Web

Büyük Web Sitelerinde Kategori Yapısı: SEO ve Kullanıcı Deneyimi İçin Doğru Mimari

Talha AslanTalha Aslan 17 dk okuma 2 görüntülenme

Büyük bir sitede kategori yapısı, hem Googlebot'un tarama bütçesinin hem de kullanıcının üç tıkta ürüne ulaşma şansının haritasıdır. 2012'den beri kurumsal ve e-ticaret projelerinde gördüğüm şey şu: on binlerce sayfası olan sitelerde sıralama sorunlarının büyük kısmı içerikten değil, mimariden geliyor. Yani yanlış kategori yapısı, en iyi ürün sayfasını bile gizleyebilir. Bu yazıda kendi projelerimde uyguladığım beş adımlı yöntemi, Google'ın resmi belgelerine ve bağımsız kullanılabilirlik araştırmalarına dayanarak anlatıyorum. Sayısal örnekleri "örnek hesap" diye açıkça etiketledim; uydurma vaka yok.

Büyük web sitelerinde kategori yapısı nasıl kurarsınız?

Kategori yapısı, büyük bir sitedeki sayfaları hem Googlebot'un hem de kullanıcının üç tıkta ulaşacağı gruplara bölen mimaridir. Ben bu mimariyi beş adımda kurarım: envanter ve talep haritası, kart sıralama ile kullanıcı zihin modeli, derinlik ve genişlik kararıyla URL şeması, yönlü gezinme ve sayfalama kuralları, son olarak iç bağlantı ve breadcrumb ile doğrulama.

Bu beş adım birbirine bağlıdır; çünkü her adımın çıktısı bir sonrakinin girdisi olur. Örneğin envanter çıkarmadan kart sıralama yapamazsınız, kart sıralama olmadan da kategori adları sizin jargonunuzla kalır. Akışı sırayla özetleyeyim:

  1. Envanter ve talep haritası: bütün ürün veya içerik tiplerini listeleyin, her birine arama talebini yazın.
  2. Kart sıralama: gerçek kullanıcıların bu öğeleri nasıl gruplayacağını ölçün.
  3. Derinlik ve genişlik kararı: kaç seviye olacağını ve URL şemasını belirleyin.
  4. Yönlü gezinme ve sayfalama kuralları: filtre ve sayfa URL'lerinin hangisinin taranacağına karar verin.
  5. İç bağlantı ve breadcrumb ile doğrulama: her ürüne bir kategoriden bağlantı gittiğini kanıtlayın.

Yazının geri kalanında her adımı ayrı bölümlerde açıyorum. Ayrıca sonda hataları ve ölçüm metriklerini de bulacaksınız. Peki bu mimari SEO'yu neden bu kadar doğrudan etkiler? Önce bunu netleştirelim.

Kategori yapısı SEO'yu neden doğrudan etkiler?

Kategori yapısı SEO'yu etkiler; çünkü Google bir sayfayı ancak ona giden bir bağlantı varsa güvenle bulur. Google'ın e-ticaret site yapısı belgesi menüden kategoriye, kategoriden alt kategoriye ve alt kategoriden bütün ürün sayfalarına a href bağlantısı kurmanızı önerir. Aynı belgeye göre kategori sayfası bütün ürünlerine doğrudan bağlanmazsa, Googlebot o ürünleri yalnız tarayarak bulamayabilir.

Bunun pratik sonucu şu: kategori sayfası, sitenin bağlantı gücünü ürünlere dağıtan bir dağıtım kutusudur. Kutu eksikse ürün yetim kalır. Üstelik yetim sayfa yalnız sıralama kaybetmez, Search Console'da "Keşfedildi, şu anda dizine eklenmedi" satırında birikmeye başlar. Ben SEO denetimlerinde önce bu satıra bakarım.

İkinci etki tarama bütçesiyle ilgilidir. Büyük sitede Googlebot'un zamanı sınırlıdır; dolayısıyla filtre ve sıralama kopyalarına harcanan her tarama, yeni ürünün keşfini geciktirir. Kategori yapısı bu bütçenin nereye akacağını belirler. Bu yüzden SEO danışmanlığı projelerimde kategori mimarisi denetimini içerik çalışmasından önce yaparım.

Üçüncü etki ise kullanıcı tarafındadır. Kullanıcı aradığını üç tıkta bulamazsa geri tuşuna basar; böylece kategori sayfasının davranış sinyalleri zayıflar. Kısacası mimari, hem tarayıcıya hem insana aynı anda hizmet eder.

Google site hiyerarşisini URL'den mi, bağlantılardan mı anlar?

