika ihlali tekrarlanırsa hesap düzeyinde yaptırım gelebilir.
- Marka sahibi, Google dışında hukuki yola da başvurabilir.
- Kullanıcı kafa karışıklığı yaşarsa itibarınız zarar görür.
Rakip adıyla anahtar kelime hedeflemek bile, kalite puanı ve tıklama oranı açısından genellikle verimsizdir. Çünkü reklamınız aranan ada uymaz.
Buna rağmen hedeflemeye karar verirseniz, reklam metninde rakibin adını geçirmeyin. Karşılaştırmalı iddia kullanıyorsanız kanıtlayabileceğinizden emin olun.
Ayrıca kural dışı yöntemleri hiç denemeyin. Yeni hesap açarak kısıtlamayı atlatmak, sahte belge sunmak ya da başkasının hesabını kullanmak sistemleri atlatma sayılır. Bu yollar hesabınızı kalıcı olarak riske atar.
Hukuki sınırlar ülkeden ülkeye değişir; bu yüzden marka vekilinize danışın.
Birden fazla ülkede marka korumasını nasıl düzenlersiniz?
Birden çok ülkede satış yapıyorsanız, marka korumasını ülke bazında ele almalısınız. Her ülkenin tescil durumu, dili ve rakip yapısı farklıdır.
Pratik bir yaklaşım şöyledir: her ülke için ayrı marka kampanyası kurun. Böylece bütçe, gösterim payı ve rakip yoğunluğunu ülke bazında okursunuz.
| Alan | Tek ülke | Çok ülke |
|---|---|---|
| Kampanya yapısı | Tek marka kampanyası | Ülke başına ayrı marka kampanyası |
| Tescil kontrolü | Tek kayıt | Her ülke için ayrı kayıt |
| Şikâyet kapsamı | Tescilli ülke | Yalnızca tescilli ülkeler |
| Raporlama | Tek gösterim payı | Ülke bazında gösterim payı |
Çok dilli bir sitede reklam metnini de ülkeye göre yazın. Markanın yerel yazımı ve yaygın yanlış yazımları arama terimlerinde görünür; bunları marka kampanyasına ekleyin.
Ayrıca ülke bazlı rakipleri ayrı izleyin. Bir ülkede sizi geride bırakan rakip, diğerinde hiç görünmeyebilir.
Böylece şikâyet gerekçeniz de netleşir: hangi ülkede hangi reklamın hangi tescille çeliştiğini somut gösterirsiniz.
Hangi durumda hangi adımı atmalısınız?
Aşağıdaki tablo, sık görülen senaryoları ve mantıklı ilk adımı özetler. Tablo genel bir çerçevedir; her dosya kendi koşuluna göre değerlendirilir.
| Durum | Şikâyet uygun mu? | İlk adım |
|---|---|---|
| Rakip yalnızca anahtar kelime olarak adınızı hedefliyor | Genellikle hayır | Marka kampanyanızı güçlendirin, gösterim payını izleyin |
| Rakip reklam başlığında adınızı kullanıyor | Evet, olabilir | Ekran görüntüsü alın, tescil belgelerinizle başvurun |
| Rakip kendini resmi satıcınız gibi gösteriyor | Evet, olabilir | Yanıltıcı kullanımı vurgulayarak başvurun |
| Bağımsız bayi ürününüzü satıyor | Genellikle hayır | Bayi sözleşmenizi ve izin durumunu gözden geçirin |
| Bilgi veren bir site adınızı anıyor | Genellikle hayır | Gerekirse site sahibiyle doğrudan iletişim kurun |
| Yetkili ajansınız adınızı kullanıyor | Hayır | Yetkilendirmeyi doğrulayın |
Tablodaki "genellikle" ifadesi bilinçli seçildi. Google, her dosyayı tescil kapsamına, ülkeye ve sektöre göre ayrı inceler.
Karar verirken şu soruyu sorun: markam reklamın içinde mi, yoksa yalnızca arka planda mı?
Rakip reklamını gördüğünüzde ilk 24 saatte neler yapmalısınız?
Rakibin reklamında adınızı fark ettiğinizde panik yapmayın. Sakin ve sıralı ilerlemek, hem kanıt kalitesini hem de karar kalitesini artırır.
Önerdiğimiz ilk gün planı şöyledir:
- Reklamı kaydedin: ekran görüntüsü, tarih ve arama sorgusu.
- Reklam metnine bakın: markanız başlıkta ya da açıklamada geçiyor mu?
- Açılış sayfasını inceleyin: bayi mi, bilgi sitesi mi, doğrudan rakip mi?
- Kendi marka kampanyanızı kontrol edin: bütçe bitmiş ya da reklam durmuş olabilir.
- Tescil kaydınıza bakın: ülke ve sınıf bilginiz eksiksiz mi?
- Sonuca göre şikâyet, savunma ya da ikisini birlikte seçin.
Bu sırayı izlemek, gereksiz başvuruları da engeller. Çünkü çoğu durumda ilk üç adımda kullanımın şikâyete uygun olmadığı ortaya çıkar.
Ayrıca ekip içinde tek bir sorumlu belirleyin. Pazarlama, hukuk ve yönetim farklı kararlar verirse süreç uzar. Kısacası, rol dağılımı net olan marka daha hızlı hareket eder.
Rakip tıklamalarını ve marka aramalarını nasıl izlersiniz?
Savunma stratejisi ölçümle başlar. Marka aramalarınızı ve bu aramalardaki reklam performansınızı düzenli takip etmelisiniz.
