Dijital Pazarlama Sözlüğü: SEO, Google Ads ve Meta Reklam Terimleri

Bir toplantıda ajans "ROAS düştü ama CPA hedefte" dediğinde başınızı sallayıp geçiyorsanız yalnız değilsiniz. 2012'den beri yöneticilerle aynı masada oturuyorum ve en pahalı yanlış anlamaların çoğu bir terimin iki farklı anlama gelmesinden çıkıyor. Bu dijital pazarlama sözlüğünü o yüzden hazırladım: SEO, Google Ads ve Meta reklam terimlerini alfabetik sırayla, kısa ve net tanımlarla topladım. Tanımları Google ve Meta'nın resmi yardım sayfalarına dayandırdım; kendi yorumumu ise ayrıca belirttim.
Dijital pazarlama sözlüğü nedir ve kimin işine yarar?
Dijital pazarlama sözlüğü, SEO, Google Ads, Meta reklamları ve analitik raporlarında geçen terimleri tek yerde, kısa tanımlarla toplayan başvuru listesidir. Yöneticiye, ajansla ve ekiple aynı dili konuşma imkânı verir. Böylece rapor okurken, bütçe onaylarken ve hedef koyarken yanlış anlamaları baştan önlersiniz.
Bu listeyi özellikle üç grup için yazdım. İlki, pazarlama bütçesini onaylayan ama günlük paneli açmayan şirket sahipleri. İkincisi, işe yeni başlayan pazarlama uzmanları. Üçüncüsü ise ajans değiştirmeyi düşünen ve eline geçen teklifleri karşılaştırmak isteyen yöneticiler.
Ancak şunu baştan söyleyeyim: bir terimi bilmek, onu doğru yorumlamak demek değildir. Örneğin tıklama oranını tanımlamak kolaydır; hangi seviyenin sizin sektörünüz için iyi olduğunu söylemek ise bağlam ister. Bu nedenle her tanımın yanına, sahada en sık gördüğüm yanlış kullanımı da kısaca ekledim.
Bu dijital pazarlama sözlüğünü nasıl kullanmalısınız?
En verimli yol, sözlüğü baştan sona okumak değil, elinizdeki rapora yan yana koymaktır. Aylık raporda anlamını tam bilmediğiniz her kısaltmayı işaretleyin, sonra buradaki tanımla karşılaştırın. Böylece yalnızca size lazım olan terimlere zaman ayırırsınız.
- Terimleri alfabetik gruplar hâlinde buldum; aradığınız kelimenin baş harfine göre ilgili başlığa gidin.
- İngilizce kısaltmaların Türkçe karşılığını parantez içinde verdim, çünkü panellerin dil ayarı ekipten ekibe değişiyor.
- Birbirine karışan terim çiftlerini yazının sonunda ayrı bir tabloda karşılaştırdım.
- Formül içeren her tanımda, formülün hangi panelde hazır geldiğini de not ettim.
Ayrıca bu yazıyı bir KPI kataloğu olarak düşünmeyin. Hangi metriği hedef olarak seçmeniz gerektiğini dijital pazarlama KPI rehberinde ayrıntılı anlattım. Burada amaç yalnızca kelimelerin ne anlama geldiğini netleştirmek.
A/B testi, anahtar kelime ve atıf modeli ne demek?
A harfi, dijital pazarlamanın en kalabalık harflerinden biri. Özellikle reklam ve analitik tarafında sık duyacağınız terimler burada toplanıyor.
A/B testi: Bir sayfanın, reklamın ya da e-postanın iki sürümünü aynı anda farklı ziyaretçi gruplarına gösterip hangisinin daha iyi sonuç verdiğini ölçme yöntemidir. Aynı anda yalnızca tek bir öğeyi değiştirirseniz sonucu neyin getirdiğini net görürsünüz.
Anahtar kelime: Kullanıcının arama motoruna yazdığı ifadeyi hedeflemek için seçtiğiniz kelime ya da kelime grubudur. SEO tarafında içeriğin konusunu belirler; Google Ads tarafında ise reklamınızın hangi aramalarda gösterime gireceğine karar verir.
Anahtar etkinlik (key event): GA4 içinde işletmeniz için önemli saydığınız etkinliktir, örneğin form gönderimi ya da satın alma. Google, Mart 2024 itibarıyla GA4 içindeki "dönüşüm" adını "anahtar etkinlik" olarak değiştirdi. Dönüşüm kelimesi artık Google Ads tarafına aktarılan etkinlikleri anlatıyor.
