Kişisel Veri İstismarı: Reklam SMS'i ve Aramalar Nereye Şikayet Edilir?

Kısa cevap
Kişisel veri istismarı olduğunda reklam SMS'i ve aramaları nereye şikayet edilir?
Kişisel veri istismarında kanal sorunun türüne göre değişir: izinsiz ticari ileti için Ticaret Bakanlığı'nın TİSS sistemine, verinin kaynağı ve silinmesi için önce veri sorumlusuna, sonra KVKK'ya, sızıntı veya yayılma için Cumhuriyet savcılığına başvurursunuz. Önce kanıtı saklayın, ardından doğru kanalı seçin.
Bu rehberi Talha Aslan ve ekibi olarak bir kamu yararı notu şeklinde hazırladık; hizmet tanıtımı içermez. Amacımız, reklam mesajı alan birinin hangi kapıyı çalacağını sakin bir şekilde görmesidir. Yazı hukuki danışmanlık değildir. Somut durumunuz için bir avukata, baroya ya da tüketici kuruluşuna danışın. Süre ve usul değişebilir, bu yüzden güncel halini resmi sayfadan kontrol edin.
Reklam mesajı aldıktan sonra ilk olarak ne yapmalısınız?
Telaş etmenize gerek yok. Çoğu durumda birkaç basit adım, sonraki başvurularınızın tamamını güçlendirir. Üstelik bu adımlar birkaç dakikanızı alır.
- Mesajı silmeyin; ekran görüntüsünü gönderen numara, tarih ve saat görünecek şekilde alın.
- Mesajdaki bağlantıya dokunmayın, çünkü bağlantı sahte bir sayfaya gidebilir.
- Son zamanlarda bu firmaya numara verip vermediğinizi not edin.
- İleti gerçek bir firmadan geliyorsa içindeki ret yolunu kullanın ve ret kaydını saklayın.
- Aşağıdaki tablodan durumunuza uyan kanalı seçin.
- Süreleri takviminize yazın; özellikle TİSS ve KVKK süreleri kısadır.
Dolandırıcılık şüphesi varsa farklı bir yol izlersiniz. Bu durumda güven temasını anlattığımız güven istismarı yapan reklamlar rehberine bakın. Hedefte bir çocuk varsa çocukları istismar eden reklamlar için şikayet yolları yazımız daha uygundur.
Pazarlamada kişisel veri istismarı hangi biçimlerde görülür?
Her rahatsız edici mesaj hukuka aykırı olmayabilir. Yine de bazı kalıplar sık tekrarlanır ve şikayet için güçlü bir başlangıç noktası oluşturur. Şu örnek senaryolara bakın:
- Hiç tanımadığınız bir firmadan gelen kampanya SMS'i veya pazarlama araması.
- Satın alınmış ya da başka bir yerden aktarılmış listeyle ulaşan e-posta.
- Teklif almak için formda verdiğiniz numaranın başka ürünlerin satışında kullanılması.
- Önceden işaretli bir onay kutusuyla toplanan pazarlama izni.
- Reddettiğiniz halde devam eden iletiler.
- Açık rızanız olmadan telefon veya e-posta bilginizle yapılan hedefleme.
Bu liste bir suçlama anlamına gelmez. Örneğin bir firma numaranızı aslında sizden almış olabilir, siz de bunu unutmuş olabilirsiniz. Bu nedenle ilk iş, iddiayı kesin hüküm gibi yazmak değil, olanları tarih sırasıyla belgelemektir.
Hangi durumda hangi kanala başvurmalısınız?
Kanallar birbirinin yerine geçmez; her biri farklı bir soruyu yanıtlar. Ayrıca aynı olayda birden fazla kanalı kullanmanız mümkün olabilir. Şu tablo ilk seçiminizi kolaylaştırır:
| Durum | İlk kanal | Sonraki adım | Süre notu |
|---|---|---|---|
| İzinsiz ticari SMS, arama veya e-posta | İletideki ret yolu ve TİSS | Ticaret il müdürlüğüne dilekçe | İletinin gönderildiği tarihten itibaren üç ay |
| Numaranın nereden alındığını öğrenme veya silme talebi | Veri sorumlusuna yazılı başvuru | KVKK şikayeti | Yanıt için en geç 30 gün; şikayet için 30 ve 60 günlük süreler |
| Reddettiğiniz halde süren iletiler | TİSS | Veri sorumlusuna başvuru ve KVKK | Hizmet sağlayıcının üç iş günü içinde durdurması gerekir |
| Veri sızıntısı, verinin yayılması veya izinsiz paylaşımı | Cumhuriyet savcılığı | Veri sorumlusu ve KVKK | Gecikmeden avukata danışın |
| Şantaj veya ifşa tehdidi | Cumhuriyet savcılığı veya kolluk | Avukat veya baro desteği | Ödeme yapmadan hemen başvurun |
Kısacası, mesajın kendisinden şikayetçiyseniz TİSS, verinin kaderinden şikayetçiyseniz KVKK, suç şüphesi varsa savcılık öne çıkar.