Google site hiyerarşisini öncelikle bağlantı ilişkisinden çıkarır, URL yolundan değil. Bunu ben söylemiyorum; Google'ın e-ticaret site yapısı belgesi açıkça yazıyor. Yani URL'nizde /kadin/ayakkabi/ yazması, Google'ın ayakkabı sayfasını kadın kategorisinin altında saymasını garanti etmez.

Bu ayrımın önemi büyük. Örneğin pek çok sitede URL güzel ama menüde o kategoriye giden bağlantı yok. Böyle durumda Google sayfayı bulsa bile hiyerarşideki yerini anlayamaz. Öte yandan URL düz olsa da bağlantı zinciri düzgünse Google hiyerarşiyi okur.

O halde URL hiç önemli değil mi? Hayır, önemli; ancak rolü farklı. URL okunabilirliğe, paylaşım kolaylığına ve kopya URL'lerin azalmasına hizmet eder. Hiyerarşiyi ise şu üç unsur taşır:

  • Menü ve alt menü bağlantıları: kategori ile alt kategori arasındaki ilişkiyi tanımlar.
  • Kategori listeleme bağlantıları: alt kategoriden ürüne giden yolu açar.
  • Breadcrumb bağlantıları: ürün sayfasından yukarıya doğru ilişkiyi geri besler.

Bu nedenle projelerimde önce bağlantı grafiğini çizerim, URL şemasını sonra tasarlarım. Sıra ters olursa URL'ye uygun bağlantı uydurmaya başlarsınız ve mimari sizi yönetir.

Kaç kategori seviyesi olmalı: derin mi, geniş mi?

Büyük sitelerde en fazla üç seviyeyi hedeflerim: ana sayfa, kategori, alt kategori ve ardından ürün. Derinlik arttıkça bağlantı gücü her seviyede zayıflar ve kullanıcı tıklama sayısı büyür. Öte yandan çok geniş bir yapı, tek menüye 60 kategori sığdırmaya çalışır ve kimse okumaz.

Örnek hesap: ana sayfa, kategori, alt kategori, ürün yolunda ürüne 3 tıkta varırsınız. Ancak sayfa başına 24 ürün gösteren 480 ürünlük bir kategoride 20 sayfalık sayfalama oluşur. Son sayfadaki ürün 22 tık uzaktadır. Aynı kategoriyi 5 alt kategoriye bölerseniz her biri yaklaşık 96 ürün ve 4 sayfa taşır; böylece en uzak ürün 7 tıka iner.

ÖlçütDerin hiyerarşiGeniş hiyerarşi
Tık derinliğiYüksek, 4-5 seviyeDüşük, 2-3 seviye
Bağlantı gücü dağılımıHer seviyede zayıflarAz seviyede yoğunlaşır
Kullanıcı bulma süresiUzun, çok tıkKısa; ama menü kalabalıklaşır
Uygun katalog boyutuÇok büyük, karma kataloglarOrta boy, tek alan kataloglar

Karar kuralım şu: bir alt kategori 100 ürünü geçiyorsa bölünür mü diye bakarım; 8 ürünün altındaysa üst kategoriyle birleştiririm. E-ticaret danışmanlığı projelerinde katalog taksonomisini tam olarak bu eşiklerle kurarım. Yine de eşikler sektörle değişir; saha tecrübesine dayalı başlangıç aralığıdır, garanti değildir.

Kategori adlarını kullanıcı diliyle nasıl belirlersiniz?

Kategori adını sizin ürün müdürünüz değil, arama kutusuna yazan kullanıcı belirlemeli. Ben bunun için iki kaynak kullanırım: arama talebi verisi ve kart sıralama. İlkinden hangi kelimenin arandığını, ikincisinden kullanıcının o kelimeyi nereye koyacağını öğrenirsiniz.

Nielsen Norman Group kart sıralamayı şöyle tanımlar: katılımcılar etiketli kartları kendilerine en mantıklı gelen ölçütlere göre gruplara yerleştirir. Açık kart sıralama kullanıcının doğal kategorilendirmesini ortaya çıkarır; kapalı kart sıralama ise var olan kategorileri doğrular. NN/g doğrulama için ayrıca ağaç testini önerir.

Örneğin bir ev tekstili sitesinde firma "nevresim takımı" derken kullanıcılar "yatak örtüsü" kartını da aynı gruba koyabilir. Bu bilgi olmadan iki ayrı kategori açarsınız ve kullanıcı ikisinin arasında kaybolur. Kart sıralama bu tür çakışmaları erkenden gösterir.

