SEO

Googlebot Bir Sayfayı Neden Daha Az Taramaya Başlar? Tarama Sıklığı Düşüşünün Nedenleri

Talha Aslan 15 dakikalık okuma 1 görüntülenme

Search Console grafiğinde tarama sıklığı birden düştüyse bu çoğu zaman bir ceza değil, bir sinyaldir. Googlebot sitenize ya daha az gelebildiği için ya da daha az gelmek istediği için seyrekleşir. Bu yazıda iki tarafı da ayırıyor, Google'ın resmi belgelerine dayanarak düşüşün kaynağını nasıl bulacağınızı adım adım anlatıyorum.

Tarama sıklığı neden düşer, Googlebot bir sayfayı neden daha az tarar?

Tarama sıklığı, Googlebot'un bir sayfayı belirli bir sürede kaç kez istediğini gösterir. Düşüşün iki kaynağı vardır: sunucunuz yavaşladığı ya da hata verdiği için Google tarama kapasitesini kısar veya sayfanın değişmediğini, popüler olmadığını ya da kopya olduğunu düşündüğü için tarama talebini azaltır.

Yani önce "Google gelemiyor mu, yoksa gelmek mi istemiyor?" sorusunu cevaplamanız gerekir. İlk durum teknik bir sorundur ve genellikle birkaç gün içinde düzelir. İkinci durum ise içerik, site mimarisi ve kalite ile ilgilidir; çözümü daha uzun sürer.

Deneyimime göre panik anında en sık yapılan hata, iki durumu karıştırmaktır. Sunucu sorunu yaşayan bir site sahibi içerik yazmaya başlar, kalite sorunu yaşayan biri ise sunucu değiştirir. Bu nedenle teşhisi veriyle yapmanız, tahminle değil, en kısa yoldur.

Googlebot tarama sıklığını hangi iki güce göre belirler?

Google, büyük siteler için tarama bütçesi rehberinde tarama bütçesini iki parçaya ayırır: tarama kapasitesi sınırı ve tarama talebi. Bütçe, Google'ın tarayabildiği ve taramak istediği URL kümesidir.

Tarama kapasitesi sınırı, sunucunuzu yormadan açabileceği eş zamanlı bağlantı sayısı ve istekler arası bekleme süresiyle ilgilidir. Google bu sınırı şu etkenlere göre ayarlar:

  • Tarama sağlığı: Site bir süre hızlı ve tutarlı yanıt verirse sınır yükselir; yavaşlarsa ya da sunucu hatası verirse düşer.
  • Google'ın kendi kaynakları: Google'ın makineleri sonsuz değildir, bu yüzden taramayı web genelinde önceliklendirir.

Tarama talebi ise Google'ın bir sayfayı ne kadar istediğini anlatır. Rehber bunu üç etkene bağlar:

  • Algılanan envanter: Kopya ya da gereksiz URL'ler taramanın zamanını boşa harcar.
  • Popülerlik: İnternette daha popüler URL'leri Google daha sık tarar.
  • Bayatlık: Sistemler, değişiklikleri yakalayacak sıklıkta yeniden tarar.

Dolayısıyla tarama sıklığı düştüğünde bu iki kolun hangisinin kırıldığını ayırmak, doğru çözüme giden ilk adımdır.

Sunucu yavaşladığında Googlebot neden geri çekilir?

Googlebot'un temel ilkesi, sitenizi taramak için sitenizi çökertmemektir. Yanıt süresi uzadığında Google bunu "sunucu zorlanıyor" diye okur ve eş zamanlı bağlantı sayısını azaltır. Sonuç olarak aynı gün içinde daha az URL'ye ulaşır.

Bu geri çekilme sessiz olur; size bir uyarı gelmez. Ancak Tarama İstatistikleri raporunda ortalama yanıt süresi yükselirken toplam tarama isteği düşüyorsa aradaki bağı büyük ihtimalle bulmuşsunuzdur.

