SEO

Silinen Web Sitesi İçeriği Arşivden Geri Getirilebilir mi? Adım Adım Kurtarma

Talha Aslan 15 dakikalık okuma 2 görüntülenme

Kısa cevap

Silinen web sitesi içeriği arşivden geri getirilebilir mi?

Silinen web sitesi içeriği çoğu durumda kısmen geri getirilebilir: İnternet Arşivi (Wayback Machine) sitenizin sayfalarını daha önce kaydetmişse metinleri, başlıkları ve bazı görselleri oradan kopyalarsınız. Ancak arşiv bir yedek hizmeti değildir; her sayfa, her görsel ve veritabanı içeriği orada bulunmaz.

Tüm detaylar ve örnekler için yazıya devam edin

Yedeğiniz yoksa, hosting hesabınız kapandıysa ya da alan adınızın süresi dolup içerik kaybolduysa panik yapmayın. Bu rehberde Talha Aslan ve ekibi olarak sahada sık gördüğümüz kurtarma sırasını anlatıyoruz. İlk adım olarak alan adınızı ücretsiz Site Geçmişi Sorgulama aracımıza yazın; böylece sitenizin arşivde hangi yıllarda, hangi başlıklarla kayıtlı olduğunu birkaç saniyede görürsünüz.

Kısacası, kurtarma işi üç sorunun cevabına dayanır: Arşivde ne var, bunu nasıl temiz biçimde kopyalarsınız ve eski adreslerin arama motorundaki değerini yeni sayfalara nasıl taşırsınız? Aşağıdaki bölümler bu sırayı izliyor.

Hangi durumlarda silinen web sitesi içeriği kaybolur?

İçerik kaybı genellikle tek bir büyük hatadan değil, birkaç küçük ihmalin üst üste gelmesinden doğar. Örneğin hosting faturası ödenmez, firma hesabı askıya alır ve belirli bir süre sonra dosyaları siler. Öte yandan bir eklenti güncellemesi veritabanını bozabilir ya da ajans değişiminde dosyalar hiç teslim edilmeyebilir.

Sahada en sık karşılaştığımız senaryolar şunlardır:

  • Hosting hesabının kapanması ve sağlayıcının yedeği tutmaması.
  • Alan adının süresinin dolması; bu durumda önce domain süresi doldu rehberimizdeki adımlarla adresi geri almanız gerekir.
  • Yeni tasarıma geçerken eski blog yazılarının taşınmaması.
  • Saldırı sonrası sitenin temizlenirken içeriğin de silinmesi.
  • Eski ajans ya da serbest çalışanın erişimi kapatıp dosyaları teslim etmemesi.

Hangi senaryoda olursanız olun, ilk iş hosting firmasına yazılı olarak yedek sormaktır. Çünkü birçok sağlayıcı kısa süreli kendi yedeğini tutar ve bu yedek, arşivden çok daha eksiksizdir. Yanıt olumsuzsa arşiv yoluna geçersiniz.

Bu arada sakin kalmak da önemlidir. Paniğe kapılıp alan adını başka bir firmaya taşımak, eski sunucudaki son kalıntıları da yok edebilir. Bu yüzden her adımı yazılı olarak kaydeder, firmayla yazışmaları saklar ve ancak durumu netleştirdikten sonra yeni hosting kurulumuna geçersiniz. Böylece hem kanıtınız olur hem de geri dönüşü olmayan bir hata yapmazsınız.

İnternet Arşivi ve Wayback Machine tam olarak neyi saklar?

Wayback Machine, İnternet Arşivi adlı kâr amacı gütmeyen kuruluşun web sayfası kayıt hizmetidir. Kuruluşun resmi yardım sayfasına göre kayıtlar otomatik tarayıcılarla toplanır. Dolayısıyla bir sayfanın arşivde olması, tarayıcının o sayfaya bir bağlantı üzerinden ulaşmış olmasına bağlıdır.

Arşiv, sayfanın o anki HTML çıktısını ve tarayıcının ulaşabildiği ek dosyaları saklar. Yani bir blog yazısının metni, başlıkları, menü yapısı ve sayfaya gömülü bazı görseller çoğunlukla oradadır. Buna karşın yönetim paneliniz, veritabanınız, form kayıtlarınız ve üye bilgileri arşive hiç girmez, çünkü bunlar herkese açık sayfalar değildir.

