Pazarlama Danışmanından İlk 90 Günde Ne Beklemelisiniz? 30/60/90 Planı

Kısa cevap
Pazarlama danışmanından ilk 90 günde ne beklemelisiniz?
Pazarlama danışmanından ilk 90 günde dört somut çıktı beklemelisiniz: yazılı denetim, doğru çalışan ölçüm kurulumu, sıraya konmuş hızlı kazanımlar ve kontrollü testler. Bu dönem garantili büyüme vaadi taşımaz; işletmenizin nerede para ve fırsat kaçırdığını kanıtla gösterir, sonraki kararları da sağlam bir zemine oturtur.
Sözleşmeyi imzaladıktan sonra çoğu işletme sahibi aynı soruyu sorar: "Ne zaman sonuç göreceğim?" Oysa daha faydalı soru şudur: "Doğru yolda olduğumuzu hangi kanıtla anlayacağım?" Bu rehberde ikinci soruya cevap veriyoruz. Ayrıca her evrede masanızda hangi belgenin olması gerektiğini ve hangi davranışın sizi uyarması gerektiğini anlatıyoruz.
Biz Talha Aslan ve ekibi olarak 2012'den beri sahada şunu görüyoruz: ilk üç ayını baştan netleştiren projeler daha sakin ilerler. Çünkü taraflar neyin ne zaman biteceğini baştan bilir. Bu yazıdaki çerçeve bir şablondur; sektörünüze, bütçenize ve mevcut altyapınıza göre elbette değişir.
Pazarlama danışmanından ilk 90 günde neyi beklememelisiniz?
Kesin sıralama, kesin ciro veya sabit bir reklam getirisi sözü beklememelisiniz. Google, arama danışmanı seçimiyle ilgili resmi rehberinde kimsenin bir numaralı sıralamayı garanti edemeyeceğini açıkça belirtir. Aynı mantık reklam ve sosyal medya için de geçerlidir; çünkü sonuç rekabete, ürüne, fiyata ve pazara da bağlıdır.
Üstelik ilk ayda her şeyin değişmesini beklemek de yanlış bir ölçüttür. Hesapları baştan aşağı yeniden kuran biri hareketli bir izlenim verir; ancak geçmiş veriyi anlamadan yaptığı değişiklik, çalışan parçaları da bozabilir.
Bu nedenle aşağıdaki vaatlere temkinli yaklaşın:
- Belirli bir tarihte belirli bir ciro artışı sözü.
- Denetim bitmeden sunulan hazır kampanya paketi.
- Ölçüm olmadan raporlanan "başarı" grafikleri.
- Sektörünüzü ve kârlılığınızı sormadan verilen hedefler.
Yine de gerçekçi olmak hedefsiz kalmak anlamına gelmez. İyi bir danışman sonucu garanti etmez, ama hangi çıktıyı hangi tarihte teslim edeceğini net biçimde taahhüt eder.
90 günlük planı neden üç evreye bölmelisiniz?
Üç evre, işlerin doğru sırada ilerlemesini sağlar. Önce durumu anlarsınız, ardından bariz kayıpları kapatırsınız, son olarak da varsayımları test edersiniz. Sırayı bozarsanız test sonuçlarına güvenemezsiniz; çünkü ölçüm hatalı olabilir. Aşağıdaki tablo tipik bir akışı gösterir, ancak süreler kesin çizgiler değildir.
| Evre | Ana iş | Masanızdaki çıktı | Sizden beklenen |
|---|---|---|---|
| 1-30. gün | Denetim ve ölçüm kurulumu | Yazılı denetim raporu, ölçüm planı, öncelik listesi | Erişimler, satış verisi, hedef netliği |
| 31-60. gün | Hızlı kazanımlar | Uygulanan düzeltmeler listesi, önce ve sonra karşılaştırması | Hızlı onay, teknik destek |
| 61-90. gün | Kontrollü testler | Test günlüğü, sonuç yorumu, sonraki dönem planı | Test süresine sabır, satış geri bildirimi |
Küçük bir işletmede denetim iki haftada bitebilir; birçok kanalı olan bir markada ise altı haftayı bulabilir. Önemli olan takvimin yazılı olması ve gecikmenin nedeninin açıkça söylenmesidir. Kısacası plan sizi kilitlemek için değil, kararları açık tutmak için vardır.
