Web

Web Sitesi Footer Tasarımında Nelere Dikkat Edilmeli?

Talha Aslan 16 dakikalık okuma 3 görüntülenme

Kısa cevap

Web sitesi footer tasarımı, sayfanın en altında yer alan ve zorunlu iletişim bilgilerini, site içi navigasyonu, sosyal medya bağlantılarını ve marka unsurlarını tek bir düzenli alanda toplayan bir dizi tasarım kararıdır. İyi kurgulanan bir footer ziyaretçiye güven verir, arama motoru botlarına önemli sayfaları gösterir ve kullanıcıya sayfa kalabalaşmadan ikinci bir navigasyon şansı sunar.

Tüm detaylar ve örnekler için yazıya devam edin

Bu rehberde ekip olarak sahada gördüğümüz hataları ve doğru kurguyu adım adım ele alıyoruz. Amaç, ziyaretçinin aradığı bilgiyi footer'da kolayca bulmasını sağlamak, ayrıca gereksiz kalabalıktan kaçınmaktır. Peki web sitesi footer tasarımı hangi sırayla ele alınmalı? Önce zorunlu bilgiler, ardından navigasyon, sonra da görsel kimlik gelir; bu sırayı takip ettiğinizde eksik kalan bir unsur kalmaz.

Bu sıralamayı bir kontrol listesi gibi kullanabilirsiniz: önce "hangi bilgi yasal olarak burada olmak zorunda" sorusunu cevaplayın, ardından "ziyaretçi buradan nereye gitmek ister" sorusuna geçin, son olarak da "bu alan markamı doğru yansıtıyor mu" sorusunu sorun. Böylece her adımı ayrı ayrı değerlendirmiş olursunuz.

Footer tam olarak nedir, hangi işlevi görür?

Footer, bir web sayfasının en altında tekrar eden ve her sayfada aynı kalan bölümdür. Header sayfanın girişini karşılarken footer sayfanın kapanışını oluşturur; dolayısıyla ziyaretçi sayfayı sonuna kadar okuduğunda önüne çıkan son bilgi alanı footer olur.

Bu bölüm üç temel işlevi birden taşır: yasal/iletişim bilgisini güvenli bir adreste tutmak, site içi önemli bağlantılara yer vermek ve marka kimliğini tutarlı biçimde tekrarlamak. Üstelik bu üç işlev aynı anda çalıştığı için footer, sitenin en çok görülen ama en az tasarlanan alanlarından biri haline gelir.

Ayrıca footer, ziyaretçinin ilk ziyaretinde değil ama sayfayla etkileşimin sonunda devreye girer. Bu yüzden ürün sayfası, blog yazısı ve hizmet sayfası gibi farklı sayfa türlerinde footer aynı mesajı tekrarlayarak marka hafızasını güçlendirir.

Kısacası footer, sayfanın "sessiz" bölümü gibi görünse de aslında her oturumda en çok görülen alanlardan biridir. Bir ziyaretçi sitenizde on sayfa gezse, footer'ı on kez görmüş olur; buna karşılık üst menüyü her sayfada aynı dikkatle incelemez. Bu fark, footer tasarımına ayıracağınız özeni haklı çıkarır.

Footer'da hangi zorunlu bilgiler yer almalıdır?

Her ticari web sitesinde iletişim adresi, firma unvanı ve yasal uyarı metinleri gibi bazı bilgilerin okuyucuya her an erişilebilir olması gerekir. Bu zorunlu bilgilerin kapsamını ve doğru sunumunu ayrıntılı biçimde web sitesinde bulunması gereken zorunlu bilgiler başlıklı yazımızda ele aldık; bu nedenle burada konuyu tekrarlamak yerine footer'ın bu bilgileri nasıl okunaklı ve net göstereceğine odaklanıyoruz.

Pratikte en sık yapılan hata, bu bilgileri çok küçük punto ve düşük kontrastlı renkle gizlemektir. Oysa ziyaretçi güven duymak için bu alana bakar; dolayısıyla okunaklılık, web sitesi footer tasarımının göz ardı edilemeyecek bir parçasıdır.