Arama Ağı ve Görüntülü Reklam Ağı: Arama Ağı, reklamınızı Google arama sonuçlarında ve arama ortaklarında gösterir. Görüntülü Reklam Ağı ise görsel reklamları milyonlarca web sitesi ve uygulamada yayınlar. Birincisi talebi yakalar, ikincisi talep yaratmaya çalışır.
Atıf modeli (attribution): Bir satışın puanını, müşterinin o satıştan önce temas ettiği reklam ve kanallar arasında nasıl paylaştıracağınızı belirleyen kuraldır. Son tıklama modeli tüm krediyi son temasa verir; veriye dayalı model ise krediyi temaslar arasında dağıtır.
AI Overviews (Yapay Zeka Genel Bakışları): Google arama sonuçlarının üstünde, yapay zekanın birden çok kaynaktan derlediği özet cevaptır. Kaynak olarak gösterilmek, klasik sıralamadan farklı bir içerik yapısı ister.
Backlink, canonical ve CPC gibi terimler neyi ifade eder?
Backlink: Başka bir sitenin sizin sayfanıza verdiği bağlantıdır. Google bağlantıları hem yeni sayfaları keşfetmek hem de alaka düzeyini anlamak için kullanır. Ancak sıralamayı manipüle etmeye yönelik satın alınmış bağlantılar spam politikasına girer.
Canonical etiketi: Aynı ya da çok benzer içeriğe sahip birden fazla URL varken, Google'a hangisini asıl sürüm olarak görmesini istediğinizi bildiren etikettir. Filtreli kategori sayfaları ve parametreli adresler en sık kullanım alanıdır.
CPA (edinme başına maliyet): Bir dönüşüm için ödediğiniz ortalama tutardır. Toplam reklam harcamasını dönüşüm sayısına bölersiniz. Dönüşümü neyin oluşturduğu tanımlı değilse CPA rakamı yanıltır; bu yüzden önce dönüşümü netleştirin.
CPC (tıklama başına maliyet): Reklamınıza gelen bir tıklama için ödediğiniz ortalama tutardır. Harcamayı tıklama sayısına bölerek bulursunuz. Düşük CPC tek başına iyi haber değildir, çünkü ucuz tıklama satış getirmeyebilir.
CPM (bin gösterim başına maliyet): Reklamınızın bin kez gösterilmesi için ödediğiniz tutardır. Meta ve Görüntülü Reklam Ağı gibi farkındalık odaklı kampanyalarda temel maliyet göstergesidir.
CTR (tıklama oranı): Reklamınızı ya da arama sonucunuzu görenlerin yüzde kaçının tıkladığını gösterir. Tıklamayı gösterime bölüp yüzle çarparsınız. Search Console da organik sonuçlar için aynı oranı raporlar.
Çapa metni, dönüşüm ve Conversions API ne anlama gelir?
Çapa metni (anchor text): Bir bağlantının üzerinde görünen tıklanabilir metindir. Hem kullanıcıya hem Google'a hedef sayfanın konusunu anlatır. "Buraya tıklayın" yerine konuyu anlatan kısa bir ifade seçin.
Dönüşüm: Ziyaretçinin sizin için değerli saydığınız bir eylemi tamamlamasıdır: satın alma, form, arama ya da randevu gibi. Hangi eylemin dönüşüm sayılacağını siz belirlersiniz. Yani iki şirketin dönüşüm rakamları doğrudan karşılaştırılamaz.
Dönüşüm oranı: Dönüşüm sayısının tıklamaya ya da oturuma oranıdır. Paydanın ne olduğu önemlidir; Google Ads tıklamayı, GA4 ise oturumu ya da kullanıcıyı esas alabilir.
Conversions API (Dönüşüm API'si): Meta'nın, sunucunuzdan, CRM'inizden ya da e-ticaret altyapınızdan pazarlama verisini doğrudan Meta sistemlerine göndermenizi sağlayan bağlantıdır. Meta geliştirici belgesine göre bu olaylar pikselle gelen olaylar gibi işlenir. Tarayıcı engellerinden etkilenmediği için piksele güçlü bir tamamlayıcıdır.
