Web

Kullanılabilirlik Testi Nasıl Yapılır? 5 Kullanıcıyla Uygulamalı Rehber

Talha Aslan 15 dakikalık okuma 1 görüntülenme

Kısa cevap

Kullanılabilirlik testi nedir ve 5 kullanıcı neden yeter?

Kullanılabilirlik testi, gerçek kullanıcıların sitenizde belirli görevleri yaparken izlendiği ve takıldıkları noktaların kaydedildiği bir araştırma yöntemidir. Nielsen Norman Group'un yaklaşımına göre 5 katılımcı, bir tasarımdaki sorunların büyük kısmını ortaya çıkarır. Dolayısıyla tek büyük çalışma yerine küçük ve sık turlar daha verimli sonuç verir.

Tüm detaylar ve örnekler için yazıya devam edin

Bu rehberde Talha Aslan ve ekibi olarak web projelerinde kullandığımız akışı adım adım anlatıyoruz. Önce 5 kullanıcı kuralının dayandığı hesabı açıklıyoruz. Ardından görev senaryosu yazmayı, sesli düşünme yöntemini, uzaktan test düzenini ve bulguları önceliklendirmeyi ele alıyoruz. Son bölümde ise yazdırıp masanıza koyabileceğiniz bir kontrol listesi bulacaksınız.

Kısacası amacımız akademik bir çalışma değil. Küçük bir bütçeyle, bir haftada uygulanabilen ve tasarım kararlarını doğrudan besleyen bir test düzeni kurmanıza yardım etmek istiyoruz. Kullanıcı deneyiminin genel çerçevesini merak ediyorsanız UX nedir ve neleri kapsar rehberimize göz atabilirsiniz.

5 kullanıcı kuralı hangi hesaba dayanıyor?

Kural, Jakob Nielsen ve Tom Landauer'in çalışmalarına dayanan basit bir formülden gelir. Nielsen Norman Group'un 5 kullanıcıyla test makalesine göre bulunan sorun sayısı N × (1 − (1 − L)^n) ile ifade edilir. Burada N toplam sorun sayısı, n katılımcı sayısı, L ise tek bir kullanıcının ortaya çıkardığı sorun oranıdır.

Makalede L için verilen tipik değer yüzde 31'dir. Bu nedenle tek bir kullanıcı bile sorunların yaklaşık üçte birini gösterir. İkinci kullanıcı yeni sorunların bir kısmını ekler, ama ilkinin gördüklerinin çoğunu tekrar eder. Böylece her yeni katılımcıyla öğrendiğiniz yeni bilgi azalır.

Örnek hesap: L değerini 0,31 alırsanız 5 kullanıcıda 1 − 0,69^5 sonucu yaklaşık 0,84 çıkar. Yani beş katılımcı, o tasarımdaki sorunların kabaca yüzde 85'ini gösterir. Nielsen Norman Group da bu oranı aynı makalede yüzde 85 olarak verir. Ancak bu bir ortalamadır; sizin projenizde L değeri daha düşük ya da daha yüksek çıkabilir.

Önemli nokta şu: kural "5 kişi yeterli, test bitti" demek değildir. Aksine, aynı bütçeyle birkaç küçük tur yapmanızı önerir. Bir sonraki bölümde bunun nedenini açıklıyoruz.

Neden tek büyük test yerine üç küçük tur yapmalısınız?

Nielsen Norman Group, 15 katılımcıya yetecek bir bütçeyi 5'er kişilik üç çalışmaya bölmeyi önerir. İlk tur sorunların çoğunu bulur. Ardından tasarımı düzeltirsiniz ve ikinci turda düzeltmelerin gerçekten işe yarayıp yaramadığını görürsünüz. Üçüncü tur ise ilk turda gözden kaçan sorunları yakalar.

Bu yaklaşımın mantığı açıktır. Test, sorunları belgelemek için değil, tasarımı iyileştirmek için vardır. Üstelik bir düzeltme bazen yeni bir sorun doğurur. Örneğin menüdeki bir etiketi değiştirdiğinizde başka bir sayfadaki tutarlılığı bozabilirsiniz. İkinci tur bu tür yan etkileri erken gösterir.

Örnek senaryo: Bir hizmet firmasının teklif formu üç adımdan oluşuyor. İlk turda beş kişiden dördü ikinci adımdaki zorunlu alanlarda takılıyor. Ekip alanları sadeleştiriyor ve ikinci turda bu sorun kayboluyor; ancak bu kez onay ekranındaki mesaj belirsiz kalıyor. Üçüncü tur, mesaj düzeltildikten sonra akışın sorunsuz işlediğini doğruluyor.