Çalışma başlamadan önce danışman sizden neler istemeli?
Sağlıklı başlangıç için danışman ilk hafta erişim ve bağlam ister. Hiçbir şey istemeyen biri ya yüzeysel çalışacak demektir ya da hazır bir şablon uygulayacaktır. Dolayısıyla uzun gibi görünen bu liste aslında olumlu bir işarettir.
- Reklam, analiz ve arama hesaplarına rol bazlı erişim.
- Geçmiş dönem satış veya talep verileri.
- Ürün ya da hizmet bazında kâr bilgisi.
- En iyi ve en kötü müşteri profili.
- Daha önce denenen işler ve sonuçları.
- Onay verecek kişi ve onay süresi.
Erişim konusunda şifre paylaşmayın. Bunun yerine her platformun kendi kullanıcı yönetimini kullanın. Örneğin Search Console kullanıcı rollerinde sahip, tam kullanıcı ve kısıtlı kullanıcı ayrımını görürsünüz. Adımları hesap erişimini güvenle verme rehberimizde ayrıca anlattık; burada tekrar etmiyoruz. Hesapların sahipliği de her durumda işletmenizde kalmalıdır.
İlk 30 günde denetim neleri kapsamalı?
Denetim, mevcut pazarlama düzeninizin kanıta dayalı fotoğrafıdır. Kapsamı işinize göre değişir, fakat çıktısı her zaman yazılı olmalıdır. Sözlü bir özet yeterli değildir; çünkü üç ay sonra neyin değiştiğini ancak yazılı bir başlangıç noktasıyla karşılaştırabilirsiniz.
Tipik bir denetimde şu başlıkları görmeyi bekleyin:
- Reklam hesabı yapısı, arama terimleri ve bütçe dağılımı.
- Web sitesinin hız, mobil deneyim ve form akışı.
- Arama görünürlüğü, dizin durumu ve içerik boşlukları.
- Rakiplerin teklifleri ve mesaj farkları.
- Satış ekibine ulaşan taleplerin kalitesi.
Örneğin reklam tarafında arama terimleri raporu çoğu zaman bütçenin nereye aktığını hızlıca gösterir. Ön bir fikir edinmek isterseniz Google Ads hesap analizi aracımızla kendi hesabınıza da bakabilirsiniz. Ancak araç çıktısı denetimin yerini tutmaz, yalnızca soru listesini zenginleştirir.
İyi bir raporun son sayfası öncelik listesidir. Her bulgunun yanında beklenen etki, gereken emek ve sorumlu kişi yazmalıdır. Aksi halde rapor çekmecede kalır.
Ölçüm kurulumu neden her işten önce gelir?
Ölçüm hatalıysa sonraki tüm kararlar da hatalı veriye dayanır. Bu yüzden iyi danışmanlar reklam metnine dokunmadan önce "neyi sayıyoruz?" sorusunu sorar. Satış mı, form mu, telefon araması mı, yoksa WhatsApp mesajı mı? Cevap işletmeye göre değişir ve yazılı bir ölçüm planına geçmelidir.
GA4 (Google Analytics 4) tarafında işiniz için kritik eylemleri key event olarak işaretlersiniz; Google Analytics Yardım, bunlardan Google Ads dönüşümü oluşturmanın sayımı iki üründe tutarlı tuttuğunu anlatır. Rakamlar yine de uyuşmuyorsa GA4 dönüşümlerinin eksik çıkma nedenlerine bakın.
Ayrıca kampanya bağlantılarının düzenli etiketlenmesi gerekir. UTM, bir bağlantının hangi kaynaktan geldiğini gösteren parametrelerin adıdır; UTM oluşturucu ile tek bir adlandırma düzeni kurabilirsiniz. Son olarak, sitedeki talebin satışa dönüp dönmediğini de izleyin. Çünkü form sayısı artarken satış sabit kalıyorsa ortada başarı değil, gürültü vardır.
Hangi işleri gerçekten hızlı kazanım sayabilirsiniz?
Hızlı kazanım, az emekle kısa sürede etkisi görülen ve mevcut sistemi riske atmayan düzeltmedir. Kampanyayı sıfırdan kurmak bu tanıma girmez. Buna karşılık bozuk bir formu onarmak ya da alakasız aramalara harcanan bütçeyi durdurmak tam olarak bu tanıma uyar.
