SEO

SEO ve UX Uyumu: Google'ın Sıralamada Önemsediği Kullanıcı Deneyimi Faktörleri

Talha AslanTalha Aslan 16 dk okuma 6 görüntülenme

SEO ve UX uyumu nedir, Google kullanıcı deneyimini sıralamada nasıl değerlendirir?

SEO ve UX uyumu, bir sayfanın hem arama motorunun anlayacağı şekilde kurgulanması hem de ziyaretçiye hızlı, güvenli ve rahat bir deneyim sunmasıdır. Google bunu tek bir puanla değil; Core Web Vitals, HTTPS, mobil uyum, reklam yoğunluğu ve ana içeriğin netliği gibi sinyallerin toplamıyla değerlendirir.

2012'den beri sahada çalışıyorum ve müşterilerimden en sık duyduğum soru şu: "Site hızımız iyi, neden sıralamada ilerlemiyoruz?" Cevap çoğu zaman aynı yerde duruyor. Kullanıcı deneyimi tek başına sıralama getirmiyor; ancak kötü bir deneyim, iyi içeriğin getirdiği ziyaretçiyi kapıdan geri çeviriyor.

Bu yazıda Google'ın resmi belgelerinde adı geçen kullanıcı deneyimi faktörlerini tek tek ele alıyorum. Tasarım tarafındaki pratik uzlaşmalara, yani sekmeli içerik veya menü kararlarına bu yazıda girmiyorum. Burada odak, Google'ın ölçtüğünü açıkça söylediği şeyler ve bunları nasıl kontrol edeceğiniz.

Google "sayfa deneyimi" derken tam olarak neyi kastediyor?

Google, sayfa deneyimi belgesinde site sahiplerine kendi sayfalarını değerlendirmeleri için bir soru listesi veriyor. Bu liste, konunun resmi çerçevesini çiziyor. Dolayısıyla "UX sinyali" diye ortada dolaşan pek çok iddiayı bu listeyle sınamanızı öneririm.

  • Sayfalarınızın Core Web Vitals değerleri iyi mi?
  • Sayfalarınızı HTTPS üzerinden güvenli şekilde sunuyor musunuz?
  • Mobil cihazlarda içerik düzgün bir görüntü veriyor mu?
  • İçerikte ana metni bölen veya dikkati dağıtan aşırı reklam var mı?
  • Sayfada rahatsız edici ara reklamlar (interstitial) yer alıyor mu?
  • Ziyaretçi ana içeriği sayfadaki diğer öğelerden kolayca ayırt edebiliyor mu?

Listeye dikkatli bakarsanız, buton rengi, yazı tipi zevki veya animasyon miktarı gibi kalemlerin yer almadığını görürsünüz. Yani Google, estetik tercihlerinizi değil; ziyaretçinin içeriğe ne kadar zahmetsiz ulaştığını önemsiyor. Bu ayrım, bütçeyi doğru yere harcamak açısından kritik.

Sayfa deneyimi tek bir sıralama sinyali mi?

Hayır, değil. Google aynı belgede tek bir sayfa deneyimi sinyali olmadığını, çekirdek sıralama sistemlerinin genel deneyimle uyumlu çeşitli sinyallere baktığını açıkça yazıyor. Ayrıca Core Web Vitals değerlerinin sıralama sistemlerinde kullanıldığını da belirtiyor.

Belgedeki bir cümle ise beklentiyi dengelemek için çok değerli: Google, sayfa deneyimi vasat olsa bile her zaman en alakalı içeriği göstermeye çalıştığını söylüyor. Bu nedenle mükemmel skorlara sahip ama soruyu yanıtlamayan bir sayfa, yavaş ama tam isabetli bir sayfanın önüne kendiliğinden geçmiyor.

Sahada bu durumu şöyle özetliyorum: kullanıcı deneyimi, benzer kalitedeki sayfalar arasında fark yaratan bir unsur ve aynı zamanda gelen trafiğin satışa dönüşüp dönüşmediğini belirleyen bir kaldıraç. Ancak onu içerik eksikliğinin ilacı gibi görürseniz hayal kırıklığı yaşarsınız. Önce alaka, sonra deneyim; ikisi birlikte olduğunda sonuç kalıcı oluyor.

Core Web Vitals nedir ve eşik değerleri kaçtır?