Kısacası küçük turlar, yinelemeli tasarımın doğal parçasıdır. Tek seferde 15 kişiyi test etmek ise aynı sorunu on kez izlemek anlamına gelebilir.

5 kullanıcı kuralı ne zaman yetmez?

Kural, kullanıcı kitlesinin görece benzer olduğu durumlar için geçerlidir. Siteniz birbirinden çok farklı gruplara hizmet veriyorsa her grubu ayrı test etmeniz gerekir. Nielsen Norman Group örnek olarak çocuklar ve ebeveynler gibi farklı grupları gösterir.

Aynı makaleye göre iki ayrı grup varsa her gruptan 3 ile 4 kişi, üç ve daha fazla grup varsa her gruptan en az 3 kişi önerilir. Böylece her grubun davranış çeşitliliğini görürsünüz. Örneğin bir B2B sitesinde satın alma uzmanı ile teknik değerlendirici aynı sayfaya bambaşka sorularla gelir.

Öte yandan bazı yöntemler daha büyük örneklem ister:

  • Nicel çalışmalar: Görev süresi ya da başarı oranı gibi ölçümleri istatistiksel olarak karşılaştırmak istiyorsanız Nielsen Norman Group yaklaşık 20 kullanıcı önerir.
  • Kart sıralama: Menü ve kategori yapısını kullanıcılara gruplattırdığınız çalışmalarda öneri yaklaşık 15 kullanıcıdır.
  • A/B testleri: Gerçek trafikle yapılan karşılaştırmalar, nitel testten tamamen farklı bir mantıkla çalışır ve çok daha fazla oturum gerektirir.

Dolayısıyla 5 kullanıcı kuralını nitel, keşfe dönük testler için kullanın. "Hangi sürüm daha iyi dönüşüm getirir?" sorusunu ise başka bir yöntemle cevaplayın.

Kullanılabilirlik testine başlamadan önce hangi hedefi koymalısınız?

Her kullanılabilirlik testi net bir soruyla başlamalıdır. "Site iyi mi?" sorusu çok geniştir ve her şeyi ölçmeye çalışan bir test, hiçbir şeyi derinlemesine göstermez. Bunun yerine iş hedefinize bağlı somut bir soru seçin.

Örneğin şu tür sorular işe yarar:

  • Ziyaretçiler hizmet sayfasından teklif formuna kolayca ulaşabiliyor mu?
  • Ürün filtreleri, kullanıcının aradığı ürünü bulmasına yardım ediyor mu?
  • Mobilde ödeme adımı tek elle tamamlanabilecek kadar sade mi?
  • Yeni menü yapısı, eski yapıya göre daha anlaşılır mı?

Hedefi yazdıktan sonra başarı ölçütünü de belirleyin. Örneğin "katılımcı görevi yardımsız tamamladı mı?" sorusu basit ama güçlü bir ölçüttür. Ayrıca hangi sayfaların kapsam dışında kalacağını baştan not edin. Böylece seans sırasında dağılmazsınız.

Hedefinizi dönüşüm hedeflerinizle de eşleştirin. Formu dolduran ziyaretçi oranını izliyorsanız dönüşüm oranı hesaplama aracımızla test öncesi ve sonrası rakamları karşılaştırabilirsiniz. Ancak unutmayın: test bulgusu nitel bir bulgudur, dönüşüm verisi ise nicel bir doğrulamadır.

Katılımcıları nasıl seçmelisiniz?

Doğru katılımcı, doğru sonucun yarısıdır. Nielsen Norman Group'un sesli düşünme makalesi de temel kuralı açıkça söyler: temsil edici kullanıcıları bulun, onlara temsil edici görevler verin ve çoğunlukla sessiz kalın.

Pratikte şu ölçütlere bakmanızı öneriyoruz:

  • Hedef kitleye uygunluk: Katılımcı, sitenizin gerçek ziyaretçisine benzemeli. Muhasebe yazılımı satıyorsanız muhasebe ile ilgilenen kişileri seçin.
  • Ekipten uzaklık: Ekip üyeleri, aile ve tasarımı önceden görmüş kişiler sonucu çarpıtır.
  • Dijital beceri çeşitliliği: Hepsi çok deneyimli internet kullanıcısı olursa temel sorunları kaçırırsınız.
  • Cihaz uyumu: Trafiğinizin çoğu mobilden geliyorsa testin çoğunu da mobilde yapın.