Sık karşılaştığımız örnekler şunlardır:
- Çalışmayan form, telefon bağlantısı veya ödeme adımı.
- Alakasız arama terimlerine harcanan reklam bütçesi.
- Reklam mesajıyla uyuşmayan açılış sayfası.
- Google İşletme Profili'nde eksik veya eski bilgi.
- Kırık bağlantılar ve dizine girmeyen önemli sayfalar.
Öte yandan "hızlı" sözcüğü sonucun da hemen büyük olacağı anlamına gelmez. Bazı düzeltmeler yalnızca sızıntıyı keser; bu nedenle grafikte sıçrama yaratmaz, ama sonraki bütçenin boşa gitmesini engeller. Değerini de böyle okumak gerekir.
Bir kazanımı doğrulamak için de basit bir yol izleyin. Önce düzeltmeden önceki durumu not edin, ardından aynı ölçütü düzeltmeden sonra yeniden okuyun. Örneğin form onarımında gönderilen form sayısına, bütçe temizliğinde ise alakasız aramaya giden harcamaya bakarsınız. Böylece danışmanın "düzelttik" sözü yerine karşılaştırılabilir bir kanıtınız olur. Bu kayıtları değişiklik günlüğüne eklediğinizde üç ayın sonunda neyin işe yaradığını kolayca görürsünüz.
İkinci ayda işleri hangi sırayla ele almalısınız?
İkinci ayda sıralamayı beklenen etki ile gereken emek belirler. Yüksek etkili ve az emekli iş en öne gelir. Ardından yüksek etkili ama emek isteyen işleri planlarsınız, düşük etkili ve zahmetli işleri ise listeden çıkarırsınız.
Örnek senaryo: Denetimde üç sorun çıktığını varsayalım. Mobilde form gönderilemiyor, reklamlar alakasız aramalarda çıkıyor, blog da uzun süredir güncellenmiyor. Bu durumda önce formu onarırsınız, çünkü talep doğrudan kayboluyor. Sonra arama terimlerini temizlersiniz. Blog takvimi ise önemli olsa da üçüncü sıraya iner.
Bu aşamada sizin hızınız da sonucu etkiler. Örneğin sitenizin yazılımcısı başka bir işletmeyse değişiklik haftalarca sırada bekleyebilir. Dolayısıyla daha ilk ayda "sitede değişikliği kim yapacak?" sorusunu netleştirin.
Her düzeltmeyi de tarihiyle kaydetmek gerekir. Basit bir değişiklik günlüğü yeterlidir; böylece üç ay sonra bir artış gördüğünüzde hangi müdahaleyle eşleştiğini tahmin yerine tarih üzerinden okursunuz. Üstelik sonraki danışman ya da ekip de aynı kayda dayanarak devam edebilir.
Üçüncü ayda testleri nasıl kurmalısınız?
Üçüncü ayda her test tek bir varsayımı sınamalıdır. "Reklamları iyileştirelim" bir test değildir. Buna karşılık "fiyat aralığını başlıkta göstermek daha nitelikli talep getirir mi?" sorusu ölçülebilir bir varsayımdır. Önce soruyu yazar, sonra başarı ölçütünü seçer, ancak ondan sonra değişikliği yayına alırsınız.
Google Ads Yardım'daki deneyler rehberi de benzer bir disiplin önerir: test başlamadan önce bir veya iki başarı metriği seçmek ve test sürerken temel kampanyayı gereksiz yere değiştirmemek. Aksi takdirde sonucun hangi değişiklikten geldiğini ayırt edemezsiniz.
- Tek varsayım: bir testte bir ana değişiklik.
- Önceden seçtiğiniz metrik: sonuç çıktıktan sonra ölçüt değiştirmeyin.
- Yeterli hacim: küçük farklara hemen kazanan demeyin.
- Yazılı kayıt: kaybeden test de kayda geçsin.
İki sürüm arasındaki farkın anlamlı olup olmadığını A/B testi hesaplama aracıyla kontrol edebilirsiniz. Trafik azsa da sorun değil; o zaman küçük ayrıntılar yerine teklif veya hedef kitle gibi büyük farkları sınamak daha mantıklıdır.
Reklam otomasyonu neden sabır gerektirir?
