Web

WWW Nedir? World Wide Web Ne İşe Yarar, Türkçesi Nedir?

Talha AslanTalha Aslan 15 dk okuma

WWW nedir sorusunun kısa cevabı şu: World Wide Web, internet üzerinde çalışan ve birbirine bağlantılarla bağlı sayfalardan oluşan bir bilgi sistemidir. 2012'den beri müşterilerimle alan adı, yönlendirme ve kanonik adres konularında çalışıyorum. Bu yazıda WWW'nin tarihini, internetle farkını, URL, HTTP ve HTML ilişkisini ve www'lu ya da www'suz alan adı tercihini anlatıyorum.

Temel dijital terimlerin geri kalanını merak ediyorsanız dijital pazarlama sözlüğü yazısına da göz atabilirsiniz. Burada ise tek bir kavrama, yani web'in kendisine odaklanıyoruz.

WWW nedir ve World Wide Web ne anlama gelir?

WWW, World Wide Web ifadesinin kısaltmasıdır ve internet üzerinden erişilen, bağlantılarla birbirine bağlı belgelerden oluşan küresel bilgi sistemini ifade eder. Kısacası tarayıcınızda gördüğünüz her web sayfası bu sistemin bir parçasıdır. Sayfaların dili HTML, taşıyıcısı HTTP, adresi ise URL'dir.

Kelimelere tek tek bakarsak anlam daha da netleşir. "World wide" dünya çapında demektir; "web" ise örümcek ağı anlamına gelir. Yani isim, dünyanın her yerindeki belgelerin bir ağ gibi birbirine bağlandığı fikrini anlatır. Ağın düğümleri sayfalar, iplikleri ise bağlantılardır.

Günlük dilde "internete girmek" dediğimizde çoğu zaman aslında web'e giriyoruz. Ancak bu iki kavram aynı şey değil; farkı biraz aşağıda ayrı bir başlıkta açıklıyorum. Şimdilik şunu aklınızda tutmanız yeterli: WWW, internetin üzerinde çalışan en popüler hizmettir, internetin kendisi değildir.

WWW'nin Türkçesi nedir?

WWW nedir sorusunun Türkçe tarafına gelince, en yaygın karşılık "Dünya Çapında Ağ" ifadesidir. Bazı kaynaklar "Dünya Geneli Ağ" ya da kısaca "web" der. Pratikte ise Türkçe konuşan kullanıcıların büyük kısmı İngilizce kısaltmayı olduğu gibi kullanır ve "ve ve ve" ya da "dabılyu dabılyu dabılyu" diye okur.

Bir karışıklığa da dikkat çekmek isterim. Türk Dil Kurumu "internet" kelimesi için "genel ağ" karşılığını önerir. Dolayısıyla "genel ağ" ifadesi aslında internete karşılık gelir, web'e değil. Metin yazarken bu iki terimi birbirinin yerine kullanmamanızı öneririm; özellikle teknik bir belge hazırlıyorsanız okur yanlış anlayabilir.

Benim müşteri yazışmalarındaki tercihim şu şekilde: resmi metinlerde ilk geçtiği yerde "World Wide Web (Dünya Çapında Ağ)" yazıyorum, sonrasında kısaca "web" diyorum. Böylece hem terimi doğru tanıtıyorum hem de metin gereksiz yere ağırlaşmıyor.

World Wide Web'i kim ve nasıl icat etti?

World Wide Web'i İngiliz bilgisayar bilimci Tim Berners-Lee, İsviçre'deki Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi CERN'de çalışırken tasarladı. CERN'in resmi tarihçesine göre Berners-Lee ilk önerisini Mart 1989'da yazdı. Amacı, dünyanın farklı yerlerindeki bilim insanlarının bilgiyi kolayca paylaşabilmesiydi.

Sorun somuttu: CERN'de farklı bilgisayarlar farklı sistemler kullanıyordu ve bir belgeye ulaşmak için çoğu zaman ayrı bir programa girmek gerekiyordu. Berners-Lee'nin çözümü, internet üzerinde çalışan ortak bir hiper metin sistemiydi. Böylece herhangi bir belge, başka bir bilgisayardaki belgeye tek bir bağlantıyla işaret edebilecekti.