Sahada sık gördüğüm yavaşlama nedenleri şunlardır:

  • Paylaşımlı hostingde komşu sitelerin kaynak tüketmesi
  • Önbelleği olmayan, her istekte veritabanına giden dinamik sayfalar
  • Gece çalışan yedekleme ya da toplu içe aktarma işleri
  • Bot koruması veya güvenlik duvarının Googlebot isteklerini yavaşlatması

Sunucu tarafını güçlendirmek için hosting seçerken nelere bakmanız gerektiğini anlattığım yazıya göz atabilirsiniz. Ayrıca sayfa hızının sıralamaya etkisini site hızı ve SEO yazısında ayrıntılı ele aldım. Kısacası hızlı sunucu, daha cömert bir tarama kapasitesi demektir.

5xx, 429 ve 503 yanıtları taramayı nasıl etkiler?

Google'ın tarama hızını azaltma belgesi bu konuda açıktır: 500, 503 veya 429 durum kodu döndürmek Googlebot'un taramayı yavaşlatmasına yol açar. Google bu kodları acil durumlarda bilerek kullanmanızı bile önerir, ancak 1 ile 2 günden uzun sürdürmemenizi ister.

Sorun şurada başlar: bu kodları siz bilerek değil, sunucunuz kendiliğinden veriyorsa tarama sıklığı haftalarca baskı altında kalır. Belge ayrıca Googlebot aynı URL'de bu hataları birkaç gün boyunca görürse URL'nin dizinden düşebileceğini söyler.

Pratikte en tehlikeli senaryo, bot koruma eklentisinin Googlebot'a 429 döndürmesidir. Site sahibi tarayıcıda her şeyi normal görür; oysa Google her gün daha az sayfa ister. Bu yüzden güvenlik kurallarını değiştirdikten sonra Googlebot isteklerinin yanıt kodlarını mutlaka kontrol etmenizi öneririm.

Sitenin dışarıdan erişilebilir olup olmadığını hızlıca görmek için site çöktü mü aracını kullanabilirsiniz. Yine de asıl kanıtı sunucu kayıtları verir; o konuya aşağıda geleceğim.

robots.txt dosyasına ulaşılamazsa ne olur?

robots.txt, Googlebot'un sitenize girerken okuduğu ilk dosyadır. Google'ın robots.txt belgesine göre bu dosya 5xx hata verirse Google ilk 12 saat boyunca siteyi taramayı durdurur ve dosyayı yeniden almaya çalışır.

Sonraki 30 gün içinde Google, dosyanın en son başarılı sürümünü kullanır ve yeni sürümü denemeye devam eder. 30 günün sonunda site genel olarak erişilebilirse robots.txt yokmuş gibi davranır; genel erişim sorunu sürüyorsa taramayı durdurabilir.

Buna karşılık 429 dışındaki 4xx hataları Google, geçerli bir robots.txt yokmuş gibi yorumlar. Yani 404 veren bir robots.txt taramayı durdurmaz, ama 503 veren bir robots.txt durdurur. Bu ayrım, küçük görünen bir sunucu ayarının neden bütün siteyi etkileyebildiğini açıklar.

Ayrıca Google robots.txt içeriğini genellikle 24 saate kadar önbellekte tutar. Bu nedenle yanlışlıkla kapattığınız bir dizini düzelttiğinizde etkinin hemen görünmemesi normaldir. Kuralları sıfırdan ve hatasız kurmak için robots.txt oluşturucu iyi bir başlangıç noktasıdır.

Sayfanın popülerliği tarama talebini nasıl değiştirir?

Google, internette daha popüler olan URL'leri daha sık tarar. Popülerlik burada yalnız ziyaretçi sayısı değildir; dış bağlantılar, site içindeki bağlantılar ve sayfanın genel önemi de bu algıyı besler.

Örneğin bir kampanya sayfası yayına girdiği hafta ana sayfadan, menüden ve sosyal medyadan bağlantı alır. Kampanya bitince bu bağlantılar kalkar ve sayfa derinlere iner. Bunun sonucunda Googlebot o sayfayı daha seyrek ziyaret etmeye başlar; bu, sistemin beklenen davranışıdır.

Benim gözlemim şudur: tarama sıklığı düşen sayfaların önemli bir bölümü, aslında site içinde yetim kalmış sayfalardır. Menüden çıkarılmış, kategori sayfasında 10. sayfaya itilmiş ya da hiçbir yazıdan bağlantı almayan içerikler zamanla unutulur.