Ayrıca resmi yardım sayfası açıkça şunu belirtir: arşiv, genel kamuya yedek hizmeti sunmaz ve kaybolan siteleri paketleyip teslim etme hizmeti artık yoktur. Bu nedenle kurtarma işini siz ya da ekibiniz elle yaparsınız.

Arşivde sitenizin olup olmadığını nasıl anlarsınız?

En hızlı yol, alan adını bir sorgu aracına yazıp kayıt yoğunluğunu görmektir. Örneğin web sitesinin eski hali nasıl görülür yazımızda Wayback Machine takviminin nasıl okunacağını adım adım anlattık; burada yalnızca kurtarma açısından önemli noktaları özetliyoruz.

  • Takvimde nokta bulunan günler, o tarihte kayıt alındığını gösterir.
  • Resmi yardım sayfasına göre noktaların rengi sunucu yanıtını anlatır: mavi başarılı yanıtı, yeşil yönlendirmeyi, turuncu istemci hatasını, kırmızı sunucu hatasını gösterir.
  • Kurtarma için mavi noktalı, yani başarılı yanıtla kaydedilmiş günleri seçersiniz.
  • Arşiv adresindeki zaman damgasının yerine yıldız işareti koyduğunuzda o adresin tüm kayıtlarını listelersiniz.

Bununla birlikte ana sayfanın kayıtlı olması iç sayfaların da kayıtlı olduğu anlamına gelmez. Bu yüzden her önemli sayfayı tek tek kontrol edersiniz.

Hangi içerik türleri kurtarılabilir, hangileri kurtarılamaz?

Kurtarma başarısı içerik türüne göre ciddi biçimde değişir. Aşağıdaki tablo, sahada gördüğümüz genel tabloyu özetliyor; kesin sonuç sitenizin arşivdeki kayıt yoğunluğuna bağlıdır, garanti değildir.

İçerik türüArşivde bulunma olasılığıNot
Blog yazısı metniYüksekBağlantı alan sayfalar daha sık kaydedilir.
Sayfa başlıkları ve menüYüksekSite yapısını yeniden kurmak için yeterlidir.
GörsellerOrtaArşiv sunucusunda yoksa görsel kırık görünür.
PDF ve belgelerDeğişkenBağlantısı açık olanlar bazen kayıtlıdır.
JavaScript ile yüklenen içerikDüşükKaynak sunucuya bağlanması gerekirse çalışmaz.
Veritabanı, form, üye kaydıYokHerkese açık değildir, arşive girmez.
Şifreli ya da robots.txt ile engelli sayfaYokTarayıcı bu sayfalara erişemez.

Tablodaki görsel satırı en çok hayal kırıklığı yaratan kısımdır. Resmi yardım sayfasına göre kırık görsel, o görselin arşiv sunucularında bulunmadığı anlamına gelir. Dolayısıyla metni kurtarırsınız, ama bazı görselleri yeniden üretmeniz gerekir.

Kurtarmaya başlamadan önce neleri hazırlamalısınız?

Hazırlık, sonradan saatler kazandırır. Önce kurtaracağınız sayfaların listesini çıkarırsınız; ardından her sayfanın eski adresini, arşivdeki en iyi kayıt tarihini ve yeni sitedeki karşılığını aynı tabloya yazarsınız.

  • Basit bir hesap tablosu açın: eski adres, arşiv tarihi, durum, yeni adres sütunları yeterli.
  • Varsa Search Console hesabınızdaki eski sayfa listesini dışa aktarın.
  • E-posta kutunuzda, sosyal medya paylaşımlarınızda ve bültenlerinizde eski yazı bağlantılarını arayın.
  • Kurtarılan metinler için ayrı bir klasör açın ve dosyaları eski adrese göre adlandırın.

Örneğin Google Search Console rehberimizde anlattığımız performans raporu, eski sayfaların hangilerinin trafik aldığını gösterir. Böylece önce en değerli sayfaları kurtarır, az ziyaret alan sayfaları sona bırakırsınız.

Silinen web sitesi içeriği adım adım nasıl kurtarılır?

Aşağıdaki sıra, bir örnek senaryo üzerinden kurgulanmıştır: example.com adlı bir hizmet sitesi, hosting kapanınca tüm blog yazılarını kaybetmiş ve yedek bulunmuyor. Amaç, yazıları temiz biçimde yeni siteye taşımak.