TİSS ile KVKK şikayeti arasındaki fark nedir?
İki yol sık karışır, çünkü ikisi de aynı mesajdan doğabilir. Oysa kişisel veri istismarı şüphesinde sordukları soru farklıdır. TİSS, ticari iletinin kurallara uygun gönderilip gönderilmediğine odaklanır. KVKK ise verinizin hangi hukuki sebeple işlendiğine ve aktarıldığına bakar.
Bu fark uygulamada da görünür. TİSS'e doğrudan başvurabilirsiniz, buna karşılık KVKK için önce veri sorumlusuna gitmeniz gerekir. Süreler de ayrı işler. Dolayısıyla aynı olayda iki takvim tutmak mantıklıdır: birincisi iletinin tarihinden başlayan üç aylık süre, ikincisi veri sorumlusuna başvuru tarihine bağlı süreler. Kişisel veri istismarı iddiası güçlüyse iki yolu birlikte değerlendirin, ayrıntıyı avukatınızla netleştirin.
Kanıtları nasıl saklamalısınız?
Başvuru kurumları somut bilgiyle ilerler. Dolayısıyla kanıtlarınızı en baştan düzenli bir klasörde toplamak işinizi hayli kolaylaştırır. Şu sırayı izleyebilirsiniz:
- Her iletinin ekran görüntüsünü tarih ve gönderen bilgisiyle alın.
- Arama geçmişinden numara, tarih ve saati içeren görüntüyü kaydedin.
- E-postayı silmeden saklayın, tam başlık bilgisini de ayrı bir dosyaya aktarın.
- Ret mesajınızı, yanıtını ve gönderim zamanını not edin.
- Veri sorumlusuna gönderdiğiniz başvurunun kopyasını ve gönderi belgesini tutun.
- Kısa bir zaman çizelgesi hazırlayın: ne oldu, ne zaman oldu, kim yanıt verdi.
Görüşmeyi gizlice kaydetmek ayrı bir hukuki soru doğurabilir. Bu yüzden kayıt yerine görüşme sonrası not almayı tercih edin; kayıt düşünüyorsanız önce avukata sorun. Ayrıca kanıt ararken firmanın sistemine girmeyi veya başkasının hesabını kullanmayı asla denemeyin.
İzinsiz SMS ve aramada TİSS şikayeti nasıl ilerler?
6563 sayılı Kanun ticari elektronik iletiyi geniş tanımlar; telefon, çağrı merkezi, otomatik arama, e-posta ve kısa mesaj bu kapsama girer. Kanunun 6. maddesine göre bu iletileri ancak önceden onay alarak gönderebilirler.
Şikayet için Ticaret Bakanlığı'nın Ticari Elektronik İleti Şikayet Sistemi TİSS'i kullanırsınız. Adresi tiss.ticaret.gov.tr olarak görünür ve sistem e-Devlet ile entegredir. Bakanlığın genel bilgiler sayfasına göre şikayeti portaldan ya da dilekçeyle ticaret il müdürlüğüne iletebilirsiniz.
Süre konusunda dikkatli olun. Aynı sayfa, iletinin gönderildiği tarihten itibaren üç aylık bir süre belirtir. Bu nedenle eski mesajları biriktirmek yerine erken başvurmak daha güvenlidir. Bakanlık şikayetinde amaç idari denetimdir; tazminat veya verinizin silinmesi için ayrıca hukuki yollara ve veri sorumlusuna başvurmanız gerekebilir.
Formu doldururken gönderen numarayı, tarihi ve iletinin metnini eksiksiz yazın. Yorum yerine olguyu aktarın. Örneğin "Bu firmaya hiç numara vermedim" cümlesi, "Beni dolandırıyorlar" cümlesinden çok daha işe yarar.
