SEO

Teknik SEO Nedir? Web Sitenize Uygulayabileceğiniz 10 Teknik SEO İpucu

Talha AslanTalha Aslan 15 dk okuma 3 görüntülenme

Teknik SEO, çoğu işletme sahibinin "bunu yazılımcı halleder" diyerek ertelediği ama sıralamayı en sessiz biçimde bozan alandır. 2012'den beri sitelerle çalışıyorum ve şunu defalarca gördüm: harika içerik yazan bir firma, tek bir yanlış satır yüzünden aylarca Google'da yok gibi kalabiliyor. Bu yazıda teknik SEO kavramını sade bir dille anlatıyorum. Ardından sitenize bu hafta uygulayabileceğiniz tam 10 ipucu veriyorum.

Yazı başlangıç düzeyine göre hazır. Yani kod bilmeniz gerekmiyor; bir yönetim paneline girebilmeniz ve Google Search Console hesabı açabilmeniz yeterli. İleri seviye konuları, örneğin yapay zeka tarayıcılarını ve render sorunlarını, ayrı bir yazıda ele aldım. Oraya uygun yerde link bırakacağım.

Teknik SEO nedir ve neyi kapsar?

Teknik SEO, arama motorlarının sitenizi sorunsuz tarayabilmesi, anlayabilmesi ve dizine ekleyebilmesi için altyapıda yaptığınız düzenlemelerin tümüdür. Tarama izinleri, site haritası, hız, mobil uyum, güvenli bağlantı, yönlendirmeler ve yapısal veri bu kapsama girer. Kısacası içeriğinizin Google'a ulaşan yolunu açık tutar.

Bir benzetmeyle anlatayım. İçerik, mağazanızın vitrinindeki ürünlerdir. Teknik SEO ise mağazaya giden yol, kapının açık olması ve tabelanın okunaklı olmasıdır. Yol kapalıysa vitrin ne kadar güzel olursa olsun kimse içeri girmez. Bu nedenle teknik SEO tek başına sıralama getirmez; ancak eksik olduğunda diğer tüm emeklerinizi boşa çıkarır.

Google'ın bir sayfayı arama sonuçlarına taşıması üç adımda ilerler: tarama, dizine ekleme ve sonuç sunma. Teknik SEO özellikle ilk iki adımı ilgilendirir. Çünkü Googlebot sayfanıza ulaşamıyorsa ya da ulaştığı sayfayı kopya sanıyorsa, içeriğin kalitesi hiç değerlendirmeye girmez.

Teknik SEO neden içerikten önce gelir?

Müşterilerim genelde önce blog yazısı, sonra reklam ister. Oysa ilk görüşmede sitenin teknik durumuna bakınca sık sık aynı tabloyla karşılaşıyorum: yeni sayfalar haftalardır dizinde yok, eski adresler 404 veriyor, mobil sürüm yavaş açılıyor. Böyle bir sitede yeni içerik üretmek, delik bir kovaya su taşımaya benziyor.

Öte yandan teknik SEO'nun güzel yanı şu: sorunların çoğu bir kez çözülür ve uzun süre çözülmüş kalır. İçerik sürekli üretim ister, bağlantı kazanmak sabır ister. Teknik temel ise doğru kurulduğunda yalnızca düzenli kontrol gerektirir. Dolayısıyla sınırlı bütçeli küçük işletmeler için en yüksek getiriyi çoğu zaman teknik temizlik sağlar.

Ayrıca teknik sorunlar sadece Google'ı değil, ziyaretçiyi de etkiler. Yavaş açılan, mobilde kayan, kırık linklerle dolu bir site güven kaybettirir. Yani teknik SEO aynı zamanda kullanıcı deneyimi yatırımıdır. Bu iki alanın nasıl dengelendiğini merak ederseniz UX ve SEO dengesi yazıma da göz atabilirsiniz.

Teknik SEO, içerik SEO'su ve site dışı SEO arasındaki fark nedir?