  1. Alan adını Site Geçmişi aracına yazın ve sitenin hangi yıllarda hangi başlıkla, hangi altyapıyla yayında olduğunu not edin.
  2. Wayback Machine takviminde, sitenin son sağlıklı halini gösteren mavi noktalı tarihi seçin.
  3. Ana sayfadan ve blog listesinden iç sayfalara geçerek kurtarılacak her yazının arşiv adresini tablonuza ekleyin.
  4. Her yazının metnini, başlığını ve ara başlıklarını kopyalayıp düz metin dosyasına yapıştırın.
  5. Görselleri tek tek açın; görüntülenenleri kaydedin, kırık olanları listede işaretleyin.
  6. Metni yeni sitenizde yeniden düzenleyin, eski adresi tabloda yeni adresle eşleştirin.
  7. Tüm eşleşmeler bitince eski adresleri 301 ile yeni sayfalara yönlendirin.

Bu sırayı izlediğinizde hem içeriği hem de eski adreslerin biriktirdiği değeri birlikte kurtarırsınız.

Elle kopyalama yöntemi neden en güvenli yoldur?

Arşivdeki sayfayı olduğu gibi indirip sunucuya koymak cazip görünür. Ancak bu yöntem genellikle sorun çıkarır, çünkü arşiv sayfaya kendi gezinme çubuğunu, değiştirilmiş bağlantıları ve kendi adreslerini ekler. Sonuçta yeni sitenizde arşiv adreslerine giden yüzlerce bozuk bağlantı oluşabilir.

Elle kopyalama ise daha yavaş ama temizdir. Metni kopyalar, başlık yapısını yeni temada yeniden kurar ve bağlantıları kendi yeni adreslerinize göre düzeltirsiniz. Üstelik bu sırada eskimiş bilgileri güncelleme fırsatı da yakalarsınız.

Toplu indirme yapan üçüncü taraf araçlar da vardır; ne var ki bunlar arşiv sunucusuna yoğun istek gönderir ve çıktıyı yine temizlemeniz gerekir. Az sayıda sayfa için elle kopyalamayı, çok sayıda sayfa için ise bir geliştiriciyle kontrollü bir yöntemi tercih etmenizi öneririz.

Görselleri arşivden nasıl kurtarırsınız?

Görseller kurtarmanın en kırılgan kısmıdır. Önce arşivdeki sayfayı açarsınız; görsel görünüyorsa üzerine sağ tıklayıp yeni sekmede açar ve kaydedersiniz. Görsel kırık görünüyorsa aynı sayfanın başka tarihli kayıtlarını denersiniz, çünkü bazen farklı bir kayıtta görsel de saklanmıştır.

  • Kaydettiğiniz görselleri yeni sitede yeniden boyutlandırın ve modern bir biçime dönüştürün.
  • Dosya adlarını anlamlı hale getirin, alt metinleri yeniden yazın.
  • Bulunamayan görseller için yeni fotoğraf çekin ya da lisanslı yeni görsel kullanın.

Ayrıca eski sitede stok görsel kullandıysanız, o görselin lisansının yeni sitede de geçerli olup olmadığını kontrol edin. Arşivden indirmek, görselin kullanım hakkını size vermez; lisans koşulları hâlâ geçerlidir.

Site Geçmişi aracı kurtarma öncesinde size ne gösterir?

Kurtarmaya başlamadan önce sitenin geçmişini kuşbakışı görmek, yanlış tarihte kaybolmanızı engeller. Araç, İnternet Arşivi verisini kullanarak alan adının ilk yayın tarihini, yıllara göre sayfa başlığını, sitenin dilini ve kullanılan altyapıyı özetler. Böylece takvimde yüzlerce noktaya tek tek tıklamadan hangi döneme odaklanacağınızı anlarsınız.

Ayrıca araç, alan adının geçmişte park sayfası ya da kumar içeriği gibi istenmeyen bir dönem yaşayıp yaşamadığına dair izleri de gösterir. Bu bilgi özellikle süresi dolup başkasının eline geçen ve sonra geri alınan alan adlarında önemlidir. Çünkü kurtaracağınız tarih aralığı, alan adının gerçekten sizde olduğu dönemle sınırlı kalmalıdır.