İYS ne işe yarar ve şikayetin yerini tutar mı?
İleti Yönetim Sistemi yani İYS, ticari elektronik ileti onaylarının alınmasına ve ret hakkının kullanılmasına imkân tanıyan elektronik sistemdir. Ticaret Bakanlığı'nın anlatımına göre vatandaşlar onaylarını tek noktadan görebilir, kontrol edebilir ve ret hakkını kullanabilir. Güncel giriş yolunu İYS'nin ve Bakanlığın resmi sayfasından kontrol edin.
Ancak İYS şikayet kurumu değildir, onay ve ret yönetim aracıdır. Şikayetinizi yine TİSS veya dilekçeyle iletirsiniz. Firmalar açısından teknik ayrıntıları ise İYS ve ticari elektronik ileti izni yazımızda anlattık, burada tekrar etmiyoruz.
Önemli bir ayrıntı daha var: İYS'de kayıt görünmesi, tek başına "Her şey hukuka uygun" anlamına gelmez. Kişisel Verileri Koruma Kurulu, yayımlanan bir karar özetinde İYS kaydını tek başına açık rıza kanıtı olarak yeterli görmemiştir. Yani iki rejim yan yana çalışır ve ticari ileti mevzuatına uymak, kişisel verilerin korunması mevzuatına uyma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
Ret hakkını nasıl kullanırsınız?
6563 sayılı Kanunun 8. maddesi, alıcının dilediği zaman ve gerekçe göstermeden iletiyi reddedebileceğini söyler. Hizmet sağlayıcının da ret bildirimini kolay ve ücretsiz kılması gerekir. Talep ulaştıktan sonra üç iş günü içinde gönderimi durdurmak zorundadır.
Bakanlığın sıkça sorulan sorular metnine göre ret bildirimi, iletinin geldiği kanaldan yapılır. Örneğin SMS ile gelen iletiyi SMS ile reddedersiniz. Bu nedenle mesajın altındaki ret bilgisini okuyun ve gönderim saatini not edin.
Bazı durumlarda onay kuralı farklı işler. Kanun, esnaf ve tacirlere önceden onay almadan ileti gönderilebileceğini söyler; öte yandan esnaf veya tacir ret hakkını kullanırsa onay almadan gönderim sürdürülemez. Ayrıca kamu kurumlarının bilgilendirme iletileri gibi bazı istisnalar da vardır. Dolayısıyla şikayet yazmadan önce iletinin gerçekten ticari olup olmadığına bakın.
Şüpheli bir mesajda ret bağlantısına dokunmak yerine resmi kanalı kullanın. Çünkü sahte iletiler ret bağlantısını da tuzak olarak gösterebilir.
Veri sorumlusundan hangi hakları talep edebilirsiniz?
6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu madde 11, ilgili kişiye bir dizi hak tanır. Pazarlama şikayetlerinde en çok şu başlıklar işinize yarar:
- Verinizin işlenip işlenmediğini ve işlendiyse bilgisini öğrenme.
- İşleme amacını ve amaca uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme.
- Verinin aktarıldığı üçüncü kişileri bilme.
- Kanundaki şartlar çerçevesinde silme veya yok etme isteme.
- Silme işleminin aktarılan üçüncü kişilere bildirilmesini isteme.
- Kanuna aykırı işleme nedeniyle zarar doğduysa giderim talep etme.
Ayrıca Kanunun 10. maddesi, veri sorumlusunun toplama yöntemi ve hukuki sebep hakkında bilgi vermesini öngörür. Bu sayede "Numaramı nereden aldınız?" sorusunu resmi bir başvuruya dönüştürebilirsiniz. Kanunun 5. maddesi ise kural olarak açık rıza arar; yine de aynı maddede başka işleme şartları da yer alır. Bu yüzden firmanın yanıtını okumadan kesin sonuca varmayın.
Veri sorumlusuna başvuruyu nasıl yaparsınız?
Kurum duyurusuna göre başvuruyu yazılı olarak, kayıtlı elektronik posta adresiyle, güvenli elektronik imza veya mobil imzayla, veri sorumlusuna önceden bildirdiğiniz ve kayıtlı e-posta adresinizle ya da başvuru amaçlı bir uygulamayla yapabilirsiniz. Yazılı başvurunuzda imza bulunmalıdır.