Bu yüzden önemli sayfalarınıza düzenli ve bağlamlı iç bağlantı vermek, popülerlik sinyalini site içinden güçlendirmenin en ucuz yoludur. Nasıl kurgulayacağınızı iç linkleme stratejisi yazısında örneklerle anlattım.

İçerik güncellenmiyorsa Google neden daha seyrek gelir?

Google'ın tarama talebini belirleyen üçüncü etken bayatlıktır. Sistemler bir sayfayı, üzerindeki değişiklikleri yakalayacak kadar sık yeniden tarar. Sayfa aylardır aynı kalıyorsa Google'ın sık gelmesine gerek kalmaz.

Bu durum her zaman sorun değildir. Hakkımızda sayfası ya da gizlilik politikası gibi sabit sayfaların seyrek taranması son derece doğaldır. Asıl endişe, sık güncellediğiniz halde Google'ın bunu fark etmediği sayfalardır.

Böyle bir durumda şunu kontrol edin: gerçekten anlamlı bir değişiklik yapıyor musunuz, yoksa yalnız tarih mi güncelliyorsunuz? Tarihi değiştirip metne dokunmamak, Google'ın güncelleme sinyaline duyduğu güveni zayıflatabilir.

Öte yandan XML site haritanızı güncel tutmak, değişen sayfaları Google'a duyurmanın resmi yoludur. Google rehberi de site haritalarını güncel tutmayı en iyi uygulamalar arasında sayar. Temiz bir harita üretmek için XML sitemap oluşturucu aracından yararlanabilirsiniz.

Kopya URL'ler ve parametreler tarama bütçesini nasıl tüketir?

Algılanan envanter, tarama talebinin en çok ihmal edilen parçasıdır. Google rehberi, kopya ya da gereksiz URL'lerin tarama zamanını boşa harcadığını açıkça söyler. Siteniz Google'a on bin adres gösteriyor ama bunların yalnız bin tanesi özgünse, Googlebot vaktinin büyük kısmını boşa harcar.

Bu şişmenin en yaygın kaynakları şunlardır:

  1. Filtre ve sıralama parametreleri (renk, beden, fiyat, sıralama)
  2. Oturum kimliği veya takip parametresi içeren URL'ler
  3. Sonsuz sayfa üreten takvim ve arşiv yapıları
  4. Aynı ürünün birden çok kategori yolunda görünmesi
  5. Site içi arama sonuç sayfaları

Google'ın tarama hızı belgesi de aşırı taramanın sık nedenleri arasında filtreli gezinmeyi ve takvim yapılarını sayar. Yani sorun bazen "az tarama" değil, önemli sayfalar yerine önemsiz sayfaların taranmasıdır.

Büyük e-ticaret sitelerinde bu yapıyı baştan doğru kurmak kritik; büyük sitelerde kategori yapısı yazısı bu konuda tamamlayıcı bir kaynaktır.

Kanonik etiket ve yönlendirme zincirleri tarama sıklığını düşürür mü?

Kanonik etiket tek başına tarama sıklığını düşürmez, ama sinyal verdiği şeyi etkiler. Bir sayfayı başka bir adresin kopyası olarak işaretlerseniz Google o adresi zamanla daha az önemli görür ve daha seyrek ziyaret eder. Bu çoğu durumda istediğiniz sonuçtur.

Sorun, kanonik etiketin yanlış yere işaret ettiği durumlarda başlar. Örneğin sayfalı listelerin hepsi ilk sayfayı kanonik gösteriyorsa, 2. ve sonraki sayfalardaki ürünler keşif yolunu kaybedebilir. Bunun sonucunda o ürünlerin tarama sıklığı da düşer.

Yönlendirme zincirleri ise daha doğrudan bir israftır. Google rehberi uzun yönlendirme zincirlerinden kaçınmayı önerir, çünkü her ara adım tarama sürecine ek yük bindirir. Site taşıma ya da HTTPS geçişinden kalan üç halkalı zincirler, sahada en sık karşılaştığım sorunlardan biridir.