1990 yılının sonunda ilk web sunucusu ve ilk tarayıcı çalışır hâle geldi. Berners-Lee bu tarayıcıya "WorldWideWeb" adını verdi; sonradan adı Nexus olarak değişti. Ayrıca bu çalışmalar sırasında bugün hâlâ kullandığımız üç temel yapı taşını da tanımladı: HTML, HTTP ve URL. Kısacası web, tek bir buluş değil, birlikte çalışan üç standardın toplamıdır.

İlk web sitesi hangisiydi ve hâlâ açık mı?

İlk web sitesi CERN'de yayınlanan info.cern.ch adresidir. Bu site web projesinin kendisini anlatıyordu: hiper metnin ne olduğunu, bir tarayıcının nasıl edinileceğini ve bir sunucunun nasıl kurulacağını açıklıyordu. Yani ilk web sayfası, aslında web'in kullanım kılavuzuydu.

CERN bu sayfanın bir kopyasını info.cern.ch adresinde hâlâ yayında tutuyor. Açıp baktığınızda düz metin ve mavi bağlantılardan oluşan sade bir yapı görürsünüz. Görsel yok, menü yok, animasyon yok. Buna rağmen bugünkü sitelerin temel mantığı aynıdır: bir adres, bir belge ve başka belgelere giden bağlantılar.

Müşterilerime bu sayfayı zaman zaman gösteriyorum. Çünkü karmaşık bir tasarım projesinin ortasında şunu hatırlatıyor: bir web sayfasının asıl görevi bilgiyi açık biçimde sunmak ve ziyaretçiyi doğru yere yönlendirmektir. Görsel katman önemlidir; ancak bu temel görevin üzerine oturur.

Web herkese nasıl ulaştı ve W3C ne işe yarar?

Web'in bu kadar hızlı yayılmasının en önemli nedenlerinden biri açık olmasıdır. CERN, 30 Nisan 1993'te web yazılımını kamu malı olarak herkesin kullanımına açtı. Bu karar sayesinde herkes lisans ücreti ödemeden sunucu kurabildi, tarayıcı geliştirebildi ve kendi sitesini yayınlayabildi.

Ardından 1994'te Berners-Lee, web standartlarını geliştirmek amacıyla World Wide Web Consortium'u, yani W3C'yi kurdu. W3C bugün HTML, CSS ve erişilebilirlik gibi alanlarda tavsiye niteliğinde standartlar yayınlar. Tarayıcı üreticileri, geliştiriciler ve kurumlar bu standartlar üzerinde birlikte çalışır.

Bu açıklığın pratikteki anlamı şu: bugün yazdığınız bir HTML sayfası, farklı üreticilerin tarayıcılarında aynı temel kurallarla çalışır. Örneğin bir site sahibinin tek bir tarayıcı için ayrı sürüm hazırlaması gerekmez. Standartlara uygun kod yazdığınızda siteniz hem bugünün hem de yarının tarayıcılarında çalışmaya devam eder.

İnternet ile WWW arasındaki fark nedir?

İnternet, dünyadaki bilgisayar ağlarını birbirine bağlayan fiziksel ve mantıksal altyapıdır: kablolar, yönlendiriciler, IP adresleri ve veri taşıma protokolleri. WWW ise bu altyapının üzerinde çalışan hizmetlerden yalnızca biridir. Başka bir deyişle internet yol ağıdır, web ise o yollarda çalışan belirli bir taşıma hizmetidir.

Bu farkı görmenin en kolay yolu, web dışındaki internet hizmetlerine bakmaktır. E-posta, dosya aktarımı (FTP), anlık mesajlaşma uygulamalarının bir kısmı ve çevrim içi oyunlar interneti kullanır ama web sayfası değildir. Aşağıdaki tablo iki kavramı yan yana gösteriyor.