SEO çalışmalarını genelde üç başlıkta toplarım. Her biri farklı bir soruya cevap verir ve biri diğerinin yerini tutmaz. Aşağıdaki tablo, farkı ilk bakışta görmeniz için hazırladığım özet:

AlanCevap verdiği soruTipik işlerKim yapar?
Teknik SEOGoogle sitemi tarayıp dizine ekleyebiliyor mu?robots.txt, site haritası, canonical, hız, HTTPS, yönlendirmeGeliştirici ve SEO uzmanı birlikte
İçerik SEO'suSayfam aranan soruya en iyi cevabı veriyor mu?Anahtar kelime, başlık yapısı, arama niyeti, güncellikİçerik ekibi ve SEO uzmanı
Site dışı SEOBaşka siteler bana güveniyor mu?Doğal bağlantılar, marka bahsi, yerel kayıtlarPazarlama ve halkla ilişkiler

Tablodan da görebileceğiniz gibi teknik SEO bir ön koşuldur. İçerik ve bağlantı çalışması ancak teknik kapı açıkken işe yarar. Bu yüzden yeni bir SEO danışmanlığı sürecine her zaman teknik denetimle başlıyorum.

Başlamadan önce hangi araçlara ihtiyacınız var?

İyi haber: 10 ipucunun neredeyse tamamını ücretsiz araçlarla uygulayabilirsiniz. Benim başlangıç setim şunlardan oluşuyor:

  • Google Search Console: Dizine ekleme, site haritası ve Core Web Vitals raporları için ana kaynağınız.
  • PageSpeed Insights: Hem laboratuvar hem gerçek kullanıcı hız verisini tek ekranda gösterir.
  • Tarayıcı geliştirici araçları: Chrome'daki Lighthouse sekmesi ile mobil görünüm simülasyonu.
  • Yönlendirme ve durum kodu denetimi: Bir adresin 200, 301 ya da 404 döndüğünü görmek için yönlendirme denetleyici aracını kullanabilirsiniz.
  • Basit bir tablo: Bulduğunuz sorunları, tarihini ve çözüm durumunu yazacağınız bir sayfa.

Son madde küçük görünse de en önemlisi olabilir. Çünkü teknik SEO işleri çoğunlukla "düzelttim, sonra biri geri bozdu" döngüsüne girer. Kayıt tuttuğunuzda neyin ne zaman değiştiğini hemen görürsünüz.

İpucu 1: robots.txt dosyanız Google'ı yanlışlıkla engelliyor mu?

robots.txt, sitenizin kök dizininde duran ve tarayıcılara hangi bölümlere girebileceklerini söyleyen küçük bir metin dosyasıdır. Adres çubuğuna alanadiniz.com/robots.txt yazarak kendi dosyanızı hemen görebilirsiniz. Gördüğüm en pahalı hata, geliştirme aşamasında eklenen "Disallow: /" satırının site yayına alındıktan sonra unutulmasıdır. Bu tek satır bütün siteyi taramaya kapatır.

Ancak şunu da bilmeniz gerekiyor: robots.txt bir gizleme aracı değildir. Google'ın robots.txt belgesi açıkça uyarıyor: taramaya kapattığınız bir sayfanın adresi, başka sitelerden link alıyorsa yine de dizinde yer alabilir. Bir sayfayı arama sonuçlarından gerçekten çıkarmak istiyorsanız noindex etiketi, şifre koruması ya da sayfayı tamamen kaldırmak gerekir.

Pratik kontrol listem şöyle:

  • Dosyada "Disallow: /" satırı var mı, varsa bilinçli mi?
  • CSS ve JavaScript klasörleri engelli mi? Engelliyse Google sayfanızı doğru görüntüleyemez.
  • Dosyanın sonunda site haritası adresiniz yazıyor mu?

Sıfırdan temiz bir dosya hazırlamak isterseniz robots.txt oluşturucu aracım işinizi kolaylaştırır.

İpucu 2: XML site haritası nasıl hazırlanır ve gönderilir?

XML site haritası, Google'a "bu sayfalar önemli, lütfen bunları bil" dediğiniz listedir. Küçük ve iyi bağlantılı bir sitede Google sayfaları zaten bulur. Yine de site haritası yeni sayfaların daha hızlı keşfedilmesine yardım eder ve Search Console'da hangi sayfanın dizinde olup olmadığını izlemenizi sağlar.

