Yazılım

E-Ticaret Sitesine Mobil Uygulama Gerekli mi? Karar Verme Rehberi

Talha Aslan 16 dakikalık okuma 1 görüntülenme

Kısa cevap

E-ticaret sitesine mobil uygulama gerekli mi?

E-ticaret sitesine mobil uygulama, müşterileriniz sizden sık ve düzenli alışveriş yapıyorsa gereklidir; aksi halde hızlı ve mobil uyumlu bir site çoğu işletme için yeterlidir. Kısacası karar, ürün sayısına ya da rakiplerin uygulamasına göre değil, tekrar satın alma sıklığına, sadık müşteri tabanına ve bakım bütçesine göre verilmelidir.

Tüm detaylar ve örnekler için yazıya devam edin

Bu soruyu bize en sık, satışları belli bir seviyeye ulaşmış mağaza sahipleri sorar. Rakip bir marka uygulama çıkarmıştır, bir ajans "uygulamasız e-ticaret olmaz" demiştir ya da müşterilerden biri uygulama olup olmadığını sormuştur. Ancak uygulama, siteyi kopyalayan ikinci bir vitrin değildir. Kendi başına geliştirme, mağaza süreci, güncelleme ve pazarlama gerektiren ayrı bir üründür.

Talha Aslan ve ekibi olarak bu rehberde kararı dört ölçüte bağlıyoruz:

  • Müşterinizin sizden ne sıklıkla alışveriş yaptığı.
  • Uygulamanın sitenin veremeyeceği somut bir fayda sunup sunmadığı.
  • Uygulamayı yayından sonra da güncelleyecek bütçe ve ekibinizin olup olmadığı.
  • Daha düşük maliyetli bir ara adımın (PWA gibi) aynı işi görüp görmediği.

Mobil uyumlu site ile mobil uygulama arasındaki fark nedir?

Kısaca tanımlarsak, mobil uyumlu site tarayıcıda açılan ve ekran boyutuna göre düzenini değiştiren web sitenizdir. Mobil uygulama ise App Store ya da Google Play üzerinden indirilen, telefona kurulan ve kendi simgesiyle açılan ayrı bir yazılımdır. İkisi aynı ürünleri satabilir; fark, müşteriye ulaşma biçiminde ve sizin üstlendiğiniz işte ortaya çıkar.

Site, Google aramasından, reklamdan ya da paylaşılan bir linkten gelen herkese anında açılır. Kurulum gerekmez, bu yüzden yeni müşteri kazanmanın ana kapısı sitedir. Uygulama ise ancak kullanıcı onu bilerek indirdiğinde devreye girer. Buna karşılık bir kez kurulduktan sonra telefonun ana ekranında durur, oturumu açık tutar ve bildirim gönderebilir.

Pratikte şu ayrımı yapıyoruz: site keşif ve ilk satış için, uygulama ise tekrar eden ilişki için çalışır. Siteniz mobilde yavaşsa ya da dar ekranda zor kullanılıyorsa, uygulama bu sorunu çözmez; yalnız sorunu ikinci bir platforma taşır. Önce sitenin mobil durumunu mobil uyumluluk testi aracımızla kontrol etmenizi öneririz. Sayfa hızının satışa etkisini ise e-ticarette sayfa hızı yazımızda ayrıca ele aldık.

Uygulama bir e-ticaret işletmesine gerçekte ne kazandırır?

Uygulamanın değeri, sitenin yapamadığı ya da zor yaptığı işlerden gelir. Ürün listesi ve sepet her iki tarafta da vardır; asıl fark müşteriyle kurduğunuz sürekli temastadır. Sahada en çok işe yarayan kazanımlar şunlardır:

  • Bildirim kanalı: İzin veren müşteriye kargo durumu, stoğa dönen ürün ya da kişisel kampanya hakkında doğrudan haber verirsiniz.
  • Hızlı yeniden sipariş: Önceki siparişi tek dokunuşla tekrarlama, kayıtlı adres ve ödeme yöntemiyle kısa bir ödeme akışı.
  • Sadakat programı: Puan, seviye ve dijital kart gibi öğeleri uygulama içinde görünür tutarsınız.
  • Açık oturum: Müşteri her seferinde giriş yapmak zorunda kalmaz; bu da tekrar alışverişte sürtünmeyi azaltır.
  • Cihaz özellikleri: Kamera ile barkod okutma, konuma göre mağaza bulma, biyometrik giriş gibi işlevler.

