İçindekiler Tablosu SEO'ya Etkisi: Google'da Bölüm Bağlantıları Nasıl Çıkar?

Bir içindekiler tablosu SEO'ya nasıl etki eder ve Google'daki bölüm bağlantılarıyla ilişkisi nedir?
İçindekiler tablosu, uzun bir yazının başlıklarını sayfanın başında listeleyen ve her satırı ilgili bölüme bağlayan bağlantılar bütünüdür. SEO etkisi dolaylıdır: Google bunun için ayrıca puan vermez, ancak sayfa yapısını netleştirir ve arama sonuçlarında bölüm bağlantılarının çıkma ihtimalini artırabilir. Garanti yoktur.
Bu yazıda yalnızca bu durumu ele alıyoruz. Yani genel SEO anlatımına kaymıyoruz. Önce Google'ın bölüm bağlantılarını nasıl ürettiğine bakıyoruz. Ardından başlıkların, bağlantı hedeflerinin ve sayfa davranışının bu sürece etkisini inceliyoruz.
Ayrıca kullanıcı deneyimi ve erişilebilirlik tarafını da konuşuyoruz. Çünkü içindekiler tablosunun asıl değeri çoğu zaman arama sonucunda görünmesinden değil, okuyucunun aradığı yere hızlıca ulaşmasından gelir. Ekip olarak bunu sahada defalarca gördük: iyi kurduğunuz bir tablo, hem okuyucuya hem de arama sistemine sayfanın haritasını verir.
Google arama sonuçlarındaki bölüm bağlantıları nedir?
Bölüm bağlantısı, arama sonucundaki özet metnin yanında ya da altında görünen ve sizi sayfanın başına değil, doğrudan ilgili bölümüne götüren bağlantıdır. Google'ın resmi belgesi bunu "Read more" deep link olarak adlandırır. Deep link, yani derin bağlantı, sayfanın belirli bir noktasına işaret eden adrestir.
Arayüzde aynı özellik bazen "Jump to" gibi farklı etiketlerle de görülebilir. Ancak Google'ın belgesinde geçen ad "Read more" olduğu için biz de resmi adı esas alıyoruz. Etiketin dilini ya da tam yazılışını sabit bir kural gibi düşünmeyin; arayüz metinleri zamanla değişebilir.
Önemli nokta şudur: bu bağlantılar sizin eklediğiniz bir etiket değildir. Google, sayfanızı okur ve kullanıcının sorgusuna en uygun bölümü kendisi seçer. Dolayısıyla sizin işiniz bağlantıyı "çıkarmak" değil, çıkabilmesi için sayfayı uygun hale getirmektir.
Google bu bölüm bağlantılarını nasıl oluşturur?
Google bu bağlantıları otomatik üretir. Sayfanızı tarar, içeriği bölümlere ayırır ve sorguyla en çok örtüşen bölümü özetin içinde gösterir. Resmi belge, bu bağlantıların ortaya çıkma ihtimalini artıran pratikleri sıralar, ama çıkacaklarına dair söz vermez.
Belge üç temel öneri sunuyor:
- İçeriği insan ziyaretçiye hemen gösterin. Açılan bölümlerin ya da sekmelerin arkasına saklamayın.
- Sayfa yüklenirken kaydırma konumunu zorla en üste çekmemelisiniz.
- Adres sonundaki parça (hash) bilgisini silmemelisiniz. Bu parça kaybolursa derin bağlantı çalışmaz.
Öte yandan belge, bir içindekiler tablosu kurmanızı zorunlu kılmaz. Yani tablo tek başına şart değildir. Ancak tablo, bu önerilerin birçoğunu aynı anda karşılayan sağlam bir yapı taşıdır. Bu nedenle uzun yazılarda iyi bir başlangıç noktasıdır.
Resmi kaynak: Google Search Central, snippet belgesi.
İçindekiler tablosu bölüm bağlantısı çıkacağını garanti eder mi?