Katılımcıları mevcut müşteri listesinden, bülten abonelerinden ya da sosyal medya takipçilerinden davet edebilirsiniz. Bu durumda kişisel verilerin işlenmesi konusunda aydınlatma metnini ve açık rızayı önceden hazırlayın. Ayrıca katılımcıya zamanı için küçük bir teşekkür sunmak, katılım oranını artırır.

Örnek senaryo: Bir eğitim kurumu, veli ve öğrenci olmak üzere iki ayrı grup için test planlıyor. Kural gereği her gruptan 3 ile 4 kişi seçiyor ve iki grubu ayrı günlerde test ediyor.

Görev senaryosu nasıl yazmalısınız?

Görev senaryosu, katılımcıya ne yapmasını istediğinizi anlatan kısa bir hikâyedir. Nielsen Norman Group'un görev senaryosu rehberi üç temel ilke önerir: senaryo gerçekçi olmalı, eyleme dönük olmalı ve cevabı ele vermemelidir.

Gerçekçilik: Katılımcıdan normalde yapmayacağı bir şey istemeyin. Örneğin ilgilenmediği bir ürünü satın almasını istemek yerine, gerçekten kullanacağı bir fiyat sınırı verin. Böylece katılımcı kendi kararlarını verir.

Eylem: Katılımcıya "bunu nasıl yapardınız?" diye sormayın. Bunun yerine görevi gerçekten yapmasını isteyin. Çünkü insanların söyledikleri ile yaptıkları sıklıkla birbirinden farklıdır.

İpucu vermemek: Senaryoda menü adı, buton metni ya da adım listesi geçmemelidir. Arayüzdeki kelimeleri tekrar ederseniz, etiketlerin anlaşılır olup olmadığını hiç öğrenemezsiniz. Yine de belirsiz kalmayın; katılımcıya görevi bitirmesi için gereken bilgiyi verin, ama nereye tıklayacağını söylemeyin.

Bir seans için genellikle 3 ile 6 görev yeterlidir. İlk görevi kolay seçin ki katılımcı ısınsın. En kritik görevi ise ortalara yerleştirin; çünkü katılımcı bu noktada hem rahatlamış hem de henüz yorulmamış olur.

İyi ve kötü görev senaryosu arasındaki fark nedir?

Farkı somut görmek için aynı amaca hizmet eden zayıf ve güçlü senaryoları yan yana koyduk. Tablodaki örnekler, bir kurumsal hizmet sitesi için hazırladığımız örnek senaryolardır.

AmaçZayıf senaryoGüçlü senaryoNeden daha iyi?
Teklif formunu bulmakMenüdeki "Teklif Al" butonuna tıklayın.Ofisiniz için yeni bir web sitesi düşünüyorsunuz. Bu firmadan fiyat bilgisi istemek için gereken adımları tamamlayın.Buton adını vermez, gerçek bir ihtiyaç kurar.
İletişim bilgisine ulaşmakİletişim sayfasını açın.Yarın sabah firmayı aramak istiyorsunuz. Telefon numarasını bulun ve not alın.Sayfa adını söylemez, sonucu net tanımlar.
Ürün filtrelemekFiltreleri kullanarak ürün seçin.Bütçeniz belli ve ayakkabı numaranız 42. Bu sınırlara uyan bir koşu ayakkabısı bulun.Gerçek ölçüt verir, kararı katılımcıya bırakır.
Hizmet içeriğini anlamakHizmet sayfasını okuyup ne düşündüğünüzü söyleyin.Patronunuz bu firmanın neler yaptığını soruyor. Ona iki cümleyle anlatabilmek için siteyi inceleyin.Okumayı amaca bağlar, anlamayı ölçülebilir kılar.

Gördüğünüz gibi güçlü senaryolar, katılımcıya bir neden ve bir bitiş noktası verir. Ayrıca arayüz kelimelerini kullanmaz. Bu sayede katılımcının sitenizi kendi diliyle nasıl yorumladığını görürsünüz.

Senaryoları yazdıktan sonra bir ekip arkadaşınızla deneme yapın. Eğer senaryoyu okuyan kişi "tam olarak ne istiyorsunuz?" diye soruyorsa metni sadeleştirin. Metin dili konusunda daha fazla örnek için UX writing rehberimiz işinize yarayabilir.