Dikkat ederseniz bu kazanımların neredeyse tamamı mevcut müşteriye yöneliktir. Dolayısıyla uygulamanın getirisi, size zaten dönen müşteri sayısıyla doğrudan bağlantılıdır. Hiç geri dönmeyen müşteri için bildirim, sadakat ve hızlı sipariş özelliklerinin pratik bir anlamı kalmaz.

Tekrar satın alma sıklığı karar için neden belirleyicidir?

Müşteri telefonunda yer açarken önce az kullandığı uygulamaları siler. Bu nedenle uygulamanın telefonda kalması, müşterinin onu düzenli olarak açmasına bağlıdır. Yılda bir kez alınan bir ürün için kimse uygulama tutmaz; haftalık ya da aylık ihtiyaç ise uygulamayı alışkanlığa dönüştürür.

Örnek hesap: Mağazanız ayda 2.000 sipariş alıyor ve bunların yaklaşık yarısı daha önce alışveriş yapmış müşterilerden geliyor. Bu müşterilerin önemli bir kısmı ayda birden fazla sipariş veriyorsa, uygulamayı açık tutacak düzenli bir kitleniz var demektir. Aynı hacimde siparişin çoğu ilk kez alışveriş yapan kişilerden geliyorsa, uygulama kurulumu düşük kalır ve yatırım geri dönmekte zorlanır. Bu rakamlar yalnız mantığı gösteren örnek değerlerdir; eşik ya da sektör ortalaması değildir.

Kendi verinizde şu üç göstergeye bakmanızı öneririz:

  1. Son 12 ayda en az iki kez sipariş veren müşterilerin toplam müşterilere oranı.
  2. İki sipariş arasında geçen ortalama gün sayısı.
  3. Tekrar eden müşterilerden gelen cironun toplam ciro içindeki payı.

Bu oranlar yüksek ve sipariş aralığı kısaysa uygulama ciddi bir aday olur. Oranlar düşükse önce siteyi ve e-posta ile yeniden pazarlamayı güçlendirmek daha akılcıdır.

Hangi işletmelerde e-ticaret sitesine mobil uygulama mantıklıdır?

Uygulama, müşterinin sizi sık ziyaret ettiği ve her ziyarette benzer işlemleri tekrarladığı modellerde güçlüdür. Saha tecrübemize dayanarak en uygun gördüğümüz örnek senaryolar şunlardır:

  • Market, gıda ve ev ihtiyacı gibi haftalık ya da aylık tekrar eden alışverişler.
  • Evcil hayvan maması, bebek ürünleri ve kişisel bakım gibi düzenli tükenen ürünler.
  • Her hafta yeni ürün ekleyen, takipçisi koleksiyonları kaçırmak istemeyen moda markaları.
  • Güçlü bir sadakat programı yürüten ve puanı alışverişin parçası yapan mağazalar.
  • Fiziksel mağazası da olan ve mağaza içi deneyimi (barkod, stok sorgulama, dijital kart) uygulamayla birleştirmek isteyen markalar.

Bu senaryoların ortak noktası, müşterinin uygulamayı açmak için düzenli bir nedeni olmasıdır. Örneğin bir mama markası, "mamanız bitmek üzere olabilir" hatırlatmasını tam zamanında gönderebilir ve müşteri önceki siparişi tek dokunuşla tekrarlar. Böylece uygulama, müşterinin rutininin bir parçası olur.

Öte yandan bu modellerde bile uygulama tek başına mucize yaratmaz. Ürün çeşidi, fiyat ve teslimat kalitesi zayıfsa uygulama yalnız bu zayıflığı daha görünür hale getirir.

Hangi durumlarda uygulamaya henüz gerek yoktur?

Bazı işletmeler için uygulama, bütçeyi asıl büyüme kanallarından uzaklaştıran bir yatırımdır. Aşağıdaki durumlardan biri sizi tarif ediyorsa önce siteyi güçlendirmenizi öneririz:

  • Ürününüz seyrek alınıyor: mobilya, beyaz eşya, düğün ürünleri veya yılda bir alınan ekipman gibi.
  • Siparişlerin büyük kısmı ilk kez alışveriş yapan müşterilerden geliyor.
  • Siteniz mobilde yavaş, ödeme adımı karmaşık ya da sepet terk oranı yüksek.
  • Uygulamayı yayından sonra düzenli güncelleyecek bir bütçe ayıramıyorsunuz.
  • Uygulama için ayrı bir tanıtım ve indirme kampanyası yürütmeyi planlamıyorsunuz.