Başvuruda adınız, soyadınız, T.C. kimlik numaranız, tebligata esas adresiniz, varsa bildirime esas e-posta adresiniz ve talep konunuz yer alır. Yöntem konusunda KVKK usul şartları duyurusunu okumanızı öneririz. Çünkü rastgele bir e-posta adresinden gönderilen başvuru, sonraki şikayetinizde sorun yaratabilir.
Örnek başvuru metni olarak şu yapıyı kendi bilgilerinizle doldurabilirsiniz:
"Sayın Yetkili, [tarih] tarihinde [numara] numaramdan [firma adı] adına reklam içerikli ileti aldım. 6698 sayılı Kanunun 11. maddesi uyarınca şunları talep ediyorum: numaramı hangi kaynaktan ve hangi hukuki sebeple edindiğinizin, işleme amacınızın, aktarım yaptığınız kişilerin bildirilmesi; açık rıza kaydınız varsa örneğinin paylaşılması; hukuki sebep yoksa verimin silinmesi ve aktarılan kişilere bildirilmesi. Yanıtınızı adresime iletmenizi rica ederim. [Ad soyad, adres, imza]"
Hakaret, tehdit veya ceza vaadi eklemeyin. Sakin ve kısa bir metin, ileride şikayetinize de doğrudan ek olur.
Otuz ve altmış günlük süreler nasıl işler?
Kanunun 13. maddesine göre veri sorumlusu talebi en kısa sürede ve en geç otuz gün içinde sonuçlandırır. Madde 14 ise şikayet süresini düzenler. Kurulun süre hesabına ilişkin duyurusuna göre takvim şöyledir:
- Yanıt 30 gün içinde geldiyse: yanıtı öğrendiğiniz tarihten itibaren 30 gün içinde şikayet edebilirsiniz.
- Hiç yanıt gelmediyse: başvuru tarihinden itibaren 60 gün içinde şikayet edebilirsiniz.
- Yanıt 30 günden sonra geldiyse: yine başvuru tarihinden itibaren 60 gün geçerli olur.
Örnek hesap olarak şunu düşünün: Bir ayın 1'inde başvurdunuz ve hiç yanıt almadınız. Bu durumda 60 günlük sürenizi 1'inden itibaren sayarsınız, otuzuncu günün bitiminden itibaren değil. Dolayısıyla son günü beklemeden hareket edin.
Süre takibi için başvuru tarihinizi kanıtlayın. Kurum, tarihlerin açık ve anlaşılır olmasını istiyor; ayrıca başvuru ile yanıt belgesinin dilekçeye eklenmesini bekliyor. Kurul şikayet tarihinden itibaren altmış gün içinde yanıt vermezse talep reddedilmiş sayılır. Bundan sonraki yargı yolu için avukata danışın.
KVKK'ya şikayeti nasıl yaparsınız?
Madde 14'ün ikinci fıkrası açıktır: veri sorumlusuna başvuru yolunu tüketmeden şikayet yoluna gidemezsiniz. Bu nedenle doğrudan Kuruma giden şikayeti Kurum esasa girmeden reddedebilir. Sırayı şöyle kurun:
- Veri sorumlusuna başvurun ve kanıtını saklayın.
- Yanıtı veya süre dolumunu bekleyin.
- Şikayet metnine konu ve talebinizi açıkça yazın.
- Başvuru belgesini, yanıtı ve iddiayı destekleyen belgeleri ekleyin.
- KVKK Şikayet Modülü'ne e-Devlet ile girin ya da imzalı dilekçe gönderin.
- Konuyu yargıya taşıdıysanız bunu da belirtin.
Kurumun kılavuzuna göre modül üzerinden yalnız kendi adınıza şikayette bulunabilirsiniz; vekil ve veli ya da vasi başvurusu modülden alınmaz. Dilekçede ad, soyad, imza ve iş veya ikametgâh adresi bulunmalıdır. Üstelik Kurul görev alanı dışındaki talepleri incelemez. Örneğin tazminatı Kuruldan değil, genel hükümlere göre yargıdan istersiniz.
Pazarlama araması geldiğinde görüşmede ne söylemelisiniz?
Telefonda uzun bir tartışmaya girmeniz gerekmez. Kısa ve net birkaç soru, sonraki başvurunuz için yeterli bilgiyi sağlar. Örneğin şu soruları sorabilirsiniz:
- Hangi firma adına arıyorsunuz?
- Numaramı hangi kaynaktan aldınız?