Core Web Vitals, Google'ın gerçek kullanıcı deneyimini ölçmek için seçtiği üç metrikten oluşur: yükleme için LCP, etkileşime yanıt için INP ve görsel kararlılık için CLS. Eşik değerleri web.dev üzerindeki resmi açıklamada şöyle tanımlı:

MetrikNeyi ölçer?İyiİyileştirme gerekliZayıf
LCP (Largest Contentful Paint)En büyük içerik öğesinin ekrana gelme süresi2,5 sn ve altı2,5 ile 4 sn arası4 sn üstü
INP (Interaction to Next Paint)Tıklama ve dokunmaya verilen yanıtın gecikmesi200 ms ve altı200 ile 500 ms arası500 ms üstü
CLS (Cumulative Layout Shift)Sayfa yüklenirken öğelerin beklenmedik kayması0,1 ve altı0,1 ile 0,25 arası0,25 üstü

Burada gözden kaçan kritik bir ayrıntı var: Google değerlendirmede sayfa yüklemelerinin 75. yüzdelik dilimine bakıyor ve mobil ile masaüstünü ayrı ayrı ele alıyor. Başka bir deyişle, ziyaretçilerinizin en az dörtte üçünün iyi bir deneyim yaşaması gerekiyor. Kendi hızlı bilgisayarınızda gördüğünüz sonuç bu yüzden yanıltıcı olabiliyor.

LCP'yi hangi hatalar bozar, nasıl düzeltirsiniz?

LCP, çoğu kurumsal sitede ana sayfadaki büyük hero görseli veya başlık bloğudur. Denetimlerimde LCP'yi bozan nedenleri neredeyse her projede aynı dört başlıkta topluyorum. Önce hangisinin sizin sitenizde geçerli olduğunu bulmanız gerekiyor.

  • Sıkıştırma görmemiş, telefona masaüstü boyutunda gönderilen büyük görseller.
  • Yavaş sunucu yanıtı; özellikle ucuz paylaşımlı barındırmada ilk baytın geç gelmesi.
  • Ana görselin tembel yüklemeye (lazy load) takılıp geç çağrılması.
  • Sayfanın çizimini durduran ağır CSS ve JavaScript dosyaları.

Çözüm de bu sıraya göre ilerliyor. Görselleri WebP gibi modern formatlara çevirip gerçek gösterim boyutuna küçültmek, genellikle en ucuz ve en hızlı kazanımı sağlıyor; bunun için resim küçültme aracını kullanabilirsiniz. Ardından ekranın üst kısmındaki ana görselden lazy load özniteliğini kaldırırsınız. Son olarak sunucu ve önbellek tarafına geçersiniz. Özetle LCP'de mucize eklenti aramak yerine görsel, sunucu ve kaynak sırasını tek tek temizlemek en sağlam yol.

INP neden FID'in yerini aldı ve etkileşimi nasıl ölçer?

INP, Mart 2024'te First Input Delay (FID) metriğinin yerine resmi Core Web Vitals metriği oldu. FID yalnızca ilk etkileşimin başlama gecikmesine bakıyordu. INP ise ziyaret boyunca yapılan tıklama, dokunma ve klavye etkileşimlerini izliyor ve ekranın bir sonraki güncellemesine kadar geçen süreyi raporluyor.

Bu değişiklik pratikte şunu gösterdi: ilk tıklaması hızlı ama menüsü, filtresi veya formu takılan pek çok site aslında iyi bir deneyim sunmuyordu. Örneğin e-ticarette filtreye tıklayınca bir saniye donan bir kategori sayfası, FID döneminde yeşil görünebiliyordu. INP ile bu sorun gün yüzüne çıktı.

INP'yi genellikle üç şey bozuyor: ana iş parçacığını uzun süre meşgul eden JavaScript, fazla sayıda üçüncü taraf etiketi ve her tıklamada tüm sayfayı yeniden çizen ağır arayüz bileşenleri. Bu nedenle etiket yöneticisindeki gereksiz etiketleri ayıklamak, çoğu zaman kod yazmadan elde edebileceğiniz ilk iyileştirme oluyor. Ardından uzun görevleri bölmek için geliştiricinizle çalışırsınız.

CLS düzen kayması kullanıcıyı nasıl kaçırır?

CLS, sayfa yüklenirken içeriğin beklenmedik şekilde yer değiştirmesini ölçer. Metni okumaya başlamışken üstten bir banner inip satırı aşağı ittiğinde veya "Satın al" yerine yanlışlıkla bir reklama dokunduğunuzda yaşadığınız şey tam olarak budur. Kullanıcı açısından en sinir bozucu deneyimlerden biridir.