Bu durumlarda uygulama, az indirilen ve kısa sürede silinen bir ürüne dönüşebilir. Kullanıcıların uygulamayı neden sildiğini ilk 7 gün ve elde tutma yazımızda ayrıntılı anlattık. Kısaca söylemek gerekirse, net bir fayda sunmayan uygulama telefonda kalmaz.

Ayrıca rakibinizin uygulama çıkarmış olması tek başına bir gerekçe değildir. Rakibin uygulamasının kaç kişi tarafından düzenli kullanıldığını dışarıdan bilemezsiniz. Kararı kendi müşteri verinize göre vermeniz her zaman daha sağlıklıdır.

Uygulama yeni müşteri getirir mi, yoksa mevcut müşteriyi mi büyütür?

Uygulama esas olarak mevcut müşteriyi büyütür. Yeni bir kullanıcının sizi önce aramada, reklamda ya da sosyal medyada bulması, ardından siteden alışveriş yapması ve memnun kalırsa uygulamayı indirmesi en yaygın yoldur. Yani yeni müşteri kazanımında site ve reklamlar, sadakatte ise uygulama ön plandadır.

Bu nedenle uygulama planı yaparken indirme sayısını değil, uygulama kullanıcılarının sipariş sıklığını ve sepet tutarını hedef almanızı öneririz. Uygulamayı indiren müşteri zaten sizi seven bir müşteridir. Asıl soru, uygulamanın bu müşteriyi daha sık alışveriş yapan biri haline getirip getirmediğidir.

Uygulamanın keşfedilmesine yardımcı olan yollar da vardır, ancak bunlar siteyi destekler, yerini almaz:

  • Sitenin mobil sürümünde ve sipariş onayı e-postasında uygulamayı tanıtan kısa bir alan.
  • E-posta veya mesajdaki ürün linkine tıklayan kullanıcıyı doğrudan uygulamadaki ürüne götüren bağlantılar.
  • Mağaza sayfasında açık ekran görüntüleri ve uygulamaya özel faydanın net anlatımı.

Linkten uygulamanın içine geçiş için deep link rehberimize bakabilirsiniz. Bu yapı, kampanya linklerinin uygulamayı kuran müşteride doğrudan ilgili ekranı açmasını sağlar.

PWA, uygulama yerine yeterli olabilir mi?

Birçok mağaza için evet, en azından ilk aşamada. PWA (Progressive Web App, ilerleyici web uygulaması), web teknolojileriyle yapılan ve uygulama benzeri bir deneyim sunan sitedir. web.dev PWA belgeleri, PWA'yı web üzerinde geliştirilip yayınlanan, uygulama deneyimi sağlayan yetenekler olarak tanımlar. Mağaza onayı gerekmez ve güncellemeyi siteye yüklediğiniz anda herkes görür.

PWA ile müşteri sitenizi ana ekrana ekleyebilir, sayfalar daha hızlı açılabilir ve bazı içerikler bağlantı zayıfken de görünebilir. Bildirim tarafında ise platform farkı vardır. Örneğin iOS'ta web bildirimi, sitenin ana ekrana eklenmiş olmasını ve izin isteğinin kullanıcı dokunuşuyla başlamasını gerektirir. Dolayısıyla iPhone kullanıcılarına bildirim ulaştırmak, yerel uygulamaya göre daha fazla adım ister.

Kısacası PWA, talebi düşük maliyetle test etmenin iyi bir yoludur. Müşterilerin ana ekrana ekleme ve bildirim iznini ne ölçüde kullandığını görürsünüz. İki seçeneği ayrıntılı karşılaştırdığımız mobil uygulama mı PWA mı yazımızda hangi özelliğin hangi tarafta güçlü olduğunu tablo halinde bulabilirsiniz. PWA verisi olumluysa yerel uygulamaya geçiş kararınız artık tahmine değil, ölçüme dayanır.

Mağaza kuralları e-ticaret uygulamasında neleri zorunlu kılar?