Hayır, etmez. Google yalnızca kullanıcıya yararlı olacağını düşündüğü durumlarda bu bağlantıları gösterir. Aynı sayfa bir sorguda bölüm bağlantısıyla, başka bir sorguda sade bir özetle listelenebilir. Dolayısıyla çıktıyı kontrol edemezsiniz; yalnızca zeminini hazırlarsınız.
Benzer bir mantık site bağlantıları, yani sitelinks için de geçerlidir. Google'ın resmi belgesi, sitelinks'in otomatik üretildiğini ve her sonuçta gösterilmediğini açıkça söyler. Bölüm bağlantılarında da yaklaşım aynıdır. Siz yapıyı düzeltirsiniz, Google gösterip göstermeyeceğine karar verir.
Sitelinks tarafını ayrıntılı okumak isterseniz Google site bağlantıları nasıl çıkar yazımıza bakın. Burada o konuyu tekrar anlatmıyoruz.
Kısacası hedefi "bölüm bağlantısı almak" olarak koymayın. Hedef, okuyucu için net bir sayfa kurmak olsun. Bölüm bağlantısı çıkarsa güzel bir ek kazanç olur.
Bu bakış açısı baskıyı da azaltır. Çünkü çıktıyı kontrol edemeyeceğinizi bildiğinizde, enerjinizi kontrol edebildiğiniz şeylere harcarsınız: başlıklara, sayfa hızına ve içeriğin netliğine. Örneğin yalnızca tablo ekleyip sonuç bekleyen ekipler çoğu zaman hayal kırıklığı yaşar. Oysa yapıyı bütün olarak düzelten ekipler, aynı emekle daha sağlam bir sayfa elde eder.
İçindekiler tablosu sıralamayı doğrudan yükseltir mi?
Google'ın resmi belgelerinde içindekiler tablosunun doğrudan bir sıralama sinyali olduğuna dair bir ifade yok. Bu yüzden "tablo ekleyin, sıralamanız yükselsin" demek doğru olmaz. Etkiyi dolaylı yoldan düşünmek gerekir.
Dolaylı yollar şunlardır:
- Sayfa yapısı netleşir, böylece hem okuyucu hem arama sistemi içeriği daha kolay anlar.
- Okuyucu aradığını hızlı bulur, bu da sayfada kalma ve memnuniyet açısından yardımcı olabilir.
- Bölüm bağlantıları çıkarsa arama sonucunuz daha geniş bir alan kaplayabilir.
- Sayfa içi bağlantılar başlıklarla eşleştiği için bölümler arasında net bir hiyerarşi oluşur.
Bu etkilerin hiçbiri için rakam vermiyoruz, çünkü sayfadan sayfaya değişir. Ayrıca bir ölçüm yapmadan sonuç iddia etmek dürüst olmaz. Kendi sitenizde Search Console verisine bakarak değişimi izleyebilirsiniz.
Bir şey daha var: sıralama konuşurken tek bir sayfaya takılmayın. Uzun bir rehberde içindekiler tablosu, sayfanın genel kalitesini artıran küçük bir parçadır. Dolayısıyla tek başına mucize beklemek yerine, içerik derinliği, güvenilirlik ve sayfa deneyimi gibi diğer unsurlarla birlikte değerlendirin.
İçindekiler tablosunda açık ve anlamlı başlıklar neden bu kadar önemli?
Tablonun her satırı bir başlıktan gelir. Başlık belirsizse satır da belirsiz olur. Örneğin "Giriş", "Devamı" ya da "Diğer" gibi başlıklar okuyucuya da Google'a da bir şey anlatmaz. Oysa "Kurulum için hangi adımlar gerekir?" başlığı, bölümün ne yanıtladığını doğrudan söyler.
Google'ın bölüm bağlantısı için seçtiği bölümün başlığı, kullanıcının sorgusuyla örtüşmelidir. Bu nedenle başlıkları sorgu diline yakın yazmak mantıklıdır. Ancak başlığı anahtar kelimeyle doldurmak da çözüm değildir. Doğal ve okunaklı kalmak her zaman öncelik olmalı.
