Web

İhracat Web Sitesi Nasıl Olmalı? İhracat Yapan Firmalara Rehber

Talha Aslan 15 dakikalık okuma 1 görüntülenme

Kısa cevap

İhracat web sitesi nasıl olmalı?

İhracat web sitesi, yurt dışındaki alıcının firmanızı doğrulayıp teklif isteyebildiği, hedef pazarın dilinde yazılı, ürünü teknik olarak anlatan, o ülkeden hızlı açılan ve hukuki metinleri eksiksiz bir kurumsal sitedir. Önce iki pazar seçin, ardından dil yapısını, ürün sayfalarını ve teklif formunu kurun.

Tüm detaylar ve örnekler için yazıya devam edin

Bu rehberi yurt dışına satmaya başlayan ya da mevcut kurumsal sitesini ihracata hazırlamak isteyen işletme sahipleri için yazdık. Amacımız, web sitesi yaptırmadan önce doğru kararları vermenizi sağlamak. Kısacası metnin sonunda, sitenizde neyin olması gerektiğini ve teklif alırken neyi sormanız gerektiğini bileceksiniz.

Kurumsal web sitesi ile ihracat web sitesi arasındaki fark nedir?

Yurt içine dönük kurumsal site çoğu zaman sizi zaten duymuş birine hitap eder. Ziyaretçi firmanızı bir tanıdıktan, bir fuardan ya da bölgesel bir referanstan bilir. Yurt dışındaki alıcıda ise bu önceden gelen güven yoktur; bu yüzden site, satış temsilcinizin yapacağı ilk görüşmenin yükünü taşır.

Öte yandan fark yalnız sitenin başka dile çevrilmesi değildir. Aşağıdaki tablo, iki yaklaşımın aynı başlıkta nasıl ayrıştığını özetliyor.

BaşlıkYurt içi kurumsal siteİhracat web sitesi
Ziyaretçinin bilgisiFirmayı çoğu zaman tanırFirmayı ilk kez görür, doğrulamak ister
DilTek dil yeterli olabilirHedef pazarın dilinde, ayrı adreslerle
Ürün anlatımıGenel tanıtım yeterli olabilirTeknik veri, standart, ambalaj ve teslimat bilgisi
İletişimTelefon öne çıkarSaat farkını gözeten, alanları net bir teklif formu
Hukuki metinYerel mevzuatYerel mevzuat ve hedef pazarın kuralları
ÖlçümGenel ziyaret sayısıÜlke ve dil kırılımında teklif sayısı

Yurt dışındaki alıcı sitenizde ilk olarak neyi arar?

Alıcı önce üç soruya yanıt arar: bu firma gerçek mi, ürünü benim ihtiyacımı karşılıyor mu ve benimle çalışabilir mi? Bu nedenle ana sayfanızın ilk bölümü slogan değil, somut bir cümle taşımalı. Ne ürettiğinizi, kime sattığınızı ve hangi pazarlara gönderdiğinizi tek bakışta söyleyin.

Örneğin "kaliteli çözümlerin adresi" cümlesi yabancı bir satın almacıya hiçbir şey anlatmaz. Buna karşılık ürün grubunu, üretim yerini ve ihracat kapsamını yazan bir cümle, alıcının siteyi kapatmak yerine ürün sayfasına geçmesini sağlar. Ayrıca şu bilgileri ilk iki tıklamada bulunabilir tutun:

  • Şirketin tam ticari unvanı, açık adresi ve kuruluş bilgisi.
  • Üretim tesisi, depo ya da ofisin gerçek fotoğrafları.
  • Ürün grupları ve her grubun teknik sayfası.
  • İhracat yetkilisinin adı, kurumsal e-posta adresi ve konuşulan diller.

Mevcut siteniz neden yurt dışından teklif getirmiyor?

Sık gördüğümüz tablo şudur: site var, İngilizce düğmesi de var, ancak yurt dışından tek bir nitelikli talep gelmiyor. Nedeni çoğu zaman tasarımın eskiliği değildir. Asıl sorun, sayfaların yabancı alıcının aradığı terimleri kullanmaması, ürün verisinin eksik kalması ve teklif yolunun belirsiz olmasıdır.