Google'ın site haritası belgesine göre tek bir dosya en fazla 50.000 URL veya sıkıştırılmamış 50 MB olabilir. Daha büyük sitelerde birden fazla dosyayı bir site haritası dizin dosyasında toplarsınız. Aynı belge iki önemli ayrıntıyı da söylüyor: Google priority ve changefreq değerlerini dikkate almıyor. lastmod değerini ise yalnızca tutarlı ve doğrulanabilir biçimde doğruysa kullanıyor.

Bu nedenle site haritanıza sadece şunları koyun: 200 kodu dönen, canonical olarak kendini gösteren ve dizine girmesini istediğiniz sayfalar. Yönlendirilen, noindex etiketli ya da kopya adresleri listeye eklemek Google'a çelişkili sinyal verir. Hazır bir sistem kullanmıyorsanız XML sitemap oluşturucu ile dosyanızı dakikalar içinde hazırlayabilirsiniz. Ardından Search Console'daki Site Haritaları bölümüne adresi girip gönderin.

İpucu 3: Sayfalarınız gerçekten Google dizininde mi?

Birçok işletme sahibi sitesindeki her sayfanın Google'da olduğunu varsayar. Search Console'daki "Sayfalar" raporunu açtığınızda tablo çoğu zaman farklıdır. Rapor, sayfalarınızı dizinde olanlar ve olmayanlar diye ikiye ayırır ve her birinin nedenini yazar.

En sık karşılaştığım durumlar şunlar:

  • Tarandı, şu anda dizine eklenmedi: Google sayfayı gördü ama eklemeye değer bulmadı. Genelde ince ya da tekrar eden içerik işaretidir.
  • Keşfedildi, şu anda dizine eklenmedi: Google adresi biliyor ama henüz taramadı. Küçük sitelerde çoğunlukla zayıf iç bağlantıdan kaynaklanır.
  • noindex etiketi nedeniyle hariç tutuldu: Bilinçli değilse, tema ya da eklenti ayarındaki bir kutucuk büyük ihtimalle açık kalmıştır.
  • Kopya, Google kullanıcıdan farklı bir standart seçti: Canonical sinyalleriniz çelişiyor demektir; dördüncü ipucuna bakın.

Tek bir sayfayı kontrol etmek için Search Console'un üstündeki URL denetleme kutusunu kullanın. Böylece sayfanın dizinde olup olmadığını, Google'ın hangi canonical adresi seçtiğini ve son tarama tarihini tek ekranda görürsünüz. Yeni ya da önemli bir sayfayı yayınladığınızda aynı ekrandan dizine ekleme isteği de gönderebilirsiniz.

İpucu 4: Kopya içerik sorununu canonical etiketiyle nasıl çözersiniz?

Aynı içerik birden fazla adreste açılıyorsa Google hangisini göstereceğine kendisi karar verir. Örneğin bir ürün sayfası hem kategori yolundan hem filtre parametresiyle hem de kampanya etiketli adresle açılabilir. Bu durumda sıralama gücünüz adresler arasında bölünür.

Canonical etiketi, sayfanın head bölümüne eklediğiniz ve "asıl adres budur" diyen bir satırdır. Google'ın kopya URL belgesi sinyalleri güce göre sıralıyor: yönlendirme ve rel="canonical" güçlü sinyaldir, site haritasında yer almak ise zayıf sinyaldir. Önemli bir nokta daha var: canonical bir emir değil, güçlü bir ipucudur. Google farklı sinyaller görürse başka bir adresi seçebilir.

Bu yüzden sinyallerinizin aynı yönü göstermesi gerekir. Canonical olarak işaretlediğiniz adres site haritasında olmalı, iç linkler o adrese gitmeli ve o adres 200 kodu dönmeli. Aynı belge, canonical seçimi için robots.txt ya da noindex kullanmamanızı da öneriyor. Çünkü noindex sayfayı aramadan tamamen çıkarır; siz ise yalnızca hangi sürümün gösterileceğini seçmek istiyorsunuz.

İpucu 5: Sitenizin tek ve güvenli bir adresi var mı?