Uygulamanız App Store ve Google Play kurallarına uymak zorundadır ve bu kurallar e-ticaret için birkaç önemli sonuç doğurur. Apple'ın App Store İnceleme Yönergeleri 4.2 maddesinde, uygulamanın yeniden paketlenmiş bir web sitesinin ötesine geçen özellik, içerik ve arayüz sunması gerektiğini söyler. Yani siteyi bir çerçeveye koyup mağazaya göndermek ret riski taşır.

Ödeme tarafında ise iyi bir haber vardır. Apple yönergelerinin 3.1.3(e) maddesi, uygulama dışında tüketilen fiziksel ürün ve hizmetlerin ödemesini uygulama içi satın alma dışındaki yöntemlerle, örneğin Apple Pay ya da kart girişiyle almanızı ister. Google Play Ödemeler politikası da fiziksel ürün satışında Google Play faturalandırma sistemini kullanmamanızı söyler. Dolayısıyla mevcut ödeme altyapınızı uygulamaya bağlayabilirsiniz; ayrıntıları mobil uygulamada kartla ödeme yazımızda anlattık.

Hesap tarafında da bir zorunluluk vardır. Apple 5.1.1(v) maddesinde, hesap oluşturmaya izin veren uygulamaların hesap silmeyi de uygulama içinde sunmasını ister. Google Play ise hesap silme gereksinimleri sayfasında hem uygulama içi silme yolu hem de silme talebi için bir web linki ister. Bu kurallar değişebileceği için yayından önce güncel metni resmi sayfalardan kontrol edin.

E-ticaret uygulamasında bildirimleri nasıl kullanmalısınız?

Bildirim, uygulamanın en güçlü ama en kolay yıpranan aracıdır. Apple yönergelerinin 4.5.4 maddesi, bildirimlerin uygulamanın çalışması için zorunlu tutulmamasını ister. Ayrıca tanıtım ve doğrudan pazarlama amaçlı bildirimler için kullanıcının uygulama arayüzündeki açık bir onayla izin vermesini ve bu mesajlardan çıkabileceği bir yol sunmanızı şart koşar.

Bu nedenle bildirimleri iki gruba ayırmanızı öneririz. Birinci grup, sipariş onayı, kargo çıkışı ve teslimat gibi işlemsel mesajlardır; müşteri bunları bekler. İkinci grup ise kampanya ve tanıtım mesajlarıdır; bunlar için ayrı ve açık bir onay alırsınız. Uygulama ayarlarında da iki grubu ayrı ayrı kapatma imkânı sunarsınız.

E-ticarette değer taşıyan bildirim örnekleri şunlardır:

  • Favoriye eklenen ürün stoğa döndüğünde ya da fiyatı düştüğünde kişisel haber.
  • Düzenli alınan ürünün tükenme zamanına yakın bir hatırlatma.
  • Sepette bırakılan ürün için tek ve zamanı iyi seçilmiş bir hatırlatma.
  • Sadakat puanının süresi dolmadan önce kısa bir uyarı.

İzni ilk açılışta değil, faydayı anlattıktan sonra istemek daha sağlıklıdır. Doğru zamanlamayı push bildirim izni ne zaman istenmeli yazımızda ele aldık.

Sadakat programı uygulamada neden daha iyi çalışır?

Sadakat programı, müşteriyi tekrar getiren mekanizmadır ve uygulama bu mekanizmayı görünür tutar. Sitede puan bakiyesi çoğu zaman bir hesap sayfasının içinde kaybolur. Uygulamada ise puan, seviye ve kişisel kampanyalar ana ekranda, müşterinin her açılışta gördüğü yerde durur.

Üstelik fiziksel mağazası olan markalar için uygulama, kasada okutulan bir dijital kart işlevi görebilir. Böylece müşteri hem çevrim içi hem mağaza alışverişinde aynı programdan yararlanır. Bu birleşik görünüm, satın alma geçmişini tek yerde toplamanızı da kolaylaştırır.

Ancak sadakat programı uygulamadan önce kurgulanmalıdır. Puanın nasıl kazanıldığı, neye harcandığı ve ne zaman sona erdiği netleşmeden uygulamaya eklenen bir program, müşteriyi motive etmez. Puan, kampanya ve dijital kart kurgusunu sadakat uygulaması nasıl kurulur rehberimizde adım adım anlattık.

