Web

Kurumsal Web Sitesi Fiyatları: Profesyonel Site Ücretleri Neye Göre Belirlenir?

Talha AslanTalha Aslan 15 dk okuma

Kurumsal web sitesi fiyatları, tek bir etiketten çok bir kalemler toplamıdır: sayfa sayısı, tasarım yaklaşımı, içerik, dil sayısı, entegrasyonlar ve yayından sonraki bakım. 2012'den beri teklif hazırlıyorum ve iki firmanın aynı "kurumsal site" isteğinin bambaşka bütçelere çıktığını çok gördüm. Bu yazıda fiyatı hangi kalemlerin oluşturduğunu ve hangi maliyet modellerinin olduğunu anlatıyorum.

Hazır paketler arasında seçim yapmayı ayrı bir konu olarak görüyorum; burada amacım bir teklifin içini okuyabilmeniz. Güncel paket içeriklerime paketler sayfasından bakabilirsiniz.

Kurumsal web sitesi fiyatları neye göre değişir?

Kurumsal web sitesi fiyatları, projenin gerektirdiği toplam emek ve yayından sonraki yıllık giderlerle değişir. Emeği belirleyen başlıca kalemler sayfa sayısı, tasarımın özgünlüğü, içerik üretimi, dil sayısı, form ve entegrasyonlar, teknik SEO ile hız işleridir. Yıllık tarafta ise alan adı, hosting, lisanslar ve bakım yer alır.

Yani iki teklif arasındaki farkın çoğu, teklifi verenin "pahalı" ya da "ucuz" olmasından değil, kapsamın farklı yazılmasından doğar. Örneğin birinde metinleri siz yazarsınız, diğerinde metin yazarı dahildir. Birinde hazır tema kullanırsınız, diğerinde tasarımı sıfırdan çizersiniz. Kağıt üstünde ikisi de "10 sayfalık kurumsal site" diye geçer.

Bu nedenle fiyat sorusuna her zaman önce kapsam sorusuyla cevap veririm. Kapsamı netleştirmeden verilen rakam, sizin için değil teklifi verenin kafasındaki projeye aittir. Aşağıdaki bölümlerde her kalemi tek tek açıyorum ki teklifleri aynı dille okuyabilesiniz.

Bir web sitesi teklifinde hangi kalemleri görürsünüz?

Düzgün bir teklif, işi parçalara böler ve her parçanın neyi kapsadığını yazar. Benim tekliflerimde ve sağlıklı bulduğum tekliflerde genellikle şu kalemleri görürsünüz:

  • Keşif ve planlama: hedeflerin, hedef kitlenin ve site haritasının çıkarılması.
  • Arayüz tasarımı: ana sayfa ve iç sayfa şablonlarının tasarlanması.
  • Kodlama ve yönetim paneli: tasarımın çalışan siteye dönüşmesi.
  • İçerik: metin, görsel, çeviri ve sayfa yerleşimi.
  • Teknik SEO ve hız: yönlendirmeler, site haritası, yapısal veri, performans ayarı.
  • Formlar, entegrasyonlar ve ölçüm kodları.
  • Test, yayına alma ve eğitim.
  • Yayın sonrası bakım ve destek.

Bir teklifte bu kalemlerden biri hiç geçmiyorsa, iki ihtimal vardır: ya dahildir ama yazılmamıştır, ya da hiç yapılmayacaktır. Ancak ikinci ihtimali genellikle proje bittiğinde öğrenirsiniz. Dolayısıyla eksik kalemi sormak, sonradan çıkacak ek faturayı baştan görmenin en ucuz yoludur.

Kapsamı yazıya dökmekte zorlanıyorsanız, iyi bir brief işinizi çok kolaylaştırır. Ne istediğinizi ne kadar net anlatırsanız teklifler o kadar karşılaştırılabilir olur.

Sayfa sayısı ve site yapısı maliyeti nasıl etkiler?

Sayfa sayısı fiyatın en göze çarpan kalemidir; ancak tek başına yanıltıcıdır. Asıl belirleyici, kaç farklı şablon gerektiğidir. Örneğin 30 hizmet sayfanız aynı şablonu kullanıyorsa, tasarım emeği tek sayfa kadar artar; içerik emeği ise 30 kat artar.