- Her başlık tek bir fikri taşısın.
- Başlıklar yazının mantıksal akışını yansıtsın.
- Aynı başlığı ikinci kez kullanmayın; tablo ve adres parçaları karışır.
- Soru biçimi, kullanıcının gerçekten sorduğu şeye yakınsa tercih edin.
Başlıklarınızı denemek için başlık analizi aracımızı kullanabilirsiniz.
İçindekiler tablosundaki bağlantılar başlıklara teknik olarak nasıl bağlanıyor?
Kavramsal olarak mantık basittir. Her başlığın sayfa içinde benzersiz bir kimliği (id) olur. Tablodaki bağlantı, adres sonuna bu kimliği ekleyerek o başlığa işaret eder. Kullanıcı tıkladığında tarayıcı doğrudan o bölüme kayar.
Bu kimliklerin kalıcı olması çok önemlidir. Bir başlığı sonradan değiştirdiğinizde kimlik de değişirse, daha önce dağıttığınız bağlantılar boşa düşer. Bu nedenle kimlikleri başlık metninden bağımsız, sabit ve okunaklı tutmak iyi bir alışkanlıktır.
- Her H2 ve gerekirse H3 başlığına benzersiz bir kimlik verin.
- Tablodaki her satırı ilgili kimliğe bağlayın.
- Kimlikte Türkçe karakter, boşluk ve büyük harf kullanmayın.
- Başlık metnini değiştirseniz bile kimliği korumaya çalışın.
- Yayından sonra her bağlantıyı elle tıklayıp doğru yere gittiğini görün.
Çoğu içerik yönetim sistemi ve eklentisi bunu otomatik yapar. Yine de çıktıyı mutlaka kontrol edin; otomatik üretim her zaman doğru çalışmaz. Kod örneği vermiyoruz, çünkü konu araçtan bağımsız bir mantık meselesidir.
Gizli içerik ve sekmeler bölüm bağlantılarını engeller mi?
Google'ın önerisi açıktır: içeriği insan ziyaretçiye hemen gösterin. Açılıp kapanan panellerde ya da sekmelerde saklı bölümler, bölüm bağlantısı için uygun aday olmayabilir. Garanti vermiyoruz, ancak risk gerçektir.
Bu durum özellikle SSS alanlarında karşımıza çıkar. Cevapları katlanabilir kutulara gömdüğünüzde, o cevaplar için derin bağlantı oluşma ihtimali azalabilir. Üstelik içindekiler tablosundaki bağlantı, kapalı bir kutuya götürürse kullanıcı hedefi göremeyebilir.
- Önemli bölümleri varsayılan olarak açık tutun.
- Tablodan gittiğiniz bölüm, ekranda hemen açık dursun.
- Sekmeli tasarımlarda her sekmeye ayrı bir adres vermeyi düşünün.
- Mobilde de aynı davranışı test edin.
Öte yandan tasarım nedeniyle bazı alanları katlamanız gerekiyorsa, bunu yalnızca ikincil içeriklerde yapın. Asıl cevabı taşıyan bölümler açık kalsın.
Sayfa yüklenirken kaydırma ve adres sonundaki # kısmı neden önemli?
Adres sonundaki # işaretinden sonrası, yani parça (fragment) kısmı, tarayıcıya sayfanın hangi bölümüne gideceğini söyler. Google'ın belgesi iki şeyi özellikle uyarır: sayfa yüklenirken kaydırmayı zorla en üste çekmeyin ve bu parçayı silmeyin.
Bazı tek sayfa uygulamaları ya da özel betikler, sayfa açıldıktan hemen sonra adresi yeniden yazar. Bu durumda parça kaybolur ve derin bağlantı çalışmaz. Kullanıcı da sayfanın başında kalır. Dolayısıyla tablodaki bağlantı bozuk gibi davranır.