Akıllı teklif stratejileri veriyle karar verir, bu yüzden sürekli yapısal değişiklik sonuç okumayı zorlaştırır. Google Ads Yardım'daki Akıllı Teklif öğrenme sayfası "öğrenme" durumunu yeni strateji, kampanya yapısındaki değişiklik veya dönüşüm hedefindeki önemli değişiklik gibi nedenlere bağlar.
Aynı sayfa, öğrenme etiketi kaybolduktan sonra da performansı dönüşüm döngülerini hesaba katarak değerlendirmeyi önerir. Güncel süreleri her zaman bu resmi sayfadan kontrol edin; çünkü platform kuralları zaman içinde değişebilir.
Pratikte bunun anlamı şudur: müşteriniz karar vermek için iki hafta düşünüyorsa, dün yapılan değişikliğin etkisini bugün ölçemezsiniz. Dolayısıyla her gün hedef değiştiren bir danışman çalışkan görünse de sistemi dengesiz bırakabilir.
Bu, hesabı kendi haline bırakmak anlamına da gelmez. Arama terimleri, bütçe harcaması ve dönüşüm kayıtları düzenli izlenmelidir. Fark şurada: izlemek ile müdahale etmek aynı şey değildir. Google Ads yönetimi çalışmalarımızda da her değişikliğin nedenini kaydetmeye bu yüzden önem veriyoruz.
SEO ile reklam aynı hızda sonuç verir mi?
Hayır, aynı hızda sonuç vermezler. Reklam, bütçe açıldığı andan itibaren trafik getirebilir; ancak kârlı hale gelmesi için ölçüm ve test gerekir. SEO ise önce taranma ve içerik sorunlarını çözmeyi gerektirir, etkisi de genellikle daha geç ve kademeli gelir.
Bu nedenle 90. günde SEO için doğru sorular şunlardır: teknik engeller kalktı mı, öncelikli sayfalar dizinde mi, gösterim eğilimi nasıl? Ciro beklentisini bu döneme yüklemek çoğu zaman haksız bir değerlendirme olur. Google da danışmana hangi sonucu hangi zaman aralığında beklediğini sormanızı önerir; yani soru meşrudur, ama cevap dürüst olmalıdır.
Kapsamı netleştirmek isterseniz SEO danışmanlığı sayfamızda süreci özetledik.
Peki bunlara nasıl karar vereceksiniz? Çoğu işletme için kanal seçimi, kişiyi seçmekle iç içedir. Bu yüzden bir dijital pazarlama uzmanı ile ilk görüşmede kanalları ayrı ayrı konuşun ve her biri için farklı bir zaman beklentisi yazın. Böylece tek bir takvimle hepsini yargılama hatasına düşmezsiniz.
Pazarlama danışmanından ilk 90 günde hangi belgeleri istemelisiniz?
Üç ayın sonunda elinizde size ait, başkasına da devredebileceğiniz bir dosya olmalıdır. Danışmanla yollarınız ayrılsa bile bu belgeler işe yaramaya devam eder. Kısacası değer yalnızca yapılan işte değil, kalan bilgide de yatar.
- Denetim raporu ve bulguların öncelik sırası.
- Ölçüm planı: hangi olay neyi sayıyor, hangi raporda çıkıyor.
- Değişiklik günlüğü: tarih, işlem, neden.
- Test günlüğü: varsayım, süre, sonuç, karar.
- Aylık raporlar ve yorumları.
- Sonraki üç ayın öncelik sırasına konmuş planı.
Rapor tarafında da içerik önemlidir. Yalnızca tıklama ve gösterim içeren bir tablo size yön vermez. Hangi göstergelerin iş sonucuna bağlandığını KPI rehberimizde ayrıntılı anlattık. Ayrıca her raporda "ne oldu, neden oldu, şimdi ne yapıyoruz?" sorularının cevabı bulunmalıdır. Üçü bir arada yoksa elinizdeki belge rapor değil, ekran görüntüsü derlemesidir.
Görüşme ritmi nasıl olmalı?
Çoğu işletme için ilk ay haftalık kısa görüşme, sonrasında iki haftalık veya aylık değerlendirme yeterlidir. Sıklık tek başına kalite göstergesi değildir. Asıl ölçüt, her görüşmenin sonunda kimin neyi ne zamana kadar yapacağının yazılı kalmasıdır.