Ben kapsamı konuşurken sayfaları üç gruba ayırırım:

  • Özgün şablon gerektiren sayfalar: ana sayfa, hakkımızda, iletişim, özel kampanya alanları.
  • Tekrarlanan şablonlar: hizmet, ürün, proje ya da referans detay sayfaları.
  • Dinamik listeler: blog, haber, kariyer ilanları gibi panelden beslenen bölümler.

Böylece hem tasarımcının hem içerik ekibinin gerçek iş yükünü net biçimde görürsünüz. Öte yandan site yapısı sadece bugünü değil yarını da etkiler. Büyümeyi hesaba katmayan bir menü ve kategori kurgusu, iki yıl sonra yeniden yapılanma maliyeti doğurur. Çok sayfalı projelerde kategori yapısı rehberimdeki kurgu mantığı fiyatın kendisi kadar önemlidir.

Kısacası "kaç sayfa" sorusunun yanına her zaman "kaç şablon ve kim yazacak" sorusunu ekleyin.

Hazır tema, özel tasarım ve özel kodlama arasındaki fark nedir?

Tasarım ve geliştirme yaklaşımı, fiyatı en çok oynatan karardır. Aşağıdaki tablo, üç yaygın yaklaşımın maliyet mantığını karşılaştırıyor. Buradaki değerlendirmeler saha tecrübeme dayalı genel eğilimlerdir, garanti değildir.

Yaklaşımİlk maliyetÖzgünlükEsneklikUzun vadeli risk
Hazır tema + kurulumDüşükSınırlı, rakiplere benzerTemanın izin verdiği kadarEklenti yükü, tema güncelleme bağımlılığı
Özel tasarım + hazır altyapı (CMS)OrtaYüksekİyiAltyapı güncellemeleri ve bakım
Özel tasarım + özel kodlamaYüksekTamÇok yüksekGeliştiriciye bağımlılık, dokümantasyon ihtiyacı

Hazır tema yanlış bir seçim değildir; özellikle ilk kez dijitalde görünür olmak isteyen küçük bir işletme için mantıklı bir başlangıç olabilir. Fakat kurumsal kimliği güçlü, farklılaşması gereken bir firma için hazır tema genellikle sonradan özelleştirme faturasıyla geri döner.

Özel kodlama ise en pahalı seçenektir ve her proje ona ihtiyaç duymaz. Karmaşık müşteri paneli, özel hesaplama motoru ya da ağır entegrasyon yoksa, özel tasarımı sağlam bir CMS üzerine kurmak çoğu kurumsal firma için en dengeli yoldur. Web tasarım hizmetimde bu kararı projenin ihtiyacına göre veriyorum.

İçerik üretimi fiyatın neresinde durur?

İçerik, tekliflerde en çok atlanan ve projeleri en çok geciktiren kalemdir. Birçok firma "metinleri biz veririz" der; ardından site haftalarca boş şablonlarla bekler. Bu yüzden içeriği fiyatın ayrı ve açık bir satırı olarak görmenizi öneririm.

İçerik kalemi genellikle şu işleri kapsar:

  1. Sayfa metinlerinin yazılması ya da mevcut metinlerin düzenlenmesi.
  2. Anahtar kelime araştırması ve sayfa başına hedef belirleme.
  3. Profesyonel fotoğraf, ikon ve illüstrasyon üretimi ya da lisanslama.
  4. Çeviri ve yerelleştirme.
  5. Metinlerin panele girilmesi ve yerleşim kontrolü.

Metni kendiniz yazacaksanız fiyat düşer; ancak kalite ve takvim riski size geçer. Öte yandan arama motorundan müşteri bekliyorsanız, metnin SEO mantığıyla kurulması şarttır. SEO uyumlu içerik rehberimde bu işin nasıl yürüdüğünü anlattım.

Benim tavsiyem şu: içeriği tamamen dışarı vermeseniz bile en azından ana sayfa ve hizmet sayfaları için profesyonel destek alın. Çünkü ziyaretçinin karar verdiği yerler tam olarak bu sayfalardır.