Sesli düşünme yöntemi nasıl işler?

Sesli düşünme, katılımcının arayüzü kullanırken aklından geçenleri yüksek sesle söylemesidir. Jakob Nielsen bu yöntemi kullanılabilirlik mühendisliğinin belki de en değerli tek yöntemi olarak tanımlar. Çünkü yöntem, kullanıcının neyi neden yanlış anladığını doğrudan gösterir.

Yöntemin güçlü yanları şunlardır: özel ekipman gerektirmez, öğrenmesi kolaydır ve kusurlu yürütülen bir çalışma bile çoğu zaman işe yarar bulgu üretir. Üstelik ekipteki şüpheci kişileri ikna etmek için de çok etkilidir. Bir yöneticinin, müşterinin formda takıldığını kendi gözüyle görmesi, uzun bir raporun yapamadığını yapar.

Ancak yöntemin sınırları da vardır. Sürekli konuşmak çoğu insana doğal gelmez. Bazı katılımcılar akıllı görünmek için düşüncelerini süzer. Hatta deneyimsiz bir moderatörün soruları katılımcının davranışını değiştirebilir. Ayrıca yöntem nitel olduğu için ayrıntılı istatistik sunmaz.

Bu sınırları azaltmak için seans başında kısa bir örnek gösterin. Örneğin bir hava durumu sitesinde sesli düşünerek gezindiğiniz 30 saniyelik bir gösterim yeterlidir. Böylece katılımcı ne beklediğinizi anlar ve daha rahat konuşur.

Moderatör seansı nasıl yönetmeli?

Moderatörün temel görevi, katılımcıyı yönlendirmeden konuşturmaktır. Bu, ilk bakışta kolay görünür; ama pratikte en zor beceridir. Çünkü insan doğası gereği yardım etmek ister.

Seans boyunca şu kurallara uymanızı öneriyoruz:

  1. Katılımcı takıldığında hemen yardım etmeyin. Önce "Şu an ne düşünüyorsunuz?" gibi tarafsız bir soru sorun.
  2. Katılımcı sessizleşirse nazikçe hatırlatın: "Lütfen düşündüklerinizi söylemeye devam edin."
  3. "Bu buton kafa karıştırıcı mı?" gibi yönlendirici sorulardan kaçının.
  4. Katılımcının sorularına soruyla karşılık verin: "Sizce ne olmalı?"
  5. Tasarımı savunmayın. Eleştiri, testin ürettiği en değerli veridir.
  6. Sorularınızın davranışı etkilediğini düşündüğünüz anları not edin ve analizde o kısımları ayrı değerlendirin.

Ayrıca seansın başında katılımcıya şunu açıkça söyleyin: test edilen kişi değil, sitedir. Bu cümle, katılımcının hata yaptığında utanmasını önler. Sonuç olarak daha dürüst tepkiler alırsınız.

Bir test oturumu kaç dakika sürmeli ve akışı nasıl olmalı?

Saha tecrübemize dayanan başlangıç aralığı, tek bir seans için 30 ile 60 dakikadır; bu bir kural değil, planlama için bir başlangıç noktasıdır. Daha uzun seanslarda katılımcının dikkati düşer ve son görevlerin verisi zayıflar.

Bizim kullandığımız örnek akış şöyledir:

  1. Karşılama (5 dakika): Teşekkür, kayıt izni, "test edilen siz değilsiniz" açıklaması.
  2. Ön sorular (5 dakika): Katılımcının benzer siteleri nasıl kullandığına dair kısa sorular.
  3. Sesli düşünme gösterimi (2 dakika): Moderatörün kısa örneği.
  4. Görevler (25 ile 35 dakika): 3 ile 6 görev, her biri ayrı kâğıtta ya da ayrı mesajda.
  5. Son sorular (5 dakika): Genel izlenim, en zor ve en kolay an.
  6. Kapanış (3 dakika): Teşekkür ve varsa küçük hediye.

Seanslar arasında en az 15 ile 30 dakika boşluk bırakın. Bu süre, notları toparlamanız ve bir sonraki katılımcı için ortamı sıfırlamanız için gereklidir. Örneğin tarayıcı geçmişini temizlemek ve formdaki test verilerini silmek bu araya sığar.

Beş seansı tek günde bitirmek mümkündür. Ancak moderatörün yorulmaması için iki güne yaymak çoğu zaman daha sağlıklıdır.