Örneğin ilk haftalarda erişim ve veri sorularını hızlıca kapatmak için kısa bir görüşme işe yarar. İkinci aydan sonra ise veri birikmeden sık toplanmak, konuşacak yeni bir şey olmadan zaman harcamak demektir.
Verimli bir aylık toplantı için şu akışı öneriyoruz:
- Geçen ay verilen sözler ve durumları.
- Ana göstergelerdeki değişim ve olası nedenleri.
- Satış ekibinden gelen geri bildirim.
- Gelecek ayın üç önceliği.
Satış tarafının bu toplantıda sesi olmalıdır. Çünkü talebin kalitesini panel değil, müşteriyle konuşan kişi en iyi bilir. Ayrıca farklı şehirlerde çalışıyorsanız aynı düzen yazılı ritimle de yürür; bu durumda toplantı notlarını paylaşılan tek bir belgede tutmak yeterlidir.
İlk üç ayda iyi sinyaller nelerdir?
İyi sinyal, büyük bir ciro sıçraması olmak zorunda değildir. Çoğu zaman daha sessizdir: netlik artar, sürprizler azalır, karar süresi kısalır. Dolayısıyla başarıyı yalnızca son satırdaki rakamla okursanız erken dönemde değerli gelişmeleri kaçırabilirsiniz.
- Danışman bulguları kanıtla sunuyor; ekran görüntüsü, veri ve kaynak paylaşıyor.
- Danışman "bilmiyorum, kontrol edip döneyim" diyebiliyor.
- Kötü giden testi saklamıyor, öğrenim olarak raporluyor.
- Bazı işlere "şimdi yapmayalım" diyor ve nedenini açıklıyor.
- Satış ekibi talep kalitesindeki değişimi fark etmeye başlıyor.
- Ekibiniz raporu kendi başına okuyup yorumlayabiliyor.
Örnek senaryo: Reklam harcaması aynı kalıyor, form sayısı biraz düşüyor, ancak satışa dönen form oranı yükseliyor. Yüzeysel bakışla kötü görünen bu tablo aslında sağlıklı bir gelişme olabilir. Yine de tek ayın verisiyle kesin hüküm vermeyin; eğilimi birkaç dönem izleyin.
Hangi kötü sinyaller sizi uyarmalı?
En ciddi kötü sinyal, belirsizliğin sürmesidir. Üç ay geçtiği halde neyin yapıldığını, neden yapıldığını ve neyin ölçüldüğünü anlayamıyorsanız sorun yalnızca iletişim değildir. Aşağıdaki durumlardan birkaçı aynı anda görünüyorsa konuyu açıkça masaya yatırın.
| Sinyal | Olası anlamı | Sormanız gereken soru |
|---|---|---|
| Hesap erişimi size verilmiyor | Sahiplik riski | Hesap neden işletmenin adına değil? |
| Rapor yalnızca tıklama ve erişim içeriyor | İş sonucuna bağlantı yok | Bu rakamın satışa etkisi ne? |
| Her ay aynı metni okuyorsunuz | Şablon raporlama | Bu ay ne değişti ve neden? |
| Düşüşlerin nedeni hep dış etken | Sorumluluktan kaçış | Elimizdeki veri bunu nasıl gösteriyor? |
| Ölçüm kurulumu ertelenip duruyor | Sonuçlar doğrulanamaz | Hangi tarihte bitiyor? |
Bu arada tek bir sinyal tek başına ayrılma nedeni değildir. Önce sorun, cevabın kalitesine de bakın. Çünkü savunmaya geçmek yerine veriyi açan bir ortak, zor bir ayı birlikte aşabilir.
Bu süreçte işletmenin sorumluluğu nedir?
Sonuç iki tarafın işidir. Danışman reklamı ve siteyi iyileştirebilir; ancak fiyatı, teslimat süresini, telefona bakma hızını ve ürün kalitesini çoğu zaman siz belirlersiniz. Bu nedenle iyi bir danışman zaman zaman pazarlama dışı konularda da sizi uyarır.
Sizin tarafınızda şu dört alışkanlık süreci belirgin biçimde hızlandırır:
- Tek bir karar vericiyi belirleyin ve onayları geciktirmeyin.
- Satış sonuçlarını düzenli paylaşın; hangi talep kapandı, hangisi kapanmadı.