Zincirleri tek tek görmek için yönlendirme denetleyici aracına bir URL girmeniz yeterlidir. Böylece her halkanın durum kodunu ve varış adresini görür, zinciri tek adıma indirebilirsiniz.

Soft 404 ve ince içerik taramayı neden azaltır?

Soft 404, sayfanın aslında boş ya da yok olduğu halde sunucunun 200 kodu döndürdüğü durumdur. Google rehberi, soft 404 sayfalarının taranmaya devam ettiğini ve bütçenizi boşa harcadığını açıkça belirtir. Kaldırdığınız sayfalar için 404 veya 410 döndürmenizi önerir.

E-ticarette tipik örnek, stoğu biten ve içeriği "ürün bulunamadı" yazısına dönen ürün sayfalarıdır. Yüzlerce böyle sayfa Google'a "bu sitede çok sayıda değersiz adres var" izlenimi verir. Dolayısıyla algılanan envanter kalitesi düşer.

İnce içerik de benzer bir etki yaratır. Birbirine çok benzeyen, birkaç cümlelik sayfalar Google için tarama talebi yaratmaz. Google değer bulmadığı sayfaya sık dönmez; bu mantıksal olarak da beklenen bir tepkidir.

Çözüm genellikle üç yoldan geçer: gereksiz sayfayı kaldırıp doğru durum kodunu vermek, benzer sayfaları tek güçlü sayfada birleştirmek ya da sayfayı gerçekten yararlı hale getirmek. Kırık bağlantıları tespit etmek için kırık link kontrolü aracını da kullanabilirsiniz.

İç bağlantı ve site derinliği taramayı nasıl etkiler?

Googlebot yeni ve güncellenen sayfaları büyük ölçüde bağlantıları izleyerek bulur. Ana sayfadan beş altı tık uzaktaki bir sayfa, iki tık uzaktaki bir sayfaya göre daha az keşif fırsatı yakalar. Bu nedenle site derinliği, tarama sıklığını dolaylı ama güçlü biçimde etkiler.

Sık gördüğüm bir örnek: blog yazıları yalnız tarih sırasıyla listelenir ve eski yazılar 20. sayfaya kadar iner. Bu yazılara başka hiçbir yerden bağlantı gitmez. Sonuç olarak Google onları aylarca ziyaret etmez, oysa bazıları hâlâ trafik getirebilecek içeriklerdir.

Bu durumu düzeltmek için şunları deneyebilirsiniz:

  • Kategori ve etiket sayfalarını gerçek bir konu merkezine dönüştürün.
  • Yeni yazılardan ilgili eski yazılara bağlamlı bağlantı verin.
  • Önemli sayfaları menüde veya alt bilgi alanında tutun.
  • Sayfalı listelerde önemli içerikleri ilk sayfalara yakın konumlandırın.

Böylece hem kullanıcı hem Googlebot aynı yollardan önemli sayfalarınıza daha kolay ulaşır.

Search Console Tarama İstatistikleri raporunda nelere bakmalısınız?

Tarama İstatistikleri raporu, Search Console'da Ayarlar bölümünün altında yer alır. Rapor son 90 günün verisini gösterir ve yalnız kök düzeydeki mülklerde kullanılabilir. Yani alt klasör olarak eklediğiniz bir mülkte bu raporu göremezsiniz.

Raporun üst kısmında üç temel ölçüm vardır:

  • Toplam tarama isteği: Başarılı ya da başarısız tüm istekler.
  • Toplam indirme boyutu: Tarama sırasında indirilen bayt miktarı.
  • Ortalama yanıt süresi: Getirilen kaynakların ortalama yanıt süresi.

Bunlara ek olarak ana makine durumu bölümü, robots.txt getirme, DNS çözümleme ve sunucu bağlantısı başlıklarında sorun olup olmadığını gösterir. Burada kırmızı bir durum görüyorsanız tarama sıklığı düşüşünün nedeni büyük ihtimalle tekniktir.

Raporu okurken tek bir güne değil, eğilime bakın. Yanıt süresi artarken istek sayısı düşüyorsa sorun kapasite tarafındadır. Yanıt süresi sabitken istek sayısı düşüyorsa talep tarafına bakmanız gerekir. Search Console'u daha geniş açıdan tanımak isterseniz Google Search Console rehberi işinizi görecektir.