Benim sahadaki gözlemim şu: bir hesapta sorunların yarısı dönüşüm tanımından çıkıyor. Örneğin "teşekkür sayfası görüntüleme" dönüşüm olarak seçilmişse, sayfayı yenileyen her kullanıcı rakamı şişirir. Bu yüzden terimi bilmek kadar, hesabınızda neyin dönüşüm sayıldığını görmek de önemlidir.
E-E-A-T, etkileşim oranı ve frekans nasıl tanımlanır?
E-E-A-T: Deneyim, uzmanlık, otorite ve güvenilirlik kavramlarının İngilizce baş harfleridir. Google'ın kalite değerlendiricilerine verdiği yönergelerde yer alır. Doğrudan bir sıralama puanı değildir; içeriğin kimden geldiğini ve ne kadar güvenilir olduğunu anlatan bir çerçevedir.
Etkileşim oranı (engagement rate): GA4'te etkileşimli oturumların tüm oturumlara oranıdır. Google Analytics yardım sayfasına göre bir oturum 10 saniyeden uzun sürerse, bir anahtar etkinlik içerirse ya da iki veya daha fazla sayfa görüntülemesi varsa etkileşimli sayılır.
Erişim (reach): Reklamınızı en az bir kez gören tekil kişi sayısıdır. Gösterimden farklıdır, çünkü aynı kişi reklamı birden çok kez görebilir.
Frekans: Bir kişinin reklamınızı belirli bir dönemde ortalama kaç kez gördüğünü anlatır. Gösterimi erişime bölersiniz. Frekans çok yükselirse aynı kitle reklamdan sıkılır ve maliyet artar.
Featured snippet (öne çıkan snippet): Google'ın bazı sorularda sonuç listesinin üstünde gösterdiği, bir sayfadan alınmış kısa cevap kutusudur. Paragraf, liste ya da tablo biçiminde çıkabilir. Soru cevap odaklı yazım konusunu AEO rehberinde ayrıca ele aldım.
GA4, gösterim ve hemen çıkma oranı ne demektir?
GA4 (Google Analytics 4): Google'ın güncel analitik aracıdır. Oturum yerine etkinlik tabanlı çalışır; yani sayfa görüntüleme, tıklama ve form gönderimi gibi her hareketi ayrı bir etkinlik olarak kaydeder.
Gösterim (impression): Reklamınızın ya da arama sonucunuzun bir ekranda gösterilme sayısıdır. Kullanıcının gerçekten görüp görmediğini garanti etmez. Search Console'da bir sonucun gösterim sayması için kullanıcının o sonucu içeren sayfayı açması yeterlidir.
Hemen çıkma oranı (bounce rate): GA4'te etkileşimli olmayan oturumların oranıdır; yani etkileşim oranının tam tersidir. Eski Universal Analytics'teki tanımdan farklıdır, bu yüzden eski ve yeni raporları yan yana koymayın. Oranı düşürme yöntemlerini hemen çıkma oranı yazısında anlattım.
Hreflang: Aynı içeriğin farklı dil ya da bölge sürümlerini Google'a bildiren etikettir. Böylece Almanya'daki kullanıcıya Almanca sürümü gösterirsiniz. Ayrıntılı kurulumu hreflang etiketi rehberinde bulabilirsiniz.
Huni (funnel): Müşterinin sizi ilk duymasından satın almasına kadar geçtiği aşamaların modelidir. Genellikle farkındalık, değerlendirme ve karar aşamalarına ayırırsınız.
İç link, indeksleme ve Kalite Puanı hakkında ne bilmelisiniz?
İç link: Sitenizin bir sayfasından yine kendi sitenizdeki başka bir sayfaya verdiğiniz bağlantıdır. Hem ziyaretçiyi yönlendirir hem de Google'ın önemli sayfalarınızı bulmasını kolaylaştırır.
İndeksleme (dizine ekleme): Google'ın taradığı bir sayfayı veritabanına alıp arama sonuçlarında gösterebilir hâle getirmesidir. Taranan her sayfa dizine girmez. Search Console'daki sayfa raporu, hangi adresin neden dışarıda kaldığını gösterir.
Kalite Puanı (Quality Score): Google Ads'in anahtar kelime düzeyinde 1 ile 10 arasında verdiği teşhis puanıdır. Beklenen tıklama oranı, reklam alaka düzeyi ve açılış sayfası deneyiminden oluşur. Google Ads yardım sayfası açıkça belirtiyor: Kalite Puanı açık artırmaya doğrudan girdi değildir, yalnızca bir teşhis aracıdır.