Adlandırma sırasında şu üç kurala uyarım:

  • Arama hacmi olan ifadeyi seçin; "Aksesuar" yerine "Telefon kılıfı" gibi.
  • Tek kelimelik belirsiz adlardan kaçının; "Diğer" ve "Çeşitli" kategori değildir.
  • Menü etiketi ile sayfa başlığını aynı tutun; aksi halde kullanıcı yanlış yere geldiğini sanır.

Sonuç olarak kategori adı, arama talebi ile zihin modelinin kesişimidir. Peki kart sıralamayı adım adım nasıl uygularsınız? Sıradaki bölüm bunu anlatıyor.

Kart sıralama ve ağaç testi nasıl uygularsınız?

Kart sıralamayı yedi adımlık bir planla yürütürüm. NN/g nicel çalışma için en az 30-50 katılımcı önerir; ben de bu aralığı hedeflerim. Kart sayısını 40-60 arasında tutarım, çünkü daha fazlası katılımcıyı yorar ve gruplar rastgeleleşir.

  1. Envanterden 40-60 temsilci öğe seçin; her ürün tipinden en az bir kart olsun.
  2. 30-50 gerçek kullanıcı toplayın; mevcut müşteri listesi en iyi kaynaktır.
  3. Açık kart sıralama yapın: katılımcı grupları kendisi kursun ve adlandırsın.
  4. Sonuçları benzerlik matrisiyle inceleyin; hangi kartlar hep birlikte gidiyor?
  5. Taslak kategori ağacını çizin ve adları katılımcı diliyle yazın.
  6. Kapalı kart sıralama ile taslağı doğrulayın: katılımcı kartları sizin kategorilerinize yerleştirsin.
  7. Ağaç testi uygulayın: "X ürününü nerede bulursunuz?" görevleriyle bulma oranını ölçün.

Ağaç testinde yüzde 70'in altında bulma oranı gördüğüm dallara geri dönerim. Ayrıca hangi yanlış dala tıklandığına bakarım; çünkü yanlış tık, kategori adının başka bir anlam çağrıştırdığını gösterir. Bu döngüyü genellikle iki turda kapatırım.

Uzaktan kart sıralama araçları bu işi birkaç güne indirir. Yine de bütçesi kısıtlı projelerde 15 kişilik nitel bir tur bile hiç yoktan iyidir. Kısacası kullanıcıya sormadan kategori adı koymak, harita olmadan yola çıkmaktır.

Kategori URL yapısı nasıl olmalı?

Kategori URL'si kısa, okunabilir ve tutarlı olmalı. Google'ın e-ticaret URL belgesi yollara açıklayıcı kelimeler eklemenizi, oturum kimliği gibi geçici parametrelere iç bağlantı vermemenizi ve büyük/küçük harf ile sondaki eğik çizgiyi tutarlı tutmanızı söyler. Aynı belge filtreler için ?anahtar=değer biçimini önerir ve aynı içeriği döndüren alternatif URL sayısını en aza indirmenizi ister.

Ben alt klasör şemasını tercih ederim; çünkü hiyerarşiyi insana da gösterir. Örnek şema:

  • /erkek/ : ana kategori
  • /erkek/ayakkabi/ : alt kategori
  • /erkek/ayakkabi/kosu-ayakkabisi/ : ikinci alt kategori
  • /urun/siyah-kosu-ayakkabisi/ : ürün, kategoriden bağımsız tek adres

Ürünü kategori yolundan bağımsız tutmamın sebebi kopyayı önlemektir. Aksi halde aynı ürün iki kategoride iki URL'de yaşar ve canonical yönetimi başınıza iş açar. Öte yandan kategori yolları hiyerarşiyi taşır, bu yüzden onları kısaltmam.

Google'ın genel URL belgesi de yapıyı basit tutmanızı, okunabilir kelimeler kullanmanızı ve sonsuz URL alanları yaratmaktan kaçınmanızı ister. Türkçe karakter, boşluk ve büyük harf sorunlarını slug oluşturucu aracıyla dakikada çözersiniz. Yeni bir site kuruyorsanız web tasarım aşamasında bu şemayı baştan çizmek, sonradan taşımaktan çok daha ucuzdur.

Yönlü gezinme (filtreler) tarama bütçesini nasıl tüketir?

Yönlü gezinme, her filtre kombinasyonu için yeni bir URL üretir ve tarayıcı bu URL'leri yeni sayfa sanır. Google'ın yönlü gezinme belgesi sorunu net anlatıyor: tarayıcı bir filtre URL'sinin yararlı olup olmadığını taramadan bilemez. Dolayısıyla tarayıcı çok sayıda filtre URL'sini tarar ve yeni yararlı URL'lere daha az zaman kalır.