Siteniz dört farklı biçimde açılabiliyor olabilir: http ile, https ile, www ile ve www olmadan. Eğer bu dört sürüm de ayrı ayrı açılıyorsa, Google'ın gözünde aynı sitenin dört kopyası var demektir. Çözüm basit: tek bir sürüm seçin ve diğer üçünü kalıcı yönlendirmeyle ona bağlayın.

Google 301 ve 308 kodlarını kalıcı yönlendirme olarak kabul ediyor ve hedef adresi canonical adayı sayıyor. 302 ve 307 ise geçici kabul ediliyor; bu durumda Google eski adresi tutmaya devam edebilir. Dolayısıyla alan adı ya da protokol değişikliğinde her zaman 301 kullanın.

HTTPS artık bir tercih değil, temel bir gereklilik. Tarayıcılar şifresiz sayfalarda form alanlarının yanına uyarı gösteriyor ve bu, özellikle teklif formu olan kurumsal sitelerde güveni zedeliyor. Üstelik SSL sertifikası çoğu barındırma firmasında ücretsiz geliyor. Kontrol için adresinizi dört biçimde yazıp her birinin tek bir https adresine düştüğünü doğrulayın. Yönlendirme zinciri olup olmadığını da aynı anda görmek için yönlendirme denetleyiciyi kullanabilirsiniz.

İpucu 6: Core Web Vitals değerleriniz hangi eşikte?

Core Web Vitals, Google'ın gerçek kullanıcı deneyimini ölçmek için kullandığı üç metriktir. web.dev'deki resmi tanıma göre iyi eşikler şöyle:

  1. LCP (Largest Contentful Paint): Sayfadaki en büyük içeriğin 2,5 saniye içinde görünmesi.
  2. INP (Interaction to Next Paint): Bir tıklamaya ya da dokunuşa 200 milisaniye veya daha kısa sürede tepki verilmesi. INP, 2024'te FID'nin yerini aldı.
  3. CLS (Cumulative Layout Shift): Sayfa yüklenirken içeriğin kayma puanının 0,1 veya altında kalması.

Bu eşikler, sayfa yüklemelerinin yüzde 75'lik diliminde ölçülüyor ve mobil ile masaüstü ayrı değerlendiriliyor. Yani ziyaretçilerinizin çoğunluğu iyi deneyim yaşamalı, yalnızca sizin hızlı bilgisayarınız değil.

Başlangıç düzeyinde en çok işe yarayan üç düzeltmeyi söyleyeyim. Birincisi, büyük görselleri sıkıştırıp WebP gibi modern bir biçime çevirin. İkincisi, görsel ve reklam alanlarına sabit genişlik ve yükseklik verin; böylece kayma azalır. Üçüncüsü, kullanmadığınız eklenti ve takip kodlarını kaldırın. Hızın sıralamadaki gerçek ağırlığını abartmıyorum; ancak yavaş bir sayfa ziyaretçiyi formdan önce kaybettirir.

İpucu 7: Mobil sürümünüz masaüstüyle aynı içeriği sunuyor mu?

Google bir sitenin içeriğini dizine eklerken ve sıralarken mobil sürümü esas alıyor. Buna mobil öncelikli dizine ekleme diyoruz. Pratikte anlamı şu: masaüstünde olup mobilde gizlediğiniz bir metin, Google için büyük ölçüde yok hükmünde.

Google'ın mobil öncelikli dizine ekleme belgesi birkaç net öneri veriyor:

  • Ana içerik mobilde ve masaüstünde aynı olsun. Yer kazanmak için içeriği silmek yerine akordeon ya da sekme kullanın.
  • Başlık etiketi ve meta açıklama iki sürümde eşdeğer olsun.
  • Yapısal veri her iki sürümde de bulunsun.
  • Ana içeriği kullanıcı etkileşimine bağlı tembel yüklemeyle getirmeyin; Google tıklama gerektiren içeriği yüklemez.

En kolay yol duyarlı tasarımdır, yani tek adres ve tek HTML ile her ekrana uyum sağlayan yapı. Yeni bir site planlıyorsanız bunu web tasarım sürecinin en başında şart koşun. Mevcut sitenizi kontrol etmek için telefondan açıp önemli bir sayfanın tüm bölümlerini okuyun. Metin, buton ya da form eksikse orada iş var demektir.