Bununla birlikte zorunlu bilgiyi tek bir kalabalık paragrafa sıkıştırmayın. Firma unvanı, adres ve iletişim kanalını ayrı satırlarda tutun; böylece hem ziyaretçi hem de bu bilgiyi arayan denetim mercii aradığını hızlıca bulur.

Çok sayfalı bir sitede bu bilgiyi her sayfaya ayrı ayrı yazmak yerine tek bir ortak footer bileşeninde tutmanız, güncelleme yaparken zaman kazandırır. Adres değiştiğinde ya da yeni bir iletişim kanalı eklediğinizde bu değişiklik tek bir yerden tüm siteye yansır.

İletişim bilgileri footer'da nasıl sunulmalıdır?

Telefon numarası, e-posta adresi ve fiziksel adres gibi iletişim kanallarını footer'da ayrı bir sütunda, kolay taranabilir biçimde listeleyin. Her satırı tek bir bilgiye ayırın; böylece göz, aradığı kanalı hızlıca bulur.

  • Telefon numarasını tıklanabilir bağlantı olarak ekleyin, böylece mobil ziyaretçi tek dokunuşla arayabilir.
  • E-posta adresini açık metin olarak yazın, kısaltma ya da görsel kullanmayın.
  • Fiziksel adresi varsa harita bağlantısıyla birlikte verin.

Ayrıca çalışma saatleri gibi pratik bilgileri de aynı sütunda tutmak, ziyaretçinin başka bir sayfaya gitmeden karar vermesini kolaylaştırır. Örneğin bir hizmet işletmesi için "bugün açık mı" sorusunun cevabını footer'da bulmak, ziyaretçiye zaman kazandırır.

İletişim sütununu gövde metninden ayırmak için ince bir çizgi veya hafif bir arka plan farkı kullanabilirsiniz; böylece göz, bu bölgeyi diğer footer içeriğinden hızlıca ayırt eder. Önemli olan, iletişim bilgisinin footer'ın en kalabalık köşesine değil, kendine ait sakin bir alana yerleşmesidir.

Footer, site navigasyonunda neden ikinci bir şans sunar?

Çoğu ziyaretçi bir sayfayı yukarıdan aşağıya okur ve en altına geldiğinde "şimdi ne yapmalıyım" sorusunu kendine sorar. Footer, bu anda devreye girer ve kullanıcıya üst menüde gözden kaçırdığı sayfaları yeniden sunar.

Bu yüzden footer'ı sadece bir kapanış alanı değil, ikinci bir navigasyon katmanı olarak tasarlamak gerekir. Örneğin üst menüde yer almayan ama önemli sayfaları, kariyer, blog veya sıkça sorulan sorular gibi, footer'a ekleyebilirsiniz.

Bu ikinci şans özellikle uzun içerikli sayfalarda değerlidir. Bir blog yazısını sonuna kadar okuyan ziyaretçi genellikle meraklı ve ilgili bir kullanıcıdır; footer ona doğru yönlendirmeyi yaparsa bu ilgiyi dönüşüme çevirebilirsiniz.

Footer linkleri iç linkleme açısından neden değerlidir?

Footer her sayfada tekrarlandığı için oradaki bağlantılar siteye genel bir iç linkleme omurgası kazandırır. Google Search Central, sitedeki önemli sayfaların en az bir bağlantıyla erişilebilir olmasını ve bağlantıların gerçek, taranabilir bir href adresi taşımasını önerir; bu ilke footer bağlantıları için de geçerlidir.

Bu konuyu daha kapsamlı işlediğimiz iç linkleme nedir, site içi bağlantı stratejisi yazımıza göz atabilirsiniz; orada anchor metni seçimi ve bağlantı yoğunluğu konusunu ayrıntılı biçimde ele alıyoruz. Peki bu ilke footer'a özel olarak ne anlama gelir? Footer linkinin de tıpkı gövde metnindeki bağlantı gibi açıklayıcı bir metne sahip olması gerekir; "buraya tıklayın" gibi belirsiz ifadelerden kaçınmak şarttır.