Kampanya hedefi: Google Ads ya da Meta'da kampanyayı kurarken seçtiğiniz amaçtır: satış, potansiyel müşteri, trafik veya bilinirlik gibi. Seçtiğiniz hedef, sistemin kime ve nasıl teklif vereceğini doğrudan etkiler.
KPI (temel performans göstergesi): İş hedefinize ne kadar yaklaştığınızı gösteren ve düzenli izlediğiniz ölçüttür. Her metrik KPI değildir; yalnızca karar almanızı sağlayan birkaç metrik bu unvanı hak eder.
Landing page, LTV ve Meta Pixel neyi anlatır?
Landing page (açılış sayfası): Kullanıcının reklama ya da bağlantıya tıkladıktan sonra ilk geldiği sayfadır. Reklamdaki vaadi karşılamazsa hem dönüşüm oranı hem de Google Ads tarafındaki açılış sayfası deneyimi zayıflar.
LTV (müşteri yaşam boyu değeri): Bir müşterinin sizinle ilişkisi boyunca bıraktığı toplam gelir ya da kârdır. Tekrar satın alma oranı yüksek işlerde, ilk siparişte zarar edip LTV ile kâra geçmek bilinçli bir stratejidir.
Meta Pixel: Sitenize eklediğiniz ve ziyaretçi davranışını Meta reklam sistemine bildiren kod parçasıdır. Hedef kitle oluşturmak, dönüşüm ölçmek ve kampanyayı optimize etmek için kullanırsınız.
Meta Advantage+: Meta'nın hedefleme, yerleşim ve kreatif kararlarının bir kısmını makine öğrenmesine bırakan otomatik kampanya ve ayar ailesidir. Kontrolü azaltır; bu nedenle sağlıklı dönüşüm verisi olmadan iyi çalışmaz.
Metrik: Ölçtüğünüz her sayısal değerdir: tıklama, oturum, gösterim, gelir. KPI ise bu metriklerden hedefe bağladığınız küçük bir alt kümedir.
Negatif anahtar kelime, noindex ve organik trafik nedir?
Negatif anahtar kelime: Reklamınızın gösterilmesini istemediğiniz aramaları dışlayan kelimedir. Örneğin yalnızca ücretli hizmet satıyorsanız "ücretsiz" kelimesini negatif ekleyerek boşa giden tıklamaları azaltırsınız.
Noindex: Bir sayfanın Google dizinine girmemesini isteyen yönergedir. Robots.txt ile karıştırmayın: robots.txt taramayı engeller, noindex ise dizine eklemeyi. Google noindex etiketini görebilmek için sayfayı tarayabilmelidir.
Organik trafik: Sitenize ücretli reklam dışında, arama sonuçlarından gelen ziyaretlerdir. Ücretsiz görünür ama içerik, teknik çalışma ve zaman olarak maliyeti vardır.
Ortalama konum: Search Console'da sitenizin sonuçlarda ortalama hangi sırada göründüğünü anlatır. Sorgulara ve ülkelere göre ortalama aldığı için tek başına yanıltıcı olabilir; sayfa ve sorgu kırılımıyla okuyun.
Performance Max, remarketing ve ROAS ne ifade eder?
Performance Max: Tek bir kampanyayla Arama, YouTube, Görüntülü Reklam Ağı, Discover, Gmail ve Haritalar gibi Google envanterinin tamamında yayın yapan otomatik kampanya türüdür. Doğru dönüşüm sinyali verirseniz verimli çalışır; yanlış sinyal verirseniz bütçeyi hızla yanlış yöne akıtır.
Remarketing (yeniden pazarlama): Sitenizi daha önce ziyaret etmiş ya da uygulamanızı kullanmış kişilere tekrar reklam göstermektir. Satış hunisinde nasıl konumlandığını remarketing yazısında ayrıntılı anlattım.
ROAS (reklam harcamasının getirisi): Reklamdan elde ettiğiniz gelirin reklam harcamasına oranıdır. 10.000 TL harcayıp 40.000 TL ciro yaptıysanız ROAS 4 olur; bu bir örnek hesaptır. Kendi rakamlarınız için ROAS hesaplayıcıyı kullanabilirsiniz.
ROI (yatırım getirisi): Kâr üzerinden hesaplanan getiridir. ROAS ciroya bakar; ROI ise ürün maliyeti, kargo ve ajans ücreti gibi giderleri düştükten sonra kalan net kazancı ölçer.