Bu sorunları kendiniz gidermeniz mümkündür; dil yapısı, ürün verisi ve teknik altyapı aynı anda değişecekse tek tek yama yapmak ise genellikle daha pahalıya gelir. Sitenin baştan planlanması gerektiğini düşünüyorsanız kurumsal web sitesi yaptırma sürecimizde neyi kimin üstlendiğini inceleyebilirsiniz. Kendi ekibinizle ilerleyecekseniz de aşağıdaki bölümleri sırayla uygulayın. Genel B2B site iskeleti için B2B web sitesi kurma rehberimiz iyi bir başlangıçtır.

Hangi dillerle başlamalısınız?

Dili, elinizdeki gerçek talebe göre seçin. İhracat kayıtlarınız, fuar görüşmeleriniz ve gelen e-postalar size en güvenilir işareti verir. Genelde İngilizce ve en güçlü hedef pazarınızın dili ile başlamak, on dili yarım bırakmaktan daha sağlıklı sonuç verir.

Dil sayısını artırmadan önce şu soruları yanıtlayın:

  1. Bu dilde gelen talebe aynı dilde yanıt verecek bir kişi var mı?
  2. Ürün verisi ve teknik belgeler bu dilde hazırlanabiliyor mu?
  3. Yeni ürün eklendiğinde çeviriyi kim, ne kadar sürede güncelleyecek?
  4. Bu pazarda arama yapan alıcının kullandığı terimleri biliyor musunuz?

Dolayısıyla "evet" diyemediğiniz dili şimdilik eklemeyin. Yanıtsız kalan bir Almanca talep, hiç gelmeyen talepten daha çok zarar verir; çünkü alıcı firmanızı ciddiyetsiz olarak hatırlar.

Dil yapısını adres düzeyinde nasıl kurmalısınız?

Her dil için kalıcı, ayrı bir adres gerekir. Google, çok bölgeli siteler belgesinde üç temel yapıyı ve artılarını anlatıyor; URL parametresi kullanmayı ise önermiyor.

YapıÖrnekArtısıDikkat noktası
Ülke alan adıexample.deGüçlü ülke işaretiHer ülke için ayrı alan adı ve daha fazla bakım
Alt alan adıde.example.comKolay kurulum, ayrı sunucu imkanıKullanıcı dili mi ülkeyi mi kastettiğinizi anlamayabilir
Alt dizinexample.com/de/Kolay kurulum, düşük bakımTek sunucu konumu, siteleri ayırmak zor

Çoğu orta ölçekli ihracatçı için alt dizin, bakım yükü açısından mantıklı bir başlangıçtır. Yine de karar ülke sayınıza ve hukuki yapınıza bağlıdır; ayrıntı için ülke alan adı ile genel alan adı karşılaştırmamıza bakabilirsiniz.

Ayrıca ziyaretçiyi IP adresine göre otomatik olarak başka dile göndermeyin. Google bu yönlendirmenin kullanıcıların ve arama motorlarının tüm sürümleri görmesini engelleyebileceğini belirtiyor. Bunun yerine görünür bir dil seçici koyun; tasarımı için dil seçici rehberimiz yol gösterir.

Sürümler arasındaki bağı arama motoruna nasıl anlatırsınız?

Dil sürümlerini birbirine hreflang etiketiyle bağlarsınız. Bu etiket, aynı içeriğin başka dil ya da bölge karşılığını arama motoruna bildirir. Google'ın yerelleştirilmiş sürümler belgesi üç noktayı özellikle vurguluyor: her sürüm kendisini ve diğer sürümleri göstermeli, bağlantılar karşılıklı olmalı, adresler tam yazılmalı.

Üstelik aynı belge, ana içeriği çevrilmemiş sürümlerin kopya sayılabileceğini de söylüyor. Yani yalnız menüyü çevirip gövdeyi Türkçe bırakmak beklediğiniz sonucu vermez. Etiketleri elle yazmak yerine hreflang oluşturucu aracımızla üretebilirsiniz; kavramın kendisini de hreflang rehberimizde anlattık.

Teklif alırken soracağınız net soru şudur: yeni bir dil ya da yeni bir ürün eklediğimizde bu bağlar kendiliğinden oluşacak mı? Yanıt "hayır" ise, site büyüdükçe hata sayısı da büyür.