ÖzellikİnternetWorld Wide Web
Ne olduğuAğlar arası küresel altyapıİnternet üzerinde çalışan bilgi sistemi
Ortaya çıkışı1960'lar ve 1970'lerdeki ağ araştırmaları1989 önerisi, 1990 ilk sunucu
Temel protokolTCP/IPHTTP ve HTTPS
AdreslemeIP adresiURL
Örnek kullanımE-posta, FTP, oyun, webWeb siteleri, bloglar, web uygulamaları

Kısacası her web sayfası internet üzerinden gelir, fakat internetten gelen her şey web sayfası değildir. Bu ayrımı bilmek, örneğin bir kesinti yaşandığında sorunun web sunucusunda mı yoksa e-posta ya da DNS tarafında mı olduğunu anlamanıza yardımcı olur. Böylece geliştiricinize doğru soruyu sorar ve çözüme daha hızlı ulaşırsınız.

Web'de kullanılan temel terimler nelerdir?

WWW nedir sorusunu tam cevaplamak ve web'i anlamak için birkaç terimi net ayırmanız gerekir. Müşteri toplantılarında en çok karıştırılan kavramları aşağıda tek cümlelik tanımlarla topladım:

  • Web sayfası: Tek bir URL'de duran belge; örneğin bir blog yazısı.
  • Web sitesi: Aynı alan adı altında toplanan, birbirine bağlı sayfalar bütünü.
  • Web sunucusu: Sayfaları saklayan ve tarayıcıdan gelen isteklere yanıt veren yazılım ve bilgisayar.
  • Tarayıcı: Chrome, Safari veya Firefox gibi, sayfayı sunucudan isteyip ekranda gösteren program.
  • Alan adı: Sitenin insanların hatırlayabileceği adı; örneğin ornek.com.
  • Arama motoru: Web'deki sayfaları tarayan, dizine ekleyen ve sorgulara göre sıralayan hizmet.

Özellikle "web sitesi" ile "arama motoru" sık karışıyor. Örneğin bazı kullanıcılar Google'ı internetin kendisi sanır. Oysa Google, web'deki sayfaları bulmanıza yardım eden bir sitedir. Bu ayrımı bilmek, SEO konuşmalarında ekiplerin aynı dili konuşmasını kolaylaştırır.

URL nedir ve bir web adresi hangi parçalardan oluşur?

URL (Uniform Resource Locator), web'deki bir kaynağın tam adresidir. Tarayıcının adres çubuğunda gördüğünüz metin bir URL'dir. Berners-Lee'nin tasarımındaki kilit fikir buydu: her belgenin benzersiz bir adresi olursa, herhangi bir sayfa ona bağlantı verebilir.

Örnek bir adresi parçalarına ayıralım: https://www.ornek.com/blog/yazi/?kaynak=bulten

  1. Protokol (https): Tarayıcının sunucuyla hangi kurallarla konuşacağını belirtir.
  2. Alt alan adı (www): Alan adının önüne eklenen isteğe bağlı bölüm.
  3. Alan adı (ornek.com): Sitenin kayıtlı adı ve uzantısı.
  4. Yol (/blog/yazi/): Sitedeki belirli sayfanın konumu.
  5. Sorgu parametresi (?kaynak=bulten): Sayfaya ek bilgi taşır; örneğin kampanya takibi.

Yol kısmını sade tutmak hem kullanıcı hem SEO açısından faydalıdır. Türkçe karakter içermeyen, kısa ve anlamlı adresler üretmek için slug oluşturucu aracımı kullanabilirsiniz.

HTTP ve HTTPS web'de nasıl çalışır?

HTTP (Hypertext Transfer Protocol), tarayıcı ile web sunucusu arasındaki konuşmanın kurallarını belirleyen protokoldür. Siz bir bağlantıya tıkladığınızda tarayıcı sunucuya bir istek gönderir; sunucu da sayfanın içeriğini ve bir durum kodu içeren bir yanıt döndürür. MDN'nin HTTP genel bakış belgesi bu akışı ayrıntılı biçimde anlatır.

Durum kodlarını bilmek, site sahibi olarak işinizi kolaylaştırır. Örneğin 200 başarılı yanıt, 301 kalıcı yönlendirme, 404 bulunamadı, 500 ise sunucu hatası anlamına gelir. Özellikle 301 kodu, www tercihinde ve site taşımalarında merkezi bir rol oynar.