Gözlemciler neye bakmalı ve notları nasıl tutmalısınız?

Moderatör seansı yönetirken bir ya da iki gözlemci not alırsa analiz çok kolaylaşır. Nielsen Norman Group da ekip üyelerini seansları izlemeye davet etmeyi önerir; çünkü izlemek, bulguların benimsenmesini hızlandırır.

Gözlemcilerin yorum değil olay kaydetmesi gerekir. Örneğin "kullanıcı menüden nefret etti" yerine "kullanıcı menüyü üç kez açıp kapattı ve 'burada yok galiba' dedi" yazın. Bu fark, analiz aşamasında tartışmaları azaltır.

Basit bir not şablonu şu sütunlardan oluşabilir: görev numarası, zaman, ne oldu, katılımcının sözü, görevin sonucu. Görev sonucunu üç seçenekle işaretleyin: yardımsız tamamladı, zorlanarak tamamladı, tamamlayamadı.

Seans bitince 10 dakikalık kısa bir toplantı yapın. Herkes en çarpıcı üç gözlemini paylaşsın. Böylece taze hafızayı kaybetmezsiniz. Ayrıca kayıt aldıysanız, kritik anların zaman damgasını not edin; sunumda bu kısa kesitleri göstermek çok ikna edicidir.

Uzaktan kullanılabilirlik testi nasıl yaparsınız?

Uzaktan kullanılabilirlik testi, katılımcı ile moderatörün farklı fiziksel konumlarda olduğu testtir. Nielsen Norman Group'un uzaktan test makalesi mümkünse yüz yüze testi önerir; ancak uzaktan testin hiç test yapmamaktan çok daha iyi olduğunu da vurgular.

Uzaktan testte ekran paylaşımı yapılabilen herhangi bir görüntülü görüşme aracı işinizi görür. Önemli olan teknik hazırlıktır. Bağlantıyı, ekran paylaşımını ve kaydı önceden bir ekip arkadaşınızla deneyin. Katılımcıya da kısa bir hazırlık notu gönderin.

Uzaktan test için pratik ipuçları:

  • Teknolojiyi önceden prova edin; adres ve görev gönderme adımlarını iki taraftan da deneyin.
  • Görevleri pilot bir seansla test edin. Moderasyonsuz testte metni yanlış anlaşılırsa düzeltme şansınız olmaz.
  • Seans saatinden önce bağlanın ve katılımcıya e-posta ya da telefonla ulaşılabilir olun.
  • Gelmeme oranı daha yüksek olabileceği için ihtiyacınızdan birkaç fazla katılımcı davet edin.

Örnek senaryo: Ankara ve İzmir'deki bayilerine hizmet veren bir üretim firması, bayi panelini test etmek istiyor. Katılımcıları ofise çağırmak yerine görüntülü görüşmeyle 5 uzaktan seans planlıyor. Böylece bayiler kendi bilgisayarlarında, gerçek çalışma ortamlarında test ediliyor gibi davranmak yerine gerçekten çalışıyor.

Moderasyonlu mu moderasyonsuz mu test yapmalısınız?

Uzaktan testin iki ana biçimi vardır. Moderasyonlu testte moderatör seansı canlı izler ve katılımcıyla konuşur. Moderasyonsuz testte ise katılımcı görevleri kendi başına, kendi zamanında yapar ve seans kaydedilir.

ÖlçütModerasyonlu uzaktan testModerasyonsuz uzaktan test
Takip sorusuAnında, kişiye özel soru sorabilirsiniz.Sorular önceden yazılır ve herkese aynıdır.
Sesli düşünmeyi sürdürmeSessizleşen katılımcıya hatırlatabilirsiniz.Katılımcı daha az konuşabilir, hatırlatan kimse yoktur.
PlanlamaHer seans için ortak saat gerekir.Seanslar paralel ilerler, takvim derdi azdır.
Takılma anıTeknik sorunda hemen yardım edebilirsiniz.Katılımcı takılırsa seans boşa gidebilir.
Uygun kullanımKeşif amaçlı, derin anlayış gereken testler.Küçük bir değişikliğin ya da birkaç öğenin kontrolü.

Bizim önerimiz şu: ilk turu moderasyonlu yapın. Çünkü ilk turda neyi bilmediğinizi bilmezsiniz ve takip soruları en değerli bulguları getirir. Düzeltmeleri doğrulayacağınız sonraki turlarda ise moderasyonsuz test zaman kazandırabilir.