Üstelik footer her sayfada aynı anchor metniyle tekrarlandığı için, o metni bir kez doğru seçtiğinizde bütün site boyunca tutarlı bir sinyal oluşturursunuz. Bu da hem ziyaretçi hem de arama motoru için öngörülebilir bir deneyim demektir.

Footer'da hangi sayfalara link verilmelidir?

Footer'a koyacağınız bağlantıları rastgele değil, ziyaretçinin gerçekten arayacağı sayfalara göre seçin. Aşağıdaki liste, çoğu kurumsal sitede işe yarayan tipik bir grup sunar.

  1. Hizmet veya ürün sayfalarının ana adresleri.
  2. Hakkımızda, iletişim ve kariyer gibi kurumsal sayfalar.
  3. Blog ana sayfası ya da öne çıkan içerik kategorileri.
  4. Gizlilik politikası, kullanım şartları gibi yasal metinler.
  5. Sık kullanılan araç veya kaynak sayfaları.

Bununla birlikte her sayfayı footer'a eklemeye çalışmayın; amaç, gerçekten değerli adresleri öne çıkarmaktır. Yeni bir sayfa eklerken "bu sayfayı footer'a koyarsam ziyaretçi gerçekten arar mı" sorusunu kendinize sorun.

Ek olarak şube veya ofis sayfalarınız varsa bunları tek bir "konumlar" bağlantısı altında toplayın; onlarca şube linkini tek tek footer'a eklemek listeyi gereksiz uzatır. Bu yaklaşım hem düzeni korur hem de yeni bir şube açıldığında footer'ı yeniden tasarlamanıza gerek kalmaz.

Sosyal medya bağlantıları footer'da nasıl yerleştirilmelidir?

Sosyal medya ikonlarını footer'ın göze çarpan ama baskın olmayan bir köşesine, genellikle sütunların sonuna veya alt şeride yerleştirin. İkon boyutunu diğer metinlerle orantılı tutun, aksi halde ziyaretçinin gözü asıl bilgiden sosyal ikonlara kayar.

Her ikonun gerçek ve güncel bir hesaba yönlendirdiğinden emin olun; kullanılmayan bir platformun ikonunu footer'da bırakmak ziyaretçiyi boş bir sayfaya gönderir ve güveni zedeler. Dolayısıyla sosyal medya hesaplarınızı güncellemeyi bıraktığınız anda o ikonu footer'dan da kaldırmanız gerekir.

İkonların erişilebilir metni de önemlidir; her ikon için platform adını belirten bir etiket ekleyin, böylece ekran okuyucu kullanan bir ziyaretçi de hangi ikonun hangi platforma gittiğini anlar. Ayrıca ikonları birbirinden eşit boşlukla ayırın, aksi halde mobilde yanlış ikona dokunma riski artar.

Hangi platformları ekleyeceğinizi de seçerken ölçülü olun. İşletmenizin gerçekten aktif kullandığı iki veya üç platform, hiç bakılmayan beş farklı hesaba bağlanan ikon kalabalığından çok daha güvenilir bir görüntü verir.

Footer'daki bağlantılar sayfa boyunca neden tutarlı olmalıdır?

Footer her sayfada aynı şablonla yüklendiği için bir sayfada gördüğü düzeni ziyaretçi diğer sayfalarda da bekler. Bağlantı sırası, ikon konumu ve metin stili sayfadan sayfaya değişirse kullanıcı her seferinde yeniden arama yapmak zorunda kalır.

Bu nedenle footer'ı tek bir şablon üzerinden yönetin ve her yeni sayfa eklendiğinde bu şablonu bozmadan genişletin. Aksi takdirde site büyüdükçe footer da tutarsız bir yama haline gelir ve ziyaretçi güveni azalır.

Bu tutarlılığı korumanın en pratik yolu, footer'ı sayfa şablonlarından ayrı, tek bir ortak bileşen olarak yönetmektir. Böylece bir değişiklik yaptığınızda bu değişiklik tüm sayfalara otomatik olarak yansır ve sayfalar arasında fark oluşmaz.

Çok kalabalık bir footer kullanıcıyı neden boğar?