İpucu 8: URL yapısı ve site hiyerarşisi nasıl olmalı?

İyi bir URL, okuyan kişiye sayfanın ne hakkında olduğunu söyler. "/urun.php?id=4821" yerine "/ofis-koltuklari/ergonomik-koltuk/" gibi bir adres hem kullanıcıya hem Google'a daha açık bilgi verir. Kural basit: küçük harf, kelimeler arasında tire, Türkçe karakter yok, gereksiz parametre yok.

Türkçe başlıklardan temiz adres üretmek için slug oluşturucu aracını kullanabilirsiniz. Ancak bir uyarım var: yayındaki adresleri sırf daha güzel görünsün diye değiştirmeyin. Her değişiklik yönlendirme gerektirir ve küçük de olsa risk taşır.

Hiyerarşi tarafında hedefiniz, önemli sayfalara ana sayfadan birkaç tıkla ulaşılabilmesidir. Hiçbir menüden ya da yazıdan link almayan "yetim" sayfalar Google için de ziyaretçi için de görünmez kalır. Bu nedenle yeni bir hizmet sayfası açtığınızda en az birkaç ilgili sayfadan ona link verin. Yüzlerce ya da binlerce ürünü olan siteler için bu konuyu büyük web sitelerinde kategori yapısı yazısında ayrıntılı anlattım.

İpucu 9: Kırık linkleri ve yönlendirme zincirlerini nasıl temizlersiniz?

Zaman içinde her sitede kırık link birikir. Bir ürün kalkar, bir kampanya sayfası silinir, bir blog yazısının adresi değişir. Sonuçta ziyaretçi 404 sayfasına düşer ve Google da boş bir kapıya gider.

Öncelik sırası şöyle olmalı. İlk olarak, dış sitelerden link alan ya da trafik getiren eski adresleri bulun ve bunları en yakın güncel sayfaya 301 ile yönlendirin. Ardından site içi linkleri tarayın ve kırık olanları doğrudan yeni adresle değiştirin. Site içindeki bir linki yönlendirmeye bırakmak yerine hedefi güncellemek her zaman daha temizdir.

Yönlendirme zinciri ise A adresinin B'ye, B'nin C'ye gitmesidir. Her ek adım ziyaretçi için gecikme, tarayıcı için ek istek anlamına gelir. Özellikle birkaç kez tasarım değiştirmiş sitelerde bu zincirler çok sık çıkıyor. Çözüm, A'yı doğrudan C'ye yönlendirmektir. Bir de şuna dikkat edin: gerçekten kaldırılmış ve karşılığı olmayan bir sayfa için 404 ya da 410 döndürmek normaldir. Her silinen sayfayı ana sayfaya yönlendirmek Google tarafından çoğu zaman yumuşak 404 olarak değerlendirilir ve işe yaramaz. Site taşıyorsanız bu adımların tamamını SEO migration kontrol listesi yazısında topladım.

İpucu 10: Yapısal veri teknik SEO'ya ne katar?

Yapısal veri, sayfanızdaki bilgiyi Google'ın makine gibi okuyabileceği bir biçimde etiketlemektir. Örneğin bir sayfanın bir ürün mü, bir etkinlik mi, yoksa bir işletme mi olduğunu, fiyatını ya da adresini açıkça belirtirsiniz. Google'ın önerdiği biçim JSON-LD'dir ve sayfanın görünen kısmına dokunmadan eklenir.

Yapısal veri sıralamayı doğrudan yükselten bir sihir değildir. Buna karşılık sayfanızın zengin sonuçlara uygun hale gelmesini ve içeriğin daha doğru anlaşılmasını sağlar. Başlangıç için üç tür yeterli: işletme bilgileri için Organization ya da LocalBusiness, ekmek kırıntısı yolu için BreadcrumbList, ürün satıyorsanız Product.

Kural şu: işaretlediğiniz her bilgi sayfada da görünür olmalı. Sayfada olmayan bir yorum puanını ya da fiyatı yapısal veriye yazmak, Google'ın yapısal veri yönergelerine aykırıdır. Kod yazmadan başlamak isterseniz schema oluşturucu aracıyla temel JSON-LD bloklarını hazırlayabilir, ardından Google'ın Zengin Sonuç Testi ile doğrulayabilirsiniz.