Öte yandan hangi biçimi seçerseniz seçin, görev metinlerini pilot bir seansla mutlaka deneyin. Moderasyonsuz testte bu adım daha da kritiktir.

Bulguları nasıl önceliklendirmelisiniz?

Beş seansın sonunda elinizde onlarca gözlem olur. Hepsini aynı anda düzeltmeye çalışmak gerçekçi değildir. Bu nedenle her sorunu bir önem derecesine göre sınıflandırın. Nielsen Norman Group'un önem derecesi makalesi, üç etkeni birlikte değerlendirmeyi önerir: sorunun sıklığı, etkisi ve kalıcılığı.

Sıklık, sorunun kaç kullanıcıda görüldüğüdür. Etki, kullanıcının sorunu ne kadar zor aştığıdır. Kalıcılık ise kullanıcı sorunu bir kez öğrendikten sonra tekrar takılıp takılmadığıdır. Ayrıca aşılması kolay bir sorun bile marka algısına zarar veriyorsa önem derecesini yükseltebilir.

Makaledeki 0 ile 4 arası ölçek şöyledir:

  • 0: Bunun bir kullanılabilirlik sorunu olduğuna katılmıyorum.
  • 1: Yalnızca görsel bir sorun; projede ek zaman kalırsa düzeltin.
  • 2: Küçük bir kullanılabilirlik sorunu; düzeltmeye düşük öncelik verin.
  • 3: Büyük bir kullanılabilirlik sorunu; düzeltmek önemlidir, yüksek öncelik verin.
  • 4: Kullanılabilirlik felaketi; ürünü yayına almadan önce mutlaka düzeltin.

Puanlamayı tek kişi değil, en az iki ya da üç ekip üyesi ayrı ayrı yapsın. Ardından ortalamayı alın. Böylece tek bir kişinin önyargısı sonucu belirlemez.

Bulgulardan tasarım değişikliğine nasıl geçersiniz?

Önceliklendirme bittikten sonra her önemli sorun için bir "gözlem, neden, öneri" üçlüsü yazın. Gözlem ne olduğunu, neden sorunun kaynağını, öneri ise çözümü anlatır. Örneğin: "5 kişiden 4'ü teklif butonunu bulamadı; buton, ana menüde 'Kurumsal' başlığının altında; butonu menünün ana seviyesine taşıyın."

Önerileri yazarken iki tuzağa dikkat edin. İlki, kullanıcının önerdiği çözümü doğrudan uygulamaktır. Kullanıcılar sorunları iyi gösterir, ama çözüm önerileri her zaman doğru değildir. İkincisi, tüm sorunu tek bir büyük yeniden tasarımla çözmeye çalışmaktır. Bunun yerine küçük, test edilebilir değişiklikler seçin.

Ardından her öneriyi bir sorumluya ve bir tarihe bağlayın. Rapor çekmecede kalırsa test boşa gider. Kısa ve görsel bir sunum, uzun bir belgeden daha çok okunur. Her bulgu için bir ekran görüntüsü ve kısa bir video kesiti eklemek yeterlidir.

Bu aşamada bulgularınız daha kapsamlı bir incelemeye ihtiyaç duyuyorsa UX audit nasıl yapılır yazımızdaki sistematik denetim adımlarını kullanabilirsiniz. Kullanılabilirlik testi gerçek davranışı gösterir; uzman denetimi ise bilinen ilkelere göre tüm siteyi tarar.

Kullanılabilirlik testinde en sık yapılan hatalar nelerdir?

Ekip olarak yıllar içinde gördüğümüz hataların çoğu, yöntemden değil uygulamadan kaynaklanır. En sık karşılaştıklarımız şunlardır:

  • Ekip içinden katılımcı seçmek: Tasarımı bilen kişi, yeni bir ziyaretçinin yaşadığı karmaşayı yaşamaz.
  • Senaryoda ipucu vermek: Buton adını görevde yazmak, etiket sorunlarını gizler.
  • Moderatörün yardım etmesi: Katılımcı takıldığında hemen yol göstermek, en değerli veriyi siler.
  • Testi çok geç yapmak: Site yayına girdikten sonra yapılan değişiklikler daha pahalıdır; erken prototip testi daha ucuzdur.
  • Tek tur yapıp bırakmak: Düzeltmelerin işe yarayıp yaramadığını hiç öğrenemezsiniz.
  • Erişilebilirliği unutmak: Ekran okuyucu ya da klavye kullanan katılımcıları da teste dahil etmeyi düşünün.