Onlarca bağlantının art arda sıralandığı bir footer, ziyaretçiye "her şey burada ama hiçbiri önemli değil" hissi verir. Göz, tek bir öne çıkan noktaya odaklanamaz ve sonunda kimse hiçbir bağlantıya tıklamaz.

Bu riski azaltmak için footer'ı önceliklendirin: en çok aranan beş ila sekiz sayfayı öne çıkarın, kalanını gerekirse site haritası sayfasına taşıyın. Böylece footer hem kapsamlı hem de okunabilir kalır. Kısacası fazla link eklemek, az link eklemekten daha büyük bir risktir.

Basit bir test yapabilirsiniz: footer'ınızı ekip dışından birine gösterin ve "en önemli üç bağlantı hangisi" diye sorun. Cevap gelmiyorsa ya da herkes farklı bir şey söylüyorsa, footer'ınız muhtemelen gerçekten kalabalıktır. Bu testi yıl içinde birkaç kez tekrarlayın, çünkü site büyüdükçe öncelikler de değişebilir.

Footer sütunları nasıl gruplarsınız?

Footer'ı tek bir uzun liste yerine mantıksal sütunlara bölün; her sütun tek bir konuya karşılık gelsin. Tipik bir kurumsal site için aşağıdaki tablo, sütun başlıklarını ve içeriklerini örnekler.

Sütunİçerik örneğiAmaç
KurumsalHakkımızda, kariyer, basınMarka ve güven
HizmetlerAna hizmet/ürün sayfalarıDönüşüm ve navigasyon
KaynaklarBlog, sık sorulan sorularBilgi ve iç linkleme
İletişimTelefon, e-posta, adresGüven ve ulaşılabilirlik

Yani her sütuna bir isim verip içeriğini o isme sadık tutmak, ziyaretçinin aradığını tahmin etmesini kolaylaştırır. Sütun sayısını da sabit tutun; dört sütunluk bir düzen çoğu kurumsal site için genellikle yeterli alanı sağlar ve okunabilirliği korur.

Footer'da kaç link olmalı, kesin bir üst sınır var mı?

Hayır, kesin bir sayı yoktur; bununla birlikte deneyim, aşırı kalabalık bir listenin her zaman geri teptiğini gösterir. Google'ın kendi dokümantasyonu da sayfadaki bağlantı sayısı için net bir rakam vermez, ancak "çok fazla geliyorsa muhtemelen gerçekten çoktur" uyarısını yapar.

Bu yüzden sayıdan çok önceliğe odaklanın. Sütun başına yedi ile on bağlantı pratikte okunabilir kalır; daha fazlası gerekiyorsa site haritası sayfasına yönlendirme ekleyin. Böylece hem arama motoru hem de ziyaretçi için footer, gezinilebilir bir alan olarak kalır.

Bu rakamları kesin bir kural değil, pratik bir başlangıç noktası olarak düşünün. Sektöre, ürün sayısına ve ziyaretçi profilinize göre bu sayı biraz artabilir veya azalabilir; önemli olan her bağlantının gerçekten bir karşılığı olmasıdır.

Mobil cihazlarda footer tasarımı nasıl farklılaşmalı?

Küçük ekranda sütunlar yan yana sığmaz; bu nedenle footer genellikle tek sütuna döner ve sütunlar alt alta gelir. Uzun bir footer mobilde kaydırma mesafesini artırır, dolayısıyla bazı siteler sütun başlıklarını kullanıcının dokunarak açtığı ve kapattığı bir yapıya (accordion) çevirir.

Mobil uyumluluğu test ederken sadece görünümü değil, dokunma alanlarının yeterince büyük olup olmadığını da kontrol edin. Bu konuda mobil uyumluluk testi yazımız pratik bir kontrol listesi sunuyor. Ayrıca mobilde iletişim numarasının tıklanabilir kalmasına özellikle dikkat edin, çünkü mobil ziyaretçinin en çok kullandığı eylem budur.

Küçük ekranda sütun başlıklarını kapalı tutmak satır tasarrufu sağlar, ancak hangi başlığın altında ne olduğunu da baştan tahmin edilebilir kılın. "Kaynaklar" veya "İletişim" gibi net başlıklar, ziyaretçinin her bölümü açıp bakmasına gerek bırakmaz.