Tarama isteklerini yanıt koduna ve amaca göre nasıl okursunuz?

Tarama İstatistikleri raporu istekleri dört açıdan kırılıma ayırır: yanıt koduna, dosya türüne, tarama amacına ve Googlebot türüne göre. Teşhisin asıl değeri bu kırılımlardadır.

Yanıt kodu kırılımında 5xx oranının artması, kapasite sorununun en net kanıtıdır. 301 oranının yüksek olması ise sitede hâlâ eski adreslere bağlantı verdiğinizi gösterir. 404 oranı da kaldırılan sayfaların doğru temizlendiğini ya da kırık bağlantıların çoğaldığını anlatır.

Amaç kırılımı ise keşif ve yenileme olarak ikiye ayrılır. Keşif, Google'ın daha önce taramadığı URL'leri; yenileme, bildiği URL'leri yeniden istemesini anlatır. Keşif payı düşüyorsa Google yeni sayfalarınızı bulamıyor olabilir; yenileme payı düşüyorsa mevcut sayfalarınıza olan ilgisi azalmıştır.

Dosya türü kırılımı da önemlidir. Örneğin isteklerin büyük kısmı JavaScript veya görsel dosyalarına gidiyorsa HTML sayfalarınız daha az pay alıyor olabilir. Googlebot türü kırılımında ise akıllı telefon tarayıcısının payını izlemeniz yeterlidir; mobil öncelikli dizinlemede asıl rol ondadır.

Sunucu logları tarama sıklığı hakkında ne söyler?

Search Console size Google'ın gözünden bir özet sunar; sunucu logları ise her isteğin ham kaydını tutar. Hangi URL'ye, hangi gün, hangi yanıt koduyla ve ne kadar sürede yanıt verdiğinizi yalnız loglar gösterir. Bu nedenle ciddi bir tarama sıklığı analizinde loglara bakmadan karar vermem.

Log analizinde şu sorulara cevap ararım:

  1. Googlebot en çok hangi dizinleri ziyaret ediyor, en önemli sayfalar bu listede mi?
  2. Hiç ziyaret almayan önemli sayfalar var mı?
  3. Parametreli ve kopya URL'ler isteklerin ne kadarını tüketiyor?
  4. Googlebot'a dönen 5xx ve 429 yanıtları hangi saatlerde yoğunlaşıyor?
  5. Kendini Googlebot olarak tanıtan isteklerin gerçekten Google'dan gelip gelmediği

Son madde önemlidir, çünkü sahte bot trafiği tabloyu çarpıtabilir. Google, gerçek Googlebot'u ters DNS sorgusu ya da yayınladığı IP aralıklarıyla doğrulamayı önerir.

Log dosyanızı hızlıca incelemek için log analizi aracını kullanabilirsiniz. Araç, bot isteklerini, durum kodlarını ve en çok taranan adresleri ayrıştırarak ilk teşhisi dakikalar içinde yapmanızı sağlar.

Tarama sıklığı düşüşünü hangi belirtiyle hangi nedene bağlarsınız?

Aşağıdaki tablo, sahada kullandığım teşhis mantığının özetidir. Belirtiyi Tarama İstatistikleri ya da log verisinde görürsünüz; olası nedeni ve ilk adımı ise sağ sütunlarda bulursunuz.

BelirtiOlası nedenTarafİlk adım
Yanıt süresi artarken istekler düşüyorSunucu yavaşlığıKapasiteÖnbellek ve sunucu kaynaklarını kontrol edin
5xx veya 429 oranı yükseliyorSunucu hatası, bot korumasıKapasiteGüvenlik kurallarını ve hata loglarını inceleyin
Ana makine durumunda robots.txt uyarısırobots.txt 5xx veriyorKapasiteDosyanın 200 ile döndüğünü doğrulayın
Keşif payı düşüyorZayıf iç bağlantı, eski site haritasıTalepSite haritasını ve iç linkleri güncelleyin
Parametreli URL'ler istekleri yutuyorKopya envanterTalepFiltre yapısını ve kanonikleri düzenleyin
301 oranı yüksekEski adreslere bağlantı, zincirlerTalepİç linkleri son adrese çevirin
Tek bölümde düşüş, gerisi normalBölüm kalitesi veya derinliğiTalepO bölümün içerik ve bağlantılarını gözden geçirin

Tabloyu kesin bir reçete olarak değil, ilk hipotezi kurmak için kullanın. Çoğu sitede birden fazla neden aynı anda çalışır.