Örnek senaryo: Bir kahve ve atıştırmalık markası, çevrim içi siparişte ve mağazada aynı puanı veriyor. Uygulama, müşterinin bir sonraki ödüle ne kadar kaldığını ana ekranda gösteriyor. Bu görünürlük, müşterinin küçük bir ek alışverişle ödüle ulaşma isteğini artırır.

Uygulamanın maliyeti ve bakımı nelerden oluşur?

Uygulamanın maliyeti ilk geliştirmeyle bitmez; asıl yük yayından sonraki yıllarda ortaya çıkar. Fiyat, kapsamdan ekibe kadar pek çok değişkene bağlı olduğu için burada rakam vermiyoruz. Bunun yerine bütçenize dahil etmeniz gereken kalemleri sıralıyoruz:

  1. İlk tasarım ve geliştirme: iOS ve Android sürümleri, yönetim tarafı ve site altyapınızla entegrasyon.
  2. Mağaza hesapları ve yayın süreci: geliştirici hesapları, inceleme, mağaza sayfası metinleri ve görselleri.
  3. İşletim sistemi güncellemeleri: Apple ve Google her yıl yeni sürüm çıkarır; uygulamanın bunlara uyarlanması gerekir.
  4. Mağaza politikası değişiklikleri: gizlilik formları, hedef sürüm şartları ve yeni zorunluluklar.
  5. Hata takibi ve performans: çökme izleme, yavaş ekranların düzeltilmesi.
  6. Pazarlama: uygulamanın tanıtımı, bildirim kurgusu ve kampanya yönetimi.

Görüldüğü gibi listenin yarısı yayından sonra gelen işlerdir. Bu yüzden teklif değerlendirirken yalnız ilk geliştirme bedeline değil, yıllık bakımın kapsamına da bakmanızı öneririz. Bir teklifi karşılaştırırken sorulacak soruları mobil uygulama teklifi değerlendirme yazımızda topladık.

Native mi, cross-platform mu geliştirmelisiniz?

E-ticaret uygulamalarının büyük kısmında cross-platform (çapraz platform) yaklaşım mantıklı bir başlangıçtır. Bu yaklaşımda tek bir kod tabanından hem iOS hem Android sürümü çıkarırsınız. Ürün listesi, sepet, ödeme ve hesap ekranları gibi standart akışlar için bu yöntem genellikle yeterli performansı verir.

Native (yerel) geliştirme ise her platform için ayrı kod yazmak demektir. Artırılmış gerçeklikle ürün deneme, yoğun animasyon ya da cihazın özel donanımına derin erişim gibi ihtiyaçlarda öne çıkar. Ancak iki ayrı kod tabanı, bakım yükünü de ikiye katlar.

Seçim yaparken şu soruları kendinize sorun:

  • Uygulamada platforma özgü, ileri düzey bir özellik gerçekten gerekli mi?
  • Uzun vadede tek bir ekiple iki platformu aynı anda güncel tutabilir misiniz?
  • Yeni özellikleri iki platformda aynı gün yayınlamak sizin için önemli mi?

İki yaklaşımın ayrıntılı karşılaştırmasını native mi cross-platform mu yazımızda bulabilirsiniz. E-ticaret özelinde ise karar çoğu zaman bakım kolaylığı lehine çıkar.

Hangi seçenek size uygun: karar tablosu nasıl okunur?

Aşağıdaki tablo, en sık karşılaştığımız durumları üç seçenekle eşleştiriyor. Satırlardan hangisi işinizi en iyi tarif ediyorsa, o satırdaki öneriyi başlangıç noktası olarak alabilirsiniz. Bu bir saha tecrübesine dayalı yol haritasıdır, kesin bir kural değildir.

DurumunuzMobil uyumlu sitePWAMobil uygulama
Ürün seyrek alınıyor, müşterilerin çoğu ilk kez geliyorÖncelikGerekirseGerek yok
Site mobilde yavaş veya ödeme adımı karmaşıkÖnce bunu düzeltinSonraErken
Tekrar eden müşteri payı orta, bildirim talebi belirsizGerekliTest için idealVeriye göre
Haftalık veya aylık düzenli alışveriş yapan güçlü bir kitle varGerekliAra adım olabilirGüçlü aday
Fiziksel mağaza, sadakat kartı ve stok sorgulama birleşecekGerekliSınırlıGüçlü aday
Yayından sonra bakım bütçesi ayrılamıyorÖncelikMantıklıErtelenmeli

Dikkat ederseniz site hiçbir satırda "gerek yok" olarak geçmiyor. Bunun nedeni basittir: uygulama siteyi tamamlar, yerini almaz. Yeni müşterileriniz sizi yine sitede tanır.