Görseller için de benzer bir ayrım yapın. Stok fotoğraf hızlı ve ucuzdur; ancak rakiplerinizin sitesinde de aynı yüzleri görme ihtimaliniz yüksektir. Fabrika, ekip ya da ürün çekimi ise ek bir kalem doğurur, fakat güven tarafında karşılığını verir. Örneğin üretim yapan bir firmada gerçek tesis fotoğrafları, satın alma müdürünün aklındaki soruların çoğunu tek bakışta yanıtlar.

Çok dilli yapı maliyeti ne kadar artırır?

Her yeni dil, projeye bir kopya eklemekten fazlasını getirir. Çeviri, yerelleştirme, dil seçici, ayrı meta etiketleri, hreflang kurgusu ve her dilde ayrı test gerekir. Bu nedenle dil sayısını fiyatta ayrı bir çarpan olarak düşünün.

Maliyeti artıran başlıca işler şunlardır:

  • Metinlerin makine çevirisi değil, hedef pazara uyarlayan çevirisi.
  • URL yapısının dil bazında planlanması.
  • Hreflang etiketlerinin doğru kurulması ve test edilmesi.
  • Formların, e-posta bildirimlerinin ve hukuki metinlerin her dile uyarlanması.
  • Para birimi, tarih biçimi ve iletişim bilgilerinin yerelleştirilmesi.

Sahada gördüğüm en pahalı hata, dili sonradan eklemektir. Başlangıçta tek dil için kurulan bir site, ikinci dil geldiğinde çoğu zaman yeniden yapılandırma ister. Dolayısıyla yakın vadede ihracat ya da yabancı müşteri hedefiniz varsa, altyapıyı baştan çok dilli kurun ve ilk etapta sadece bir dili yayına alın.

Ayrıca her dilin ayrı bir içerik bakımı gerektirdiğini unutmayın. Türkçe sayfada bir hizmeti güncellediğinizde, İngilizce ve Almanca karşılıkları da güncellenmeyi bekler. Bu nedenle dil sayısını belirlerken sadece kurulum maliyetine değil, her yıl bu dilleri kimin güncel tutacağına da bakın.

Teknik detaylar için çok dilli web sitesi SEO rehberime göz atabilirsiniz.

Entegrasyonlar ve özel fonksiyonlar fiyatı neden yükseltir?

Bir kurumsal sitenin basit görünen bir özelliği, arka planda ciddi bir geliştirme işi olabilir. Örneğin "form gelsin, CRM'e düşsün, satış ekibine bildirim gitsin" cümlesi üç ayrı entegrasyon anlamına gelir. Her biri yazılım, test ve bakım ister.

Fiyatı en sık yükselten fonksiyonlar şunlardır:

  • CRM, ERP ya da muhasebe yazılımıyla veri alışverişi.
  • Randevu, rezervasyon veya teklif hesaplama modülleri.
  • Bayi, müşteri ya da personel girişli özel alanlar.
  • Ürün kataloğu, filtreleme ve dosya indirme merkezleri.
  • Online ödeme ve fatura akışları.

Burada dikkat etmeniz gereken nokta, entegrasyonun sadece kurulum maliyeti olmamasıdır. Karşı taraftaki yazılım sürüm değiştirdiğinde entegrasyon da güncelleme ister. Yani bu kalemin bir de yıllık bakım yansıması vardır.

Benim önerim, her fonksiyonu "olmazsa olmaz" ve "sonraki faz" diye ikiye ayırmanızdır. Böylece ilk bütçeyi gerçekten satış getirecek işlere ayırır, geri kalanları ölçüm verisi geldikçe eklersiniz. Teklif, randevu ve demo formlarının tasarımı için form tasarımı yazıma bakabilirsiniz.

Teknik SEO ve hız çalışması teklife dahil olmalı mı?

Evet, olmalı; en azından temel seviyede. Bir siteyi yayına alıp sonradan "SEO'ya başlayalım" demek, çoğu zaman yapıyı yeniden açmak anlamına gelir. Temel teknik SEO işlerini kurulum sırasında yapmak, sonradan yapmaktan hem daha ucuz hem daha temizdir.