Çeviri yeterli mi, hedef ülke içeriği neden gerekli?

Çeviri metni başka dile taşır; yerelleştirme ise alıcının o pazardaki satın alma alışkanlığına göre yeniden yazar. Bir terimin sözlük karşılığı ile sektörde aranan karşılığı çoğu zaman farklıdır. Bu nedenle çeviriye başlamadan önce hedef pazarda kullanılan ürün adlarını, standart kodlarını ve ölçü birimlerini listeleyin.

Hedef ülke içeriği için şu farkları gözden geçirin:

  • Ölçü birimleri, tarih biçimi ve para birimi o pazarın alışkanlığına uyuyor mu?
  • Teslim şekli ve ödeme koşulu alıcının beklediği terimlerle yazılı mı?
  • Örnek kullanım alanları o ülkedeki sektörle örtüşüyor mu?
  • Telefon numarası uluslararası biçimde, ülke koduyla mı duruyor?

Örneğin aynı ürün için bir pazarda metrik ölçü, başka bir pazarda inç beklenebilir. Fiyatı sitede gösterecekseniz, para birimi kararı için çoklu para birimi yazımıza göz atın.

Metni yayınlamadan önce hedef pazardan bir satın almacıya ya da yerel temsilcinize okutmanız da faydalı olur. Örneğin yanlış bir terim, ürünün başka bir ürün sanılmasına yol açabilir. Bu kontrolü proje takvimine baştan ekleyin; böylece son haftaya sıkışmaz ve düzeltmeler tek seferde biter.

Hedef ülke sayfasına ne zaman ihtiyacınız olur?

Aynı dili konuşan birden fazla pazara satıyorsanız ya da bir ülkede farklı bir teslimat ve yetkili yapınız varsa ayrı ülke sayfası anlamlı hale gelir. Sadece ülke adını değiştirip aynı metni çoğaltmak ise işe yaramaz; böyle sayfalar alıcıya yeni bilgi vermez.

İyi bir ülke sayfası, o pazara özel gerçek bilgi taşır. Örneğin bölgedeki bayi ya da temsilci, o ülkeye gönderim şekli, geçerli belgeler ve yerel iletişim kanalı bu sayfada yer alabilir. Ayrıca Google, yerel adres, telefon, dil ve para birimi gibi işaretleri de coğrafi hedefleme sinyalleri arasında sayıyor.

Elinizde gerçek bilgi yoksa ülke sayfası açmayın. Daha sonra o pazarda veri biriktikçe sayfayı eklersiniz; böylece ince içerik üretmeden büyürsünüz. Pazar genişlemesini arama tarafıyla birlikte planlamak isterseniz uluslararası SEO yazımız karar vermeyi kolaylaştırır.

Ürün kataloğu sitede nasıl olmalı?

Her ürün grubu ve önemli her ürün, kendi adresi olan bir sayfada durmalı. Yalnız indirilebilir PDF ile ilerlerseniz alıcı aradığı veriyi telefonda rahat okuyamaz; arama motoru tarafında da ürün başına ayrı sayfa fırsatını kaçırırsınız. Bu tercih için PDF katalog ile HTML sayfa karşılaştırmamızı okuyabilirsiniz.

Bir ihracat ürün sayfasında şu alanları bulundurun:

  • Ürün adı, model kodu ve varsa sektör standardındaki karşılığı.
  • Teknik özellik tablosu, malzeme ve ölçüler.
  • Ambalaj bilgisi, koli içi adet ve palet düzeni.
  • Asgari sipariş ve hazırlık süresi, ancak yalnız güncel tutabileceğiniz değerlerle.
  • Uygunluk belgeleri ve indirilebilir teknik föy.
  • Aynı sayfadan açılan teklif isteği düğmesi.

Son olarak PDF'i tamamen atmayın; alıcı onu şirket içinde paylaşır. HTML sayfayı ana kaynak yapın, PDF'i ise onun indirilebilir eki olarak sunun.

Teklif formu hangi bilgileri istemeli?

Form, satış ekibinizin ilk yanıtı verebilmesi için gereken bilgiyi toplamalı, daha fazlasını değil. Yurt dışından gelen alıcı çoğu zaman saat farkıyla yazar; bu yüzden tek seferde doğru bilgi almak, gidip gelen e-postaları azaltır. Öte yandan on beş zorunlu alan, ciddi alıcıyı bile vazgeçirebilir.