Bu 10 teknik SEO ipucunu hangi sırayla uygulamalısınız?

Her ipucu aynı aciliyette değil. Sınırlı zamanınız varsa benim önerdiğim sıra şu, çünkü her adım bir sonrakinin etkisini artırıyor:

  1. robots.txt ve noindex kontrolü (ipucu 1 ve 3). Kapı kapalıysa diğer hiçbir şeyin anlamı yok.
  2. Tek adres ve HTTPS (ipucu 5). Kopya sürümleri birleştirmeden ölçüm de yanıltıcı olur.
  3. Kırık link ve yönlendirme temizliği (ipucu 9). Kaybolan bağlantı değerini geri kazanırsınız.
  4. Site haritası ve canonical düzeni (ipucu 2 ve 4). Google'a hangi sayfaların önemli olduğunu net söylersiniz.
  5. Mobil eşitlik ve hız (ipucu 6 ve 7). Kullanıcı deneyimini ve dönüşümü iyileştirirsiniz.
  6. URL yapısı ve yapısal veri (ipucu 8 ve 10). Temel sağlam olduktan sonra ince ayar yaparsınız.

Saha tecrübeme göre küçük bir kurumsal sitede ilk üç adım genelde bir iki iş günü sürüyor; ancak bu bir başlangıç aralığıdır, garanti değildir. Sitenin altyapısı, kullanılan tema ve geliştiriciye erişim bu süreyi ciddi biçimde değiştirir.

Teknik SEO kontrolünü ne sıklıkla yapmalısınız?

Teknik SEO bir kez yapılıp unutulan bir iş değildir, çünkü siteler sürekli değişir. Yeni eklentiler kurulur, tema güncellenir, biri yanlışlıkla bir ayarı açar. Benim müşterilerime önerdiğim ritim şöyle:

  • Haftalık: Search Console'daki uyarı e-postalarına ve Sayfalar raporundaki ani değişimlere göz atın.
  • Aylık: Kırık link taraması yapın, Core Web Vitals raporunu kontrol edin, site haritasının güncel olduğunu doğrulayın.
  • Her büyük değişiklikte: Tema, altyapı ya da alan adı değişikliğinden önce ve sonra tam bir kontrol yapın.

Son madde en çok atlanan adım. Tasarım yenileme sırasında sıralama kaybetmemek için neler yapmanız gerektiğini site taşıma rehberinde ayrıntılı anlattım. Kısacası düzenli kontrol, sorunu Google fark etmeden sizin fark etmenizi sağlar.

Küçük bir sitede tarama bütçesini dert etmeli misiniz?

Kısa cevap: büyük ihtimalle hayır. Tarama bütçesi, Google'ın belirli bir sürede sitenizde tarayabileceği ve taramak istediği sayfa miktarıdır. İnternette bu konu çok abartılıyor ve küçük işletmeler gereksiz yere endişeleniyor.

Google'ın tarama bütçesi rehberi hedef kitlesini açıkça tanımlıyor: yaklaşık 1 milyondan fazla benzersiz sayfası olup içeriği haftalık değişen siteler, 10.000'den fazla sayfası olup içeriği günlük değişen siteler ve Search Console'da çok sayıda "keşfedildi, dizine eklenmedi" adresi görenler. Google bu sayıların kaba tahmin olduğunu da belirtiyor.

Dolayısıyla 50 sayfalık bir kurumsal site ya da birkaç yüz ürünlü bir e-ticaret mağazası için tarama bütçesi öncelik değildir. Bu ölçekte asıl sorun genelde bütçe değil, sayfaların ince içerik ya da zayıf iç bağlantı yüzünden değersiz görünmesidir. Enerjinizi önce yukarıdaki 10 ipucuna harcayın.

Yeni başlayanların en sık yaptığı teknik SEO hataları nelerdir?