Arama motoru botları footer linklerini nasıl görür?

Botlar footer bağlantılarını da gövde metnindeki bağlantılar gibi tarar; ancak bunun için linki gerçek bir href adresi taşıyan standart bir bağlantı etiketiyle yazmanız gerekir. Sadece JavaScript tıklama olayına bağlı, href içermeyen bir öğeyi arama motoru botları her zaman takip etmeyebilir.

Ayrıca footer'da nofollow kullanımı özel bir karar gerektirir; bu konuyu iç linklerde nofollow kullanmak doğru mu başlıklı yazımızda ayrıntılı tartıştık. Özetle, footer'daki standart kurumsal sayfalara giden bağlantılarda nofollow genellikle gerekmez.

Footer'da site haritası sayfasına da bir bağlantı bırakmanız faydalıdır; böylece hem ziyaretçi hem de botlar, menüde veya footer'da yer bulamayan daha derin sayfalara da tek bir adresten ulaşabilir. Bu küçük ekleme, özellikle çok sayfalı sitelerde gezinmeyi kolaylaştırır.

Web sitesi footer tasarımında en sık yapılan hatalar nelerdir?

Sahada en çok rastladığımız hatalar şöyle sıralanabilir; her biri ziyaretçi deneyimini doğrudan etkiler.

  • Düşük kontrastlı renk nedeniyle metnin okunamaması.
  • Tüm site haritasının tek bir uzun sütuna sıkıştırılması.
  • Eski kampanya sayfalarına giden kırık bağlantıların unutulması.
  • Her sayfada farklı bir footer düzeni kullanılması.
  • Zorunlu iletişim bilgisinin footer'da hiç bulunmaması.

Bu hataların çoğunun temel nedeni, footer'ı önemsiz bir alan olarak görmektir; oysa yukarıda gördüğümüz gibi web sitesi footer tasarımı, güven ve navigasyon açısından kritik bir bölümdür. Üstelik bu hatalar genellikle fark edilmeden aylarca sitede kalır, çünkü footer çoğu kişi tarafından tasarım sürecinin son dakikasına bırakılır.

Bir diğer yaygın hata, footer'ı sadece masaüstü görünümüne göre tasarlayıp mobil görünümü hiç test etmemektir. Peki bu hatayı nasıl fark edersiniz? Siteyi gerçek bir telefondan açıp footer'daki her bağlantıya parmağınızla dokunmayı deneyin; küçük veya birbirine yakın butonlar hemen ortaya çıkar.

E-ticaret sitelerinde footer'da ekstra nelere dikkat etmelisiniz?

E-ticaret sitelerinde footer, güven sinyallerinin yoğunlaştığı bir alandır. Ödeme yöntemi ikonları, iade politikası bağlantısı ve kargo bilgisi gibi unsurlar alışveriş kararını doğrudan etkiler.

Bu konuyu e-ticaret sitesinde müşteri güveni yazımızda daha geniş ele aldık. Footer özelinde önerimiz, bu güven unsurlarını tek bir satırda değil, ayrı ve okunaklı bir blokta göstermektir; böylece ziyaretçi ödeme güvenliğini hızlıca teyit eder.

Ayrıca kargo süresi ve iade koşulları gibi bilgilere giden bağlantıyı sepet sayfasına yakın bir konumda da tekrar edebilirsiniz; satın alma kararı genellikle bu aşamada verilir ve footer tek başına yeterli olmayabilir. Yani footer, e-ticaret güveninin tamamlayıcısıdır, tek kaynağı değildir.

Footer tasarımı marka kimliğini nasıl yansıtmalı?

Footer, logo, renk paleti ve yazı tipi aracılığıyla marka kimliğini sayfanın sonunda bir kez daha hatırlatır. Renk seçimi konusunda web tasarımında renk psikolojisi yazımız, footer gibi alanlarda hangi tonların güven hissi yarattığını açıklıyor.