AlanZorunlu mu?Neden önemli?
Ad, firma, kurumsal e-postaEvetYanıt ve ön eleme için temel bilgi
ÜlkeEvetTalebi doğru yetkiliye yönlendirir
Ürün ve yaklaşık miktarEvetTeklifin kapsamını belirler
Teslimat yeri ve teslim şekliHayırNavlun hesabını hızlandırır
Dosya ekiHayırTeknik çizim paylaşımına imkan verir

Ürün sayfasından açılan form, ürün adını kendiliğinden taşısın. Formu gönderen kişiye aynı dilde bir onay gösterin ve yanıt süreniz hakkında yalnız tutabileceğiniz bir söz verin. Spam sorunu çıkarsa iletişim formu spam rehberimiz işinize yarar.

İhracat web sitesinde güven ve sertifikaları nasıl göstermelisiniz?

Sertifikayı logo olarak sıralamak yetmez; alıcı onu doğrulamak ister. Her belge için belge adını, kapsamını, veren kuruluşu ve geçerlilik durumunu yazın, mümkünse belgenin kendisini indirilebilir biçimde sunun. Süresi dolan belgeyi kaldırın, çünkü eski bir tarih güveni doğrudan zedeler.

Ayrıca elinizde olmayan bir belgeyi "uyumlu" diye yazmayın. Hedef pazarın zorunlu kıldığı belgeleri ilgili resmi kurumdan ya da danışmanınızdan teyit edin. Güven unsurlarını şöyle sıralayabilirsiniz:

  1. Doğrulanabilir şirket kimliği: unvan, adres, vergi numarası ve ticaret sicili bilgisi.
  2. Üretim ve kalite belgeleri, kapsamıyla birlikte.
  3. İzin aldığınız müşteri referansları ve fuar katılımları.
  4. Gerçek tesis ve ekip fotoğrafları.

Farklı pazarlarda güven beklentisi de değişir. Bu konuyu uluslararası B2B talep yazımızda ayrıca ele aldık.

Site yurt dışında hızlı açılıyor mu, nasıl anlarsınız?

Hızı kendi ofisinizden değil, alıcının ülkesinden ölçün. İstanbul'da anında açılan bir sayfa, uzak bir pazarda belirgin biçimde yavaşlayabilir. Bu nedenle sunucu konumunu, içerik dağıtım ağını (CDN, sayfa dosyalarını ziyaretçiye yakın noktalardan sunan altyapı) ve görsel boyutlarını birlikte değerlendirin.

web.dev'in Core Web Vitals sayfası, kullanıcı deneyimi için üç ölçüt tanımlar: yüklenme için LCP, etkileşim için INP, görsel kararlılık için CLS. Hedef değerleri bu sayfadan kontrol edin; değerlendirme, sayfa yüklemelerinin yüzde 75'ini esas alır. Kavramların ayrıntısı Core Web Vitals rehberimizde duruyor.

Sunucu tercihi için de hızlı bir not: Google, sunucu konumunu kesin bir sinyal saymıyor, çünkü CDN gibi çözümler bu tabloyu değiştiriyor. Yani yalnız arama görünürlüğü için hedef ülkede sunucu kiralamak şart değildir. Kullanıcı hızı ise ayrı bir konudur ve onu gerçek ölçümle takip etmelisiniz. Ağır katalog görsellerini WebP biçimine çevirmek de çoğu sitede kolay bir kazanımdır.

İhracat web sitesinde hangi hukuki metinler gerekir?

Hangi metnin gerektiği, nereye sattığınıza ve hangi veriyi topladığınıza bağlıdır. Bu bölüm genel bilgi verir, hukuki danışmanlık değildir; metinleri hedef pazarı bilen bir avukatla netleştirin. Asgari olarak aydınlatma ve gizlilik metni, çerez bilgilendirmesi ve şirket künyesi herkes için gündeme gelir.