Son madde için şunu ekleyelim: erişilebilirlik ayrı bir uzmanlık alanıdır ve WCAG yönergelerine dayanır. Bu konuda temel bilgiyi web erişilebilirliği ve WCAG standartları yazımızda bulabilirsiniz.

Ayrıca testten çıkan sorunların satışa etkisini merak ediyorsanız arayüz tasarımındaki UX hatalarının satışı nasıl düşürdüğünü anlattığımız yazıya bakabilirsiniz.

Prototip aşamasında kullanılabilirlik testi yapabilir misiniz?

Evet, hatta en verimli zaman çoğu zaman budur. Sesli düşünme yöntemi, geliştirmenin her aşamasında ve çoğu arayüz türünde kullanılabilir. Dolayısıyla kâğıt eskizden tıklanabilir prototipe kadar her biçimi test edebilirsiniz.

Erken testin en büyük avantajı maliyettir. Bir prototipte menü yapısını değiştirmek dakikalar sürer. Aynı değişikliği yayındaki bir sitede yapmak ise içerik, yönlendirme ve arama motoru ayarlarını da etkiler. Bu nedenle tasarım ekibimizle yeni bir projeye başladığımızda ilk test turunu prototip üzerinde planlıyoruz.

Prototip testinde katılımcıya bunun bitmiş bir site olmadığını söyleyin. Bazı bağlantıların çalışmayabileceğini önceden belirtin. Ancak test edeceğiniz görevlerin akışı, prototipte uçtan uca tıklanabilir olmalıdır. Aksi halde katılımcı sürekli boş sayfalara düşer ve test anlamını yitirir.

Yeni bir site projesinde test turlarını tasarım sürecinin içine yerleştirmek istiyorsanız, web tasarım hizmetimizde prototip testini planın bir parçası olarak kuruyoruz. Böylece tasarım, yayından önce gerçek kullanıcılarla sınanmış olur.

Kullanılabilirlik testi kontrol listesi

Aşağıdaki listeyi her test turundan önce gözden geçirin. Her maddeyi işaretlemeden seansları başlatmamanızı öneriyoruz.

Hazırlık

  • Testin tek cümlelik hedefini ve başarı ölçütünü yazdım.
  • Kullanıcı gruplarını belirledim; tek gruba 5, birden fazla gruba grup başına 3 ile 4 katılımcı planladım.
  • Katılımcıların ekip dışından ve hedef kitleye uygun olduğunu kontrol ettim.
  • Aydınlatma metnini, kayıt iznini ve teşekkür hediyesini hazırladım.
  • 3 ile 6 görev senaryosu yazdım; hiçbirinde arayüz kelimesi ya da adım listesi yok.
  • Senaryoları bir ekip arkadaşıyla pilot seansta denedim.

Seans günü

  • Cihazı, tarayıcıyı ve kayıt düzenini sıfırladım.
  • Katılımcıya test edilenin site olduğunu söyledim.
  • Sesli düşünme için kısa bir gösterim yaptım.
  • Yönlendirici sorulardan kaçındım ve müdahale anlarını not ettim.
  • Seans sonrası 10 dakikalık değerlendirme toplantısını yaptım.

Analiz

  • Her sorunu sıklık, etki ve kalıcılık açısından değerlendirdim.
  • En az iki kişi 0 ile 4 ölçeğinde ayrı puanlama yaptı.
  • Her önemli sorun için gözlem, neden ve öneri yazdım.
  • Düzeltmeleri sorumlu ve tarihle eşleştirdim.
  • İkinci test turunun tarihini takvime koydum.

Kullanılabilirlik testi için ne zaman profesyonel destek almalısınız?

Küçük bir test turunu kendi ekibinizle rahatlıkla yapabilirsiniz. Nitekim sesli düşünme yönteminin temelleri bir günde öğrenilebilecek kadar sadedir. Ancak bazı durumlarda dışarıdan destek almak süreci hızlandırır.

Örneğin şu durumlarda profesyonel destek mantıklıdır: tasarım ekibinizin kendi işini tarafsız değerlendirmesi zorsa, birden fazla kullanıcı grubunu yönetmeniz gerekiyorsa ya da test bulgularını doğrudan yeni bir tasarıma dönüştürecek bir ekibe ihtiyacınız varsa. Üstelik deneyimli bir moderatör, katılımcıyı etkilemeden konuşturmayı bilir.