Düzen kaymasının tipik kaynakları şunlar: boyut bilgisi olmayan görseller ve videolar, sonradan yüklenen reklam alanları, geç gelen web fontları ve içeriğin üstüne sonradan eklenen bildirim çubukları. Üstelik bu kaymalar çoğu zaman geliştiricinin hızlı bağlantısında hiç görünmüyor; yavaş mobil bağlantıda ise belirginleşiyor.

Çözümün mantığı basit: her öğeye yerini önceden ayırmak. Görsellere genişlik ve yükseklik değeri vermek, reklam ve gömülü içerik alanlarına sabit bir yükseklik tanımlamak ve yazı tipi yüklenirken yedek fontun ölçüsünü yakın tutmak çoğu vakada CLS'yi iyi aralığa çekiyor. Böylece hem Google'ın ölçtüğü değer düzeliyor hem de yanlış tıklamalardan kaynaklanan şikayetler azalıyor.

Saha verisi ile laboratuvar verisi arasındaki fark neden önemli?

Google'ın Core Web Vitals değerlendirmesi, Chrome kullanıcılarından toplanan gerçek saha verisine dayanır. Lighthouse gibi araçlar ise kontrollü bir ortamda tek bir yükleme simüle eder. İkisi farklı sorulara cevap verir: laboratuvar verisi "neden yavaş?" sorusunu, saha verisi "kullanıcı gerçekte ne yaşıyor?" sorusunu yanıtlar.

Bu fark, müşterilerimle en sık yaşadığım yanlış anlamanın kaynağı. Biri Lighthouse'ta 95 puan görüp sevinirken Search Console'daki Core Web Vitals raporu hâlâ "zayıf" URL'ler gösterebiliyor. Tersi de mümkün. Dolayısıyla karar verirken saha verisini esas alıp laboratuvar testini teşhis aracı olarak kullanmanızı öneririm.

Az trafik alan sayfalarda saha verisi hiç oluşmayabilir. Bu durumda Search Console benzer sayfaları gruplayarak değerlendirme yapar veya veri göstermez. Lighthouse raporunu adım adım okuma konusunu ayrı bir yazıda işleyeceğim; burada bilmeniz gereken tek şey, skor kovalamak yerine gerçek kullanıcı dağılımını iyileştirmeye odaklanmanız gerektiği.

HTTPS hâlâ bir kullanıcı deneyimi faktörü mü?

Evet. Google'ın sayfa deneyimi soru listesinde HTTPS açıkça yer alıyor ve Search Console'da ayrı bir HTTPS raporu var. Bugün çoğu site SSL sertifikasına sahip olduğu için bu madde fark yaratan bir avantajdan çok, eksik olduğunda ciddi kayıp yaratan bir temel şart gibi çalışıyor.

Sahada sorun genellikle sertifikanın yokluğunda değil, yarım kurulumda çıkıyor. Örneğin adres çubuğunda HTTPS görüyorsunuz ama sayfadaki bazı görseller veya scriptler hâlâ HTTP adresinden geliyor. Bir başka sık hata, HTTP ile HTTPS sürümlerinin ikisinin birden erişilebilir kalması ve yönlendirme zincirlerinin uzaması.

  • Tüm HTTP adreslerini tek adımda HTTPS karşılığına 301 ile yönlendirin.
  • Karışık içerik (mixed content) uyarılarını tarayıcı konsolundan kontrol edin.
  • Canonical etiketlerinin ve site haritasının HTTPS adreslerini gösterdiğinden emin olun.
  • Sertifikanın yenileme tarihini takvime ekleyin; süresi dolan sertifika ziyaretçiye uyarı ekranı gösterir.

Yönlendirme zincirlerini hızlıca görmek için yönlendirme denetleyicisini kullanabilirsiniz.

Rahatsız edici ara reklamlar hangi durumda sorun olur?

Google, ara reklamlar hakkındaki belgesinde içeriği kapatan ve genellikle tanıtım amaçlı olan öğeleri sorunlu sayıyor. Belgeye göre bu tür diyaloglar hem kullanıcıyı rahatsız ediyor hem de arama motorlarının içeriği anlamasını zorlaştırarak arama performansını düşürebiliyor.