Avrupa Birliği'ne satış yapıyorsanız iki başlığa özellikle bakın. Avrupa Komisyonu'nun GDPR kapsam sayfası, AB dışında kurulu bir şirketin AB'deki kişilere mal ya da hizmet sunması durumunda düzenlemenin uygulanabileceğini belirtiyor. Almanya'yı hedefliyorsanız DDG madde 5 ticari dijital hizmetler için künye bilgisi yükümlülüğünü düzenliyor.

  • KVKK aydınlatma metni: Türkiye'deki veri sorumlusu olarak yükümlülüğünüzü karşılar.
  • Gizlilik politikası: formda hangi veriyi neden topladığınızı her dilde açıklar.
  • Çerez bildirimi: kullandığınız ölçüm ve reklam araçlarına göre şekillenir.
  • Şirket künyesi: unvan, adres ve iletişim bilgisini bulunabilir kılar.
  • Satış koşulları: siteden doğrudan satış yapıyorsanız ayrıca gündeme gelir.

Pratik uygulama için KVKK ve GDPR uyumlu site rehberimize bakabilirsiniz.

İhracat web sitesi için yapısal veri ne işe yarar?

Yapısal veri, sitenizdeki bilgileri arama motorunun makine diliyle okumasını sağlayan standart bir işaretlemedir. Google'ın Organization belgesine göre bu işaretleme, kuruluşunuzun idari ayrıntılarını anlamasına ve sizi diğer kuruluşlardan ayırt etmesine yardım eder.

Belge, zorunlu bir özellik tanımlamıyor; ilgili olan her özelliği eklemenizi öneriyor. Adres, iletişim noktası, logo ve vergi numarası (vatID) bunlardan bazıları. Özellikle vergi numarası alanı ihracatçı için anlamlıdır, çünkü alıcı bu bilgiyi resmi kayıtlarda kontrol edebilir.

Elle kod yazmanız gerekmez; schema oluşturucu aracımızla taslak çıkarıp geliştiricinize iletebilirsiniz. Dikkat etmeniz gereken tek şey tutarlılıktır: işaretlemedeki unvan ve adres, görünür metinle ve ticari belgelerinizle aynı olmalı.

Kurumsal web sitesi projesinde bu ayrıntı çoğu zaman en sona kalır. Oysa işaretlemeyi şablon düzeyinde kurarsanız, her dil sürümü aynı doğru bilgiyi kendiliğinden taşır. Üstelik sonradan adres değiştiğinde tek yerden güncellersiniz, sayfa sayfa düzeltme yapmazsınız.

Yurt dışı talepleri nasıl ölçersiniz?

Ziyaret sayısı değil, ülke ve dil kırılımında teklif sayısı sizi doğru karara götürür. Teklif formunun gönderimini ölçüm aracınızda dönüşüm olarak tanımlayın; dil ve ülke bilgisini de bu kayda ekleyin. Böylece hangi pazarın gerçekten talep ürettiğini görürsünüz.

Fuar, e-posta ya da LinkedIn gibi kaynaklardan gelen bağlantıları ayırt etmek için UTM oluşturucu aracımızı kullanabilirsiniz. Ardından her çeyrekte şu üç soruyu sorun:

  1. Hangi dil sürümü nitelikli teklif getiriyor?
  2. Hangi ürün sayfası ziyaret alıyor ama talep üretmiyor?
  3. Gelen taleplerin kaçına aynı dilde ve zamanında yanıt verebiliyoruz?

Son soru çoğu zaman sitenin değil, ekibin sınırını gösterir. Bu yüzden yanıt kapasitenizi aşan dil ya da pazara yatırım yapmadan önce iç süreci düzeltin.

Ana sayfa ve menü yapısı nasıl kurgulanmalı?

Yurt dışı alıcı için menü, firmanın iç şemasını değil satın alma yolunu izlemeli. "Hakkımızda" ve "Haberler" öne çıkarken ürünler üçüncü tıklamaya kalıyorsa alıcı aradığını bulamadan ayrılır. Bu nedenle ana menüde ürün gruplarını, kullanım alanlarını, firma kimliğini ve teklif isteğini görünür tutun.

Ana sayfanın görevi de aynıdır: ziyaretçiyi doğru ürün grubuna ya da doğru pazara göndermek. Örneğin önce ne ürettiğinizi söyleyen bir özet, ardından ürün aileleri, sonra belgeler ve son olarak teklif çağrısı sıralanabilir. Dil sürümlerinde de aynı iskeleti koruyun; böylece bakım kolaylaşır, kullanıcı da dil değiştirdiğinde kaybolmaz.