Örnek senaryoda example.com üç farklı dönem geçirmiş olsun: önce sizin hizmet siteniz, sonra kısa bir park sayfası dönemi, ardından boş bir hata sayfası. Bu durumda yalnızca ilk dönemin kayıtlarını kaynak olarak kullanırsınız; diğer dönemlerden hiçbir şey almazsınız.

Arşiv adresindeki zaman damgasını nasıl okursunuz?

Arşivdeki her kaydın adresinde, kaydın alındığı anı gösteren bir zaman damgası bulunur. Resmi yardım sayfasına göre bu damga yıl, ay, gün, saat, dakika ve saniye sırasıyla yazılır. Yani adresteki uzun sayı dizisi, sayfanın hangi gün ve saatte kaydedildiğini doğrudan söyler.

Bu bilgi kurtarma tablonuzda işe yarar. Örneğin bir yazının iki kaydı varsa, damgaya bakarak hangisinin daha yeni olduğunu anlar ve güncel metni seçersiniz. Öte yandan çok yeni bir kayıt, sitenin bozulduğu ya da boş sayfa döndürdüğü döneme ait olabilir; bu yüzden en yeni kaydı değil, en sağlıklı kaydı tercih edersiniz.

Ayrıca resmi yardım sayfası, bir sitenin her tarihli kaydının yüzde yüz eksiksiz olmadığını belirtir. Bu nedenle bağlantılar bazen yakın bir tarihe ya da canlı siteye atlar. Kopyaladığınız metnin gerçekten seçtiğiniz döneme ait olduğunu damgadan kontrol edin.

WordPress sitesinde kurtarma süreci nasıl farklılaşır?

WordPress kullanan bir sitede veritabanı kaybolduğunda yazılar, sayfalar, kategoriler ve yorumlar birlikte gider. Arşiv yalnızca bunların ön yüzde görünen halini sakladığı için yazıları panele elle yeniden girersiniz. Buna karşın tema ve eklentileri resmi kaynaklardan yeniden kurmak genellikle kolaydır.

Burada önemli bir fırsat vardır: kalıcı bağlantı yapısını eski siteyle birebir aynı kurarsanız, eski adresler yeniden çalışır ve yönlendirme ihtiyacı büyük ölçüde ortadan kalkar. Örneğin eski yazılar alan adı, blog klasörü ve yazı adı biçimindeyse, yeni sitede de aynı yapıyı seçersiniz.

Dolayısıyla WordPress kurtarmasında ilk iş, arşivdeki adres desenini not etmektir. Kategori ve etiket adreslerini de aynı biçimde kurarsanız, eski iç bağlantıların çoğu kendiliğinden doğru sayfaya gider. Yine de yayından sonra rastgele birkaç adresi tarayıcıda açarak kontrol edin. Özellikle sayfalama ve arşiv adresleri farklı çalışabilir.

Robots.txt ve hariç tutma talepleri kurtarmayı nasıl etkiler?

Bazı siteler arşivde hiç görünmez ya da belirli bir dönemden sonra kaybolur. Resmi yardım sayfasına göre bunun nedenlerinden biri robots.txt kurallarının tarayıcıyı engellemesidir. Bir diğeri ise site sahibinin arşivden hariç tutulma talebidir.

Eski siteniz yanlışlıkla tüm tarayıcıları engelleyen bir robots.txt dosyasıyla yayındaysa, o dönem büyük olasılıkla arşive girmemiştir. Bu durumda arşivde arayacağınız bir şey kalmaz; doğrudan diğer kaynaklara geçersiniz. Benzer biçimde eski bir yönetici siteyi arşivden çıkarttıysa, bu kayıtlara ulaşmanız mümkün olmayabilir.

Arşivden çıkarma süreci ve sitenin neden arşivde görünmediği konusunu ayrı bir yazıda ele aldık. Burada bilmeniz gereken tek şey şudur: arşivde görünmeyen içerik için zaman kaybetmeden alternatif kaynak listesine geçmelisiniz.

Örnek senaryo: kırk yazılık bir blogu nasıl planlarsınız?

Diyelim ki example.com adlı sitenin kırk blog yazısı kayboldu ve arşivde yazıların çoğu kayıtlı. Önce bu kırk adresi tabloya alır, her biri için en sağlıklı kayıt tarihini yazarsınız. Ardından Search Console verisi varsa yazıları trafik değerine göre sıralarsınız.