Pratikte sorunlu gördüğüm kalıplar şunlar:

  • Siteye girer girmez tüm ekranı kaplayan kampanya veya bülten pencereleri.
  • Kullanıcıyı içerikten önce ayrı bir sayfaya yönlendiren onay veya kayıt adımları.
  • Kapatma düğmesi küçük, gizli veya geç beliren katmanlar.

Öte yandan Google yasal zorunluluklara farklı bakıyor. Belge, çerez onayı ve yaş doğrulaması gibi gerekli diyalogları istisna olarak sayıyor. Ancak Google bunların da içeriğin üstüne katman olarak gelmesini, kullanıcıyı başka sayfaya taşımamasını öneriyor. Kampanya duyurusu için tavsiyem ekranın küçük bir bölümünü kaplayan bir banner kullanmanız. Böylece mesajınızı iletirsiniz ve ziyaretçiyi içerikten koparmazsınız.

Aşırı reklam ve ana içeriğin ayırt edilmesi neden önem taşır?

Google'ın soru listesindeki son iki madde birbirine bağlı: içeriği bölen aşırı reklamdan kaçınmak ve ana içeriğin diğer öğelerden kolayca ayırt edilebilmesi. İkisi de aynı kullanıcı sorusuna dayanıyor: "Aradığım bilgi nerede?"

Bunu yalnızca reklam gösteren yayıncı sitelerinin sorunu sanmayın. Kurumsal sitelerde de benzer bir tablo oluşuyor. Örneğin bir hizmet sayfasında ekranın ilk görünümü slider, kampanya bandı, sohbet balonu ve çerez uyarısıyla doluysa, ziyaretçi hizmetin ne olduğunu görmeden sayfayı terk edebiliyor. Reklam olmasa da sonuç aynı.

Kendi denetimlerimde basit bir test uyguluyorum: sayfayı telefonda açıp ilk ekranın ekran görüntüsünü alıyorum ve "Bu sayfa ne sunuyor?" sorusunu yalnızca o görüntüye bakarak cevaplamaya çalışıyorum. Cevap veremiyorsam ana içerik yeterince belirgin değildir. Bu nedenle başlık, kısa değer önerisi ve ilk paragraf, ilk ekranda mutlaka görünmelidir; süsleme öğeleri ise onların altına iner.

Mobil kullanılabilirliği Google araçları emekliye ayrıldıktan sonra nasıl kontrol edersiniz?

Google, 1 Aralık 2023 itibarıyla Search Console'daki Mobil Kullanılabilirlik raporunu, Mobil Uyumluluk Testi aracını ve API'sini kullanımdan kaldırdı. Ancak bu, mobil deneyimin önemini yitirdiği anlamına gelmiyor; mobil görüntüleme hâlâ sayfa deneyimi sorularından biri ve Google siteleri ağırlıklı olarak mobil sürümleri üzerinden değerlendiriyor.

Bugün mobil kontrol için şu yolları kullanıyorum:

  1. Lighthouse ve Chrome DevTools cihaz modu ile farklı ekran genişliklerinde düzeni incelemek.
  2. Search Console'daki URL Denetleme aracında Google'ın taradığı sayfanın ekran görüntüsüne bakmak.
  3. Gerçek bir orta segment Android telefonda, mobil veri üzerinden sayfayı açıp formu doldurmak.

Üçüncü adımı atlamamanızı özellikle rica ederim. Tasarımcıların ve yöneticilerin kullandığı üst segment telefonlar, ziyaretçilerin önemli bir kısmının yaşadığı deneyimi yansıtmıyor. Küçük dokunma alanları, ekrana sığmayan tablolar ve klavye açılınca kaybolan form butonları genellikle ancak bu gerçek cihaz testinde ortaya çıkıyor.

Yararlı içerik ile sayfa deneyimi arasındaki bağ nedir?

Google'ın yararlı ve insan odaklı içerik rehberi, çekirdek sıralama sistemlerinin iyi bir sayfa deneyimi sunan içeriği ödüllendirmeye çalıştığını belirtiyor. Aynı belge, tek tek unsurlara takılmak yerine deneyimi bir bütün olarak değerlendirmeyi öneriyor. Yani Google sayfa deneyimini yararlı içeriğin bir parçası olarak görüyor.

Bu bakış açısı pratikte önemli bir sonuç doğuruyor. Metni ne kadar iyi yazarsanız yazın, okunamayan bir düzen, küçük yazı tipi veya hiç ara vermeyen uzun paragraflar değeri azaltıyor. Tersine, hızlı ve temiz bir sayfa da boş bir içeriği kurtarmıyor. İkisini aynı planın içine koymanız gerekiyor.