Parçaların indekslenip indekslenmediği ayrı bir sorudur ve ayrı bir yazıda ele aldık. URL'deki hash kısmı Google'da indekslenir mi yazısı bu konunun tamamını anlatıyor. Burada yalnızca bölüm bağlantısıyla ilgili yanını tuttuk.
Sayfanızı test ederken içindekiler tablosundan bir satıra tıklayın ve adres çubuğuna bakın. Parça duruyorsa ve sayfa doğru yere kaydıysa temel şartı karşılıyorsunuz.
Metin parçası bağlantıları (text fragment) nedir ve tablodan farkı ne?
Metin parçası bağlantısı, adres sonuna eklenen özel bir ifadeyle sayfadaki belirli bir metin pasajına işaret eder. Tarayıcı o pasajı vurgular ve ekranın ortasına getirir. Web.dev belgesi bu mekanizmayı ayrıntılı anlatır; sözdizimi de orada yazılıdır.
Önemli fark şudur: içindekiler tablosundaki bağlantıyı siz kurarsınız ve başlıklara işaret eder. Metin parçası bağlantısında ise başlık gerekmez, herhangi bir cümleye gidebilirsiniz. Üstelik tarayıcı bunu sizin sayfanızda hazır kimlik aramadan çözer.
Web.dev belgesine göre Google Arama, öne çıkan snippet'e tıklanınca kullanıcıyı ilgili metne götürmek için bu bağlantıları otomatik oluşturabilir. Yani bu bağlantıları elle üretmeniz gerekmez. Ancak metnin sayfanızda değişmeden ve açıkta durması bu mekanizma için önemlidir.
Kısacası iki yöntem birbirinin rakibi değildir. Tablo, okuyucuya net bir harita verir. Metin parçası bağlantısı ise ince ayarlı bir paylaşım aracıdır. Resmi kaynak: web.dev, Text Fragments.
Pratikte şunu yapın: içeriğinizi sık sık yeniden yazmayın ve önemli cümleleri sayfada sabit tutun. Çünkü pasajı değiştirirseniz, daha önce oluşmuş bir metin parçası bağlantısı hedefini bulamaz. Bu durumda tarayıcı sayfayı yine açar ama vurguyu göstermez.
İçindekiler tablosu kullanıcı deneyimine ne katar?
Uzun bir yazıda okuyucu çoğu zaman tamamını okumak istemez; belirli bir cevabı arar. İçindekiler tablosu, bu aramayı kaydırma yapmadan tek bakışta mümkün kılar. Bu nedenle özellikle rehber, karşılaştırma ve sorun giderme yazılarında işe yarar.
Mobilde etkisi daha da belirgindir. Küçük ekranda uzun bir sayfayı baştan sona kaydırmak yorucudur. Tablo, okuyucuya hızlı bir kısayol sunar. Ayrıca sayfanın kapsamını daha ilk bakışta göstererek "aradığım burada mı?" sorusunu hemen yanıtlar.
- Okuyucu yazının kapsamını önceden görür.
- Aradığı bölüme tek dokunuşla geçer.
- Sayfaya geri dönüp başka bölüme atlamak kolaylaşır.
- Paylaşırken belirli bir bölümün adresini kopyalamak mümkün olur.
Ancak her fayda ölçülebilir değildir ve biz burada oran vermiyoruz. Kendi sitenizde sayfa içi tıklamaları izleyerek hangi satırların kullanıldığını görebilirsiniz.
İçindekiler tablosu erişilebilirliğe nasıl yardım eder?
Ekran okuyucu kullanan ya da klavye ile gezinen ziyaretçiler için uzun bir sayfa zorlayıcı olabilir. İçindekiler tablosu, bu kişilere sayfanın yapısını baştan duyurur ve istedikleri bölüme doğrudan gitme imkanı verir. Böylece tüm metni sırayla dinlemek zorunda kalmazlar.