  1. İlk gün: en değerli on yazının metnini kopyalayın ve düzenleyin.
  2. İkinci gün: kalan yazıları kopyalayın, kırık görselleri işaretleyin.
  3. Üçüncü gün: görselleri tamamlayın, eskimiş bilgileri güncelleyin.
  4. Dördüncü gün: yönlendirme kurallarını yazın ve test edin.

Bu takvim yalnızca bir örnek hesaptır; yazı uzunluğu ve görsel sayısına göre süre değişir. Yine de işi parçalara ayırmak, hem hatayı azaltır hem de en değerli sayfaların ilk günlerde yayına dönmesini sağlar. Sonuç olarak tek seferde her şeyi bitirmeye çalışmaktan daha sağlıklı ilerlersiniz.

Üstelik bu planı ekip arkadaşlarınızla paylaşırsanız işi bölmek de kolaylaşır. Örneğin bir kişi metinleri kopyalarken diğeri görselleri toplar.

Save Page Now ile önemli sayfalarınızı nasıl korursunuz?

Kurtarmayı bitirdikten sonra arşivi bundan sonrası için de kullanabilirsiniz. Wayback Machine içindeki Save Page Now özelliği, bir sayfayı istediğiniz anda arşive kaydetmenizi sağlar. Örneğin yeni yayınladığınız önemli bir hizmet sayfasını ya da kapsamlı bir rehberi elle kaydedersiniz.

Ancak resmi yardım sayfası bu özelliğin sınırlarını da açıkça belirtir: tek bir sayfayı kaydeder, sayfayı gelecekteki taramalara eklemez ve birden fazla sayfayı, klasörü ya da tüm siteyi kaydedemez. Bu yüzden Save Page Now, yedekleme düzeninin yerini tutmaz.

Kısacası bu özelliği ek bir güvence olarak görün. Asıl korumanız yine sunucu dışında saklanan düzenli yedeklerdir; arşiv ise kamuya açık bir tanık gibi çalışır.

Arşivden içerik almanın telif ve sahiplik sınırı nerede?

Bu rehber yalnızca kendi içeriğinizi kurtarmanız içindir. Arşivde görünen bir sayfanın size ait olması, onu yazmış ya da yazdırmış olmanıza bağlıdır; arşivde bulunması tek başına kullanım hakkı sağlamaz. Bu nedenle başka bir sitenin silinmiş yazılarını alıp kendi sitenizde yayınlamak hem telif açısından risklidir hem de kopya içerik sorunu doğurur.

Kendi sitenizde bile dikkat etmeniz gereken noktalar vardır. Örneğin konuk yazar metinleri, ajansın lisansla kullandığı görseller ya da müşteri yorumları üçüncü kişilere ait olabilir. Bu tür içerikleri yeniden yayınlamadan önce ilgili kişiden izin almanız sağlıklı olur.

Kısacası, şüpheli durumlarda içeriği yeniden yazmak en güvenli yoldur. Bu bölüm hukuki danışmanlık değildir; karmaşık durumlarda bir avukata danışmanızı öneririz.

Kurtarılan içerik kopya içerik sorunu yaratır mı?

Kendi içeriğinizi yeniden yayınlamanız tek başına kopya içerik sorunu yaratmaz, çünkü eski sayfa artık canlı değildir. Ancak arşiv kaydının herkese açık durması bazı site sahiplerini endişelendirir. Pratikte arama motoru, arşiv kayıtlarını sizin sitenizle aynı şekilde değerlendirmez; asıl dikkat etmeniz gereken başka bir noktadır.

Sorun, içeriğinizin kaybolduğu dönemde başka siteler tarafından kopyalanmış olmasıdır. Bu durumda sizin metniniz geri döndüğünde, kopya sitedeki sürüm bir süredir yayında olabilir. Bu nedenle yeniden yayınlarken metni güncellemeniz, örnekler eklemeniz ve sayfayı zenginleştirmeniz işinize yarar.

Ayrıca eski yazının yayın tarihini korumak mı, yoksa güncelleme tarihi göstermek mi gerektiğine de karar verirsiniz. Biz genellikle özgün yayın bilgisini koruyup içerikteki güncellemeyi açıkça belirtmeyi öneririz. Böylece okur hem geçmişi hem de güncelliği görür. Ayrıca bu şeffaflık, okurun size duyduğu güveni de artırır ve sayfanın neden yeniden yayında olduğunu açıklar.