Karar vermeden önce hangi soruları cevaplamalısınız?

Aşağıdaki kontrol listesi, kararı veriye dayandırmanıza yardım eder. Her soruya dürüst bir "evet" ya da "hayır" verin; evet sayısı arttıkça uygulama daha güçlü bir aday olur.

  1. Müşterilerimin önemli bir kısmı sitemden düzenli olarak tekrar alışveriş yapıyor mu?
  2. İki sipariş arasındaki süre kısa mı, yani müşteri beni sık hatırlamalı mı?
  3. Uygulamada sitenin veremeyeceği somut bir fayda sunabilir miyim?
  4. Bildirimle paylaşabileceğim gerçekten değerli haberlerim var mı?
  5. Mevcut ya da planlanan bir sadakat programım var mı?
  6. Sitemin mobil hızı ve ödeme akışı zaten iyi durumda mı?
  7. Yayından sonra düzenli güncelleme için bütçe ayırabilir miyim?
  8. Uygulamayı mevcut müşterilerime tanıtacak kanallarım (e-posta, sosyal medya, sipariş paketi) var mı?
  9. Uygulamadan gelen siparişleri ve kullanımı ölçecek bir analitik planım var mı?
  10. Müşteri hizmetlerim uygulamayla ilgili soruları karşılamaya hazır mı?

Örneğin ilk iki soruya "hayır" diyorsanız, diğer cevaplar ne olursa olsun önce siteye ve yeniden pazarlamaya yatırım yapmanız daha akılcıdır. Buna karşılık ilk dört soruya "evet" diyorsanız, uygulama kapsamını konuşmanın zamanı gelmiş demektir.

E-ticaret sitesine mobil uygulama eklerken hangi adımları izlemelisiniz?

Kararınız uygulamadan yanaysa, süreci adımlara bölmek riski azaltır. Kendi projelerimizde izlediğimiz sıra şudur:

  1. Veriyi toplayın: Tekrar satın alma oranı, sipariş aralığı ve mobil trafik payını çıkarın.
  2. Uygulamanın tek cümlelik faydasını yazın: Örneğin "düzenli alışverişi iki dokunuşa indiren uygulama".
  3. Kapsamı daraltın: İlk sürümde yalnız bu faydayı taşıyan ekranları planlayın.
  4. Altyapıyı netleştirin: Ürün, stok, sepet ve sipariş verisinin siteyle nasıl senkron kalacağını belirleyin.
  5. Mağaza kurallarını baştan hesaba katın: Hesap silme, gizlilik bilgileri ve bildirim izni gibi şartları tasarıma ekleyin.
  6. Ölçümü kurun: Uygulama içi olayları ve siparişleri yayından önce tanımlayın.
  7. Kapalı testle başlayın: Küçük bir müşteri grubuyla deneyin, sonra herkese açın.
  8. Tanıtımı planlayın: Mevcut müşterilere uygulamaya özel bir neden sunun.

Bu adımları sizin için baştan sona yürütebiliriz. Mobil uygulama geliştirme hizmetimizde uygulamanızı biz geliştirir, App Store ve Google Play'e biz çıkarırız; kapsamınıza göre teklif almanız yeterlidir.

İlk sürümde hangi özellikler olmalı?

İlk sürüm, uygulamanın tek cümlelik faydasını eksiksiz taşımalı ve geri kalan her şeyi sonraya bırakmalıdır. Her özelliği ilk günden eklemeye çalışmak, hem yayını geciktirir hem de hata riskini artırır. E-ticaret için çoğu projede şu çekirdek yeterlidir:

  • Arama, kategori ve ürün detayı.
  • Sepet ve sitedeki ödeme altyapınızla uyumlu ödeme akışı.
  • Hesap, kayıtlı adres, sipariş geçmişi ve tek dokunuşla yeniden sipariş.
  • İşlemsel bildirimler ve ayrı onaylı kampanya bildirimleri.
  • Uygulama içinden hesap silme yolu.

Sadakat puanı, kişisel öneriler, barkod okutma ya da mağaza bulucu gibi özellikler, ilk sürümün kullanım verisi geldikten sonra sırayla eklenebilir. Böylece hangi özelliğin gerçekten kullanıldığını görür, bütçeyi buna göre yönlendirirsiniz.