Taramayı yeniden artırmak için hangi adımları atmalısınız?

Teşhisi yaptıktan sonra müdahale sırası önemlidir. Kapasite sorununu çözmeden içerik tarafında yaptığınız iyileştirmeler etkisini gösteremez. Ben şu sırayı izliyorum:

  1. Erişimi garanti edin: robots.txt, DNS ve sunucu bağlantısında hata olmadığını doğrulayın.
  2. Hızı toparlayın: Sunucu yanıt süresini düşürün, önbelleği devreye alın.
  3. Hataları temizleyin: 5xx ve 429 yanıtlarının kaynağını bulun, soft 404 sayfalarını doğru koda çevirin.
  4. Envanteri daraltın: Gereksiz parametreli adresleri robots.txt ile kapatın, kopyaları birleştirin.
  5. Zincirleri kısaltın: İç bağlantıları doğrudan son adrese yönlendirin.
  6. Önemi gösterin: Önemli sayfalara iç bağlantı verin ve site haritasını güncel tutun.
  7. İzleyin: Değişiklikten sonra en az iki üç hafta Tarama İstatistikleri raporunu takip edin.

Google rehberi ayrıca HTTP 304 (değişmedi) yanıtını desteklemenizi önerir. Böylece değişmeyen sayfalarda Googlebot içeriği yeniden indirmez ve kaynaklar daha verimli kullanılır. Kısacası amaç, Google'ın tarama zamanını önemli sayfalarınıza yönlendirmektir.

Tarama bütçesi hangi siteler için gerçekten önemlidir?

Google, tarama bütçesi rehberinin hedef kitlesini açıkça tanımlar: bir milyonun üzerinde benzersiz sayfası olup içeriği haftalık değişen siteler, on binin üzerinde sayfası olup içeriği günlük değişen siteler ve Search Console'da çok sayıda "Keşfedildi, şu anda dizine eklenmedi" durumu görünen siteler.

Yani yüz sayfalık bir kurumsal site için tarama bütçesi çoğu zaman gerçek bir sorun değildir. Böyle bir sitede tarama sıklığı düştüyse neden büyük ihtimalle bütçe değil, erişim sorunu ya da sayfaların önem sinyalidir.

Buna karşılık binlerce ürünlü bir e-ticaret sitesi ya da her gün içerik yayınlayan bir haber sitesi için tablo farklıdır. Bu sitelerde tarama zamanının nereye harcandığı, yeni ürünlerin ve haberlerin ne kadar hızlı dizine girdiğini doğrudan belirler.

Bu nedenle ilk sorunuz "sitem bu gruba giriyor mu?" olmalı. Girmiyorsa enerjinizi sunucu sağlığına ve içerik kalitesine verin; giriyorsa envanter yönetimi öncelikli iş kaleminiz haline gelir. Teknik temeli genel olarak gözden geçirmek için teknik SEO ipuçları yazısı iyi bir kontrol listesi sunar.

Hangi yöntemler taramayı artırmaz, hatta zarar verir?

Tarama sıklığı düştüğünde bazı yaygın refleksler durumu kötüleştirir. Google rehberi bunların birkaçını açıkça uyarır.

  • Noindex ile bütçe kazanmaya çalışmak: Google, noindex etiketini görmek için sayfayı yine de tarar. Bu yüzden rehber bu yöntemi tarama zamanını boşa harcayan bir yol olarak görür.
  • Sayfaları geçici olarak kapatıp açmak: Rehber, bütçeyi başka sayfalara aktarmak amacıyla robots.txt ile sayfaları geçici olarak engellemeyi önermez.
  • Uzun süre bilerek hata kodu döndürmek: 503 veya 429 yalnız kısa süreli acil durumlar içindir; günlerce sürerse URL'ler dizinden düşebilir.
  • Site haritasına her URL'yi eklemek: Kopya ve düşük değerli adresler haritayı şişirir, sinyali zayıflatır.