Örnek hesap: 40 ürünlük bir kategoride 5 renk, 6 beden ve 4 sıralama seçeneği olsun. Bunların kombinasyonu tek kategoriden 4.800 URL varyantı üretir. 50 kategoriyle bu sayı 240.000 taranabilir URL'ye çıkar. Oysa dizine girmesini istediğiniz sayfa yalnız 300 tanedir.

Bu tablo sizi doğrudan tarama bütçesi eşiğine sokar. Google'ın tarama bütçesi belgesi konunun özellikle 1 milyondan fazla sayfası olup haftalık değişen siteleri, 10 binden fazla sayfası olup günlük değişen siteleri ve Search Console'da çok sayıda "Keşfedildi, şu anda dizine eklenmedi" URL'si bulunan siteleri ilgilendirdiğini söyler. Fiyatı ve stoku günlük değişen 240.000 URL'lik site tam bu tanıma girer.

Aynı belge bütçeyi tüketen başlıca kaynakları da sayar: yinelenen içerik, soft 404, farklı sıralanmış veya sonsuz kaydırma kopyaları, uzun yönlendirme zincirleri ve güncel olmayan site haritaları. Bu listedeki ilk üç madde filtre yapısıyla doğrudan ilişkilidir. Bu yüzden filtre kurallarını robots.txt oluşturucu ile yazmadan önce hangi parametrenin hangi işi yaptığını listelerim.

Filtre URL'leri için robots.txt, canonical ve noindex ne zaman kullanmalısınız?

Google'ın belgesi arama sonuçlarında istenmeyen filtre URL'leri için robots.txt engelini en etkili yöntem sayar. Dinamik filtrelerde URL parçası (#) kullanımı ikinci seçenektir; rel=canonical ise daha zayıf bir çözümdür. Nofollow yalnız o URL'ye giden her bağlantıya uygulanırsa işe yarar. Aşağıdaki tablo benim karar kartım:

YöntemTarama bütçesine etkisiDizinlemeye etkisiNe zaman kullanmalıRisk
robots.txt disallowTaramayı tamamen keserDizine girebilir; ama Google içeriği okumazHiç istenmeyen filtre parametreleriYanlış kural yararlı sayfayı da kapatır
URL parçası (#)Tarayıcı parçayı yok sayarTek URL dizine girerİstemci tarafı dinamik filtrelerPaylaşılan filtre bağlantısı sunucuda çalışmaz
rel=canonicalTarama devam ederSinyaller ana sayfada birleşirAz sayıda yakın kopyaGoogle ipucu olarak görür, uymayabilir
noindexTarama devam ederDizinden çıkarırTaranması gereken ama listelenmeyecek sayfalarUzun vadede Google bağlantıları izlemeyi bırakır
nofollowYalnız her bağlantıda uygulanırsa azalırEtkisi yokTek giriş noktalı filtrelerTek kaçırılan bağlantı yolu açar
Seçili filtreyi açık sayfa yapmaKontrollü artışKendi başlığıyla dizine girerArama talebi olan kombinasyonlarAşırıya kaçarsa ince içerik

Uygulamada karışım kullanırım. Örneğin "kırmızı koşu ayakkabısı" gibi talebi olan bir kombinasyonu statik alt kategoriye çeviririm; sıralama ve beden parametrelerini ise robots.txt ile kapatırım. Böylece bütçe yalnız değer üreten sayfalara akar.

Sayfalama, sonsuz kaydırma ve "daha fazla yükle" arasından hangisini seçmelisiniz?

Büyük kategorilerde klasik sayfalamayı seçerim; çünkü Googlebot düğmeye tıklamaz ve kaydırmaz. Google'ın sayfalama belgesi her sayfaya benzersiz bir URL vermenizi, sayfalar arasında a href ile sıralı bağlantı kurmanızı ve her sayfanın kendi canonical'ını taşımasını ister. İlk sayfayı bütün dizinin canonical'ı yapmak yanlıştır.

Aynı belgeye göre Google rel=next ve rel=prev etiketlerini artık kullanmıyor. Sonsuz kaydırma ve "daha fazla yükle" düğmesi tercih ediyorsanız, o içerik için site haritası veya feed şarttır. Farklı sıralanmış veya filtrelenmiş listeler için ise noindex ya da robots.txt önerisi var.

Üç seçeneği kısaca karşılaştırayım:

  • Sayfalama: Googlebot her sayfaya ulaşır; kullanıcı yerini bilir; ek önlem gerektirmez.
  • Daha fazla yükle: Googlebot düğmeyi tıklamaz; kullanıcı akıcı bulur; arka planda ?page=n URL'leri şarttır.
  • Sonsuz kaydırma: Googlebot yükleyemez; kullanıcı altbilgiye ulaşamaz; site haritası ve sayfalı yedek gerekir.