İlk sürüm mantığını genel olarak mobil uygulama MVP yazımızda anlattık. MVP (minimum uygulanabilir ürün), temel değeri en az özellikle sunan ilk sürüm anlamına gelir. E-ticarette bu değer çoğu zaman hızlı tekrar alışveriştir.

Uygulamanın işe yarayıp yaramadığını nasıl ölçersiniz?

Uygulamayı indirme sayısıyla değil, iş sonuçlarıyla ölçmelisiniz. İndirme, yalnız ilginin göstergesidir; asıl soru, uygulama kullanıcılarının siteye göre daha sık ve daha istikrarlı alışveriş yapıp yapmadığıdır. Takip etmenizi önerdiğimiz göstergeler şunlardır:

  • Uygulama kullanıcılarının aylık sipariş sıklığı ve bunun site müşterileriyle karşılaştırması.
  • Kurulumdan sonraki 7. ve 30. günde uygulamayı yeniden açan kullanıcı oranı.
  • Bildirim izni veren kullanıcı oranı ve bildirimden gelen siparişler.
  • Uygulama kaynaklı ciro ve bu cironun toplam içindeki payı.
  • Çökme oranı ve ödeme adımındaki hata sayısı.

Ancak bir karşılaştırma tuzağına dikkat edin. Uygulamayı indiren müşteri zaten daha sadık bir müşteridir; bu yüzden uygulama kullanıcıları doğal olarak daha sık alışveriş yapar. Uygulamanın gerçek etkisini görmek için aynı müşterinin uygulamayı indirmeden önceki ve sonraki davranışını karşılaştırmak daha doğru bir yöntemdir.

Ölçüm planını yayından önce kurmanız gerekir; aksi halde ilk haftaların verisi kaybolur. Böylece altı ay sonra "uygulama işe yaradı mı?" sorusuna tahminle değil, rakamla cevap verirsiniz.

En sık yapılan hatalar nelerdir?

E-ticaret uygulaması projelerinde tekrar tekrar karşılaştığımız hatalar, çoğunlukla karar aşamasında başlar. En yaygın olanları şöyle sıralayabiliriz:

  • Siteyi çerçeveye koymak: Web görünümünü uygulamaya sarmak hem kullanıcıyı hayal kırıklığına uğratır hem de mağaza incelemesinde ret riski doğurur.
  • Uygulamayı yeni müşteri kanalı sanmak: Reklam bütçesini uygulama indirmeye kaydırmak, ilk satış kapısı olan siteyi zayıflatır.
  • Bildirimi fazla kullanmak: Her gün kampanya göndermek, iznin kapatılmasına ve uygulamanın silinmesine yol açar.
  • Bakımı bütçelememek: Güncellenmeyen uygulama, yeni işletim sistemi sürümlerinde sorun çıkarır.
  • Fiyat ve stok farkı: Site ile uygulamanın farklı fiyat veya stok göstermesi müşteri güvenini sarsar.
  • Ölçümsüz yayın: Uygulamanın katkısını gösteremediğiniz için bir sonraki yatırım kararı tahmine kalır.

Bu hataların ortak noktası, uygulamayı bir proje değil, bir ürün olarak görmemektir. Uygulama yayına çıktığı gün tamamlanmaz; tersine, asıl iş o gün başlar. Dolayısıyla ekibinizde uygulamanın sahibi olan, veriyi izleyen ve yol haritasını yöneten bir kişinin bulunması büyük fark yaratır.

Sonuç olarak e-ticaret sitesine mobil uygulama ne zaman doğru yatırımdır?

Özetle e-ticaret sitesine mobil uygulama, müşterileriniz sizden sık alışveriş yapıyorsa, uygulamada sitenin veremeyeceği net bir fayda sunabiliyorsanız ve yayından sonra bakımı sürdürebiliyorsanız doğru yatırımdır. Bu üç koşuldan biri eksikse önce siteyi güçlendirmek ya da PWA ile talebi test etmek daha akılcıdır.

Kararı kolaylaştırmak için şu kısa yol haritasını öneririz. İlk olarak siteyi mobilde hızlı ve sorunsuz hale getirin. Ardından tekrar satın alma verinizi çıkarın ve kontrol listesindeki soruları cevaplayın. Veri olumluysa dar kapsamlı bir ilk sürümle başlayın ve ölçümü baştan kurun.