- Kampanya, indirim ve stok değişikliklerini önceden haber verin.
- Test süresince yeni fikirleri ayrı bir listede toplayın.
Örneğin siz habersizce bir indirim başlatırsanız danışman artışı reklam testine bağlayabilir. Böylece yanlış sonuç çıkar ve sonraki bütçe de yanlış yere gider. Sözleşme aşamasında bu karşılıklı sorumlulukları yazmak da işe yarar; kapsamı SEO sözleşmesi kontrol listemizdeki mantıkla netleştirebilirsiniz.
Bütçeyi ilk 90 günde nasıl yönetmelisiniz?
Ölçüm güvenilir hale gelmeden bütçeyi büyütmeyin. İlk ayda mevcut harcamayı korumak veya israfı kısmak genellikle daha akıllıca bir başlangıçtır. Çünkü ölçülemeyen bir kampanyaya daha çok para koymak sorunu çözmez, yalnızca büyütür.
İkinci ayda sızıntıları kapattıkça serbest kalan bütçeyi çalışan alanlara kaydırabilirsiniz. Üçüncü ayda ise testler için ayrı bir pay ayırmak faydalıdır; böylece ana kampanyalar deney yüzünden dalgalanmaz. Bu payın büyüklüğü de işletmenin risk iştahına ve talep hacmine bağlıdır, tek bir doğru oran yoktur.
Örneğin danışman "bütçeyi hemen ikiye katlayalım" diyorsa nedenini sorun. Elinde hangi veri var, artışın kârlılığını nasıl izleyecek, geri adım koşulu ne? Planlama aşamasında Google Ads bütçe hesaplama aracı ilk tahmini kurmanıza yardım eder, ancak bu tahmin gerçek veriyle güncellenmelidir. Ayrıca bütçe artırımını tek seferde değil, kademeli yapmak sonucu okumayı kolaylaştırır. Son olarak nakit akışınızı danışmanla paylaşın; hangi ay ne kadar harcayabileceğinizi bilmek, gerçekçi bir plan kurmanın ön koşuludur. Sezonluk bir işiniz varsa yoğun ve durgun ayları da takvime işleyin, çünkü aynı bütçe farklı aylarda çok farklı sonuç verebilir.
İç ekibiniz varsa iş bölümünü nasıl kurmalısınız?
İş bölümünü ilk haftada, görev bazında yazın. Aksi takdirde iki taraf da işin diğerinde olduğunu varsayar ve kritik görevler boşta kalır. Özellikle içerik, tasarım, yazılım ve satış takibi bu boşluğa en sık düşen alanlardır.
Basit bir tablo yeterlidir; her satırda görev, yapan kişi, onaylayan kişi ve bitiş tarihi bulunsun. Örneğin danışman reklam metnini yazar, tasarımcınız görseli hazırlar, pazarlama yöneticiniz de marka uyumunu onaylar. Böylece kimin beklendiği her an bellidir.
Ayrıca iç ekibinizin öğrenmesini de bir hedef olarak yazın. Danışman yaptığı işi anlatıyor, kayıt tutuyor ve ekibinizin soru sormasını teşvik ediyorsa üç ay sonra bağımlılık azalır. Buna karşılık her işi kapalı kutu gibi yürütüyorsa ayrıldığınız gün bilgi de onunla birlikte gider. Bu yüzden ikinci ayın sonunda küçük bir görevi, örneğin aylık raporun ilk taslağını, kendi ekibinize devretmeyi deneyin. Yani amaç yalnızca bugünkü sonucu değil, kurumun kendi kas gücünü de geliştirmektir.
Yerel hizmet işletmesinde 90 gün nasıl ilerler?
Yerel işletmede öncelik genellikle telefon ve form talebini doğru saymaktır. Aşağıdaki akış bir örnek senaryodur; gerçek bir müşteri sonucu değildir ve rakam içermez. Mahallesinde hizmet veren bir tesisat firmasını düşünelim.
İlk ayda ekip Google İşletme Profili'ni, reklam hesabını ve siteyi inceler. Ayrıca telefon aramalarının ölçülüp ölçülmediğine bakar. Çoğu zaman ilk bulgu şudur: reklam çalışıyordur, ama hangi aramanın reklamdan geldiğini kimse bilmez.