Tek uzun sayfa yapısından kaçının. Her ürün ailesine ayrı adres vermek, hem alıcının bağlantıyı şirket içinde paylaşmasını kolaylaştırır hem de arama motorlarına daha fazla açık sayfa sunar.

Menü etiketlerinde de sade kalın. Hedef dilde yaygın olmayan, firmaya özel adlar yerine alıcının bildiği ifadeleri kullanın. Örneğin ürün ailelerinizin iç kod adları sizin için anlamlı olsa da ziyaretçi için hiçbir şey ifade etmez; bu yüzden menüde sektör terimini tercih edin.

Yurt dışı alıcıya hangi iletişim kanallarını sunmalısınız?

Alıcının bulunduğu pazarda hangi kanal yaygınsa onu öne çıkarın; ancak her kanala gerçekten yanıt verebildiğinizden emin olun. Kurumsal alan adınızla açılmış e-posta adresi, ülke koduyla yazılmış telefon ve teklif formu temel üçlüdür. Mesajlaşma uygulamasını ek kanal olarak düşünün, tek kanal olarak değil.

  • Çalışma saatlerini saat dilimiyle birlikte yazın, böylece alıcı ne zaman yanıt beklemesi gerektiğini bilir.
  • Dil başına yetkili kişi belirtin, çünkü alıcı kiminle konuşacağını görmek ister.
  • Fuar takviminizi güncel tutun; yüz yüze görüşme fırsatı güven sağlar.
  • Formun gittiği e-posta kutusunu düzenli kontrol ettiğiniz bir kutu yapın.

Kısacası az kanal açıp hepsine hızlı yanıt vermek, çok kanal açıp talepleri kaçırmaktan iyidir. Gelen kutunuza düşen yabancı talep bir hafta bekliyorsa, en iyi site bile o satışı kurtaramaz.

Üretim kapasitesini ve referansları nasıl anlatmalısınız?

Doğrulayabildiğiniz bilgiyi yazın, abartıyı silin. "Sektörün lideri" gibi kalıplar yabancı alıcı için bilgi taşımaz. Bunun yerine tesis alanı, makine parkı, üretim süreci ve kalite kontrol adımları gibi gerçek verileri paylaşın; yalnız güncel tutabileceğiniz rakamları sitede kullanın.

Referans kısmında ise müşterinizden yazılı izin alın. İzin alamıyorsanız firma adını vermeden sektör ve ülke düzeyinde anlatabilirsiniz; yine de uydurma logo ya da hayali yorum kullanmayın. Yanlış bir referans, alıcı doğruladığı anda bütün siteyi şüpheli hale getirir.

Ayrıca kısa bir tesis videosu ya da gerçek fotoğraf galerisi, uzun tanıtım metninden daha ikna edici olabilir. Görselleri sıkıştırmayı unutmayın, çünkü ağır dosyalar uzak pazarlardaki hızı düşürür.

Örnek senaryo: makine parçası üreten bir firma nereden başlar?

Örnek senaryo olarak, Türkiye'de makine parçası üreten orta ölçekli bir firmayı düşünün. Mevcut sitesi Türkçe, İngilizce sürümü ise otomatik çeviriden ibaret. İhracat kayıtlarına baktığında Almanya ve Romanya'dan talep geldiğini görüyor. Bu nedenle ilk aşamada İngilizce ve Almanca sürüme odaklanıyor.

Ardından ürünleri aileye göre ayırıyor, her aile için teknik tablolu sayfa hazırlıyor. Form, ürün adını kendiliğinden alıyor ve Almanca talepler için konuşulan dili bilen bir kişiye gidiyor. Almanya hedefi nedeniyle künye ve gizlilik metnini avukatıyla gözden geçiriyor.

Bu senaryo gerçek bir müşteri değildir, karar sırasını göstermek için kurguladık. Önemli olan sonuç vaadi değil, sıradır: önce talep kanıtı, sonra dil, sonra ürün verisi, en son ölçüm ve genişleme.

Sık yapılan hatalar nelerdir?