Kurulum aşamasında olmasını beklediğim temel işler şunlardır: temiz URL yapısı, XML site haritası, robots.txt, başlık ve meta alanlarının panelden yönetilebilmesi, yapısal veri ve eski adreslerden doğru yönlendirmeler. Google da SEO başlangıç rehberinde bu temelleri site sahiplerinin kontrol edebileceği işler olarak sayıyor.

Hız tarafında ise Google'ın Core Web Vitals ölçütleri var. web.dev üzerindeki tanıma göre iyi bir LCP değeri 2,5 saniye ve altıdır. Görsel optimizasyonu, önbellek ve hafif kod bu değeri doğrudan etkiler; dolayısıyla hız, tasarım ve kodlama kararlarının bir sonucudur.

Mevcut bir siteyi yeniliyorsanız, bu kalemin önemi iki kat artar. Eski sıralamaları korumak için site yenilerken SEO'yu koruma adımlarının teklifte yazılı olması gerekir.

KVKK ve erişilebilirlik gereklilikleri maliyete yansır mı?

Yansır ve yansıması da gerekir. Kişisel veri toplayan her form, çerez kullanan her ölçüm kodu, Türkiye'de 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında düşünülmelidir. Aydınlatma metni, açık rıza gerektiren durumlar ve çerez tercih yönetimi hem hukuki hem teknik iş çıkarır.

Teknik tarafta tipik işler şunlardır: çerez tercih penceresi, tercih verilmeden ölçüm kodlarının çalışmaması, form altında aydınlatma bağlantısı ve veri saklama akışının netleşmesi. Metinlerin hukuki içeriği ise bir hukukçunun işidir; web tarafı bunları doğru yerde ve doğru zamanda gösterir. Güncel rehberler için Kişisel Verileri Koruma Kurumu sitesini takip etmenizi öneririm.

Erişilebilirlik ise sıkça göz ardı edilen ama giderek önem kazanan bir kalemdir. Uluslararası referans W3C'nin WCAG yönergeleridir. Yeterli renk kontrastı, klavyeyle gezinme, anlamlı alt metinler ve doğru başlık hiyerarşisi baştan planlanırsa ek maliyeti düşük kalır. Sonradan eklenirse ise tasarımı yeniden açmanız gerekebilir.

Kısacası bu iki kalemi "ekstra" değil, kurumsal bir sitenin asgari standardı olarak düşünün. Teklifte bu başlıkları göremiyorsanız, dahil olup olmadıklarını yazılı olarak sorun; böylece yayın günü eksik bir çerez penceresiyle ya da okunamayan butonlarla karşılaşmazsınız.

Kurumsal web sitesi fiyatları hangi maliyet modellerine dayanır?

Aynı işi farklı ödeme mantıklarıyla satın alabilirsiniz ve her modelin riski farklı tarafa yükler. Sahada en sık karşılaştığım dört model şunlardır:

  1. Sabit fiyatlı proje: Kapsamı yazar, fiyatı sabitlersiniz. Bütçe öngörülebilir; ancak kapsam dışı her istek ek teklif gerektirir.
  2. Saat ya da gün bazlı ücret: Harcanan emek kadar ödersiniz. Esnektir; fakat toplam tutarı baştan bilmek zordur.
  3. Aylık abonelik: Site, hosting ve bakımı aylık bir ücretle alırsınız. İlk maliyet düşer; öte yandan sözleşme bitince sitenin kime ait olduğunu mutlaka netleştirmelisiniz.
  4. Kurulum + bakım anlaşması: Projeyi sabit fiyatla yaptırırsınız, ardından aylık ya da yıllık bir bakım paketi başlar.

Kurumsal projelerde benim tercih ettiğim model dördüncüsüdür. Çünkü bir site yayına alındığı gün bitmez; güvenlik güncellemesi, içerik ekleme ve ölçüm kontrolleri devam eder. Bu işler için ayrı bir satır olması, sonradan sürpriz fatura çıkmasını da önler.

Hangi modeli seçerseniz seçin, sözleşmede kaynak kodun, tasarım dosyalarının ve alan adının kimde kalacağını yazılı hale getirin.

Tek seferlik maliyet ile yıllık giderleri nasıl ayırırsınız?

Web sitesi bütçesini konuşurken en sık yaptığım uyarı şu: kurulum ücreti toplam maliyetin sadece bir parçasıdır. Sitenin yaşaması için her yıl ödeyeceğiniz kalemler de vardır ve bunlar teklifte ayrıca görünmelidir.