- Onayımın tarihini ve kanalını paylaşabilir misiniz?
- Bu numarayı arama listenizden çıkarır mısınız?
Görüşmenin ardından tarih, saat, arayan numara ve duyduğunuz firma adını hemen yazın. Karşı taraf yanıt vermek istemezse tartışmayı uzatmayın, çünkü boşluk da not edilecek bir bilgidir. Ayrıca kimlik numarası, kart bilgisi veya doğrulama kodu paylaşmayın. Doğrulama kodu isteyen bir arayan pazarlama değil, olası bir dolandırıcılık işaretidir. Böyle bir durumda telefonu kapatın ve bankanızı ya da ilgili kurumu kendi bildiğiniz numaradan arayın.
İzinsiz e-postada süreç nasıl değişir?
Hukuki çerçeve aynı kalır, çünkü 6563 sayılı Kanun e-postayı da ticari elektronik ileti sayar. Yine de e-postada kanıt ve ret adımları biraz farklı görünür. İletiyi silmek yerine bir klasöre taşıyın, gönderen adresini ve tam başlık bilgisini saklayın.
Tanıdığınız bir markadan geldiyse iletideki ret bağlantısını kullanabilirsiniz. Tanımadığınız ve şüpheli görünen bir adresten geldiyse bağlantıya dokunmayın, bunun yerine e-posta sağlayıcınızın gereksiz bildirme aracını kullanın. Ardından kanıtınızla TİSS'e başvurun.
E-posta adresinizin nereden alındığını öğrenmek istiyorsanız yine veri sorumlusuna başvurursunuz. Üstelik birden fazla adres kullanıyorsanız bu size ipucu da verir. Örneğin yalnız bir üyelikte kullandığınız adrese reklam geliyorsa bu bilgiyi başvurunuza yazın. Yine de bu bir ipucudur, kesin kanıt değildir. Bu yüzden iddianızı "büyük olasılıkla" diye değil, gözlem olarak aktarın.
Açık rıza olmadan hedefleme yapıldığını nasıl anlarsınız?
Hedefleme kullanıcı tarafında her zaman net görünmez. Bu nedenle reklam görmekten yola çıkarak kesin bir sonuca varmak zordur. Yine de reklam platformlarının ayarlarında genellikle bir reklamı neden gördüğünüze dair açıklama ve tercih bölümü bulunur. Platformun güncel yardım sayfasından ilgili bölümü bulabilirsiniz.
Örnek senaryo: Yalnız bir firmaya verdiğiniz telefon numarası veya e-posta ile o firmanın reklamlarını görmeye başladınız. Bu durumda yapacağınız şey basittir: veri sorumlusuna başvurup verinizin reklam hedeflemesi amacıyla işlenip işlenmediğini, hangi hukuki sebebe dayandığını ve hangi üçüncü kişilere aktarıldığını sormak.
Kanun, üçüncü kişilere aktarımı açık rıza veya belirli şartlara bağlar. Dolayısıyla firmanın yanıtı, sonraki şikayetiniz için temel belge olur. Bunun yanında platform ayarlarından reklam tercihlerinizi düzenleyebilir, ilgili reklamı bildirebilirsiniz. Bu iki yol birbirini engellemez.
Şikayet metninde hangi hatalardan kaçınmalısınız?
İyi bir hak talebi bile eksik başvuru yüzünden sonuçsuz kalabilir. Kurum duyurusunda da belirtilen usul eksikleri, başvuru sürecinin en kolay önlenen sorunlarıdır. Şunlara dikkat edin:
- Belli bir konu ve talep yazmadan genel şikayet göndermek.
- Adres, imza veya kimlik bilgisini eksik bırakmak.
- Veri sorumlusuna başvuru kanıtını eklememek.
- Tarihleri belirsiz bırakmak veya başvuru tarihini kanıtlayamamak.
- Kurumun görev alanı dışındaki talepleri aynı metne eklemek.
- Konunun yargıya taşındığını belirtmemek.
Ayrıca üçüncü kişilerin bilgilerini gerekmedikçe metne koymayın. Örneğin başka bir müşterinin mesajını kanıt yerine eklemeyin. Metni bir sayfada tutmak da işe yarar. Böylece okuyan görevli olayı, talebi ve belgeleri hızla görür.
Satın alınmış liste ve başka amaçla kullanılan numara kişisel veri istismarı sayılır mı?