Bu nedenle içerik üretirken yalnızca anahtar kelimeye değil, okunabilirliğe de bakmanızı öneririm. Okunabilirlik analizi aracı cümle uzunluğu gibi temel göstergeleri hızlıca kontrol etmenize yardım eder. Yapay zeka destekli arama sonuçlarında öne çıkan içeriğin nasıl kurgulandığını merak ediyorsanız AI Overviews için içerik yazımı yazıma da göz atabilirsiniz.

Kurumsal sitelerde en sık gördüğüm kullanıcı deneyimi sorunları hangileri?

Farklı sektörlerden sitelerle çalışırken bazı sorunların neredeyse her projede tekrarladığını görüyorum. Bunlar teknik açıdan karmaşık değil; ancak kimse fark etmediği için yıllarca yerinde kalıyor. Aşağıdaki liste saha gözlemlerime dayanıyor, istatistiksel bir araştırma sonucu değil.

  • Ana sayfada otomatik dönen, beş altı slayttan oluşan ve her biri ayrı büyük görsel yükleyen slider.
  • Telefonda ekranın üçte birini kaplayan sabit üst menü ve bunun üstüne eklenen kampanya bandı.
  • İletişim formunda gereksiz alanlar ve mobilde yanlış klavye türü açan telefon alanı.
  • PDF katalogların sayfa içeriği yerine indirme bağlantısı olarak sunulması.
  • Yıllar önce eklenmiş, artık kimsenin bakmadığı üçüncü taraf takip kodları.

Bu sorunların ortak noktası, her birinin tek başına küçük görünmesi. Oysa hepsi bir araya geldiğinde LCP, CLS ve INP değerlerini aynı anda bozuyor ve ziyaretçinin ilk izlenimini zayıflatıyor. Bu nedenle yeni bir özellik eklemeden önce, mevcut öğelerden hangilerinin gerçekten iş gördüğünü sorgulamanızı öneririm. Çoğu zaman en etkili iyileştirme, bir şey eklemek değil, bir şeyi kaldırmak oluyor.

Core Web Vitals verisi olmayan küçük siteler ne yapmalı?

Aylık ziyaretçisi az olan yeni veya yerel işletme sitelerinde Search Console çoğu zaman Core Web Vitals raporunda veri göstermez. Bunun nedeni, Chrome kullanıcı deneyimi raporunun anlamlı bir değerlendirme için yeterli sayıda gerçek ziyarete ihtiyaç duyması. Bu durum bir hata değil; yalnızca henüz örneklem oluşmadığını gösteriyor.

Böyle bir sitede yapmanız gereken, saha verisini beklerken laboratuvar ölçümüyle ilerlemek. PageSpeed Insights ve Lighthouse size yaklaşık bir tablo verir. Ayrıca sayfanızı yavaş bir mobil bağlantıda bizzat açıp ilk ekranın ne kadar sürede anlamlı hale geldiğini gözlemlemek, küçük sitelerde şaşırtıcı derecede işe yarıyor.

Üstelik küçük sitelerde düzeltme maliyeti de düşük. Tek bir tema, birkaç eklenti ve sınırlı sayıda sayfa olduğu için hazır bir kontrol listesiyle birkaç günde temiz bir temel kurabilirsiniz. Trafik büyüdüğünde saha verisi oluşur ve o zaman gerçek kullanıcı dağılımını izlemeye geçersiniz. Yani veri yokluğu, işi ertelemek için bir gerekçe değil.

Search Console'da SEO ve UX uyumu için hangi raporlara bakmalısınız?

Google'ın sayfa deneyimi belgesi, Search Console'daki Core Web Vitals raporunu ve HTTPS raporunu doğrudan önerir. Ben bu ikisine ek olarak birkaç rapordan daha dolaylı sinyal topluyorum; çünkü kullanıcı deneyimi sorunları bazen tıklama ve gösterim verisine de yansıyor.

  • Core Web Vitals raporu: Mobil ve masaüstü için "iyi", "iyileştirme gerekli" ve "zayıf" URL gruplarını gösterir.
  • HTTPS raporu: HTTPS üzerinden sunulmayan dizinli sayfaları listeler.
  • URL Denetleme: Google'ın sayfayı nasıl gördüğünü ve oluşturduğu ekran görüntüsünü verir.
  • Performans raporu: Cihaz kırılımında tıklama oranı farkı, mobil deneyim sorununa işaret edebilir.