Yazı tipi seçiminde ise footer'ı ana gövdeden çok farklı bir fontla tasarlamayın; aksi halde sayfanın bütünlüğünü kaybedersiniz. Web sitesi tipografi seçimi, font eşleştirme rehberi yazımız, footer dahil tüm sayfa için uyumlu font çiftleri önerir. Böylece footer, markanın bir devamı gibi hissettirir, ayrı bir ek gibi durmaz.

Marka kimliğinin bir parçası olarak footer'daki başlık ve metin boyutları arasındaki oranı da gövdeyle tutarlı tutun. Küçük punto tercih edebilirsiniz, ancak oranların tamamen bozulması, footer'ı sayfanın bir devamı değil ayrı bir öğe gibi gösterir.

Footer erişilebilirlik açısından nelere dikkat etmelisiniz?

Erişilebilirlik, web sitesi footer tasarımında genellikle en son düşünülen ama en kolay düzeltilebilen konudur. W3C'nin bağlantı amacı rehberi, her linkin amacının metninden ya da yakın bağlamından anlaşılabilir olmasını, aynı adrese giden linklerin aynı metni taşımasını önerir.

Bu yüzden footer'daki her bağlantıya "tıklayın" yerine gideceği sayfayı anlatan bir metin yazın; örneğin "gizlilik politikası" veya "iletişime geçin" gibi. Ayrıca metin ile zemin arasındaki kontrastı yeterli seviyede tutun, böylece düşük görüşlü ziyaretçi de footer'ı kolayca okur.

Klavye ile gezinen bir ziyaretçinin de footer linklerine sırayla ve görünür bir odak çerçevesiyle ulaşabildiğinden emin olun. Bu küçük detay, sitenizi daha geniş bir kullanıcı kitlesine açar.

Ekran büyütme yazılımı kullanan bir ziyaretçi için de footer'daki metinlerin yakınlaştırıldığında bile düzenini korumasına özen gösterin. Sabit piksel yerine esnek birimlerle tasarlanan bir footer, bu tür büyütmelerde daha az sorun çıkarır.

Footer linklerini düzenli olarak nasıl test edersiniz?

Site büyüdükçe ekibiniz eski kampanya sayfalarını kaldırır, ama footer'daki bağlantıyı genellikle unutursunuz; sonuç olarak ziyaretçi 404 sayfasına düşer. Bu riski önlemek için footer linklerini periyodik olarak kontrol edin.

Kırık link kontrolü aracımızla footer dahil tüm sayfadaki bağlantıları hızlıca tarayabilirsiniz. Ardından bulduğunuz kırık adresleri güncel sayfalarla değiştirin ya da ilgisiz hale gelen bağlantıyı tamamen kaldırın. Bu kontrolü üç ayda bir tekrarlamak, footer'ı her zaman güncel tutar.

Bu kontrolü takvime bağlayın; örneğin her çeyrek başında tek bir kişiyi bu işten sorumlu tutun. Böylece kontrol, "zaman bulunca yapılacak" bir iş değil, sitenin düzenli bakım rutininin parçası haline gelir. Bulduğunuz her kırık bağlantıyı not alıp bir sonraki güncellemeye kadar listede tutmanız da süreci daha düzenli hale getirir.

Footer'da "yukarı çık" butonu gerekli midir?

Uzun bir sayfada ziyaretçiyi tekrar en üste taşıyan küçük bir ok ya da buton, özellikle mobilde kaydırma mesafesini azaltır. Bu buton zorunlu değildir, ancak uzun blog yazıları veya ürün listeleme sayfaları gibi içeriklerde pratik bir eklentidir.

Butonu footer'ın sağ alt köşesine, sayfanın diğer içeriğiyle çakışmayacak şekilde yerleştirin. Ayrıca butona "sayfa başına dön" gibi anlaşılır bir etiket ekleyin; sadece bir ok işareti, ekran okuyucu kullanan ziyaretçi için yeterli bilgi vermez.

Footer arka plan rengi koyu mu açık mı olmalı?

Her iki seçim de doğru olabilir; önemli olan metin ile zemin arasındaki kontrastın yeterli kalmasıdır. Birçok kurumsal site, footer'ı koyu bir zeminle tasarlar çünkü bu seçim sayfanın bittiğini görsel olarak net biçimde işaret eder.