HTTPS ise aynı protokolün TLS şifrelemesi eklenmiş hâlidir. Böylece tarayıcı ile sunucu arasındaki veri üçüncü kişiler tarafından okunamaz ve değiştirilemez. Bugün form, üyelik veya ödeme içeren her sitede HTTPS pratikte zorunludur; ayrıca tarayıcılar şifresiz sayfaları "güvenli değil" diye işaretler. Dolayısıyla yeni bir site kuruyorsanız ilk günden HTTPS ile başlamanızı öneririm.

HTML web sayfalarında hangi görevi görür?

HTML (HyperText Markup Language), bir web sayfasının içeriğini ve yapısını tanımlayan işaretleme dilidir. Başlıkları, paragrafları, listeleri, tabloları ve en önemlisi bağlantıları HTML ile belirtirsiniz. Tarayıcı bu kodu okur ve ekranda görsel bir sayfaya dönüştürür.

Web'i web yapan öğe, HTML'deki bağlantı etiketidir. Bir sayfa başka bir URL'ye bağlantı verdiğinde, iki belge arasında bir iplik oluşur. Arama motorları da tam olarak bu iplikleri takip ederek yeni sayfaları keşfeder. Bu nedenle site içindeki bağlantı düzeni hâlâ SEO'nun temel konularından biridir.

Günümüzde sayfalar yalnızca HTML'den oluşmuyor. Görünümü CSS, etkileşimi ise JavaScript sağlıyor. Buna rağmen temel içerik HTML'de ne kadar net dururse, hem erişilebilirlik hem arama motorları açısından o kadar iyi sonuç alırsınız. Yani süslü bir arayüzün altında bile sağlam bir HTML iskeleti olmalı.

Tarayıcı bir web sayfasını nasıl getirir?

Adres çubuğuna bir URL yazıp Enter'a bastığınızda birkaç saniyelik süreçte arka planda şu adımlar gerçekleşir. Adımları sadeleştirerek sıraladım:

  1. Tarayıcı, alan adının hangi IP adresine karşılık geldiğini DNS sistemine sorar.
  2. DNS yanıtı gelince tarayıcı o IP adresindeki sunucuyla bağlantı kurar.
  3. HTTPS kullanılıyorsa tarayıcı ve sunucu önce şifreli bir oturum başlatır.
  4. Tarayıcı, istenen sayfa için bir HTTP isteği gönderir.
  5. Sunucu HTML'yi ve bir durum kodunu içeren yanıtı döndürür.
  6. Tarayıcı HTML'yi okur, gereken CSS, JavaScript ve görselleri ayrıca ister ve sayfayı çizer.

İlk adım, www konusunun neden teknik bir karar olduğunu da açıklıyor. Çünkü www.ornek.com ile ornek.com, DNS açısından iki ayrı kayıttır. Kendi alan adınızın hangi kayıtlara sahip olduğunu görmek için DNS sorgulama aracını kullanabilirsiniz. Ayrıca aynı alan adı altında kurumsal e-posta da çalışıyorsa, DNS değişikliklerinde MX kayıtlarına dokunmamaya dikkat edin; bu konuyu kurumsal e-posta altyapısı yazısında anlattım.

Alan adındaki www nedir ve neden kullanırız?

Teknik açıdan www, alan adının bir alt alan adıdır; tıpkı blog.ornek.com veya magaza.ornek.com gibi. Web'in ilk yıllarında kurumlar, aynı alan adı altında farklı hizmetleri ayırmak için sunuculara isim verirdi. Örneğin ftp.ornek.com dosya sunucusu, mail.ornek.com e-posta sunucusu, www.ornek.com ise web sunucusu olurdu.

Zamanla www öneki bir alışkanlığa dönüştü. Hatta reklamlarda ve kartvizitlerde bir adresin web sitesi olduğunu gösteren işaret işlevi gördü. Günümüzde ise tarayıcılar protokolü ve çoğu zaman www'yu gizlediği için kullanıcıların büyük kısmı farkı fark etmiyor bile.