Hibrit yaklaşım bence en sağlıklısı: kullanıcıya "daha fazla yükle" düğmesi sunun, ancak her yüklemede adres çubuğunu ?page=2 biçiminde güncelleyin ve sayfa kaynağına sıralı bağlantıları koyun. Ürün URL'lerini ayrıca XML site haritası oluşturucu ile haritaya işleyin. Böylece hem deneyimi hem taramayı korursunuz.

Breadcrumb ve BreadcrumbList şeması kategori yapısını nasıl güçlendirir?

Breadcrumb, ürün sayfasından yukarıya doğru giden bağlantı zinciridir ve kategori yapısını her sayfada yeniden anlatır. Google'ın BreadcrumbList belgesi bir breadcrumb'ın en az iki ListItem içermesini ister. Aynı belgeye göre Google bu işaretlemeyi sayfayı arama sonuçlarında kategorize etmek için kullanır.

Bir sayfaya birden fazla yoldan ulaşılıyorsa ne olur? Belge bunun için de çözüm sunar: örneğin Books > Science Fiction yolu ile Literature yolu için birden fazla breadcrumb izi tanımlayabilirsiniz. Ben yine de tek bir ana yolu ekrandaki breadcrumb yapar, ikincil yolu yalnız şemada tutarım.

Breadcrumb'ın üç somut faydası var:

  • Her ürün sayfasından kategori sayfasına bağlantı gücü geri döner.
  • Kullanıcı derin sayfaya reklamdan gelse bile bir üst kategoriye tek tıkta çıkar.
  • Arama sonucunda URL yerine hiyerarşi çıkar; bu da tıklama oranına yardım eder.

Uygulamada breadcrumb'ı hem ekranda okunan HTML bağlantı hem de JSON-LD olarak koyarım. Ekrandaki kısım kullanıcıya, şema kısmı Google'a hizmet eder. JSON-LD kodunu schema oluşturucu aracıyla üretir, ardından Search Console'un zengin sonuç raporunda hatasız göründüğünü doğrularım. Kısacası breadcrumb, mimarinin her sayfadaki imzasıdır.

Kategori sayfasında iç bağlantıyı nasıl dağıtırsınız?

Kategori sayfasındaki iç bağlantı dört katmandan oluşur: menü, alt kategori blokları, ürün listesi ve çapraz bağlantılar. Her katmanın ayrı bir görevi var. Menü hiyerarşinin üst yarısını taşır; alt kategori blokları kullanıcıyı daraltmaya davet eder; ürün listesi bağlantı gücünü ürüne aktarır; çapraz bağlantılar ise ilgili kategorileri birbirine bağlar.

Benim en sık gördüğüm hata, ürün listesinin JavaScript ile yüklenip HTML'de a href olmamasıdır. Bu durumda kategori görsel olarak dolu ama tarayıcı için boştur. Bu nedenle her kategori sayfasının kaynağında ürün bağlantılarının düz HTML olarak bulunup bulunmadığını kontrol ederim.

Dağıtım için uyguladığım kurallar şunlar:

  • Alt kategori bloklarını ürün listesinin üstüne koyun; kullanıcı önce daraltsın.
  • Her kategori sayfasından en az 2-3 ilgili kategoriye çapraz bağlantı verin.
  • Ürün sayfasından "aynı kategorideki diğer ürünler" bloğuyla geri bağlantı kurun.
  • Menüde yalnız ilk iki seviyeyi gösterin; üçüncü seviyeyi kategori sayfasında gösterin.

Ayrıca kategori sayfasından blog içeriğine de köprü kurarım; örneğin koşu ayakkabısı kategorisi, "koşu ayakkabısı seçme rehberi" yazısına köprü atar. Böylece bilgi niyetli trafik ticari sayfaya akar. Bu köprü, kategori yapısını içerik stratejisiyle birleştiren en ucuz yatırımdır.

Kategori sayfalarına metin ve içerik eklemek gerekir mi?

Evet, ancak kullanıcıya hizmet eden kadar. Kategori sayfasının üstüne 40-80 kelimelik kısa bir tanım, altına ise 150-300 kelimelik satın alma rehberi koyarım. Üstteki metin sayfanın ne sattığını söyler; alttaki metin ise beden, malzeme veya uyumluluk gibi seçim sorularını yanıtlar.