Eski adresleri 301 ile yeni sayfalara neden bağlamalısınız?

İçeriği kurtarmak işin yarısıdır. Eski yazıların başka sitelerden aldığı bağlantılar ve arama motorundaki geçmişi, eski adreslerde birikmiştir. Siz bu adresleri yeni sayfalara kalıcı yönlendirmeyle bağlamazsanız, ziyaretçiler ve arama motoru 404 hatasıyla karşılaşır.

Google, site taşıma rehberinde eski adreslerden yeni adreslere sunucu tarafında kalıcı yönlendirme kurmanızı önerir ve 301 gibi kalıcı yönlendirmelerin PageRank kaybına yol açmadığını belirtir. Dolayısıyla kurtarma tablonuzdaki her satır, bir yönlendirme kuralına dönüşür.

  • Eski adresi, içeriği en yakın yeni sayfaya yönlendirin; hepsini ana sayfaya göndermeyin.
  • Zincir oluşturmayın: eski adres doğrudan son adrese gitsin.
  • Yönlendirmeleri uzun süre yerinde tutun; ayrıntı için 301 yönlendirme ne kadar süre kalmalı yazımıza bakın.

404 veren eski adresleri hızlıca nasıl eşleştirirsiniz?

Onlarca eski adresi elle eşleştirmek yorucudur. Bu nedenle eski adres listesini ve yeni sitenin adres listesini yan yana koyup benzer olanları bulan bir eşleştirme yöntemi işinizi hızlandırır. Örneğin ücretsiz 404 yönlendirme eşleştirici aracımız iki listeyi karşılaştırıp öneri üretir.

Ardından her öneriyi gözle kontrol edersiniz. Çünkü benzer görünen iki adres farklı konuları anlatabilir; yanlış eşleşme, ziyaretçiyi alakasız bir sayfaya gönderir ve arama motoru bunu yumuşak 404 olarak değerlendirebilir.

Son olarak yönlendirmeleri yayına aldıktan sonra bir örneklem seçip test edersiniz. Böylece döngü, zincir ya da yanlış hedef gibi hataları erkenden yakalarsınız.

Arşivde olmayan içerik için başka hangi yollar var?

Arşivde bulunmayan sayfalar için umudu hemen kesmeyin. İçeriğin kopyası çoğu zaman beklemediğiniz bir yerde durur. Aşağıdaki kaynakları sırayla kontrol etmenizi öneririz:

  • Eski hosting firmasının kendi yedeği; yazılı talep edin.
  • Eski ajansınız, tasarımcınız ya da yazarınızın bilgisayarındaki taslaklar.
  • E-posta bültenleri; bülten aracınız gönderilen içeriğin bir kopyasını saklıyor olabilir.
  • Sosyal medya paylaşımları ve LinkedIn makaleleri.
  • Bilgisayarınızdaki tarayıcı önbelleği ve indirilmiş PDF sürümler.
  • İçeriğinizi izinli ya da izinsiz alıntılamış başka siteler; buradan metin parçalarını geri toplayabilirsiniz.

Öte yandan Google artık bu yollardan biri değildir. Google, robots meta etiketi belgesinde önbellek bağlantısı özelliğinin kullanımdan kaldırıldığını ve noarchive kuralının artık bu amaçla kullanılmadığını belirtir. Bu yüzden eski "Google önbelleğinden kurtarma" yöntemi bugün işe yaramaz.

Kurtarılan içeriği yeni sitede nasıl yeniden yayınlamalısınız?

Kurtarılan metni olduğu gibi yayınlamak yerine kısa bir gözden geçirmeden geçirmenizi öneririz. Çünkü aradan geçen sürede fiyatlar, iletişim bilgileri, hizmet kapsamı ya da yasal bilgiler değişmiş olabilir. Eskimiş bilgi, kurtarılan sayfanın güvenilirliğini düşürür.

  • Başlık ve ara başlık yapısını koruyun; okur ve arama motoru tanıdık yapıyı görür.
  • Bozuk iç bağlantıları yeni adreslere göre düzeltin.
  • Tarih, fiyat ve iletişim bilgilerini güncelleyin.
  • Sayfanın başlık etiketini ve meta açıklamasını yeniden yazın.
  • Yayın sonrası sayfayı Search Console üzerinden kontrol edin.