Buna rağmen www hâlâ tamamen anlamsız değil. Bazı büyük siteler teknik nedenlerle www'yu korur; bazıları ise daha kısa ve sade göründüğü için www'suz adresi tercih eder. Önemli olan, hangisini seçerseniz seçin tek bir sürümü resmi adres olarak belirlemek ve diğerini ona yönlendirmektir. Aşağıdaki başlıklarda bunu nasıl yapacağınızı anlatıyorum.

WWW'li mi WWW'siz mi alan adı SEO için daha iyi?

SEO açısından www'lu ve www'suz alan adı arasında sıralama farkı yoktur. Google iki sürümü de normal şekilde tarar ve dizine ekler. Asıl risk, iki sürümün aynı anda ve birbirine yönlenmeden erişilebilir olmasıdır. Bu durumda aynı içerik iki farklı adreste yer alır ve sinyaller bölünebilir. Üstelik bazı siteler bir sürüme, bazıları diğerine bağlantı verdiğinde bu bölünme daha da belirginleşir; bu yüzden tercihinizi tüm iletişim kanallarında aynı şekilde kullanmanız gerekir.

Dolayısıyla doğru soru "hangisi daha iyi?" değil, "hangisini seçip tutarlı biçimde uygulayacağım?" sorusudur. Karar verirken dikkate aldığım noktaları bir tabloda topladım:

Kriterwww'lu (www.ornek.com)www'suz (ornek.com)
GörünümDaha uzun, gelenekselKısa ve sade
DNS esnekliğiCNAME kaydıyla CDN'e kolay bağlanabilirKök alan adında CNAME kısıtı olabilir
Çerez kapsamıÇerezleri alt alan adlarından ayırmak daha kolayÇerezler alt alan adlarına da taşınabilir
SEO sıralamasıFark yokFark yok

Benim pratikteki yaklaşımım şu: sitenin geçmişinde hangi sürüm ağırlıklıysa onu koruyorum. Yeni bir sitede ise altyapı ekibinin tercihine ve CDN kurgusuna göre karar veriyoruz.

Kanonik alan adı nedir ve Google nasıl seçer?

Kanonik adres, aynı veya çok benzer içeriğe sahip birden fazla URL arasından arama motorunun esas kabul ettiği adrestir. www'lu ve www'suz sürümler, http ve https sürümleri, sondaki eğik çizgili ve çizgisiz adresler bu tür yinelenen URL'lere tipik örneklerdir.

Google'ın yinelenen URL'leri birleştirme belgesine göre site sahibi tercihini birkaç sinyalle bildirebilir: yönlendirmeler, rel="canonical" etiketi ve site haritasına eklenen adresler. Google bu sinyalleri birlikte değerlendirir; ancak son kararı kendisi verir. Bu yüzden sinyallerin birbiriyle çelişmemesi önemlidir.

Eskiden Search Console'da "tercih edilen alan adı" ayarı vardı. Google bu ayarı 2019'da yeni Search Console'a taşımadı. Artık tercihinizi ayar üzerinden değil, doğrudan sitenizin teknik sinyalleri üzerinden bildirirsiniz. Söz konusu sinyalleri Search Console'daki URL denetimi ile kontrol etmek için Google Search Console rehberime bakabilirsiniz.

WWW yönlendirmesi nasıl doğru kurulur?

Tercih ettiğiniz sürümü belirledikten sonra diğer tüm sürümleri tek adımda ona kalıcı olarak (301) yönlendirmeniz gerekir. Kurulum sırasında izlediğim kontrol listesi şöyle:

  • Resmi adresi yazılı olarak belirleyin; örneğin https://ornek.com.
  • http://ornek.com, http://www.ornek.com ve https://www.ornek.com adreslerini resmi adrese 301 ile yönlendirin.
  • Yönlendirmenin sayfa yolunu korumasını sağlayın; alt sayfalar ana sayfaya değil, kendi karşılığına gitmeli.
  • Zincirden kaçının: http önce https'e, sonra www'suz sürüme giden iki adımlı yönlendirme yerine tek adım kullanın.
  • rel="canonical" etiketlerini, site haritasını ve iç linkleri resmi sürüme göre güncelleyin.
  • SSL sertifikasının her iki sürümü de kapsadığını kontrol edin; aksi hâlde yönlendirme öncesinde tarayıcı hata verir.