Tek seferlik kalemler genellikle keşif, tasarım, kodlama, içerik kurulumu, test ve eğitimdir. Yıllık ya da aylık tekrarlayan kalemler ise şunlardır:

  • Alan adı yenilemesi.
  • Hosting ya da sunucu ücreti.
  • SSL sertifikası (çoğu hosting firması ücretsiz sertifika sunar).
  • Ücretli tema, eklenti ya da yazılım lisansları.
  • Kurumsal e-posta hizmeti.
  • Bakım, güvenlik güncellemesi ve yedekleme.

Kurumsal e-postayı ayrı bir kalem olarak düşünmenizi öneririm; nasıl kurulduğunu kurumsal e-posta yazımda anlattım. Bu ayrımı yaptığınızda, üç yıllık toplam sahip olma maliyetini hesaplayabilirsiniz. Örneğin ilk yıl ucuz görünen bir teklif, pahalı lisanslar yüzünden üç yılın sonunda en pahalı seçenek olabilir.

Bu hesabı yaparken KDV'yi de unutmayın; KDV hesaplama aracı teklifleri aynı tabana çekmek için işe yarar.

Saha tecrübesine göre proje büyüklükleri nasıl ayrışır?

Burada bilinçli olarak TL rakamı vermiyorum. Çünkü fiyatlar enflasyona, kapsamın ayrıntısına ve ekibin yapısına göre hızla değişiyor; genel bir rakam sizi yanıltabilir. Bunun yerine size proje büyüklüklerini emek üzerinden anlatayım. Aşağıdaki aralıklar saha tecrübeme dayalı başlangıç aralıklarıdır, garanti değildir.

Proje tipiTipik kapsamYaklaşık süre (saha tecrübesi)
Tanıtım sitesi5 ile 10 sayfa, tek dil, standart form2 ile 4 hafta
Kapsamlı kurumsal site15 ile 40 sayfa, blog, özel tasarım, temel SEO5 ile 10 hafta
Çok dilli ve entegrasyonlu siteBirden fazla dil, CRM ya da ERP bağlantısı, özel modüller10 hafta ve üzeri

Süre ile fiyat arasında doğrudan bir ilişki vardır; çünkü ödediğiniz şey büyük ölçüde uzman zamanıdır. Dolayısıyla iki teklif arasında büyük fiyat farkı görüyorsanız, önce öngörülen süreleri karşılaştırın. Güncel fiyatlı paketlerim için paketler sayfasına bakabilirsiniz.

Revizyon hakları fiyata nasıl yansır?

Revizyon, tasarım sürecinde en çok tartışma çıkaran kalemdir. Çünkü "küçük bir değişiklik" sizin için beş dakikalık bir iş gibi görünür; oysa tasarımcı için bir şablonu, bazen de bütün sayfa ailesini yeniden düzenlemek anlamına gelebilir. Bu yüzden revizyon hakkını teklifte sayı ve kapsamla birlikte görmek istersiniz.

Sağlıklı bir revizyon tanımı şu soruları cevaplar:

  • Kaç tur revizyon hakkınız var?
  • Revizyon renk, yazı ve yerleşim düzeltmesini mi kapsıyor, yoksa yeni bir tasarım yönünü de mi?
  • Kodlama başladıktan sonra tasarım değişirse ne olur?
  • Geri bildirimleri kim toplar ve tek elden kim iletir?

Benim sahada gördüğüm en pahalı durum, kararların şirket içinde netleşmeden tasarıma geçilmesidir. Örneğin genel müdür, pazarlama ve satış ekibi ayrı ayrı yorum yazınca revizyon turları çoğalır ve takvim uzar. Dolayısıyla tek bir karar verici belirlemek, fiyatı doğrudan etkilemese bile toplam maliyeti ciddi ölçüde düşürür.

Bakım paketi neleri kapsamalı?

Bakım, yayından sonraki yılların sigortasıdır ve fiyatı konuşurken ayrı bir başlık olarak ele almanız gerekir. Bakımsız bir site ilk aylarda sorunsuz görünür; ancak yazılım güncellemeleri biriktikçe hem güvenlik hem uyumluluk riski artar.