Ekibimizin kullandığı basit bir izleme düzeni şöyledir:
- Haftalık: marka kampanyasının gösterim payı, tıklama oranı ve maliyeti.
- Aylık: marka aramalarının toplam hacmi ve rakiplere göre payı.
- Olay bazlı: marka aramasında beklenmedik rakip reklamı fark edince ekran görüntüsü alma.
Marka aramalarında beklenmedik tıklama artışı görürseniz, nedeni her zaman rakip değildir. Rakip mi tıklıyor? yazımız, geçersiz tıklamaları ayırt etmenize yardımcı olur.
Maliyet ve getiriyi görmek için ROAS hesaplayıcıyı kullanın. Marka kampanyasının ROAS değeri çoğunlukla yüksek çıkar; ancak bu, marka aramasının zaten sizi arayan kişilerden gelmesiyle ilgilidir.
Telefonla gelen müşteriler de önemlidir. Marka aramasından arayanları ölçmek için telefon araması dönüşümü rehberimize bakın.
Böylece rakip reklamının gerçek etkisini, rakamlarla görürsünüz.
Şikâyet mi, savunma mı, yoksa ikisi birlikte mi?
Çoğu marka için en sağlıklı yol ikisini birlikte yürütmektir. Şikâyet, politika ihlali varsa rakip reklamını durdurabilir. Savunma ise ihlal olmasa da kullanıcıya önce siz ulaşmanızı sağlar.
Karar için şu sıralamayı kullanabilirsiniz:
- Önce kendi marka kampanyanızın sağlam çalıştığından emin olun.
- Sonra rakip reklamını inceleyin ve metinde markanızın geçip geçmediğine bakın.
- Geçiyorsa kanıtları toplayın ve başvuruyu yapın.
- Geçmiyorsa şikâyet yerine teklif, reklam kalitesi ve bütçe iyileştirmesine odaklanın.
Savunma bütçesi için sabit bir oran önermiyoruz. Çünkü marka aramalarının hacmi ve rakip yoğunluğu sektöre göre çok değişir. Bütçeyi Google Ads bütçe hesaplama aracıyla kendi verinize göre belirleyin.
Dolayısıyla amaç rakibi susturmak değil, markanıza gelen talebi kaybetmemektir.
Bu işi ekip olarak nasıl yürütüyoruz?
Talha Aslan ve ekibi olarak marka koruma işine önce hesabı inceleyerek başlıyoruz. Marka kampanyası var mı, gösterim payı nedir, arama terimlerinde rakip izi görünüyor mu?
Ardından marka sahibinin elindeki belgeleri gözden geçiriyoruz. Tescil kapsamı, sektör ve ülke bilgisi başvurunun kaderini belirler.
Çalışma düzenimiz şu adımlardan oluşur:
- Mevcut marka kampanyasının ve gösterim payının denetimi.
- Rakip reklamlarının tarihli kaydı.
- Politikaya göre şikâyet edilebilir kullanımın ayrıştırılması.
- Başvuru dosyasının hazırlanması ve marka vekiliyle koordinasyon.
- Başvuru sonrası izleme ve savunma kampanyasının iyileştirilmesi.
Sonuç konusunda söz vermiyoruz. Google'ın kararı bizim elimizde değil; biz dosyanın eksiksiz ve doğru olmasını sağlıyoruz.
Hesabınız için destek istiyorsanız Google Ads yönetimi hizmetimize göz atabilirsiniz.
En sık yapılan hatalar nelerdir?
Sahada gördüğümüz hatalar çoğunlukla aynıdır. Bunları bilmek, zamanınızı korur.
- Yalnızca anahtar kelimeye dayanarak başvuru yapmak.
- Ekran görüntüsü ve tarih kaydı almadan şikâyete başlamak.
- Tescil olmayan bir adı korumaya çalışmak.
- Bayi ya da ajansı yanlışlıkla şikâyet etmek.
- Marka kampanyasını hiç kurmayıp yalnızca şikâyete güvenmek.
- Rakibe karşı, aynı yöntemle metinde onun adını kullanmak.
Üstelik bazı reklamverenler hızlı sonuç için riskli yollara yönelir. Hesap kapanınca yeni hesap açmak ya da sahte belge göndermek bunların başında gelir. Bunlar sistemleri atlatma sayılır ve ciddi sonuç doğurur.
Bu yüzden her adımı politikayla uyumlu tutun. Kısa yol yerine belgeli yolu seçin.
Son olarak, tek bir rakip reklamı için fazla enerji harcamayın. Marka aramalarının büyük kısmı zaten sizi arayan kişilerden gelir.
Ne zaman marka vekilinden ya da avukattan destek almalısınız?
Google'ın şikâyet süreci, mahkeme ya da marka ofisi sürecinin yerine geçmez. Rakibin kullanımı markanıza ciddi zarar veriyorsa hukuki yollar ayrıca gündeme gelir.
Şu durumlarda uzman desteği almanız mantıklıdır:
- Rakip, markanızı ürün ya da logo ile birlikte taklit ediyorsa.
- Birden fazla ülkede ihlal görüyorsanız.
- Google şikâyetiniz birden çok kez reddedildiyse.
- Marka tesciliniz henüz sonuçlanmadıysa.
Ekibimiz hukuki görüş vermez. Biz reklam hesabı tarafını yönetiriz; marka hakkı yorumunu yetkili uzmanlara bırakırız.
Unutmayın: bu yazı hukuki danışmanlık değildir. Güncel politika metnini her zaman resmi kaynaktan doğrulayın. İyi bir uygulama, önce kendi markanızı güçlü savunmak, sonra gerektiğinde şikâyet yoluna gitmektir.