Yıllar içinde denetlediğim sitelerde aynı hataları tekrar tekrar görüyorum. En sık rastladıklarım şunlar:

  • Test sitesinden canlıya geçerken "arama motorlarını engelle" ayarını açık bırakmak.
  • Bir sayfayı gizlemek için robots.txt kullanmak; sonuçta adres açıklamasız biçimde sonuçlarda kalıyor.
  • Her sayfaya ana sayfayı gösteren canonical eklemek; bu, iç sayfaların tamamını geri plana itebilir.
  • Silinen her ürünü ana sayfaya yönlendirmek.
  • Site haritasında yönlendirilmiş ya da noindex etiketli adresler bırakmak.
  • Hız skoru için içerik ya da görsel silmek; skor yükselirken sayfa değer kaybediyor.

Bu hataların ortak noktası şu: hepsi iyi niyetle ve hızlı çözüm arayışıyla yapılıyor. Bu yüzden bir ayarı değiştirmeden önce "bu Google'a ne söylüyor?" sorusunu sormak çoğu hatayı baştan engelliyor.

Temel teknik SEO'dan sonra hangi konulara geçmelisiniz?

Bu yazıdaki 10 ipucu temeli oluşturuyor. Temel sağlamlaştıktan sonra daha ileri konular gündeme geliyor: JavaScript ile oluşan içeriğin Google tarafından nasıl işlendiği, sunucu günlüklerinin analizi, yapay zeka tarayıcılarına erişim politikası ve büyük sitelerde faceted navigation yönetimi.

Özellikle yapay zeka destekli aramanın yaygınlaşmasıyla teknik SEO'nun gündemi genişledi. ChatGPT, Gemini ve benzeri sistemlerin sitenize erişip erişemediği artık robots.txt kararlarınıza da bağlı. Bu ileri seviye başlıkları yapay zeka sonrası teknik SEO yazımda tek tek ele aldım. Temel adımları tamamladıysanız oradan devam edebilirsiniz.

Öte yandan ileri konulara geçmek için acele etmeyin. Sahada gördüğüm kadarıyla sitelerin büyük çoğunluğu henüz temel adımları tamamlamamış durumda. Yani çoğu işletme için en hızlı kazanç, gelişmiş tekniklerde değil, bu yazıdaki basit kontrollerde saklı.

Teknik SEO'yu kendiniz mi yapmalısınız, bir uzmana mı bırakmalısınız?

Dürüst cevabım: ikisi de mümkün, ama sınırı bilmek önemli. Bu yazıdaki kontrollerin çoğunu bir işletme sahibi ya da pazarlama sorumlusu kendi başına yapabilir. Search Console'u okumak, robots.txt'e bakmak, telefondan siteyi test etmek teknik bilgi gerektirmiyor.

Ancak çözüm aşaması farklı. Yönlendirme kuralları yazmak, tema kodunda canonical mantığını düzeltmek ya da hız için sunucu ayarı yapmak yanlış yapıldığında siteyi bozabilir. Böyle durumlarda bir geliştiriciyle ya da teknik SEO konusunda deneyimli biriyle çalışmak daha güvenli.

Benim çalışma şeklimde ilk adım her zaman bir teknik denetim oluyor. Sorunları önem sırasına koyuyorum, hangisini sizin ekibinizin yapabileceğini, hangisinin uzman gerektirdiğini ayırıyorum. Böylece bütçenizi gerçekten gerekli işe harcıyorsunuz. Sitenizin teknik durumunu birlikte değerlendirmek isterseniz iletişim sayfasından bana yazabilirsiniz.

Özet: 10 maddelik teknik SEO kontrol listesi

Yazıyı yazdırıp masanıza koyabileceğiniz kısa bir listeyle bitireyim. Her maddeyi işaretlediğinizde sitenizin teknik temeli büyük ölçüde hazır demektir:

  1. robots.txt önemli bölümleri engellemiyor.
  2. Güncel bir XML site haritası Search Console'a gönderili.
  3. Sayfalar raporunda beklenmedik hariç tutma yok.
  4. Kopya adresler canonical ile tek sürümde birleşiyor.
  5. Site tek bir https adresinde açılıyor, diğer sürümler 301 ile yönleniyor.
  6. Core Web Vitals değerleri iyi eşikte ya da iyileşme yolunda.
  7. Mobil sürüm masaüstüyle aynı içeriği sunuyor.
  8. URL'ler okunaklı, önemli sayfalar birkaç tıkla ulaşılabilir.
  9. Kırık link ve yönlendirme zinciri yok.
  10. Temel yapısal veri doğru ve sayfa içeriğiyle uyumlu.