Koyu bir footer seçerseniz açık renkli metin kullanın ve ikon renklerini de bu zemine göre ayarlayın; aksi halde metin okunaksız hale gelir. Açık renkli bir footer seçerseniz ise ince bir üst çizgiyle gövde içeriğinden ayırmanız, sınırı netleştirir.

Renk seçimini yaparken sayfanın geri kalanıyla da uyumu gözden kaçırmayın. Footer aniden çok farklı bir renk paletine geçerse ziyaretçi, sanki başka bir siteye geçmiş hissine kapılabilir; bu his, markanıza olan güveni zayıflatır. Bu yüzden ana renk paletinizin bir tonunu footer'da da mutlaka koruyun.

Çok dilli sitelerde footer nasıl tasarlanmalıdır?

Birden fazla dilde yayın yapan bir site için footer, dil değiştirme bağlantısını da taşıyabilir; bu sayede ziyaretçi sayfanın her noktasında diline geri dönebilir. Dil seçiciyi genellikle footer'ın en altına veya en üstüne, diğer içerikle karışmayacak sade bir satıra koyun.

Ayrıca her dildeki footer'ın aynı yasal ve iletişim bilgisini içermesine özen gösterin; yalnızca metinleri çevirmek yetmez, iletişim kanalının o dildeki ziyaretçi için de doğru ve erişilebilir kalması gerekir. Böylece hangi dilde gezinirse gezinsin ziyaretçi aynı güven seviyesini hisseder.

Dil sütunları arasında sayfa uzunluğu da farklılık gösterebilir. Bazı dillerde metinler daha uzun çıkar; bu yüzden footer tasarlarken en uzun çeviriyi temel alın, aksi halde bir dilde taşan metinle karşılaşabilirsiniz.

Footer'da telif hakkı satırı nasıl yazılmalı?

Telif hakkı satırı (copyright), footer'ın en alt şeridinde yer alan ve genellikle "© Firma Adı, tüm hakları saklıdır" biçiminde kısa bir metindir. Bu satır zorunlu değildir, ancak markanın sahiplik bilgisini net biçimde belirtmesi açısından faydalıdır.

Yıl bilgisini bu satıra statik bir rakam olarak yazmak yerine güncel yılı otomatik gösterecek bir yöntem kullanın; aksi halde site üzerinde çalışan ekip her yıl başında bu satırı güncellemeyi unutabilir ve sayfa eski bir tarihle kalır. Firma unvanını da tam ve doğru yazın, çünkü bu satır bazı ziyaretçiler için kısa bir kimlik doğrulama noktasıdır.

Bu satırı footer'ın diğer içeriğinden ayırmak için ince bir üst çizgi yeterlidir. Punto küçük olabilir, ancak metin yine de okunaklı kalmalıdır; aksi halde satır varlığını kaybeder.

Web sitesi footer tasarımı için profesyonel destek ne zaman gerekir?

Footer'ı kendi başınıza düzenlemek mümkündür; ancak site büyüdükçe, çok dilli yapıya geçtikçe veya marka yenilenmesi yaptıkça footer'ı sıfırdan ve bütünsel biçimde kurgulamak daha verimli olur. Bu noktada bir ekiple çalışmak, hem erişilebilirlik hem de iç linkleme açısından zaman kazandırır.

Talha Aslan ve ekibi olarak web tasarım hizmetimiz kapsamında footer dahil sayfanın tüm bölümlerini bütünsel biçimde ele alıyoruz. Peki bu, her sitenin aynı footer'a ihtiyacı olduğu anlamına mı gelir? Hayır; her sektörün ve her ziyaretçi profilinin önceliği farklıdır, bu yüzden web sitesi footer tasarımını sitenin kendi hedeflerine göre şekillendirmek gerekir.