Bunun yanında dizine ekleme isteğini tekrar tekrar göndermek de kalıcı bir çözüm değildir. URL Denetimi aracı tek bir sayfayı Google'a bildirmek için faydalıdır, ama sitenin genel tarama eğilimini değiştirmez. Kalıcı etki yalnız kök nedeni çözdüğünüzde gelir.

Son bir uyarı daha ekleyeyim: tarama sıklığını artırmak için sayfalara yapay değişiklikler eklemek, örneğin her gün rastgele bir cümle değiştirmek, işe yaramaz. Google anlamlı değişikliği önemsiz oynamadan ayırmayı öğrenmiş bir sistemdir. Bunun yerine sayfaya gerçekten yeni bilgi, güncel veri ya da daha iyi bir cevap eklemeye odaklanın.

Googlebot çok fazla tarıyorsa ne yapmalısınız?

Bazen sorun tam tersidir: Googlebot sunucunuzu yoracak kadar sık gelir. Google'ın tarama hızını azaltma belgesi, bu durumda önce kök nedeni bulmanızı ister. Filtreli gezinme, takvim yapıları ve dinamik arama reklamlarının ürettiği istekler sık görülen nedenlerdir.

Acil durumlarda belge, kısa süreli olarak 500, 503 veya 429 döndürmeyi önerir. Ancak bu yöntemi 1 ile 2 günden uzun kullanmamanızı ister. Uzun vadede ise Search Console üzerinden Googlebot için özel bir bildirim göndermenizi önerir.

Benim önerim şudur: önce aşırı taranan URL'lerin gerçekten gerekli olup olmadığına bakın. Çoğu zaman aşırı tarama, sitede kontrolsüz çoğalan parametreli adreslerden kaynaklanır. Bu adresleri düzenlediğinizde hem sunucu yükü düşer hem de tarama zamanı önemli sayfalara kayar.

Dolayısıyla "az tarama" ile "çok tarama" aslında aynı sorunun iki yüzü olabilir: Google'ın zamanını yanlış yerlere harcaması.

Örneğin bir e-ticaret sitesinde Googlebot'un günde binlerce filtre kombinasyonunu istediğini, buna karşılık yeni eklenen ürünlere haftalarca uğramadığını görebilirsiniz. Toplam istek sayısı yüksek görünür, ama önemli sayfaların payı düşüktür. Bu tabloyu yalnız log verisi net biçimde gösterir.

Tarama sıklığı düşüşünde profesyonel destek ne zaman gerekir?

Çoğu küçük sitede tarama sorununu bu yazıdaki adımlarla kendiniz çözebilirsiniz. Ancak bazı durumlarda uzman gözüne ihtiyaç duyarsınız. Örneğin binlerce URL'lik bir sitede log verisi ile Search Console verisini birlikte okumak, deneyim ister.

Şu işaretlerden biri varsa destek almanızı öneririm: düşüş üç haftadan uzun sürüyorsa, "Keşfedildi, şu anda dizine eklenmedi" sayısı sürekli artıyorsa ya da site taşıma sonrasında tarama toparlanmıyorsa.

Ekibimle bu tür projelerde önce log ve Search Console verisini birleştirip bir tarama haritası çıkarıyoruz. Ardından kapasite ve talep tarafındaki sorunları öncelik sırasına koyup uyguluyoruz. Ayrıntılı bilgi için SEO danışmanlığı sayfamıza bakabilirsiniz.

Sonuç: Tarama bir amaç değil, bir sonuçtur

Googlebot'un bir sayfayı daha az taraması, sitenizin Google'a verdiği sinyallerin bir yansımasıdır. Sunucu yavaşsa ya da hata veriyorsa Google nezaketen geri çekilir. Sayfa değişmiyorsa, popüler değilse ya da kopyalarla çevriliyse Google ilgisini azaltır.

Bu yüzden tarama sıklığını doğrudan "artırmaya" çalışmak yerine, onu belirleyen koşulları düzeltin. Hızlı ve kararlı bir sunucu, temiz bir URL envanteri, güçlü iç bağlantılar ve gerçekten güncellenen içerik; Google'ın tarama zamanını kendiliğinden doğru yere taşır.