Robots.txt: Sitenizin kökünde duran ve arama motoru tarayıcılarına hangi bölümleri taramamaları gerektiğini söyleyen metin dosyasıdır. Kendi dosyanızı robots.txt oluşturucu ile hazırlayabilirsiniz.
Schema, SERP ve site haritası hangi işe yarar?
Schema (yapısal veri): Sayfanızdaki bilginin ne olduğunu Google'a makine diliyle anlatan işaretlemedir; ürün, işletme, etkinlik ya da SSS gibi. Google en çok JSON-LD biçimini önerir. Temel işaretlemeyi schema oluşturucu ile üretebilirsiniz.
SEO (arama motoru optimizasyonu): Sitenizin arama sonuçlarında organik olarak görünmesini ve tıklanmasını sağlayan teknik, içerik ve bağlantı çalışmalarının toplamıdır.
SERP (arama sonucu sayfası): Kullanıcının arama yaptıktan sonra gördüğü sayfanın tamamıdır. Bugün yalnızca on mavi bağlantıdan oluşmuyor; reklamlar, harita paketi, videolar, AI Overviews ve öne çıkan snippet de aynı sayfada yer alıyor.
Site haritası (sitemap): Sitenizdeki önemli URL'leri listeleyen ve arama motorlarına sunduğunuz dosyadır. Keşfi hızlandırır; ancak dizine eklemeyi garanti etmez.
Smart Bidding (Akıllı Teklif): Google Ads'in her açık artırmada teklifi dönüşüm ya da dönüşüm değerine göre otomatik ayarlayan stratejileridir. Hedef CPA ve hedef ROAS en bilinen örnekleridir.
Temel Web Verileri, UTM ve tıklama nasıl okunur?
Temel Web Verileri (Core Web Vitals): Google'ın sayfa deneyimini ölçtüğü üç metriktir. web.dev belgesine göre iyi eşikler şöyledir: LCP 2,5 saniye veya altı, INP 200 milisaniye veya altı, CLS 0,1 veya altı. Değerlendirme, sayfa yüklemelerinin 75. yüzdelik dilimine göre yapılıyor.
Teklif stratejisi: Google Ads ya da Meta'da bütçenizi hangi hedefe göre harcayacağınızı belirleyen ayardır: tıklamayı en üst düzeye çıkarma, dönüşümü artırma ya da hedef ROAS gibi.
Tıklama: Kullanıcının reklamınıza ya da arama sonucunuza tıklama sayısıdır. Oturumla birebir örtüşmez, çünkü sayfa açılmadan kapanan tıklamalar da sayılır.
UTM parametresi: Bağlantının sonuna eklediğiniz ve trafiğin hangi kaynak, araç ve kampanyadan geldiğini GA4'e bildiren etiketlerdir. Standart dışı etiketler raporu dağıtır; tutarlı bir yapı için UTM oluşturucu işinizi kolaylaştırır.
Benim önerim şu: Temel Web Verileri için laboratuvar skoruna değil, gerçek kullanıcı verisine bakın. Search Console'daki rapor saha verisini gösterir. Böylece telefonunuzda hızlı açılan ama müşterinin eski cihazında yavaşlayan sayfaları da yakalarsınız.
Yerel SEO, yeni kullanıcı ve zengin sonuç ne anlama gelir?
Yeni kullanıcı: GA4'te sitenizle ilk kez etkileşime giren kullanıcıdır. Çerez tabanlı ölçüm yaptığı için aynı kişi farklı cihazdan girerse yeniden yeni kullanıcı sayılabilir.
Yerel SEO: Harita sonuçlarında ve "yakınımdaki" tarzı aramalarda görünmek için yaptığınız çalışmaların toplamıdır. Google İşletme Profili, yorumlar ve tutarlı adres bilgileri temel taşlarıdır.
Yeniden pazarlama listesi: Remarketing için oluşturduğunuz kitle listesidir: sepeti terk edenler, fiyat sayfasını görenler ya da son 30 günde form doldurmayanlar gibi.
Zengin sonuç (rich result): Yapısal veri sayesinde yıldız, fiyat, stok durumu ya da etkinlik tarihi gibi ek bilgilerle zenginleşen arama sonucudur. Doğru işaretleme uygunluk sağlar; ancak Google gösterimi garanti etmez.
Zero-click (sıfır tıklama) arama: Kullanıcının cevabı doğrudan sonuç sayfasında bulup hiçbir siteye tıklamadan aramayı bitirmesidir. Görünürlük artarken trafiğin neden artmadığını açıklayan kavramlardan biridir.