Bunu yapmamın sebebi ürün kartlarının tek başına kategori sayfasına anlam vermemesidir. Ürün adlarından oluşan bir liste, Google için hangi sorguyu hedeflediğini zor anlatır. Kısa metin bu belirsizliği giderir. Öte yandan sayfanın altına 1.500 kelimelik SEO metni gömmek, hiç kimsenin okumadığı bir alanı doldurmaktır.

Metin yazarken üç kurala uyarım:

  1. Kategori adı ilk cümlede geçsin; aynı ifadeyi her satırda tekrar etmeyin.
  2. Rehber bölümü gerçek seçim sorularını yanıtlasın; "en kaliteli ürünler bizde" cümlesi bilgi değildir.
  3. Alt kategorilere ve ilgili rehberlere metin içinden bağlantı verin.

Anahtar kelimenin dozunu anahtar kelime yoğunluğu aracıyla kontrol ederim; yüzde 2'nin üstüne çıkan kategori metnini kısaltırım. Ayrıca metni ürün listesinin üstünde kısa, altında uzun tutmak, mobilde ilk ekranı ürünlere bırakır. Sonuç olarak kategori metni bir süs değil, sayfanın kimlik kartıdır.

Ara kategori sayfaları ne zaman gereksizdir?

Ara kategori, kullanıcının ürüne ulaşmak için geçtiği fakat kendi başına arama talebi olmayan sayfadır. Böyle bir sayfa yalnız tık ekliyorsa gereksizdir. Ben bir ara kategoriyi üç soruyla test ederim: arama talebi var mı, en az 8 ürün taşıyor mu, kullanıcı burada bir seçim yapıyor mu? Üçüne de hayır çıkıyorsa sayfayı kaldırıp ürünleri üst kategoriye alırım.

Baymard Institute 344 büyük e-ticaret sitesini 275.000'den fazla UX performans puanıyla inceledi. Araştırmaya göre sitelerin yüzde 22'si ana sayfada ürün çeşitliliğini yetersiz gösteriyor. Baymard ana sayfada ürün türlerinin en az yüzde 40-50'sinin sergilenmesini öneriyor. Yani kullanıcı daha ilk ekranda "burada ne var" sorusuna cevap almalı.

Bu bulgu ara kategori kararını doğrudan etkiler. Çünkü ana sayfada 6 genel kategori gösterip her birinin altına 4 ara katman koyduğunuzda çeşitliliği gizlersiniz. Onun yerine ana sayfada alt kategorileri öne çıkarır ve ara katmanı atlarım.

Gereksiz ara kategoriye üç örnek:

  • "Ürünler" adlı, yalnız alt kategorileri listeleyen boş sayfa.
  • Tek alt kategorisi olan kategori; ikisi aynı şeydir.
  • Marka adına açtığınız ama 3 ürünü olan alt kategori.

Ara katmanı kaldırırken eski URL'yi 301 ile üst kategoriye yönlendirmeyi unutmayın. Aksi halde bağlantı gücü boşa gider.

Mobilde kategori gezinmesini nasıl tasarlarsınız?

Mobil gezinme, kategori yapısının en çok bozulduğu yerdir; çünkü masaüstünde iyi çalışan mega menü, telefonda beş kat aşağı kayan bir listeye dönüşür. Baymard'ın aynı araştırmasına göre mobil sitelerin yüzde 67'sinin gezinme performansı vasat ya da kötü. Bu oran bana mimarinin mobilde ayrıca test edilmesi gerektiğini söylüyor.

Ben mobil kategori gezinmesini üç ilkeyle kurarım:

  • Menü en fazla iki seviye açsın; üçüncü seviye kategori sayfasının üstünde yatay çip olarak dursun.
  • Filtre panelini tam ekran açın ve "sonuçları göster" düğmesi seçili ürün sayısını yazsın.
  • Breadcrumb mobilde de ekranda kalsın; gerekirse yalnız bir üst seviyeyi gösterin.

Ayrıca kategori sayfasının ilk ekranında en az dört ürün kartı yer almalı. Uzun tanıtım metni, kampanya bandı ve büyük banner bu alanı yerse kullanıcı sayfanın boş olduğunu sanır. Örneğin 40 kelimelik tanıtımı ürünlerin üstünde tutup rehberi altına almak, ilk ekranı korur.

Mobil testte gerçek cihaz kullanmayı öneririm; masaüstü tarayıcının dar penceresi dokunma hedeflerini ve klavye davranışını göstermez. Ağaç testini de mobilde tekrar edin; çünkü masaüstünde yüzde 80 bulma oranı veren dal, mobilde menü kapandığı için yüzde 60'a düşebilir. Kısacası mobil, kategori yapısının sınav salonudur.

Var olan kategori yapısını nasıl yeniden düzenlersiniz?