Kurulumdan sonra her varyasyonu yönlendirme denetleyici ile tek tek test edin. Böylece gereksiz zincirleri ve yanlış durum kodlarını hemen görürsünüz.

WWW tercihini sonradan değiştirmek riskli mi?

Değiştirmek mümkündür; ancak bu işlem küçük çaplı bir site taşıması gibidir ve planlama ister. Tüm URL'ler değiştiği için Google'ın yeni adresleri öğrenmesi zaman alır. Bu süreçte kısa süreli dalgalanma görmeniz normaldir.

Benim önerim, ciddi bir nedeniniz yoksa mevcut tercihinizi korumanızdır. Örneğin CDN geçişi veya altyapı değişikliği gibi teknik bir zorunluluk varsa değişikliği yapın; aksi hâlde yalnızca "daha kısa görünsün" diye riske girmeyin. Değişiklik kararı verdiyseniz, SEO migration kontrol listesi yazısındaki adımları uygulamanızı öneririm.

Ayrıca site yenileme projelerinde www tercihi çoğu zaman fark edilmeden değişir. Yeni sunucu varsayılan olarak farklı sürümü açar ve eski yönlendirmeler kaybolur. Bu tuzağa düşmemek için web sitesi yenilerken SEO'yu korumak üzerine yazdığım yazıdaki kontrolleri yayın öncesi listenize ekleyin.

Sahada en sık gördüğüm www hataları nelerdir?

Denetimlerde karşılaştığım hatalar genellikle birbirine benziyor. Aşağıdaki liste, saha tecrübeme dayanan bir gözlem listesi; her sitede hepsiyle karşılaşmazsınız:

  • İki sürümün de 200 koduyla açılması ve hiçbirinin diğerine yönlenmemesi.
  • Kanonik etiketin www'lu sürümü, yönlendirmenin ise www'suz sürümü göstermesi.
  • Site haritasında karışık sürümlerin yer alması.
  • Menü ve iç linklerde eski sürümün sabit kalması; bu da gereksiz yönlendirme demektir.
  • Google Ads veya sosyal medya profillerinde yönlenen sürümün kullanılması.

Bu hataların ortak noktası, tek tek küçük görünmeleridir. Oysa bir araya geldiklerinde tarama bütçesini boşa harcar ve Google'a çelişkili sinyal gönderir. Bu nedenle www kontrolünü teknik SEO kontrollerinin sabit bir maddesi olarak görüyorum.

Web sitesi ile web uygulaması arasındaki fark nedir?

Basitçe söylemek gerekirse, bir web sitesi ağırlıklı olarak bilgi sunar: kurumsal tanıtım, blog yazıları, hizmet sayfaları. Buna karşılık web uygulaması kullanıcının bir işi tamamlamasını sağlar; örneğin çevrim içi bankacılık, e-posta arayüzü veya bir proje yönetim paneli. İkisi de aynı web altyapısını, yani URL, HTTP ve HTML üçlüsünü kullanır.

Aradaki çizgi bugün eskisi kadar net değil. Örneğin bir e-ticaret sitesi hem ürün tanıtan sayfalar hem de sepet ve ödeme gibi uygulama benzeri adımlar içerir. Benzer şekilde bir kurumsal site, teklif formu veya randevu sistemi eklediğinde uygulama özelliği kazanır.

Bu ayrım size neden önemli? Çünkü bütçe, geliştirme süresi ve SEO stratejisi ikisinde farklılaşır. Bilgi odaklı sayfaların arama motorunda görünmesi hedeflenirken, uygulama ekranlarının çoğu giriş gerektirdiği için dizine eklenmez. Dolayısıyla yeni bir projeye başlarken hangi bölümlerin herkese açık site, hangilerinin kapalı uygulama olacağını baştan belirlemenizi öneririm. Böylece hem teknik ekip hem de SEO tarafı aynı haritayla çalışır; üstelik gereksiz sayfaların dizine girmesini de baştan engellersiniz.

WWW nedir sorusu SEO açısından neden önemlidir?