Eşleme türleri, arama terimi ve kitle kavramları neyi değiştirir?
Bu grup alfabetik akışın dışında kalıyor, çünkü terimler birbirine bağlı. Google Ads ve Meta hesaplarında bütçenin nereye gittiğini en çok bu ayarlar belirliyor.
Arama terimi (search term): Kullanıcının gerçekten yazdığı ifadedir. Anahtar kelime ise sizin hedeflediğiniz ifadedir. Arama terimleri raporu, reklamınızın hangi gerçek aramalarda çıktığını gösterir ve negatif kelime listesinin ana kaynağıdır.
Geniş eşleme: Reklamınızı anahtar kelimenizle anlam olarak ilişkili aramalarda da gösteren eşleme türüdür. En fazla erişimi sağlar; ancak iyi dönüşüm verisi ve akıllı teklif olmadan alakasız tıklamaları da artırabilir.
Sıralı eşleme: Reklamınızı, anahtar kelimenizin anlamını içeren aramalarda gösterir. Geniş eşlemeye göre daha kontrollü, tam eşlemeye göre daha geniştir.
Tam eşleme: Reklamınızı, anahtar kelimenizle aynı anlamı ya da aynı amacı taşıyan aramalarda gösterir. Google yazım farklarını ve eş anlamlıları da tam eşleme içinde sayar; yani birebir aynı kelime şartı artık yoktur.
Özel kitle: Meta ya da Google'da kendi verinizle oluşturduğunuz kitledir: site ziyaretçileri, müşteri listesi veya video izleyenler gibi. Remarketing kampanyalarının temelidir.
Benzer kitle (lookalike): Meta'da mevcut müşterilerinize benzeyen yeni kişileri bulmak için oluşturduğunuz kitledir. Kaynak listenin kalitesi, bulunan kitlenin kalitesini doğrudan belirler.
Dijital pazarlama sözlüğünde en çok karıştırılan terimler hangileri?
Sahada en çok para kaybettiren şey, iki benzer terimi aynı şey sanmaktır. Aşağıdaki tabloyu bu yüzden hazırladım. Her satırda iki terimin neyi ölçtüğünü ve hangi karar için kullanmanız gerektiğini yan yana koydum.
| Terim çifti | Birincisi neyi ölçer? | İkincisi neyi ölçer? | Hangi karar için? |
|---|---|---|---|
| ROAS ve ROI | Reklam harcamasına göre ciro | Tüm giderler düşüldükten sonra kâr | Kampanya verimi için ROAS, işin kârlılığı için ROI |
| CPC ve CPA | Bir tıklamanın maliyeti | Bir dönüşümün maliyeti | Bütçe kararında CPA daha anlamlı |
| Gösterim ve erişim | Toplam görüntülenme sayısı | Tekil kişi sayısı | Frekansı yorumlamak için ikisi birlikte |
| Etkileşim oranı ve hemen çıkma oranı | Etkileşimli oturum yüzdesi | Etkileşimsiz oturum yüzdesi | İçerik ve açılış sayfası kalitesi |
| Anahtar etkinlik ve dönüşüm | GA4'te önemli işaretlenen etkinlik | Google Ads'e aktarılan eylem | Raporları uzlaştırırken |
| Robots.txt ve noindex | Taramayı engeller | Dizine eklemeyi engeller | Sayfayı sonuçlardan çıkarırken noindex |
Özellikle ROAS ve ROI karışıklığı pahalıdır. Örneğin ROAS 3 görünen bir kampanya, ürün marjı düşükse zarar ediyor olabilir. Bu nedenle ajansınızdan yalnızca ROAS değil, ürün maliyetini hesaba katan bir kârlılık görünümü de isteyin.
Aylık raporda önce hangi terimlere bakmalısınız?
Raporu açtığınızda her terim aynı önemde değildir. Ben yöneticilere şu sırayı öneriyorum; çünkü bu sıra, gösteriş metriklerinden iş metriklerine doğru ilerler.
- Dönüşüm ve dönüşüm değeri: önce işin gerçekten büyüyüp büyümediğine bakın.
- CPA ya da ROAS: sonra bu büyümenin maliyetini kontrol edin.
- Dönüşüm oranı: ardından sitenin trafiği ne kadar iyi değerlendirdiğini görün.