Başlık hiyerarşisinin düzgün olması burada kritik rol oynar. Ekran okuyucular başlıklar arasında gezinmeyi destekler. Başlıklar mantıklı sıralandıysa tablo ile birlikte çok güçlü bir gezinme sistemi oluşur. Dolayısıyla erişilebilirlik ve SEO aynı yapıyı besler.
- Tablo bağlantılarının metnini net yazın; "tıklayın" gibi boş ifadeler kullanmayın.
- Klavye ile tablo satırlarına ulaşıp Enter ile hedefe gidebildiğinizi test edin.
- Hedef bölümde odak (focus) kaybolmasın.
- Renk kontrastını kontrol edin.
Kontrast için renk kontrast kontrolü aracımız işinizi görür. Erişilebilirliğin genel çerçevesi için web erişilebilirliği ve WCAG standartları yazımıza göz atın. Not: Bu bölüm hukuki danışmanlık değildir.
Hangi yazılarda içindekiler tablosu koymalısınız?
Her yazıya tablo koymak gerekmez. Kısa bir yazıda tablo, içeriğin kendisinden uzun görünebilir ve gereksiz yer kaplar. Tablo ancak okuyucunun gerçekten gezinmeye ihtiyaç duyduğu sayfalarda anlam kazanır.
Şu tür sayfalarda genellikle işe yarar:
- Çok bölümlü rehberler ve adım adım anlatımlar.
- Birden fazla soruyu yanıtlayan uzun SSS benzeri yazılar.
- Karşılaştırma ve inceleme yazıları.
- Sözlük ya da kaynak niteliğindeki derleme sayfaları.
Öte yandan tek bir soruyu kısaca yanıtlayan sayfalarda tablo koymamak daha temizdir. Örneğin birkaç paragraflık bir duyuru sayfasında tabloya gerek yoktur. Karar verirken şu soruyu sorun: okuyucu bu sayfada kaybolabilir mi? Cevap evetse tablo ekleyin.
Ekip olarak bu soruyu, sayfanın amacı ve okuyucunun niyeti üzerinden değerlendiriyoruz. Okuyucu hızlı bir cevap arıyorsa kısa ve doğrudan bir yapı daha iyidir. Derin bir konuyu bölüm bölüm okumak istiyorsa tablo hayat kurtarır. Ayrıca aynı site içinde tutarlı davranmak, okuyucunun alışkanlık kazanmasına yardım eder.
Dolayısıyla tablo bir süs değil, bir gezinme aracıdır. Aracın gerekmediği yerde kullanmak, sayfanın ilk ekranını gereksiz yere kalabalıklaştırır.
İçindekiler tablosu ne kadar uzun ve ayrıntılı olmalı?
Kesin bir satır sayısı vermiyoruz, çünkü resmi kaynaklarda böyle bir sınır yok. Pratik kural basittir: tablo yazının ana omurgasını göstermeli, her cümleyi değil. Genellikle ana başlıklar (H2) yeterlidir. Alt başlıkları (H3) ancak gerçekten gerekliyse ekleyin.
Çok uzun bir tablo ilk ekranı doldurur ve okuyucuyu yazıdan uzaklaştırır. Çok kısa bir tablo ise işe yaramaz. Dolayısıyla dengeyi yazının uzunluğuna göre kurun. Mobilde tabloyu katlanabilir yapmak makul bir çözümdür, ancak bu durumda varsayılan davranışı iyi test edin.
- Ana başlıkları listeleyin, ayrıntıyı alt başlığa bırakın.
- Satır metinleri başlıkla birebir uyumlu olsun.
- Uzun başlıkları satırda kısaltmayın; anlam kaybolur.
- Tablonun yerini yazının girişinden sonra tutun.
Böylece okuyucu önce kısa girişi görür, ardından haritayı bulur.
H1 ve başlık hiyerarşisi içindekiler tablosunu nasıl etkiler?