Yeniden yapılanma, kategori yapısındaki en riskli iştir; çünkü her URL değişimi sıralama sinyalini taşımak zorundadır. Ben bu işi altı maddelik bir kontrol listesiyle yürütürüm ve hiçbir maddeyi atlamam:

  1. Eski ve yeni URL haritasını tablo halinde çıkarın; her eski adresin tek bir yeni karşılığı olsun.
  2. 301 yönlendirmeleri kurun ve zincir oluşmadığını doğrulayın; eski yönlendirmeler yeni hedefe doğrudan gitsin.
  3. Canonical etiketlerini yeni URL'lere güncelleyin.
  4. Site haritasını yenileyin; eski URL'leri haritadan çıkarın.
  5. Breadcrumb ve menü bağlantılarını yeni hiyerarşiye göre değiştirin.
  6. Search Console'da tarama istatistiklerini ve dizin kapsamını 4-6 hafta izleyin.

Zincir kontrolü için yönlendirme denetleyici aracını kullanırım. Örneğin eski /urunler/ayakkabi/ adresi geçen yıl /ayakkabi/ adresine yönlenmişse ve şimdi /erkek/ayakkabi/ oluyorsa, ilk adresi doğrudan son hedefe bağlarım. Google'ın tarama bütçesi belgesi uzun yönlendirme zincirlerini bütçe tüketen kaynaklar arasında sayar.

Geçişi tek gecede yapmam. Önce en az trafikli kategori ağacını taşır, iki hafta izler, ardından geri kalanı taşırım. Böylece bir hata bütün siteyi değil, küçük bir dalı etkiler. Üstelik ilk dalda öğrendiklerinizi büyük dala uygularsınız.

Kategori yapısındaki en sık hatalar nelerdir?

Denetimlerde aynı hataları tekrar tekrar görüyorum. Çoğu teknik değil, karar hatasıdır; yani bir kişi bir gün "şöyle olsun" demiştir ve kimse sorgulamamıştır. En sık karşılaştığım on hatayı listeleyeyim:

  • Şirket organizasyon şemasına göre kategori açmak; kullanıcı departmanlarınızı bilmez.
  • Aynı ürünü birden fazla kategori URL'sinde canonical olmadan yayınlamak.
  • Filtre parametrelerini hiç yönetmeyip yüz binlerce kopya URL üretmek.
  • Ürün listesini yalnız JavaScript ile yükleyip HTML'de bağlantı bırakmamak.
  • Sonsuz kaydırma kullanıp sayfalı yedek URL vermemek.
  • "Diğer", "Çeşitli", "Yeni" gibi anlamsız kategoriler açmak.
  • Kategori adını menüde farklı, sayfa başlığında farklı yazmak.
  • Boş veya 1-2 ürünlü kategorileri dizinde bırakmak.
  • Yeniden yapılanmada 301 haritası çıkarmadan URL değiştirmek.
  • Breadcrumb'ı görsel süs olarak koyup bağlantısız bırakmak.

Bu listedeki hataların ortak noktası, mimarinin bir defa kurulup bir daha bakılmamasıdır. Oysa katalog büyüdükçe kategori yapısı da eskir. Bu nedenle yılda bir kez envanteri yeniden çıkarır, ağaç testini tekrar eder ve boş dalları budarım.

Küçük bir öneri daha: her yeni kategori açılışını bir "kategori açma formu"na bağlayın. Formda arama talebi, beklenen ürün sayısı ve hangi üst kategoriye bağlanacağı sorulsun. Böylece kimse rastgele kategori açamaz ve mimari disiplinle büyür.

Kategori yapısının başarısını hangi metriklerle ölçersiniz?

Kategori yapısının başarısını dört metrikle izlerim: Search Console tarama istatistikleri, "Keşfedildi, şu anda dizine eklenmedi" URL sayısı, kategori sayfalarının tıklama oranı ve ağaç testi bulma oranı. İlk ikisi tarayıcı tarafını, son ikisi kullanıcı tarafını ölçer.

Tarama istatistiklerinde toplam isteğin ne kadarının filtre ve sıralama URL'lerine gittiğine bakarım. Örneğin isteklerin yarısı ?sort= parametreli adreslere gidiyorsa bütçe boşa akıyor demektir. Keşfedilmiş ama dizine girmemiş URL sayısı düşüyorsa mimari işini yapıyor; yükseliyorsa yeni bir kopya kaynağı doğmuş olabilir.