Bir uyarı ekleyeyim: Core Web Vitals raporunda bir sorunu düzelttikten sonra "Düzeltmeyi doğrula" dediğinizde sonuç hemen gelmez, çünkü rapor gerçek kullanıcı verisinin birikmesini bekler. Sabırlı olmanız gerekir. SEO ve UX uyumu için düzenli rapor takibi, tek seferlik bir düzeltmeden çok daha değerlidir. Bu takibi SEO danışmanlığı sürecimde aylık bir rutin olarak yürütüyorum.

Hangi kullanıcı deneyimi faktörüne önce yatırım yapmalısınız?

Bütçe ve geliştirici zamanı sınırlı olduğunda her şeyi aynı anda düzeltemezsiniz. Benim önceliklendirme sıram, sorunun kaç kullanıcıyı etkilediğine ve düzeltmenin maliyetine dayanıyor. Aşağıdaki sıra saha tecrübeme dayalı bir başlangıç önerisi, her site için geçerli bir kural değil.

  1. HTTPS ve yönlendirme hataları: Güven ve erişim sorunu yaratır, düzeltmesi genellikle ucuzdur.
  2. Tam ekran pop-up ve ara reklamlar: Bir ayarla kapatılabilir, etkisini hemen görürsünüz.
  3. Mobil düzen kırıkları: Dokunma alanları, taşan tablolar, formlar.
  4. LCP: Görsel optimizasyonu ve sunucu yanıtı.
  5. CLS: Boyutsuz görseller ve geç yüklenen alanlar.
  6. INP: Genellikle geliştirici emeği ister; etiket temizliğiyle başlayın.

Bu sırayı her projede verilerle yeniden kontrol ediyorum. Örneğin INP sorunu ödeme sayfasındaysa, listenin başına geçer; çünkü doğrudan satış kaybı demektir. Kısacası öncelik, sayfanın iş değeri ile sorunun ciddiyetinin çarpımına göre değişir. Önemli sayfaları belirlerken site mimarisi de devreye girer; bu konuda büyük sitelerde kategori yapısı yazısı yol gösterebilir.

Sayfa deneyimi hakkında yaygın yanılgılar nelerdir?

Sahada karşılaştığım yanlış inançların çoğu, Google'ın belgelerini ikinci elden okumaktan doğuyor. En sık duyduklarımı ve gerçekte ne olduğunu kısaca sıralayayım.

"Lighthouse'ta 100 puan alırsam birinci olurum." Hayır. Lighthouse bir teşhis aracıdır ve Google sıralamada gerçek kullanıcı verisine bakar. Üstelik alaka her zaman önce gelir.

"Hemen çıkma oranı doğrudan sıralama faktörüdür." Google'ın sayfa deneyimi belgesinde böyle bir metrik geçmiyor. Hemen çıkma, sizin için değerli bir teşhis göstergesi olabilir; ancak Google'ın açıkladığı sayfa deneyimi soruları arasında yer almıyor.

"Mobil test aracı kalktı, demek ki mobil artık önemsiz." Tam tersi; araç kalktı ama mobil görüntüleme hâlâ soru listesinde.

"Güzel tasarım sıralamayı yükseltir." Estetik tek başına bir sinyal değil. Önemli olan, tasarımın içeriğe erişimi kolaylaştırıp kolaylaştırmadığı. Bu yüzden görsel yenileme planlıyorsanız, web sitesi yenilerken SEO'yu koruma adımlarını da hesaba katın.

Teknik SEO ile kullanıcı deneyimi nerede kesişir?

Teknik SEO ile UX, çoğu zaman aynı kodun iki farklı yüzüdür. Örneğin içeriği yalnızca JavaScript ile çizen bir sayfa hem ekrana geç gelir hem de tarayıcıların işini zorlaştırır. Benzer şekilde uzun yönlendirme zincirleri hem kullanıcıyı bekletir hem de tarama bütçesini tüketir.

Bir başka kesişim noktası sayfa başlıkları ve açıklamaları. Arama sonucunda gördüğü başlık ile açtığı sayfa uyuşmayan kullanıcı, hayal kırıklığıyla geri dönüyor. Bu nedenle başlık ve açıklamanın sayfanın gerçek içeriğini dürüstçe anlatması, kullanıcı deneyiminin arama sonucunda başlayan ilk adımıdır. Başlığınızın sonuçta nasıl göründüğünü Google SERP önizleme aracıyla kontrol edebilirsiniz.