Her olayı kendi koşullarıyla değerlendirirsiniz; yine de Kurul'un yaklaşımı yol göstericidir. Kurulun reklam iletilerine ilişkin ilke kararı, açık rıza alınmadan veya başka işleme şartı bulunmadan SMS, arama ve e-posta ile reklam yapılmasının derhal durdurulmasını ister. Karar, veri işleyenleri de kapsar.
Bu nedenle bir firmanın listeyi "satın aldık" demesi kendisini otomatik olarak korumaz. Kanunun 8. maddesi aktarımı da şartlara bağlar. Karar ayrıca verilerin hukuka aykırı elde edilmiş olabileceği durumlarda savcılığa ihbarı öngörür.
Formda verilen numara senaryosu da benzer bir sorudur. Kanun, işleme amacının belirli olmasını ister. Örnek senaryo: Bir teklif formunu doldurdunuz, sonra aynı numaraya alakasız ürün mesajları gelmeye başladı. Burada sormanız gereken soru şudur: "Hangi amaçla ve hangi izinle?" Bunu veri sorumlusuna başvuruda doğrudan yazın.
Ticari reklam kurallarındaki değişiklikler ise ayrı bir alandır. Yürürlükteki metnin reklam tarafını ticari reklam yönetmeliği yazımızda özetledik.
Ön işaretli kutu ve karanlık desen onay sayılır mı?
Kanunun 3. maddesi açık rızayı belirli bir konuya ilişkin, bilgilendirilmeye dayanan ve özgür iradeyle açıklanan rıza olarak tanımlar. Kurumun rehberleri de kişinin olumlu iradesini göstermesi gerektiğine vurgu yapar. Önceden işaretli bir kutuda bu olumlu davranışın nerede olduğu sorusu haklı olarak gündeme gelir.
Karanlık desenlerde de benzer bir tablo görürsünüz. Örneğin onay kutusu gizlenmiş, ret seçeneği saklanmış ya da pazarlama izni üyeliğin zorunlu şartı gibi sunulmuş olabilir. Kurul'un SMS doğrulama kodu ilke kararı, farklı işlemler için ayrı seçenek sunulmasını ister. Ayrıca ticari ileti onayının ürün veya hizmetin zorunlu unsuru gibi sunulmamasını belirtir.
Peki kullanıcı olarak ne yapabilirsiniz? Formun ekran görüntüsünü alın, kutunun varsayılan halini gösterin ve tarihini not edin. Ardından başvurunuzda açık rıza kaydının örneğini isteyin. Kesin nitelendirmeyi Kurula bırakın. Form tarafında doğru tasarımı merak eden markalar randevu ve teklif formu tasarımı yazımıza bakabilir.
Veri sızıntısı veya yayılmada savcılığa ne zaman gitmelisiniz?
Olay pazarlama izninin ötesine geçtiyse ceza hukuku devreye girebilir. Türk Ceza Kanunu madde 135 hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetmeyi, madde 136 ise hukuka aykırı olarak başkasına vermeyi, yaymayı veya ele geçirmeyi düzenler. Kanunun 138. maddesi verileri yok etmeme halini ele alır.
Şu durumlarda savcılığı daha ciddi şekilde düşünün:
- Verilerinizin bir listede satıldığını veya internette yayıldığını belgeleyebiliyorsunuz.
- Bir firma sızıntı bildiriminde bulundu ve ardından hedefli mesajlar başladı.
- Size hiç vermediğiniz bilgilerle ulaşıyorlar ve kaynağı açıklamıyorlar.
Suç duyurusunda da yalnız bildiğiniz olguyu yazın. Şüpheli diye kimseyi kamuya açık biçimde işaret etmeyin. Ayrıca sızıntı varsa kurumun durumu Kurula ve ilgiliye bildirme yükümlülüğü de bulunur; Kanunun 12. maddesi bunu düzenler. Yine de bu bildirimi beklemek zorunda değilsiniz. Avukat ya da baro desteği süreci sizin için netleştirebilir.
Şantaj veya ifşa tehdidi gelirse ne yapmalısınız?
Kısa cevap: ödeme yapmayın ve savcılığa gidin. Türk Ceza Kanunu madde 107 şantajı ayrı bir suç olarak düzenler. Para veya başka bir çıkar karşılığında "Verileri yayarız" diyen kişiye ödeme yapmak sorunu bitirmez; aksine yeni talepler getirebilir.