Sonuç olarak footer, sayfanın göz ardı edilecek bir eki değil, ziyaretçi güvenini ve site içi gezinmeyi doğrudan etkileyen bir bölümdür. Bu rehberdeki adımları kendi sitenizle karşılaştırarak başlayın; eksik veya kalabalık bir alan bulursanız önce önceliklendirme yaparak, sonra da görsel düzeni gözden geçirerek ilerleyin. Küçük bir düzenleme bile ziyaretçi deneyiminde fark oluşturabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Footer ile header arasındaki fark nedir?
Header sayfanın en üstünde yer alır ve genellikle marka logosu ile ana menüyü taşır; ziyaretçiyi sayfaya girişte karşılar. Footer ise sayfanın en altında tekrar eder ve iletişim bilgisi, yasal metinler, ikinci bir navigasyon katmanı ile sosyal medya bağlantılarını barındırır. Yani header giriş noktasıyken footer kapanış ve güven noktasıdır; ikisi birlikte sayfanın başını ve sonunu tutarlı biçimde çevreler.
Footer'a logo eklemek gerekli midir?
Zorunlu değildir, ancak marka tutarlılığı açısından faydalıdır. Küçük bir logo ya da marka adı footer'da tekrar ettiğinde ziyaretçi sayfayı sonuna kadar okuduğunda da hangi sitede olduğunu hatırlar. Logo büyük ve dikkat dağıtıcı olmamalı, diğer footer içeriğiyle orantılı küçük bir alanda yer almalıdır. Bu sayede footer, markanın bir devamı gibi görünür.
Footer'da hangi yasal metinlere link verilmelidir?
Gizlilik politikası, kullanım şartları ve varsa çerez politikası gibi yasal metinlere footer'dan erişim sağlamanız önemlidir. Bu metinler genellikle alt şeritte küçük punto ile ama okunaklı biçimde listelenir. Zorunlu iletişim ve yasal bilgilerin kapsamı için ayrı yazımıza bakmanızı öneririz, çünkü konu başlı başına ayrıntılı bir alandır ve footer burada sadece erişim noktasıdır.
Tek sayfalık (one page) sitelerde footer nasıl olmalı?
Tek sayfalık sitelerde footer, menüdeki bölüm bağlantılarını tekrar sunabilir ve iletişim bilgisini sabitler. İç sayfa sayısı az olduğu için footer daha sade kalabilir, ancak yasal ve iletişim bilgisi hâlâ zorunludur. Sosyal medya ikonları ve varsa harita bağlantısı tek sayfalık bir footer'da da önemini korur; dolayısıyla sadelik, eksiklik anlamına gelmemelidir.
Footer her sayfada aynı mı olmalıdır?
Genel yapı ve ana bağlantılar her sayfada aynı kalmalıdır, böylece ziyaretçi tutarlı bir deneyim yaşar. Buna karşılık bazı siteler ürün veya hizmet sayfalarında footer'a ilgili kategoriye özel küçük bir bağlantı bloğu ekleyebilir. Önemli olan, temel iskeletin ve zorunlu bilgilerin her sayfada değişmeden kalmasıdır; küçük farklılıklar bu çekirdeği bozmamalıdır.
Footer tasarımı SEO sıralamasını doğrudan yükseltir mi?
Footer tasarımının kendisi bir sıralama faktörü değildir, ancak iyi kurgulanmış footer bağlantıları önemli sayfaların keşfedilmesini ve taranmasını kolaylaştırır. Dolayısıyla etkisi dolaylıdır: daha iyi navigasyon ve daha iyi kullanıcı deneyimi, uzun vadede sitenin genel performansına katkı sağlar. Bu nedenle footer'ı sıralama hilesi değil, kullanıcı deneyimi aracı olarak görün.
  • footer tasarımı
  • web tasarım
  • site navigasyonu
  • iç linkleme
  • kullanıcı deneyimi
  • erişilebilirlik
Paylaş:
Talha Aslan

Google Partner dijital pazarlama uzmanı. 2012’den beri SEO, Google Ads, web tasarım ve e-ticaret projelerinde sahada; bu blogda gördüğünüz her yazı o deneyimden çıkar.

Sıradaki proje

Projeniz için teklif alın.

Talebiniz doğrudan Talha Aslan ve ekibine ulaşır: stratejiyi Talha kurar, uygulamayı deneyimli ekip yürütür. Aynı gün dönüş yapar, kapsamı, takvimi ve tutarı yazılı teklifle 1 iş günü içinde göndeririz.