Yapay zeka sonrası dönemde bu kesişim daha da genişledi; hızlı, temiz ve anlamlı HTML hem kullanıcıya hem de yapay zeka tarayıcılarına hizmet ediyor. Konunun ileri seviyesini yapay zeka sonrası teknik SEO yazımda anlattım. Ayrıca yeni bir sitede bu kararları baştan doğru vermek için web tasarım sürecine SEO kontrollerini dahil etmenizi öneririm.

SEO ve UX uyumu için adım adım kontrol listesi nasıl olmalı?

Aşağıdaki listeyi yeni bir müşterinin sitesini ilk incelediğimde kullanıyorum. Google'ın resmi sorularını temel alıyor ve her maddeyi ölçülebilir bir kontrole çeviriyor. Kendi sitenizde de sırayla uygulayabilirsiniz.

  1. Search Console'daki Core Web Vitals raporunda mobil ve masaüstü "zayıf" URL gruplarını not edin.
  2. Her grup için örnek bir URL'yi PageSpeed Insights'ta açıp saha verisini ve teşhis önerilerini okuyun.
  3. HTTPS raporunu ve yönlendirme zincirlerini kontrol edin.
  4. Ana sayfayı ve en çok gelir getiren üç sayfayı gerçek bir telefonda mobil veriyle açın.
  5. İlk ekranda ana içeriğin ve başlığın göründüğünü doğrulayın.
  6. Tam ekran pop-up, zorunlu kayıt veya içerik kapatan katman olup olmadığını kontrol edin.
  7. Görsellerin boyut ve format durumunu, boyutsuz öğeleri ve geç yüklenen alanları listeleyin.
  8. Etiket yöneticisindeki etiketleri gözden geçirip kullanılmayanları kaldırın.

Listeyi bitirdiğinizde elinizde öncelik sırasına dizdiğiniz bir iş listesi olur. SEO ve UX uyumu kalıcı bir hedef olduğu için aynı kontrolü her büyük güncellemeden sonra tekrarlamanızı öneririm.

Kullanıcı deneyimi iyileşmesinin işe etkisini nasıl ölçersiniz?

Core Web Vitals değerlerinin yeşile dönmesi tek başına bir iş sonucu değil. Asıl soru, iyileştirmenin ziyaretçi davranışına ve satışa yansıyıp yansımadığı. Bu yüzden teknik metriklerin yanına mutlaka iş metriklerini koyuyorum.

Pratik yöntemim şu: değişiklikten önceki ve sonraki dört haftayı, mevsimsellik etkisini azaltmak için mümkünse bir önceki yılın aynı dönemiyle birlikte karşılaştırıyorum. GA4'te etkileşim oranı, form gönderimi ve satın alma adımlarındaki düşüşlere bakıyorum. Search Console'da ise mobil tıklama oranını ve ortalama konumu izliyorum.

Burada dürüst olmam gerekiyor: sıralama değişimini tek bir UX iyileştirmesine bağlamak çoğu zaman mümkün değil, çünkü aynı dönemde algoritma güncellemeleri ve rakip hareketleri de devrede. Bu nedenle iyileşmeyi "sıralama kazandırdı" diye değil, "aynı trafikle daha fazla dönüşüm aldık mı?" sorusuyla değerlendirmenizi öneririm. Bu soru, ölçülebilir ve iş için anlamlı bir cevap üretir. Kurulumda desteğe ihtiyaç duyarsanız iletişim sayfasından bana ulaşabilirsiniz.

Sonuç: kullanıcıyı memnun eden sayfa, Google'ın aradığı sayfadır

Google'ın kullanıcı deneyimi konusundaki mesajı aslında oldukça tutarlı: tek bir sihirli sinyal yok, ama iyi bir sayfa deneyimi çekirdek sıralama sistemlerinin ödüllendirmeye çalıştığı şeylerden biri. Core Web Vitals, HTTPS, mobil uyum, ölçülü reklam, rahatsız etmeyen diyaloglar ve net bir ana içerik bu deneyimin resmi çerçevesini oluşturuyor.