Son olarak şunu hatırlatayım: tarama, dizine ekleme ve sıralama ayrı aşamalardır. Sık taranan bir sayfa otomatik olarak üst sıralara çıkmaz. Ancak taranmayan bir sayfanın güncellemeleri de Google'a ulaşmaz; asıl risk budur.

Sıkça Sorulan Sorular

Tarama sıklığı düşmesi sıralama kaybı anlamına gelir mi?
Hayır, doğrudan gelmez. Tarama, dizine ekleme ve sıralama ayrı aşamalardır. Sabit sayfaların seyrek taranması normaldir. Ancak sık güncellediğiniz sayfalar taranmıyorsa değişiklikleriniz Google'a geç ulaşır. Bu da zamanla görünürlüğü etkileyebilir, bu yüzden düşüşün hangi sayfalarda yaşandığına bakmanız ve önemli sayfaları ayrıca izlemeniz gerekir.
Tarama İstatistikleri raporu neden görünmüyor?
Rapor yalnız kök düzeydeki mülklerde kullanılabilir. Alan adı mülkü ya da kök URL öneki mülkü eklediyseniz raporu Ayarlar bölümünde bulursunuz. Alt klasör olarak eklenmiş bir mülkte rapor görünmez. Böyle bir durumda kök düzeyde yeni bir mülk ekleyip doğrulamanız yeterlidir; veriler birkaç gün içinde dolmaya başlar.
Googlebot sitemi hiç taramıyorsa ilk neye bakmalıyım?
İlk olarak robots.txt dosyanıza bakın. Dosya 5xx hata veriyorsa Google taramayı durdurabilir. Ardından Tarama İstatistikleri raporundaki ana makine durumunu, DNS ve sunucu bağlantısı başlıklarını kontrol edin. Güvenlik duvarı veya bot korumasının Googlebot'u engelleyip engellemediğini de sunucu loglarından doğrulayın. Sorun çoğu zaman bu üç noktadan birindedir.
Site haritası göndermek tarama sıklığını artırır mı?
Site haritası, değişen ve yeni sayfaları Google'a duyurmanın resmi yoludur, ama tek başına tarama sıklığını garanti etmez. Google taramayı sunucu kapasitesine ve sayfaya olan talebe göre belirler. Güncel ve yalnız özgün URL'leri içeren bir harita ise talebi doğru sayfalara yönlendirmenize yardımcı olur.
Küçük bir sitenin tarama bütçesiyle uğraşması gerekir mi?
Çoğu zaman gerekmez. Google, tarama bütçesi rehberini bir milyonun üzerinde sayfası olan ya da on binin üzerinde sayfası günlük değişen siteler için yazdığını belirtir. Küçük bir sitede tarama düştüyse neden genellikle sunucu hatası, yavaşlık ya da zayıf iç bağlantıdır; bütçe değildir.
Tarama sorununu düzelttikten sonra ne kadar beklemeliyim?
Kesin bir süre yoktur, çünkü Google taramayı sürekli yeniden ayarlar. Sunucu hatası gibi kapasite sorunlarında toparlanma genellikle daha hızlı olur. İçerik ve envanter düzenlemelerinde etki daha yavaş gelir. Değişiklikten sonra en az iki üç hafta Tarama İstatistikleri raporunu izlemenizi öneririm.
  • Googlebot
  • tarama sıklığı
  • tarama bütçesi
  • Search Console
  • Tarama İstatistikleri
  • log analizi
  • teknik SEO
Paylaş:
Talha Aslan

Google Partner dijital pazarlama uzmanı. 2012’den beri SEO, Google Ads, web tasarım ve e-ticaret projelerinde sahada; bu blogda gördüğünüz her yazı o deneyimden çıkar.

Sıradaki proje

Projenizi konuşalım.

Talebiniz doğrudan Talha Aslan ve ekibine ulaşır: stratejiyi Talha kurar, uygulamayı deneyimli ekip yürütür. İlk istişare ücretsizdir; hedefinizi dinler, net bir yol haritasıyla döneriz.