Uygulamanın sizin için doğru adım olduğunu düşünüyorsanız, kapsamı birlikte netleştirebiliriz. Tasarımdan mağaza yayınına ve yayın sonrası bakıma kadar süreci mobil uygulama geliştirme hizmetimiz kapsamında yürütüyoruz. Uygulamanızı biz geliştirir, mağazaya biz çıkarırız; ihtiyacınızı anlatıp teklif almanız yeterlidir.

Sıkça Sorulan Sorular

E-ticaret uygulaması siteden daha fazla satış getirir mi?
Tek başına getirmez. Uygulama, mevcut ve sadık müşterilerin daha sık alışveriş yapmasına yardım eder; yeni müşteriler ise genellikle sizi önce sitede ve reklamlarda bulur. Bu yüzden uygulamanın katkısını, aynı müşterinin uygulamayı indirmeden önceki ve sonraki sipariş sıklığını karşılaştırarak ölçmeniz en doğru yöntemdir.
Uygulama içinde fiziksel ürün satışında Apple veya Google komisyonu öder miyim?
Mağaza kurallarına göre fiziksel ürün ve uygulama dışında tüketilen hizmetlerde uygulama içi satın alma kullanılmaz. Apple 3.1.3(e) maddesi Apple Pay veya kart girişi gibi yöntemleri işaret eder, Google Play Ödemeler politikası da fiziksel ürünleri faturalandırma şartının dışında tutar. Güncel metni resmi sayfalardan kontrol edin.
Sitemi uygulama görünümüne sarıp mağazaya yükleyebilir miyim?
Bu yöntem ret riski taşır. Apple yönergelerinin 4.2 maddesi, uygulamanın yeniden paketlenmiş bir web sitesinin ötesine geçen özellik, içerik ve arayüz sunmasını ister. Ayrıca bu yapı kullanıcıya siteden farklı bir fayda sunmadığı için uygulama kısa sürede silinir. Uygulamaya özgü işlevler planlamanızı öneririz.
PWA ile başlayıp sonra uygulamaya geçebilir miyim?
Evet, bu çoğu mağaza için akılcı bir yoldur. PWA ile müşterilerin ana ekrana ekleme ve bildirim iznini ne ölçüde kullandığını düşük maliyetle görürsünüz. Veri olumluysa yerel uygulamaya geçiş kararınız tahmine değil ölçüme dayanır. Ancak iOS tarafında web bildiriminin ek şartları olduğunu hesaba katın.
Uygulama yayınlandıktan sonra hangi bakım işleri çıkar?
Yayın sonrası işler arasında işletim sistemi güncellemelerine uyum, mağaza politikası değişiklikleri, gizlilik formlarının güncel tutulması, çökme takibi ve yeni özellikler yer alır. Bu yüzden teklif değerlendirirken ilk geliştirme bedelinin yanında yıllık bakım kapsamını da sormanız gerekir. Bakımsız uygulama zamanla sorun çıkarır.
Uygulamamızı siz geliştirip mağazaya yükleyebilir misiniz?
Evet, Talha Aslan ve ekibi olarak e-ticaret uygulamanızı tasarlar, geliştirir, App Store ve Google Play'e yayınlarız. Önce tekrar satın alma verinize ve hedeflerinize bakarak uygulamanın gerçekten gerekli olup olmadığını birlikte değerlendiririz. Kapsam netleştikten sonra size uygun bir teklif hazırlarız; teklif formundan ihtiyacınızı iletmeniz yeterlidir.
  • mobil uygulama
  • e-ticaret
  • PWA
  • push bildirim
  • sadakat programı
  • uygulama geliştirme
  • mobil uyumlu site
Paylaş:
Talha Aslan

Google Partner dijital pazarlama uzmanı. 2012’den beri SEO, Google Ads, web tasarım ve e-ticaret projelerinde sahada; bu blogda gördüğünüz her yazı o deneyimden çıkar.

Sıradaki proje

Projeniz için teklif alın.

Talebiniz doğrudan Talha Aslan ve ekibine ulaşır: stratejiyi Talha kurar, uygulamayı deneyimli ekip yürütür. Aynı gün dönüş yapar, kapsamı, takvimi ve tutarı yazılı teklifle 1 iş günü içinde göndeririz.