- Tıklama ve CTR: daha sonra reklamların ve arama sonuçlarının ilgi çekip çekmediğine bakın.
- Gösterim ve erişim: en son görünürlüğün yeterli olup olmadığını değerlendirin.
Kısacası, rapor gösterimle başlayıp orada bitiyorsa bir şeyler eksiktir. Raporun nasıl okunacağını adım adım dijital pazarlama raporu okuma rehberinde anlattım.
Ajansla konuşurken hangi terimler sizi korur?
Bazı terimler pazarlama bilgisi değil, sözleşme bilgisidir. Bunları bilmek, ileride hesap ya da veri kaybı yaşamanızı önler.
- Hesap sahipliği: Google Ads, GA4, Search Console ve Meta Business hesaplarının yönetici yetkisi sizde mi, ajansta mı?
- Dönüşüm tanımı: hangi eylemin dönüşüm sayıldığını yazılı olarak görün.
- Atıf modeli: raporların hangi modelle hazırlandığını sorun, çünkü model değişince rakamlar da değişir.
- Yönetim ücreti ve medya bütçesi: ikisinin ayrı kalemler olarak faturalandığından emin olun.
- Veri erişimi: iş ilişkisi bitince geçmiş verinin sizde kalıp kalmadığını baştan netleştirin.
Ben Google Ads yönetimi ve SEO danışmanlığı işlerinde hesapları her zaman müşterinin adına açarım. Yani iş biterse veri de müşteride kalır. Siz de çalıştığınız kişiden aynı şeffaflığı bekleyin.
Yeni terimler çıktığında sözlüğü nasıl güncel tutarsınız?
Dijital pazarlamada terimler yıllar içinde değişiyor. Örneğin GA4 içindeki "dönüşüm" adı 2024'te "anahtar etkinlik" oldu, INP de Temel Web Verileri'nde FID'in yerini aldı. Dolayısıyla beş yıl önce öğrendiğiniz bir tanım bugün eksik kalabilir.
Benim yöntemim basit: bir terimi ilk kez duyduğumda önce ilgili platformun resmi yardım sayfasına bakarım. Blog yazıları ve forumlar yorum için faydalıdır; ancak tanım için kaynağın kendisi esastır. Ayrıca ekibin kullandığı panellerin sürüm notlarını ayda bir gözden geçiririm.
Siz de şirket içinde kısa bir terim listesi tutabilirsiniz. Tanımın yanına kaynağını ve son kontrol tarihini yazın. Böylece yeni gelen çalışan da aynı kaynaktan öğrenir.
Dijital pazarlama sözlüğünü ekibinizde ortak dile nasıl çevirirsiniz?
Sözlüğün asıl değeri, herkes aynı tanımı kullandığında ortaya çıkar. Satış ekibinin "lead" dediği ile pazarlamanın "dönüşüm" dediği aynı şey değilse raporlar asla uzlaşmaz. Bu yüzden ilk iş olarak üç kelimeyi yazılı hâle getirin: dönüşüm, nitelikli potansiyel müşteri ve satış.
Ardından bu tanımları paneldeki ayarlarla eşleştirin. Örneğin "nitelikli potansiyel müşteri" diyorsanız, CRM'inizde hangi alanın bunu işaretlediğini ve bu bilginin Google Ads'e nasıl döndüğünü belirleyin. Aksi hâlde reklam sistemi, satışa dönmeyen formları da başarı sayar.
Son olarak ayda bir kısa bir toplantıyla tanımları gözden geçirin. Yeni bir kampanya türü ya da ölçüm değişikliği varsa sözlüğe ekleyin. Bu küçük disiplin, yıllık bütçe görüşmelerinde saatler kazandırır.
Bu terimleri öğrendikten sonra ne yapmalısınız?
Terimleri öğrenmek ilk adımdır; asıl kazanç onları kendi rakamlarınızla birleştirdiğinizde gelir. Önümüzdeki ay raporunuzu açın ve bu yazıdaki karıştırılan terimler tablosunu yanınıza koyun. Anlamını bilmediğiniz her satırı ajansınıza ya da ekibinize sorun.
Eğer bu soruların cevabı net gelmiyorsa, bu bir uyarıdır. Ben hesap denetimlerinde en sık terimlerin tanımsız bırakıldığını görüyorum. Hesabınızı ya da raporunuzu birlikte gözden geçirmek isterseniz danışmanlık sayfamdan bana ulaşabilirsiniz.