- Tehdit mesajlarını silmeden kaydedin.
- Gönderenle pazarlığa girmeyin, karşı tehdit savurmayın.
- Hesaplarınızın şifrelerini değiştirin ve iki adımlı doğrulamayı açın.
- Bankanızla ilgili bir risk varsa bankanızı doğrudan arayın.
- Cumhuriyet savcılığına veya kolluğa başvurun.
Görüntü veya özel içerik söz konusuysa utanç duymayın, çünkü suçlu siz değilsiniz. Barolar da bu konuda size yol gösterebilir. Bu tür olaylarda yapılacak en iyi şey, kişisel iletişimi kesip resmi kanala geçmektir.
Hangi yollardan uzak durmalısınız?
Haklı olmanız her yöntemi meşru kılmaz. Üstelik bazı tepkiler sizi de zor duruma sokabilir. Bu yüzden şunlardan kaçının:
- Firma çalışanının adını, telefonunu veya adresini sosyal medyada paylaşmak.
- Kendi başınıza soruşturma yürütüp sahte müşteri kimliğiyle bilgi toplamak.
- Başkasının hesabına, paneline veya CRM sistemine girmeyi denemek.
- Gönderen numarayı arayıp tehdit etmek ya da karşı tehdit göndermek.
- Para karşılığı "numaranızı listeden sildiririz" diyen tanımadık kişilere ödeme yapmak.
- Sahte belge veya abartılı beyanla başvurmak.
Platform içi engelleme ve bildir seçeneklerini yine de kullanın, çünkü bunlar başvurunuza zarar vermez. Örneğin mesajlaşma uygulamasının spam bildir özelliği veya e-posta sağlayıcısının gereksiz işaretleme aracı ek bir koruma sağlar. Ancak bunlar resmi şikayetin yerini tutmaz. WhatsApp tarafında işletme kurallarını merak ediyorsanız WhatsApp pazarlama mesajları rehberine bakabilirsiniz.
Bir marka olarak kişisel veri istismarı riskini nasıl önlersiniz?
Bu rehberin okuru yalnız şikayetçi değildir. Bir pazarlama ekibi olarak en sık gördüğümüz risk, kötü niyetten çok dağınık süreçlerden doğar. Şu temel adımları önerebiliriz:
- İzni amaca göre ayrı toplayın; üyelik ve pazarlama onayını birleştirmeyin.
- Kutuları boş bırakın ve kullanıcının kendisinin işaretlemesini sağlayın.
- Onayın tarihini, kaynağını ve metnin sürümünü kaydedin.
- Liste satın almayın; ortak veya aracı listelerini de aynı şüpheyle değerlendirin.
- Ret ve silme taleplerini tek bir yerde toplayın ve süreleri izleyin.
- Reklam hedefleme için müşteri listesi yüklemeden önce hukuki sebebi kontrol edin.
Ayrıca gönderim tarafında teknik düzen de önemlidir; bu konuyu e-posta teslimat rehberimizde ele aldık. Kayıt ise hepsinden önemlidir, çünkü onayı kanıtlayamayan firma zor durumda kalır. Site tarafındaki temel düzeni KVKK uyumlu web sitesi yazımızda özetledik. Hukuki metinler için kendi avukatınızla ve veri koruma danışmanınızla çalışın.
Bu rehberin sınırı nedir ve kimden destek almalısınız?
Burada anlattıklarımız genel bilgilendirmedir, hukuki danışmanlık değildir. Kanun, yönetmelik ve Kurul uygulaması zaman içinde değişebilir. Bu nedenle her süreyi ve usulü başvurudan önce resmi sayfadan kontrol edin. Dava veya şikayet sonucu için de bir garanti veremeyiz; sonucu ilgili kurum ve mahkeme belirler.
Somut durumunuzda ücretsiz veya düşük maliyetli destek için önce bulunduğunuz yerin barosunu, tüketici kuruluşlarını ve avukatları düşünebilirsiniz. Örneğin bir tazminat talebi veya suç duyurusu planlıyorsanız bir avukatın metni gözden geçirmesi süreci kısaltır. Kısacası, kanıtı saklayın, süreyi kaçırmayın ve doğru kanala sakin bir dille başvurun.
Temel rehber: Dijital Pazarlama Nedir? Türleri, örnekleri ve nasıl yapıldığı, beynin içinden geçen etkileşimli bir filmle tek sayfada.