Bununla birlikte içeriği sıfırdan yeniden yazmanız gerekmez. Amaç, kaybolan değeri geri getirmek ve okura güncel bir sayfa sunmaktır.

Arama motoru kurtarılan sayfaları ne zaman yeniden gösterir?

Bunun için kesin bir süre veremeyiz; Google da böyle bir süre taahhüt etmez. Ancak eski adresler yönlendirildiğinde ve yeni sayfalar site haritasında yer aldığında, arama motoru bu değişiklikleri doğal tarama sürecinde fark eder.

Süreci izlemek için Search Console içindeki sayfa raporlarını kullanırsınız. Örneğin dizine eklenmeyen sayfaları tespit etme yazımızda anlattığımız raporlar, hangi kurtarılmış sayfanın henüz dizinde olmadığını gösterir.

Dolayısıyla sabırlı olmak ve haftalık kontrol yapmak, her gün panik içinde istek göndermekten daha verimlidir. Sıralamanın eski haline dönmesi de garanti değildir; aradan geçen sürede rakipler aynı konuda yeni içerik üretmiş olabilir.

Silinen web sitesi içeriği kurtarırken hangi hatalardan kaçınmalısınız?

Sahada en çok tekrar eden hatalar, iyi niyetle ama aceleyle yapılan adımlardır. Bunları baştan bilmek size zaman kazandırır.

  • Arşiv kodlarıyla birlikte sayfayı olduğu gibi yayınlamak.
  • Tüm eski adresleri ana sayfaya yönlendirmek.
  • Başkasına ait metin ya da görseli kurtarılmış içerik diye yayınlamak.
  • Kurtarma bitince yedekleme düzeni kurmayı unutmak.
  • Alan adını geri almadan içerik kurtarmaya başlamak.

Özellikle son madde önemlidir. Alan adınız başkasının eline geçtiyse kurtardığınız içeriği yeni bir adreste yayınlarsınız ve eski bağlantıların değeri yönlendirilemez. Bu yüzden önce adresi güvenceye alır, sonra içerik işine geçersiniz.

Bir daha içerik kaybetmemek için nasıl bir yedek düzeni kurmalısınız?

Kurtarma süreci yorucudur; bu yüzden asıl hedef, aynı durumu bir daha yaşamamaktır. Arşiv bir yedek değildir, yalnızca son çaredir. Kalıcı çözüm, sizin kontrol ettiğiniz düzenli yedeklerdir.

Temel kural basittir: yedeğin en az bir kopyası, sitenin barındığı sunucunun dışında durmalıdır. Örneğin hosting firmasının yedeğine ek olarak bulut depolamada ve kendi bilgisayarınızda birer kopya tutarsınız. Ayrıntılı kurguyu web sitesi yedekleme stratejisi rehberimizde anlattık.

Ayrıca hosting ya da ajans değiştirirken eksiksiz bir dosya ve veritabanı teslimi talep edersiniz. Hosting değiştirme kontrol listemiz bu teslimde neleri istemeniz gerektiğini sıralıyor.

Ne zaman profesyonel destek almalısınız?

Birkaç sayfalık bir blogu kendiniz kurtarabilirsiniz. Ancak yüzlerce ürün sayfası, çok dilli yapı ya da yoğun bağlantı almış eski adresler söz konusuysa süreç teknik bir proje haline gelir. Bu durumda eşleştirme, yönlendirme ve dizin takibi birlikte planlanmalıdır.

Talha Aslan ve ekibi olarak bu tür projelerde önce arşiv kayıtlarını ve eski bağlantı profilini çıkarır, ardından kurtarma ve yönlendirme planını sayfa sayfa hazırlarız. Yine de hiçbir ekip arşivde olmayan içeriği yoktan var edemez; gerçekçi beklenti, kayıtlı olanı en temiz biçimde geri getirmektir.

Bu nedenle profesyonel destek alırken ekipten yazılı bir sayfa listesi, eşleştirme tablosu ve test planı isteyin. Böylece hangi içeriğin kurtarıldığını, hangisinin yeniden yazıldığını ve hangi adresin nereye gittiğini her zaman görürsünüz.