Talha Aslan ve ekibi olarak web projelerinde test turlarını tasarım akışının içine koyuyoruz: prototip, ilk tur, düzeltme, ikinci tur. Sitenizde bu süreci birlikte kurmak isterseniz web tasarım hizmet sayfamızdan projenizi anlatıp teklif isteyebilirsiniz. Ayrıca test sonrası dönüşüm odaklı iyileştirme fikirleri için dönüşüm odaklı web tasarım yazımıza göz atabilirsiniz.

Kısacası iyi bir test, büyük bütçe değil düzenli alışkanlık ister. Beş kullanıcı, iyi yazılmış senaryolar ve dürüst bir önceliklendirme, tasarımınızı her turda biraz daha güçlendirir.

Sıkça Sorulan Sorular

Kullanılabilirlik testi için gerçekten 5 kullanıcı yeterli mi?
Nitel ve keşfe dönük bir test için çoğu zaman evet. Nielsen Norman Group'a göre 5 kullanıcı, bir tasarımdaki sorunların yaklaşık yüzde 85'ini gösterir. Ancak birbirinden çok farklı kullanıcı grupları varsa her grubu ayrı test edin. Nicel ölçüm istiyorsanız daha büyük örneklem gerekir.
Kullanılabilirlik testi ile A/B testi arasındaki fark nedir?
Kullanılabilirlik testi, kullanıcının neden takıldığını gösteren nitel bir yöntemdir ve az sayıda katılımcıyla çalışır. A/B testi ise gerçek trafikle iki sürümü karşılaştırır ve hangisinin daha iyi sonuç verdiğini ölçer. Bu nedenle ikisi birbirinin yerine geçmez; birlikte kullanıldığında en iyi sonucu verir.
Bir test seansında kaç görev vermeliyim?
Genellikle 3 ile 6 görev yeterlidir. İlk görevi kolay seçin ki katılımcı ısınsın, en kritik görevi ise ortalara koyun. Saha tecrübemize dayanan başlangıç aralığı 30 ile 60 dakikalık seanslardır; daha uzun seanslarda katılımcının dikkati düşer ve son görevlerin verisi zayıflar.
Uzaktan kullanılabilirlik testi yüz yüze test kadar güvenilir mi?
Uzaktan test, yüz yüze testin yerini tam tutmasa da hiç test yapmamaktan çok daha iyidir. Moderasyonlu uzaktan testte takip soruları sorabilir ve sessizleşen katılımcıya hatırlatma yapabilirsiniz. Teknolojiyi önceden prova eder ve fazladan katılımcı davet ederseniz güvenilir sonuç alırsınız. Ayrıca görev metinlerini pilot seansla denemeyi unutmayın.
Test sırasında katılımcı takılırsa yardım etmeli miyim?
Hemen yardım etmeyin; takılma anı testin en değerli verisidir. Önce "Şu an ne düşünüyorsunuz?" gibi tarafsız bir soru sorun. Katılımcı uzun süre ilerleyemiyor ve görev tamamen kilitleniyorsa nazikçe sonraki göreve geçin. Müdahale ettiğiniz anları not edip analizde ayrı değerlendirin. Böylece sonuçlar daha güvenilir kalır.
Bulguları kimin puanlaması gerekir?
Puanlamayı tek kişi yerine en az iki ya da üç ekip üyesinin ayrı ayrı yapması daha sağlıklıdır. Her sorunu sıklık, etki ve kalıcılık açısından değerlendirip 0 ile 4 arası ölçekte puanlayın. Ardından ortalamayı alın. Böylece tek bir kişinin önyargısı öncelik sırasını belirlemez.
  • kullanılabilirlik testi
  • UX araştırması
  • sesli düşünme
  • görev senaryosu
  • uzaktan test
  • web tasarım
Paylaş:
Talha Aslan

Google Partner dijital pazarlama uzmanı. 2012’den beri SEO, Google Ads, web tasarım ve e-ticaret projelerinde sahada; bu blogda gördüğünüz her yazı o deneyimden çıkar.

Sıradaki proje

Projeniz için teklif alın.

Talebiniz doğrudan Talha Aslan ve ekibine ulaşır: stratejiyi Talha kurar, uygulamayı deneyimli ekip yürütür. Aynı gün dönüş yapar, kapsamı, takvimi ve tutarı yazılı teklifle 1 iş günü içinde göndeririz.