Tablo başlıklardan beslendiği için hiyerarşi bozuksa tablo da bozuk çıkar. Örneğin başlık seviyelerini atlarsanız ya da görsel boyut için başlık etiketini yanlış kullanırsanız satırlar anlamsız bir sırayla gelir. Bu nedenle önce yapıyı düzeltin, sonra tabloyu kurun.
Bir sayfada birden fazla H1 kullanımı ayrı bir tartışma konusudur. Google'ın bu konudaki tutumunu bir sayfada birden fazla H1 olur mu yazımızda anlattık. Burada yalnızca şunu söylüyoruz: tutarlı bir hiyerarşi, tablonun işe yaramasının ön şartıdır.
- Sayfanın ana başlığı tek ve net olsun.
- Bölümler için ikinci seviye başlıkları kullanın.
- Alt bölümleri üçüncü seviyeyle ayırın.
- Başlık seviyesini görünüm için değil anlam için seçin.
Başlık yapınızı hızlıca gözden geçirmek için SEO analiz aracımıza bakabilirsiniz.
Bölüm bağlantıları öne çıkan snippet ve sitelinks'ten nasıl fark eder?
Üç özellik karıştırılmaya çok açıktır. Öne çıkan snippet, bir sorunun kısa cevabını sonucun en üstünde gösterir. Sitelinks, sitenizin farklı sayfalarına giden ek bağlantılardır. Bölüm bağlantısı ise aynı sayfanın içindeki bir bölüme götürür.
Bu üçünün yazılarını ayrı ayrı hazırladık. Öne çıkan snippet için featured snippet rehberimize bakın. Sitelinks için yukarıda verdiğimiz yazı yeterli. Burada tekrar etmiyoruz.
Bu bölümün işlevi farkı netleştirmektir. Öne çıkan snippet'e tıklanınca bazen metin parçası bağlantısıyla doğrudan cevabın bulunduğu yere gidilebilir. Dolayısıyla iki özellik kesişebilir. Yine de her birinin kuralı ve tetikleyicisi farklıdır.
Kısacası aynı sayfada üçünü birden hedeflemeye çalışmayın. Önce okuyucu için net, düzenli ve herkesin erişebildiği bir içerik kurun; Google'ın hangisini göstereceğini o belirler.
İyi ve zayıf içindekiler tablosu uygulamaları nasıl fark eder?
Aşağıdaki karşılaştırma, sahada en sık gördüğümüz farkları özetler. Bu bir ölçüm değil, gözleme dayalı bir değerlendirmedir.
| Konu | Güçlü uygulama | Zayıf uygulama |
|---|---|---|
| Başlıklar | Açık, tek fikirli, soruya yakın | "Giriş", "Devamı" gibi belirsiz |
| Bağlantı hedefi | Kalıcı ve benzersiz kimlik | Başlıkla birlikte değişen kimlik |
| Açıklık | Bölümler açık ve ortada | Sekme ve kapalı kutular içinde |
| Sayfa davranışı | Adres parçası korunur | Yükleme sonrası adres yeniden yazılır |
| Erişilebilirlik | Klavye ve ekran okuyucuyla test edilmiş | Yalnızca fareyle denenmiş |
| Uzunluk | Ana başlıklarla sınırlı | Her alt başlık listelenmiş |
Tabloya bakınca ortak bir tema görürsünüz: iyi uygulama, sade ve test edilmiş olandır. Üstelik bu kalemlerin hiçbiri pahalı bir çalışma gerektirmez.
Yayından sonra içindekiler tablosunu nasıl kontrol edersiniz?
Yayın sonrası kontrol kısa sürer ama çok şey yakalar. Aşağıdaki sırayı izleyebilirsiniz:
- Tablodaki her satıra tıklayın ve doğru bölüme gittiğini doğrulayın.
- Adres çubuğunda parçanın durduğunu kontrol edin.
- Mobil cihazda aynı adımları tekrarlayın.
- Klavye ile tablo satırlarına ulaşabildiğinizi deneyin.