Hangi yolu seçerseniz seçin, ilk adım aynıdır: alan adınızı sorgulayıp arşivde ne kaldığını görmek. Ardından bu rehberdeki sırayı izleyerek kaybı en aza indirirsiniz.

Temel rehber: Dijital Pazarlama Nedir? Türleri, örnekleri ve nasıl yapıldığı, beynin içinden geçen etkileşimli bir filmle tek sayfada.

Sıkça Sorulan Sorular

Wayback Machine sitemin tamamını geri yükleyebilir mi?
Hayır, Wayback Machine sitenizi tek tıkla geri yüklemez. İnternet Arşivi resmi yardım sayfasında genel kamuya yedek hizmeti sunmadığını belirtir. Kayıtlı sayfaları görüntüleyip içeriği kendiniz kopyalarsınız; veritabanı, yönetim paneli ve form kayıtları ise arşivde bulunmaz. Arşivi bir kaynak olarak görün, yedek olarak değil.
Arşivde görsellerim neden kırık görünüyor?
Kırık görsel, o dosyanın arşiv sunucularında bulunmadığı anlamına gelir. Aynı sayfanın farklı tarihli kayıtlarını deneyerek görseli başka bir kayıtta bulabilirsiniz. Bulamazsanız yeni fotoğraf çekmeniz ya da lisanslı yeni bir görsel kullanmanız gerekir. Kurtarılamayan görselleri tablonuzda ayrıca işaretlemeniz, sonraki düzenlemeyi kolaylaştırır.
Google önbelleğinden silinen sayfamı alabilir miyim?
Hayır, artık bu yol çalışmıyor. Google, robots meta etiketi belgesinde önbellek bağlantısı özelliğinin kaldırıldığını belirtir. Bu yüzden silinen içerik için İnternet Arşivi, eski hosting yedeği, e-posta bültenleri ve kendi bilgisayarınızdaki kopyalar daha gerçekçi kaynaklardır. Sabit bir kopya için kendi yedeğinize güvenmeniz en sağlıklı yoldur.
Başka bir sitenin arşivdeki yazılarını kullanabilir miyim?
Hayır, bunu önermiyoruz. Arşivde bulunmak bir içeriği serbest kullanıma açmaz; telif hakkı yazarında kalır. Ayrıca kopya içerik arama motorunda değer üretmez. Bu rehberdeki yöntemler yalnızca size ait içeriği kurtarmak içindir; şüphede bir avukata danışın. Kendi içeriğinizde bile üçüncü kişilere ait görselleri ayrıca kontrol edin.
Kurtarılan sayfalar eski sıralamasına geri döner mi?
Bunun garantisi yoktur. Eski adresleri 301 ile doğru yeni sayfalara bağlarsanız biriken bağlantı değerini korursunuz ve şansınızı artırırsınız. Ancak aradan geçen sürede rakipler yeni içerik üretmiş olabilir, bu nedenle içeriği güncelleyerek yayınlamanız faydalı olur. Yönlendirmeleri yayından sonra mutlaka test edin.
Sitem arşivde hiç yoksa ne yapmalıyım?
Önce eski hosting firmasından yedek isteyin, ardından eski ajansınızı, e-posta bültenlerinizi, sosyal medya paylaşımlarınızı ve bilgisayarınızdaki dosyaları tarayın. Hiçbir kopya yoksa içeriği yeniden yazarsınız; bu durumda eski adres listesini çıkarıp yeni sayfalara yönlendirmek yine değer korur. Bundan sonra sunucu dışında düzenli yedek tutmayı unutmayın.
  • Wayback Machine
  • İnternet Arşivi
  • site kurtarma
  • 301 yönlendirme
  • web sitesi yedekleme
  • SEO
Paylaş:
Talha Aslan

Google Partner dijital pazarlama uzmanı. 2012’den beri SEO, Google Ads, web tasarım ve e-ticaret projelerinde sahada; bu blogda gördüğünüz her yazı o deneyimden çıkar.

Sıradaki proje

Projeniz için teklif alın.

Talebiniz doğrudan Talha Aslan ve ekibine ulaşır: stratejiyi Talha kurar, uygulamayı deneyimli ekip yürütür. Aynı gün dönüş yapar, kapsamı, takvimi ve tutarı yazılı teklifle 1 iş günü içinde göndeririz.