WWW nedir sorusu ilk bakışta genel kültür konusu gibi görünür. Ancak SEO tarafında bu sorunun cevabı doğrudan teknik kararlara dönüşür. Çünkü arama motorları web'i, yani bağlantılarla birbirine bağlı URL'leri tarar. Dolayısıyla web'in nasıl çalıştığını bilmek, sitenizin nasıl keşfedileceğini anlamanın ilk adımıdır.

Örneğin Googlebot bir sayfaya ulaştığında önce HTTP durum koduna, ardından HTML içeriğine ve bağlantılara bakar. Bir URL'nin birden fazla sürümü varsa hangisini esas alacağına karar verir. Yani URL, HTTP ve HTML üçlüsü, SEO'nun da temel malzemesidir.

Benim deneyimimde teknik SEO sorunlarının önemli bir kısmı bu temel katmandan çıkıyor: yanlış durum kodları, çift sürümlü alan adları, bozuk iç bağlantılar. Bu yüzden müşterilerime WWW nedir sorusunun cevabını bir tanım olarak değil, sitenin iskeletini anlamanın yolu olarak anlatıyorum. İskelet sağlamsa içerik ve bağlantı çalışmalarınızın etkisi de artar.

WWW nedir diye soran bir işletme sahibi neyi kontrol etmeli?

Bu yazıyı okuyan bir işletme sahibiyseniz, teoriden pratiğe geçmek için on dakikalık bir kontrol yapabilirsiniz. Teknik bilgi gerektirmeyen adımları sıraladım:

  1. Tarayıcıya sitenizin www'lu ve www'suz adreslerini ayrı ayrı yazın; ikisinin de aynı adrese gittiğini görün.
  2. Adres çubuğunda kilit simgesini ve https ifadesini kontrol edin.
  3. Google'da site:alanadiniz.com araması yapıp sonuçlarda hangi sürümün göründüğüne bakın.
  4. Kartvizit, e-posta imzası ve sosyal profillerde aynı resmi adresi kullandığınızdan emin olun.
  5. Alan adınızın ve SSL sertifikanızın yenileme tarihlerini takviminize ekleyin.

Bu adımlardan biri beklediğiniz sonucu vermiyorsa panik yapmanıza gerek yok. Ancak sorunu not edin ve geliştiricinizle paylaşın; çünkü bu tür altyapı hataları zamanla sessizce büyür.

Web 1.0, Web 2.0 ve bugünkü web arasında ne fark var?

Web'in ilk dönemine genellikle Web 1.0 denir. Bu dönemde sayfalar çoğunlukla statikti; site sahibi yazıyor, ziyaretçi yalnızca okuyordu. İlk sitenin sade yapısı bu dönemin tipik bir örneğidir.

Web 2.0 ifadesi ise 2000'lerin ortasında yaygınlaştı ve kullanıcıların içerik ürettiği dönemi anlatır. Bloglar, sosyal ağlar, yorumlar ve video platformları bu dönemin ürünleridir. Böylece web, tek yönlü bir yayından karşılıklı bir ortama dönüştü.

Bugün ise sayfalar aynı zamanda uygulama gibi çalışıyor, insanlar içeriği çoğunlukla mobil cihazlardan okuyor ve arama deneyimi yapay zekâ destekli yanıtlarla değişiyor. Yine de temel mimari değişmedi: URL ile adreslenen, HTTP ile taşınan ve HTML ile tanımlanan kaynaklar. Dolayısıyla temelleri bilen bir ekip, yeni trendlere de daha sağlam adapte olur.

WWW bilgisi bir işletmeye pratikte ne kazandırır?

Bu konuların teorik göründüğünü biliyorum. Ancak sahada gördüğüm şu: temel web kavramlarını bilen bir işletme sahibi, ajansıyla ve geliştiricisiyle çok daha verimli konuşuyor. Yanlış anlaşılmalar azalıyor ve ekip daha hızlı karar veriyor.