Bir bakım paketinde görmeyi beklediğim işler şunlardır:

  1. Altyapı, tema ve eklenti güncellemelerinin düzenli takibi.
  2. Otomatik yedekleme ve yedekten geri dönüş testi.
  3. Çalışma süresi ve güvenlik izleme.
  4. Aylık küçük içerik değişiklikleri için belirli bir saat hakkı.
  5. Form, ölçüm kodu ve dönüşüm takibinin çalıştığının kontrolü.

Öte yandan bakım paketinin neyi kapsamadığı da en az kapsadığı kadar önemlidir. Yeni sayfa tasarımı, yeni modül ya da büyük içerik projeleri genellikle ayrı teklif konusudur. Bu sınırı baştan yazılı hale getirirseniz, yıl sonunda "bu da bakıma dahil değil miydi?" tartışması yaşamazsınız. Ayrıca sitenin güncel kalmasının SEO tarafındaki etkisini web sitesini güncel tutmak yazısında anlattım.

Aynı site için neden çok farklı teklifler alırsınız?

Üç firmadan teklif isteyip birbirinden kat kat farklı rakamlar almak çok yaygındır. Bu fark çoğunlukla şu nedenlerden doğar:

  • Kapsamın farklı yorumlanması: biri içeriği dahil eder, diğeri etmez.
  • Tasarım yaklaşımı: hazır tema ile özel tasarım arasındaki emek farkı.
  • Ekip yapısı: tek kişi, küçük stüdyo ya da çok katmanlı ajans.
  • Yayın sonrası destek: bir teklifte hiç yok, diğerinde bir yıl dahil.
  • Strateji payı: keşif, hedef belirleme ve dönüşüm planı yapılıp yapılmaması.

Son madde bence en kritik olanı. Sadece "güzel görünen" bir site ile ziyaretçiyi müşteriye çeviren bir site aynı emekle çıkmaz. Hedefleri ve ölçümü baştan kurmak için dönüşüm hedefi yazımı okumanızı öneririm.

Öte yandan yüksek fiyat da tek başına kalite göstergesi değildir. Bu yüzden teklifleri rakama göre değil, aynı kapsam listesi üzerinden karşılaştırın. Her teklifi aynı tabloya dökmek, farkın gerçekte nereden geldiğini birkaç dakikada gösterir.

Ucuz teklifte hangi gizli maliyetler çıkabilir?

Ucuz teklif her zaman kötü değildir; ancak eksik kalemleri sonradan ödeme riski taşır. Sahada en sık karşılaştığım gizli maliyetler şunlardır:

  1. Revizyon sınırı: iki revizyondan sonra her değişiklik ayrı fatura doğurur.
  2. İçerik girişi: metinleri panele sizin girmeniz gerekir.
  3. Lisans sahipliği: tema veya eklenti lisansı teklifi verenin hesabında kalır.
  4. Hosting bağımlılığı: siteyi başka sunucuya taşımanızı zorlaştıran bir kurgu kurar.
  5. Eksik yönlendirmeler: eski sitenin sayfaları 404 verir ve trafik kaybedersiniz.
  6. Bakımsızlık: kimse güncellemeleri takip etmez; bir süre sonra güvenlik açığı oluşur.

Bu kalemlerin bir kısmı ilk yıl ortaya çıkmaz. Ancak ikinci yılda bir güvenlik sorunu ya da sıralama kaybı olarak geri döner ve toplam maliyeti ilk teklifteki farkın çok üzerine çıkarabilir.

Bu nedenle teklifi imzalamadan önce "Proje bittikten sonra bir değişiklik istersem ne olur?" ve "Siteyi başka birine devretmek istersem neleri teslim alırım?" sorularını mutlaka sorun. Net cevap veremeyen bir teklif, ucuz görünse bile risklidir.

Bütçenizi nasıl planlamalısınız?

Bütçeyi planlarken ilk adım, sitenin iş hedefini belirlemektir. Teklif toplamak mı, bayi bulmak mı, işe alım yapmak mı, yoksa sadece güven vermek mi? Hedef netleşince hangi kalemin "olmazsa olmaz" olduğu da netleşir.