Bu hataların çoğu, siteye değil plana dayanır. Dolayısıyla tasarım aşamasına geçmeden önce listeyi gözden geçirmek size hem zaman hem de bütçe kazandırır.

  • Tüm siteyi otomatik çeviriye bırakmak ve teknik terimleri kontrol etmemek.
  • Dil seçiciyi yalnız bayrakla göstermek; dil ile ülke aynı şey değildir.
  • Ürün bilgisini tek bir büyük PDF içine hapsetmek.
  • Kurumsal e-posta yerine kişisel posta adresi kullanmak.
  • Stok fotoğraflarıyla üretim tesisi anlatmak.
  • Süresi dolan belgeleri sitede bırakmak.
  • Formu tek dilde bırakıp yalnız sayfaları çevirmek.
  • Yanıt veremeyeceğiniz dilde sayfa açmak.

Ayrıca siteyi yayına aldıktan sonra yalnız bırakmayın. Yeni ürün, yeni belge ve değişen pazar bilgileri düzenli güncelleme ister; bu yüzden içerik sorumlusunu baştan belirleyin.

İhracat web sitesi kontrol listesi: yayına almadan önce neyi doğrulamalısınız?

Yayın öncesinde bu listeyi her dil sürümü için ayrı ayrı uygulayın. Yani İngilizcede çalışan bir form, Almanca sürümde de aynı şekilde çalışıyor mu, tek tek deneyin.

  • Her dilin kendi kalıcı adresi var ve dil seçici görünür.
  • Hreflang bağları karşılıklı ve her sürüm kendini gösteriyor.
  • Ana içeriğin çevirisi tamam, başlık ve meta metinleri de dahil.
  • Ürün sayfalarında teknik tablo, ambalaj ve belge bilgisi var.
  • Teklif formu ürün adını taşıyor, her dilde onay mesajı gösteriyor.
  • Sertifikalar güncel, kapsamı yazılı ve doğrulanabilir.
  • Hızı hedef ülkeden ölçtünüz ve Core Web Vitals değerlerini izliyorsunuz.
  • Gizlilik, çerez ve künye metinlerini hedef pazar için gözden geçirdiniz.
  • Şirket bilgileri tüm sayfalarda ve yapısal veride aynı.
  • Form gönderimini dönüşüm olarak ölçüyorsunuz.

Listeyi tamamladıktan sonra bir deneme daha yapın: hedef ülkeden tanıdığınız birine yalnız site adresini gönderin ve firmanızı, ürününüzü ve teklif yolunu kaç dakikada anladığını sorun. Bu basit test, ekibinizin alıştığı için göremediği boşlukları hızla ortaya çıkarır. Ardından çıkan eksikleri öncelik sırasına koyun ve yayın tarihini buna göre belirleyin.

Teklif alırken web tasarım firmasına ne sormalısınız?

Teklifleri karşılaştırırken yalnız sayfa sayısına bakmayın; çünkü ihracat sitesinin maliyetini çoğunlukla çok dilli yapı ve ürün verisi belirler. Aşağıdaki sorular, teklifin neyi kapsadığını baştan görmenizi sağlar. Yanıtlar belirsiz kalıyorsa, kapsamı yazılı olarak netleştirmeyi isteyin.

  1. Yeni dil eklemek için yazılım değişikliği gerekiyor mu?
  2. Çeviriyi kim yapıyor ve teknik terimleri kim kontrol ediyor?
  3. Hreflang bağları ve dil başına site haritası kendiliğinden oluşuyor mu?
  4. Ürün verisini ekibimiz panelden, her dilde güncelleyebilecek mi?
  5. Hız ölçümünü hangi ülkeden yapıyorsunuz?
  6. Teslimden sonra site ve içerik bizim mülkümüz olarak kalıyor mu?

Süreç ve hazırlık tarafı için web sitesi yaptırırken hazırlamanız gerekenler yazımızı da okuyun.

Kendi başınıza ne zaman ilerlemeyip destek almalısınız?

Tek pazar, az ürün ve sağlam bir iç ekip varsa ilk adımları kendiniz atabilirsiniz. Ancak birden fazla dil, geniş ürün ağacı ve yurt dışı arama hedefi aynı projede birleşiyorsa işler birbirine düğümlenir. Dil yapısı sonradan değiştiğinde adresler değişir; bu da arama görünürlüğünüzü riske atar.