Kısacası teknik SEO göz alıcı bir iş değil; fakat içerik ve reklam yatırımlarınızın karşılığını almanızı sağlayan zemin. Bu 10 adımı tamamladığınızda Google'a sitenizi anlamak için ihtiyaç duyduğu her şeyi vermiş olursunuz.

Sıkça Sorulan Sorular

Teknik SEO için kod bilmek gerekir mi?
Hayır, kontrol aşaması için kod bilmeniz gerekmez. Search Console raporlarını okumak, robots.txt dosyasına bakmak ve siteyi telefondan test etmek teknik bilgi istemez. Ancak yönlendirme kuralı yazmak ya da tema kodunda canonical düzeltmek gibi çözümler için bir geliştiriciyle çalışmanız daha güvenli olur, çünkü yanlış bir satır siteyi bozabilir.
Teknik SEO sıralamamı tek başına yükseltir mi?
Tek başına genelde yükseltmez; engelleri kaldırır. Teknik SEO, Google'ın sitenizi tarayıp dizine ekleyebilmesini sağlar. Sıralamayı asıl belirleyen içerik kalitesi ve güvenilirliktir. Yine de ciddi bir teknik hata, örneğin siteyi taramaya kapatan bir robots.txt satırı, düzeltildiğinde kısa sürede belirgin bir toparlanma görebilirsiniz.
Teknik SEO denetimini hangi araçla yapmalıyım?
Başlangıç için Google Search Console yeterlidir, çünkü dizine ekleme, site haritası ve Core Web Vitals verilerini doğrudan Google'dan gösterir. Hız için PageSpeed Insights, mobil kontrol için tarayıcı geliştirici araçlarını ekleyin. Kırık link ve yönlendirme için ücretsiz bir durum kodu denetleyicisi işinizi görür.
robots.txt ile noindex arasındaki fark nedir?
robots.txt taramayı engeller, noindex ise dizine eklemeyi engeller. robots.txt ile kapattığınız bir sayfa başka sitelerden link alıyorsa adresi yine de sonuçlarda çıkabilir. Bir sayfayı arama sonuçlarından tamamen çıkarmak istiyorsanız noindex kullanın ve Google'ın bu etiketi görebilmesi için sayfayı robots.txt ile engellemeyin.
Küçük bir sitede teknik SEO ne kadar sürer?
Saha tecrübeme göre birkaç on sayfalık kurumsal bir sitede temel teknik düzenlemeler çoğunlukla birkaç iş gününde tamamlanıyor; bu bir başlangıç aralığıdır, garanti değildir. Altyapı, kullanılan tema ve geliştiriciye erişim süreyi değiştirir. Düzeltmelerin Google'a yansıması ise yeniden tarama hızına bağlı olarak birkaç hafta sürebilir.
Teknik SEO kontrolünü ne sıklıkla tekrarlamalıyım?
Aylık kısa bir kontrol çoğu site için yeterlidir. Kırık linkleri, Core Web Vitals raporunu ve site haritasını gözden geçirin. Search Console uyarılarını ise haftalık takip edin. Tema, altyapı veya alan adı değişikliği gibi büyük bir işten önce ve sonra mutlaka tam kapsamlı bir teknik kontrol yapın.
#teknik seo#robots.txt#xml site haritası#canonical#core web vitals#google search console
Paylaş:
Talha Aslan
Talha Aslan

Google Partner dijital pazarlama uzmanı. 2012’den beri SEO, Google Ads, web tasarım ve e-ticaret projelerinde sahada; bu blogda gördüğünüz her yazı o deneyimden çıkar.

Sıradaki proje

Projenizi konuşalım.

Aracı yok, katman yok: doğrudan işi yapacak uzmanla konuşursunuz. İlk istişare ücretsizdir; hedefinizi dinler, net bir yol haritasıyla dönerim.

WhatsApp Hemen Ara