Benim önerdiğim sıralama şöyle:

  1. İş hedefini ve ölçeceğiniz dönüşümü yazın.
  2. Olmazsa olmaz sayfa ve fonksiyonları listeleyin.
  3. Sonraki faza bırakılabilecek özellikleri ayırın.
  4. Üç yıllık toplam maliyeti hesaplayın.
  5. Yayın sonrası pazarlama bütçesini de ayrı bir satır olarak ekleyin.

Son maddeyi birçok firma atlıyor. Site yayına girdiğinde trafik kendiliğinden gelmez; SEO ya da reklam için ayrı bir bütçe gerekir. Reklam tarafını planlıyorsanız Google Ads bütçesi yazım yol gösterici olur. Organik tarafta ise sonuçların zaman aldığını bilmek gerekir; SEO ne kadar sürede sonuç verir yazısında bunu açtım.

Kısacası sitenin kendisine ayırdığınız bütçe ile ona trafik getirecek bütçeyi birlikte düşünün.

Teklifleri karşılaştırırken hangi soruları sormalısınız?

Teklif karşılaştırmayı kolaylaştıran şey, herkese aynı soruları sormaktır. Benim müşterilerime önerdiğim kısa liste şu:

  • Fiyata hangi sayfalar ve kaç şablon dahil?
  • Metin, görsel ve çeviri kimin sorumluluğunda?
  • Kaç revizyon hakkı var ve revizyon neyi kapsıyor?
  • Temel teknik SEO ve yönlendirmeler dahil mi?
  • Kaynak kod, tasarım dosyaları ve lisanslar kimde kalacak?
  • Yayın sonrası kaç ay destek var ve bakım ücreti ne kadar?
  • Takvim nedir ve gecikme halinde ne olur?

Bu soruların cevaplarını bir tabloya dökün. Böylece rakamların arkasındaki kapsamı yan yana görürsünüz. Ayrıca referanslara bakmak, özellikle sizin sektörünüzde benzer işler var mı sorusuna cevap verir; benim çalışmalarımı referanslar sayfasında inceleyebilirsiniz.

Üstelik bu soruları sorduğunuzda teklifi verenin nasıl bir iletişim kurduğunu da görürsünüz. Net ve yazılı cevap veren bir ekip, proje sırasında da aynı netliği gösterir. Cevapları geciken ya da belirsiz kalan bir teklif ise proje sürecinde de benzer bir tablo çizer.

Fiyatı düşürmek için kapsamı nasıl daraltabilirsiniz?

Bütçeniz kısıtlıysa kaliteden değil kapsamdan kısmak daha sağlıklıdır. Yani her şeyi yarım yapmak yerine, daha az şeyi tam yapmayı seçin.

Sahada işe yarayan yöntemler şunlardır: sayfa sayısını ilk fazda azaltmak, tekrarlanan şablonları artırmak, çok dilli yapıyı altyapıda hazırlayıp ikinci dili sonra açmak ve entegrasyonları ölçüm verisi gelene kadar ertelemek. Örneğin CRM entegrasyonu yerine ilk aşamada form bildirimlerini e-postaya yönlendirmek birçok firma için yeterlidir.

Öte yandan kısılmaması gereken kalemler de var. Mobil uyum, temel hız ayarı, güvenlik ve doğru yönlendirmeler bunların başında gelir. Mobil taraf özellikle kritiktir; tasarımın mobil öncelikli kurgulanması için mobil öncelikli tasarım yazımı okuyabilirsiniz.

Kısacası fazlara bölmek, bütçeyi korurken sitenin temelini sağlam tutmanın en pratik yoludur. Üstelik ilk fazın ölçüm verisi, ikinci fazda neye para harcamanız gerektiğini de gösterir.

Kurumsal web sitesi fiyatları için son tavsiyem nedir?

Kurumsal web sitesi fiyatları, bir etiket değil bir kapsam belgesidir. Rakama bakmadan önce kalemleri, maliyet modelini ve yıllık giderleri okuyun. Böylece ucuz görünen ama pahalıya patlayan tekliflerden, gereksiz yere büyüyen kapsamlardan da korunursunuz.