Talha Aslan ve ekibi olarak bu tür projelerde dil yapısını, ürün sayfası şablonunu ve teklif akışını birlikte planlıyoruz. Sıralama ya da talep garantisi vermiyoruz; çünkü sonuç ürününüze, pazara ve rekabete de bağlıdır. Hedef pazarlarınızı ve ürün sayınızı netleştirdiyseniz web tasarım hizmeti sayfamızdan teklif isteyin. Böylece kapsamı sizin ihracat planınıza göre yazılı olarak görürsünüz.

Sıkça Sorulan Sorular

İhracat web sitesi için kaç dil gerekir?
Sabit bir sayı yoktur; gerçek talebiniz ve yanıt kapasiteniz belirler. Çoğu firma için İngilizce ve en güçlü hedef pazarın dili sağlıklı bir başlangıçtır. Bu dilde gelen talebe aynı dilde yanıt veremiyorsanız, o dili eklemek yerine önce satış tarafındaki kapasitenizi güçlendirmeniz daha doğru olur.
Otomatik çeviri ihracat sitesi için yeterli mi?
Hayır, tek başına yeterli değildir. Otomatik çeviri taslak için işe yarar, ancak sektör terimlerini ve standart kodlarını sıkça yanlış aktarır. Bu nedenle metni o pazarı ve ürünü bilen bir kişiye kontrol ettirin. Ayrıca alıcının gerçekte aradığı ürün adlarını önceden listeleyip çeviri sırasında kullanın.
Sunucuyu hedef ülkede kiralamak şart mı?
Hayır, şart değildir. Google sunucu konumunu kesin bir sinyal olarak görmüyor, çünkü içerik dağıtım ağları bu tabloyu değiştiriyor. Yine de hedef ülkedeki kullanıcı hızı önemini korur. Bu yüzden siteyi hedef ülkeden ölçün; sonuç zayıfsa altyapı seçeneklerini geliştiricinizle birlikte gözden geçirip karar verin.
İhracat web sitesinde fiyat göstermeli miyim?
Çoğu B2B ihracatçı liste fiyatı göstermez, çünkü fiyat miktara ve teslim şekline göre değişir. Bunun yerine teknik veri, asgari sipariş bilgisi ve net bir teklif formu sunabilirsiniz. Standart ürünü doğrudan satıyorsanız durum değişir; o zaman para birimi ve vergi gösterimini de planlamanız gerekir.
Türkiye'deki firma GDPR kapsamına girer mi?
Girebilir. Avrupa Komisyonu, AB dışındaki bir şirketin AB'deki kişilere mal ya da hizmet sunması halinde düzenlemenin uygulanabileceğini belirtiyor. Belirleyici nokta, sitenizin AB'deki kişileri hedefleyip hedeflemediğidir. Bu genel bilgidir, hukuki danışmanlık değildir; kendi durumunuzu mutlaka bir avukatla değerlendirin ve kararı yazılı netleştirin.
Mevcut sitemi ihracata uyarlayabilir miyim, yoksa yenisi mi gerekir?
Bu, altyapıya bağlıdır. Site her dil için ayrı adres, hreflang bağı ve dil başına ürün verisi destekliyorsa uyarlamak mümkündür. Destek yoksa yeni dil eklemek her seferinde yamaya dönüşür. Bu durumda önce kapsamı çıkarın, ardından uyarlama ile yenileme teklifini aynı liste üzerinden karşılaştırın.
  • ihracat web sitesi
  • kurumsal web sitesi
  • çok dilli site
  • web tasarım
  • B2B web sitesi
  • uluslararası SEO
Paylaş:
Talha Aslan

Google Partner dijital pazarlama uzmanı. 2012’den beri SEO, Google Ads, web tasarım ve e-ticaret projelerinde sahada; bu blogda gördüğünüz her yazı o deneyimden çıkar.

Sıradaki proje

Projeniz için teklif alın.

Talebiniz doğrudan Talha Aslan ve ekibine ulaşır: stratejiyi Talha kurar, uygulamayı deneyimli ekip yürütür. Aynı gün dönüş yapar, kapsamı, takvimi ve tutarı yazılı teklifle 1 iş günü içinde göndeririz.