Somut olarak üç kazanç görüyorum. İlki, alan adı ve DNS değişikliklerinde neyin etkileneceğini önceden bilmek. İkincisi, www ve kanonik tercih gibi sıralamayı doğrudan etkileyebilecek teknik kararları sahiplenmek. Üçüncüsü ise yeni site projelerinde doğru soruları sorabilmek; örneğin "yönlendirmeleri hangi adımda test edeceğiz?" gibi.

Eğer yeni bir site kuruyorsanız ya da mevcut sitenizde bu altyapıyı toparlamak istiyorsanız, web tasarım hizmetim kapsamında alan adı, SSL ve yönlendirme kurgusunu projenin başında netleştiriyoruz. Mevcut bir sitede sorun görüyorsanız ise SEO danışmanlığı sürecinde teknik denetimle başlıyoruz.

Sıkça Sorulan Sorular

WWW ile internet aynı şey mi?
Hayır, aynı şey değildir. İnternet, bilgisayar ağlarını birbirine bağlayan küresel altyapıdır. WWW ise bu altyapı üzerinde çalışan ve bağlantılı web sayfalarından oluşan bir hizmettir. E-posta veya dosya aktarımı da interneti kullanır, fakat web'in parçası değildir. Bu yüzden iki terimi birbirinin yerine kullanmamanızı öneririm.
WWW'yi kim icat etti?
World Wide Web'i Tim Berners-Lee, CERN'de çalışırken tasarladı. İlk önerisini Mart 1989'da yazdı ve 1990 sonunda ilk web sunucusu ile ilk tarayıcı çalışır hâle geldi. CERN, 30 Nisan 1993'te web yazılımını kamu malı olarak herkese açtı. Bu karar, web'in dünya çapında hızla yayılmasını sağladı.
Adres yazarken www yazmak zorunlu mu?
Çoğu sitede zorunlu değildir, çünkü tarayıcı ve sunucu bunu sizin için halleder. İyi yapılandırılmış bir site, www'lu ve www'suz sürümden birini resmi adres olarak seçer ve diğerini ona yönlendirir. Böylece hangisini yazarsanız yazın aynı sayfaya ulaşırsınız. Bazı eski veya yanlış yapılandırılmış sitelerde ise yalnızca bir sürüm çalışır.
WWW'siz alan adına geçmek sıralamamı düşürür mü?
Doğru uygulanan bir geçiş kalıcı sıralama kaybına yol açmaz; ancak kısa süreli dalgalanma görmeniz normaldir. Her eski adresi yeni karşılığına tek adımlı 301 ile yönlendirmeniz, kanonik etiketleri ve site haritasını güncellemeniz gerekir. Ciddi bir teknik neden yoksa mevcut tercihinizi korumanızı öneririm.
WWW'nin Türkçe karşılığı nedir?
En yaygın Türkçe karşılığı Dünya Çapında Ağ ifadesidir; günlük dilde çoğunlukla kısaca web denir. Türk Dil Kurumu'nun önerdiği genel ağ karşılığı ise internet kelimesi içindir. Teknik metinlerde ilk geçtiği yerde World Wide Web yazıp parantez içinde Türkçesini vermek, okur için en anlaşılır yoldur.
Sitemin hangi sürümü kanonik, nasıl kontrol ederim?
Önce tarayıcıda dört varyasyonu açın: http ve https ile www'lu ve www'suz sürümler. Hepsinin tek adımda aynı adrese gitmesi gerekir. Ardından sayfa kaynağındaki canonical etiketine bakın. Son olarak Search Console'daki URL denetimiyle Google'ın seçtiği kanonik adresi doğrulayın; sinyallerin hepsi aynı adresi göstermeli.
#www nedir#world wide web#internet#url#kanonik url#alan adı
Paylaş:
Talha Aslan
Talha Aslan

Google Partner dijital pazarlama uzmanı. 2012’den beri SEO, Google Ads, web tasarım ve e-ticaret projelerinde sahada; bu blogda gördüğünüz her yazı o deneyimden çıkar.

Sıradaki proje

Projenizi konuşalım.

Aracı yok, katman yok: doğrudan işi yapacak uzmanla konuşursunuz. İlk istişare ücretsizdir; hedefinizi dinler, net bir yol haritasıyla dönerim.

WhatsApp Hemen Ara