- Başlıkların benzersiz olduğundan emin olun.
- Search Console'da sayfanın indekslendiğini ve sorgulardaki görünümünü izleyin.
Arama sonucunuzun görünümünü denemek için Google SERP önizleme aracımızı kullanabilirsiniz. Ancak bu araç yalnızca başlık ve açıklama önizlemesi verir; bölüm bağlantısını simüle etmez.
Başlık ve açıklama yazımı için meta title ve meta description yazım rehberimize göz atın. Ayrıca bağlantı yapısını güçlendirmek için iç linkleme stratejisi yazımız da faydalı olur.
Bölüm bağlantıları görünmüyorsa ne yaparsınız?
Önce sakin kalın. Bölüm bağlantıları bir hata değil, otomatik ve değişken bir özelliktir. Görünmemesi, sayfanızda bir sorun olduğu anlamına gelmez. Yine de şu adımları sırayla deneyebilirsiniz.
- Sayfanın indekslendiğini ve yakın zamanda tarandığını kontrol edin.
- Bölümlerin ziyaretçiye hemen göründüğünü doğrulayın.
- Sayfa yüklenirken kaydırma ya da adres değişikliği yapan bir betik olup olmadığına bakın.
- Başlıkların açık ve benzersiz olduğundan emin olun.
- İçindekiler tablosundaki bağlantıların doğru çalıştığını elle deneyin.
- Değişikliklerden sonra sonuçların oturması için zaman tanıyın.
Ancak son adımda beklemek gerekir. Kaç gün ya da hafta süreceğine dair bir söz vermiyoruz; Google bu konuda süre taahhüt etmez. Ayrıca farklı sorgularda farklı sonuçlar görmeniz normaldir.
Kural dışı yöntemlerle, yani sonuçları manipüle etmeye dönük numaralarla bölüm bağlantısı zorlamayın. Bu tür girişimler sistemi atlatmaya çalışmak sayıyoruz ve sayfanıza zarar verebilir.
İçindekiler tablosu mobilde nasıl davranmalı?
Ziyaretçilerin büyük bölümü sayfaları telefondan açar. Bu yüzden tabloyu önce küçük ekranda düşünün. Masaüstünde yan yana duran bir tablo, mobilde uzun bir liste olarak ilk ekranı kaplayabilir. Sonuçta okuyucu yazıya ulaşmadan yoruluyor.
Çözüm basittir: tabloyu kısa tutun ve gerekirse katlanabilir yapın. Ancak katlanabilir tasarımda bir uyarı var. Google, gizli kalan içeriği bölüm bağlantısı için zayıf aday sayabilir. Yani yalnızca tabloyu katlayın; yazının kendisini asla katlamayın.
- Tabloyu yazının girişinden hemen sonra yerleştirin.
- Dokunma alanlarını parmakla rahat basılacak büyüklükte tutun.
- Tabloya tıkladıktan sonra sayfanın başlığın altına doğru kaydığını kontrol edin.
- Sabit üst menü varsa başlığı örtmediğinden emin olun.
Üstelik mobilde sayfa üstündeki sabit bir çubuk, hedef başlığı tamamen kapatabilir. Bu durumda kullanıcı doğru yere gelmiş olsa da başlığı göremez. Kendi telefonunuzda en az iki farklı tarayıcıyla deneyin.
İçindekiler tablosu ile iç linkleme arasında nasıl bir bağ var?
İçindekiler tablosu, aslında sayfa içi bir iç linkleme biçimidir. Her satır, aynı sayfadaki bir bölüme verilen bağlantıdır. Dolayısıyla bağlantı metninin anlaşılır olması burada da geçerlidir. "Bölüm 3" yerine bölümün asıl konusunu yazın.
Sayfalar arası iç linkleme ise ayrı bir stratejidir. Bu konuyu iç linkleme rehberimizde anlattık. Burada yalnızca ortak noktayı belirtiyoruz: iki durumda da amaç, hem okuyucuya hem arama sistemine net bir yol göstermektir.