Kendi deneyimimden çıkardığım ders şu: SEO ve UX uyumunu bir "optimizasyon projesi" olarak değil, sitenin standart bakım rutini olarak görmek gerekiyor. Önce alakalı ve yararlı içerik, ardından o içeriğe engelsiz erişim. Bu iki adımı birlikte attığınızda hem arama görünürlüğünüz hem de dönüşüm oranınız aynı yönde ilerliyor.

Sitenizde nereden başlayacağınızdan emin değilseniz, yukarıdaki kontrol listesiyle kısa bir ön inceleme yapın. Böylece hangi sorunun gerçekten kullanıcı kaybettirdiğini ve hangisinin yalnızca bir skor kaygısı olduğunu ayırt edebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Sayfa deneyimi Google'da doğrudan bir sıralama faktörü mü?
Tek bir sayfa deneyimi sinyali yok. Google, çekirdek sıralama sistemlerinin genel deneyimle uyumlu çeşitli sinyallere baktığını ve Core Web Vitals değerlerini kullandığını belirtiyor. Ancak alaka her zaman önce geliyor; deneyimi vasat olsa bile en alakalı içerik öne çıkabiliyor. Bu nedenle deneyimi içerik kalitesinin yerine değil, tamamlayıcısı olarak görmelisiniz.
Core Web Vitals için iyi değerler nelerdir?
İyi eşikler LCP için 2,5 saniye ve altı, INP için 200 milisaniye ve altı, CLS için 0,1 ve altıdır. Değerlendirme, sayfa yüklemelerinin 75. yüzdelik dilimine göre ve mobil ile masaüstü ayrı ayrı yapılıyor. Yani ziyaretçilerinizin en az dörtte üçü bu eşiklerin içinde kalmalı.
Mobil Uyumluluk Testi aracı yerine ne kullanabilirim?
Google, Mobil Uyumluluk Testi aracını ve Search Console'daki Mobil Kullanılabilirlik raporunu 1 Aralık 2023'te kullanımdan kaldırdı. Yerine Lighthouse, Chrome DevTools cihaz modu ve Search Console'daki URL Denetleme aracını kullanabilirsiniz. Bunlara ek olarak orta segment gerçek bir telefonda mobil veriyle test yapmanızı öneririm.
Çerez onay penceresi sıralamamı düşürür mü?
Google, çerez onayı ve yaş doğrulaması gibi yasal olarak gerekli diyalogları rahatsız edici ara reklam kapsamında değerlendirmiyor. Yine de bu diyalogların kullanıcıyı ayrı bir sayfaya göndermek yerine içeriğin üzerinde katman olarak açılmasını öneriyor. Pencereyi küçük tutmak ve kapatmayı kolaylaştırmak hem kullanıcı hem de SEO açısından doğru yaklaşım.
Lighthouse skorum yüksek ama Search Console zayıf diyor, neden?
Lighthouse tek bir yüklemeyi kontrollü ortamda simüle eden bir laboratuvar aracıdır. Search Console ise Chrome kullanıcılarından gelen gerçek saha verisini gösterir. Yavaş telefonlar, zayıf bağlantılar ve üçüncü taraf etiketleri gerçek kullanıcıda sonucu kötüleştirebilir. Karar verirken saha verisini esas alın, Lighthouse'u teşhis için kullanın.
SEO ve UX uyumu için ilk olarak neyi düzeltmeliyim?
Saha tecrübeme göre önce HTTPS ve yönlendirme hatalarını, ardından tam ekran pop-up'ları ve mobil düzen kırıklarını düzeltmek en hızlı getiriyi sağlıyor. Sonra LCP, CLS ve INP sırasıyla ilerleyebilirsiniz. Ancak sorun ödeme veya teklif sayfası gibi gelir getiren bir sayfadaysa, o sayfa her zaman listenin başına geçmeli.
#SEO#UX#Core Web Vitals#Sayfa Deneyimi#Teknik SEO#Mobil Uyum
Paylaş:
Talha Aslan
Talha Aslan

Google Partner dijital pazarlama uzmanı. 2012’den beri SEO, Google Ads, web tasarım ve e-ticaret projelerinde sahada; bu blogda gördüğünüz her yazı o deneyimden çıkar.

Sıradaki proje

Projenizi konuşalım.

Aracı yok, katman yok: doğrudan işi yapacak uzmanla konuşursunuz. İlk istişare ücretsizdir; hedefinizi dinler, net bir yol haritasıyla dönerim.

WhatsApp Hemen Ara