Kullanıcı tarafında ise kategori sayfalarının arama sonucundaki tıklama oranını dönemsel karşılaştırırım. Breadcrumb şeması ve daha net başlıklar genellikle bu oranı yukarı çeker. Ayrıca kategori sayfasından ürüne geçiş oranı, iç bağlantı dağılımının çalışıp çalışmadığını gösterir.

Bu metrikleri aylık bir raporda toplarım ve her sapmayı bir karara bağlarım. Özetle kategori yapısı bir defalık proje değil, katalogla birlikte yaşayan bir sistemdir. Sitenizin mimarisini birlikte gözden geçirmek isterseniz iletişim sayfasından bana yazabilirsiniz; hizmet kapsamını ve fiyatları paketler sayfasında şeffaf biçimde görürsünüz. Aracısız çalışırım, yani konuştuğunuz kişi işi yapan kişidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Web sitesi kategori yapısı nasıl olmalı?
Web sitesi kategori yapısı, her sayfaya en fazla üç tıkta ulaşılan, kullanıcı diliyle adlandırılmış ve her kategoriden bütün alt sayfalara düz HTML bağlantı veren bir hiyerarşi olmalı. Ana sayfa, kategori, alt kategori ve ürün sırası çoğu katalog için yeterlidir. Kategori adlarını kart sıralama ile kullanıcıya doğrulatın; filtre ve sıralama URL'lerini ayrıca yönetin.
Bir sitede kaç kategori seviyesi olmalı?
Çoğu büyük sitede üç seviye yeterlidir: kategori, alt kategori ve gerekirse ikinci alt kategori; ürün bunların altına gelir. Daha fazla seviye tık derinliğini büyütür ve bağlantı gücünü böler. Bir alt kategori 100 ürünü aşıyorsa bölmeyi, 8 ürünün altındaysa üst kategoriyle birleştirmeyi değerlendirin. Bu eşikler saha tecrübesine dayalı başlangıç aralığıdır.
Kategori sayfaları SEO için önemli mi?
Evet, kategori sayfaları büyük sitelerde SEO'nun en önemli sayfalarıdır. Google site hiyerarşisini bağlantı ilişkisinden çıkarır; kategori sayfası ürünlere bağlantı vermezse Googlebot ürünleri bulamayabilir. Ayrıca genel arama terimleri çoğu zaman ürün değil kategori sayfasıyla sıralanır. Kısa tanım metni, alt kategori blokları ve düz HTML ürün bağlantıları bu sayfaların gücünü artırır.
Filtre sayfaları Google'da indekslenmeli mi?
Yalnız gerçek arama talebi olan filtre kombinasyonları indekslenmeli; gerisi taramadan uzak tutulmalı. Örneğin renk ve ürün tipi birleşimi aranıyorsa onu kendi başlığıyla statik alt kategoriye çevirin. Beden, fiyat aralığı ve sıralama gibi parametreleri robots.txt ile engelleyin. Google'ın belgesi istenmeyen filtre URL'leri için robots.txt engelini en etkili yöntem sayar.
Breadcrumb SEO'ya katkı sağlar mı?
Evet, breadcrumb hem kullanıcıya hem Google'a hiyerarşiyi anlatır ve kategori sayfalarına bağlantı gücü geri taşır. BreadcrumbList şemasıyla birlikte kullanıldığında Google sayfayı arama sonuçlarında kategorize etmek için bu işaretlemeden yararlanır. Görünür HTML breadcrumb ile JSON-LD şemasını birlikte koyun; en az iki ListItem içermesi gerekir.
Kategori yapısını değiştirmek sıralamayı düşürür mü?
Doğru yapılırsa kalıcı düşüş beklemem; ancak geçiş döneminde birkaç haftalık dalgalanma normaldir. Riski azaltmak için eski ve yeni URL haritası çıkarın, zincirsiz 301 yönlendirme kurun, canonical ve site haritasını güncelleyin. Geçişi önce küçük bir kategori dalında deneyip Search Console'da 4-6 hafta izleyin, sonra geri kalanı taşıyın.
#kategori yapısı#site mimarisi#teknik SEO#tarama bütçesi#yönlü gezinme#breadcrumb#e-ticaret SEO#kullanıcı deneyimi
Paylaş:
Talha Aslan
Talha Aslan

Google Partner dijital pazarlama uzmanı. 2012’den beri SEO, Google Ads, web tasarım ve e-ticaret projelerinde sahada; bu blogda gördüğünüz her yazı o deneyimden çıkar.

Sıradaki proje

Projenizi konuşalım.

Aracı yok, katman yok: doğrudan işi yapacak uzmanla konuşursunuz. İlk istişare ücretsizdir; hedefinizi dinler, net bir yol haritasıyla dönerim.

WhatsApp Hemen Ara