Ayrıca tablo satırlarını başlıkla aynı sözcüklerle yazarsanız metin tutarlı kalır. Örneğin başlık "Mobilde nasıl davranmalı?" ise satır da aynı ifadeyi taşısın. Böylece okuyucu tıkladığı yerde beklediğini bulur. Okunabilirliği ölçmek için okunabilirlik analizi aracımızı deneyebilirsiniz.
Başlık yazarken hangi hatalardan kaçınmalısınız?
En yaygın hata, başlığı yalnızca anahtar kelime listesine çevirmektir. Okuyucu bunu hemen fark eder. Sonuçta hem tablo hem bölüm bağlantısı doğal görünmez. Başlık, bölümün gerçekten cevapladığı soruyu taşımalıdır.
- Çok genel başlıklar: "Bilgiler", "Önemli noktalar" gibi ifadeler bir şey anlatmaz.
- Aynı başlığı tekrar etmek: Tablo ve adres parçaları karışır.
- Aşırı uzun başlıklar: Tablo satırı okunmaz hale gelir.
- Yanıltıcı başlıklar: Bölüm başlığın vaadini taşımıyorsa kullanıcı sayfadan çıkar.
- Görsel boyut için başlık seviyesini bozmak.
Bu hataların hepsi, sahada kontrol ettiğimiz sayfalarda sık karşımıza çıkıyor. Bunların hiçbiri teknik bir bilgi gerektirmez; yalnızca yazarken biraz dikkat ister. Başlıklarınızı yayınlamadan önce yüksek sesle okuyun. Anlamsız geliyorsa okuyucuya da öyle gelir.
İçindekiler tablosunun etkisini nasıl ölçersiniz?
Etkiyi ölçmek için önce neyi ölçeceğinize karar verin. Bölüm bağlantısı çıkıp çıkmadığını Google'ın kendisi size bildirmez. Ancak arama sonuçlarını elle kontrol edebilirsiniz. Bunun yanında dolaylı göstergelere bakmak daha güvenilir bir yaklaşımdır.
- Search Console'da sayfanızın sorgu ve tıklama verilerini önce-sonra olarak karşılaştırın.
- Analitik aracınızda sayfa içi etkileşimleri, yani tablo bağlantısı tıklamalarını izleyin.
- Aynı sorguyu farklı cihazlarda aratıp sonucun görünümünü not alın.
- Değişiklikleri tek tek yapın; aynı anda çok şey değiştirirseniz hangisinin işe yaradığını bilemezsiniz.
Öte yandan kısa dönemli dalgalanmalara aldanmayın. Arama sonuçları sürekli değişir; bu yüzden bir iki günlük veriyle sonuç çıkarmak yanlış olur. Ayrıca rakam vaat etmiyoruz, çünkü etki sayfadan sayfaya farklıdır. Kendi verinizi izleyin ve ona göre karar verin.
Talha Aslan ve ekibi bu konuda nasıl çalışır?
Ekip olarak uzun içerikli sayfalarda önce başlık yapısını, sonra bağlantı hedeflerini, en son da arama sonucundaki görünümü inceliyoruz. Bu sıra önemli, çünkü görünümü ancak sağlam bir yapı üzerinde iyileştirebilirsiniz.
Çalışma biçimimiz abartısızdır: sonuç garanti etmeyiz, yalnızca resmi belgelere uygun bir yapı kurar ve test ederiz. Örnek senaryo olarak elli bölümlü bir rehber düşünün; önce gereksiz bölümleri eler, sonra kalan başlıkları netleştirir, ardından tabloyu bağlarız. Bu bir örnek senaryodur, gerçek bir müşteri sonucu değildir.
Sitenizin yapısını birlikte gözden geçirmek isterseniz SEO danışmanlığı sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz. Teknik tarafı daha geniş görmek için teknik SEO nedir yazımız da iyi bir başlangıçtır.