Benim kendi yaklaşımım şu: önce hedefi konuşurum, sonra kapsamı yazarım, en son fiyat veririm. Bu sıralama hem sizin hem benim için sürprizi azaltır. Siz de teklif alırken aynı sırayı talep edin.

Projeniz için kapsam çıkarmak ya da elinizdeki teklifleri birlikte okumak isterseniz iletişim sayfasından bana ulaşabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Kurumsal web sitesi yaptırmak ne kadar tutar?
Kesin bir rakam yok, çünkü fiyat sayfa sayısı, tasarım yaklaşımı, içerik, dil sayısı ve entegrasyonlara göre değişiyor. Aynı sayfa sayısında iki teklif kat kat farklı olabilir. En sağlıklı yol, kapsamı yazıya döküp birden fazla teklifi aynı kalem listesi üzerinden karşılaştırmaktır. Güncel paketlerim paketler sayfasında yer alıyor.
Hazır tema mı özel tasarım mı daha mantıklı?
Bütçesi kısıtlı ve hızlı yayına çıkmak isteyen küçük işletmeler için hazır tema makul bir başlangıçtır. Farklılaşması gereken, kurumsal kimliği güçlü firmalar için ise özel tasarım daha doğru bir yatırımdır. Hazır temanın sonradan özelleştirme maliyeti, çoğu zaman aradaki farkı kapatır; bu yüzden karar verirken üç yıllık toplam maliyete bakın.
Web sitesinin yıllık giderleri nelerdir?
Yıllık giderler alan adı yenilemesi, hosting, varsa ücretli tema ve eklenti lisansları, kurumsal e-posta ve bakım hizmetinden oluşur. SSL sertifikasını birçok hosting firması ücretsiz verir. Bu kalemleri kurulum ücretinden ayrı yazdırmanızı öneririm; böylece ilk yıl ucuz görünen teklifin sonraki yıllardaki maliyetini de görürsünüz.
Teklifte SEO dahil olmalı mı?
Temel teknik SEO mutlaka dahil olmalıdır: temiz URL yapısı, site haritası, meta alanlarının yönetimi, yapısal veri ve eski adreslerden yönlendirmeler. Bu işleri kurulumda yapmak, sonradan yapmaktan hem daha ucuz hem daha temizdir. Düzenli içerik ve bağlantı çalışması ise ayrı bir SEO hizmeti olarak planlanmalıdır.
Web sitesi fiyatını düşürmenin sağlıklı yolu nedir?
Kaliteden değil kapsamdan kısın. İlk fazda sayfa sayısını azaltabilir, tekrarlanan şablonları artırabilir, ikinci dili ve entegrasyonları sonraki faza bırakabilirsiniz. Ancak mobil uyum, hız, güvenlik ve doğru yönlendirmeler gibi temel kalemlerden kısmayın. Bu kalemleri sonradan düzeltmek, baştan doğru yapmaktan çok daha pahalıya gelir ve çoğu zaman trafik kaybıyla birlikte yaşanır.
Sitenin kaynak kodu ve alan adı kime ait olmalı?
Alan adı her zaman firmanızın adına kayıtlı olmalı, kaynak kod ve tasarım dosyalarının teslimi de sözleşmede yazmalıdır. Özellikle aylık abonelik modellerinde sözleşme bittiğinde sitenin size kalıp kalmayacağını baştan netleştirin. Aksi halde çalıştığınız ekibi değiştirmek istediğinizde siteyi sıfırdan yaptırmak zorunda kalabilirsiniz. Bu maddeyi imzadan önce yazılı hale getirmek birkaç dakikanızı alır.
#kurumsal web sitesi#web sitesi fiyatları#web tasarım#teklif karşılaştırma#web sitesi bütçesi#maliyet modelleri
Paylaş:
Talha Aslan
Talha Aslan

Google Partner dijital pazarlama uzmanı. 2012’den beri SEO, Google Ads, web tasarım ve e-ticaret projelerinde sahada; bu blogda gördüğünüz her yazı o deneyimden çıkar.

Sıradaki proje

Projenizi konuşalım.

Aracı yok, katman yok: doğrudan işi yapacak uzmanla konuşursunuz. İlk istişare ücretsizdir; hedefinizi dinler, net bir yol haritasıyla dönerim.

WhatsApp Hemen Ara