İkinci ayda ekip hizmet vermediğiniz bölgeleri ve alakasız aramaları temizler, açılış sayfasını da mobilde sadeleştirir. Sonra işletme sahibi de gelen işlerin kaynağını kısa bir tabloya yazmaya başlar. Böylece panel verisi saha verisiyle buluşur.
Üçüncü ayda ise örneğin acil servis mesajı ile randevulu servis mesajını karşılaştırırsınız. Kararı yalnızca tıklamaya göre değil, gerçek işe dönen talebe göre verirsiniz. Dönem sonunda ekip hangi hizmetin ve bölgenin öne çekileceğini yazılı olarak önerir.
E-ticarette 90 gün nasıl ilerler?
E-ticarette öncelik ödeme akışını ve ürün bazlı kârlılığı ortaya çıkarmaktır. Bu da gerçek bir vaka değil, örnek senaryodur. Ev tekstili satan orta ölçekli bir mağaza düşünelim; tüm ürünler için tek bir reklam hedefi kullanıyor olsun.
İlk ayda ekip sipariş verilerini reklam ve analiz verisiyle karşılaştırır. Ayrıca ürün kategorilerinin kâr farkını hesaplar. Çünkü aynı reklam getirisi, kâr marjı düşük bir kategoride zarar anlamına gelebilir. Getiriyi ROAS hesaplayıcı ile hesaplarken bu farkı ayrıca not edin.
İkinci ayda ekip sepet ve ödeme adımlarındaki engelleri giderir, stokta olmayan ürünlerin reklamlarını durdurur, kargo bilgisini de daha erken gösterir. Bunların hiçbiri gösterişli değildir; buna rağmen mevcut trafiğin değerini etkiler.
Üçüncü ayda ise kategori bazlı kampanya yapısını ya da yeni bir ürün görsel setini deneyebilirsiniz. Yine de her test öncesinde hedef metriği yazın. Sezonluk talep dalgası varsa sonuçları geçen dönemle de karşılaştırın, aksi halde mevsim etkisini başarı sanırsınız.
90. günde devam kararını nasıl vermelisiniz?
Kararı yalnızca ciroya göre değil, teslim edilen işe, öğrenilenlere ve sonraki planın kalitesine göre verin. Üç ay birçok işletme için büyümenin tamamını görmeye yetmez; ancak ortaklığın kalitesini görmeye genellikle yeter.
Değerlendirme toplantısında şu soruları cevaplayın:
- Söz verilen çıktılar zamanında geldi mi?
- Ölçüme bugün daha çok güveniyor musunuz?
- Bütçenin nereye gittiğini önceye göre daha iyi anlıyor musunuz?
- Testlerden net bir öğrenim çıktı mı?
- Sonraki üç ayın planı veriye dayanıyor mu?
Cevapların çoğu "evet" ise ve iş sonuçları henüz tam oturmadıysa devam etmek mantıklı olabilir. Buna karşılık cevaplar "hayır" ise satış artmış olsa bile temkinli olun; çünkü artışın kaynağını bilmiyorsanız tekrarlayamazsınız da. Ayrılırsanız erişimleri düzenli biçimde kapatın ve dosyaları teslim alın.
Pazarlama danışmanından ilk 90 günde en doğru kazanım nedir?
En doğru kazanım, kararlarınızı tahminden veriye taşıyan bir düzendir. Denetim nerede durduğunuzu gösterir, ölçüm neyin çalıştığını ayırır, hızlı kazanımlar sızıntıları kapatır, testler de sonraki bütçenin yönünü belirler. Bu dört parça yerindeyse büyüme daha sağlam bir temele oturur.
Özetle üç şeye bakın: yazılı çıktı, dürüst iletişim ve size kalan bilgi. Sonuç garantisi yerine süreç taahhüdü isteyin. Ayrıca kendi tarafınızdaki işleri de takvime yazın.
Bu çerçeveyi kendi işinize uyarlamak isterseniz dijital pazarlama uzmanı Talha Aslan ve ekibiyle önce mevcut durumunuzu ve hedeflerinizi konuşabilirsiniz. Böylece ilk 90 günün sizin işinizde neye benzeyeceğini somut biçimde görürsünüz.
Temel rehber: Dijital Pazarlama Nedir? Türleri, örnekleri ve nasıl yapıldığı, beynin içinden geçen etkileşimli bir filmle tek sayfada.



