Sosyal Medya Raporu Nasıl Okunur? İşletme Sahibi İçin Metrik Rehberi

Kısa cevap
Sosyal medya raporu nasıl okunur?
Sosyal medya raporu, bir ayda hesaplarınızda olan biteni erişim, etkileşim ve iş sonucu katmanlarında özetleyen belgedir. Onu doğru okumak için önce iş hedefini, sonra hedefe bağlı metrikleri, en son da boş metrikleri incelersiniz. Böylece rakam yığını yerine karar alabileceğiniz üç dört bulguya ulaşırsınız.
Ayrıca bu rehberi, ajansınızın ya da ekibinizin gönderdiği aylık sosyal medya raporunu masaya koyup yan yana okuyacağınız şekilde hazırladık. Örneğin her bölümde bir metriği tanımlıyor, nerede yanıltabileceğini söylüyor ve rapora hangi soruyu sormanız gerektiğini gösteriyoruz.
Aylık sosyal medya raporu neden işletme sahibine zor gelir?
Raporların çoğunda ekip, platform panelindeki tabloları olduğu gibi kopyalar. Dolayısıyla işletme sahibi yirmi metrik görür, ancak hangisinin satışla ilgili olduğunu anlayamaz. Üstelik platformlar aynı kavrama farklı adlar verir; bir yerde gösterim, başka yerde görüntüleme yazar.
Bir başka sorun da bağlamın eksik olmasıdır. Örneğin "erişim yüzde 40 arttı" cümlesi tek başına iyi haber gibi durur. Oysa artış tek bir reklamdan geliyorsa organik durum aslında yerinde sayıyor olabilir. Bu nedenle iyi bir rapor rakamı değil, rakamın arkasındaki nedeni anlatır.
Kısacası zorluk sizden kaynaklanmaz; rapor biçiminden kaynaklanır. Aşağıdaki bölümler, her metriği iş diliyle okumanız için bir sözlük ve kontrol listesi sunuyor.
Bir de zaman sorunu var. İşletme sahibi raporu genellikle gün sonunda, yorgunken açar. Dolayısıyla raporun ilk sayfası kısa bir özetle başlamazsa okur sayfaları hızla geçer ve önemli bir uyarıyı kaçırır. İyi rapor, okurun beş dakikasına saygı gösterir.
Erişim ile gösterim arasındaki fark nedir?
Erişim, içeriğinizi en az bir kez gören tekil hesap sayısıdır. Gösterim ise içeriğin ekranda kaç kez belirdiğini sayar; aynı kişi üç kez görürse panel üç gösterim sayar. Meta, erişim ölçümünün tahmine dayalı olabileceğini Erişim Ölçümleri Hakkında sayfasında açıklar.
Dolayısıyla gösterimin erişime oranı size sıklığı verir. Örnek hesap: 10.000 erişim ve 25.000 gösterim varsa ortalama sıklık 2,5 olur. Yani aynı kişiler içeriğinizi birden çok kez görmüş demektir.
Öte yandan sıklık çok yükselirse kitle yorulur. Bu nedenle raporda erişim düşerken gösterim artıyorsa, içeriğin yeni kişilere ulaşmadığını, mevcut takipçilere tekrar tekrar gösterildiğini düşünürsünüz.
Ayrıca platformlar arasında tanımlar küçük farklar taşır. Örneğin bir platformda video görüntülemesi oynatma başlangıcını sayar, başka bir platformda belirli bir süreyi şart koşar. Bu yüzden farklı platformların rakamlarını aynı tabloda toplarken ekibinizden tanımları dipnot olarak eklemesini isteyin.
Sosyal medya raporu hangi katmanlara ayrılmalı?
Sağlıklı bir sosyal medya raporu metrikleri üç katmanda toplar. Böylece hangi rakamın ne işe yaradığını ilk bakışta görürsünüz:
- Görünürlük katmanı: erişim, gösterim, video izlenme.
- İlgi katmanı: beğeni, yorum, kaydetme, paylaşım, profil ziyareti.
- İş katmanı: bağlantı tıklaması, mesaj, form, arama, satış.
Ancak çoğu rapor ilk katmanda takılı kalır. Görünürlük önemlidir, çünkü kimse görmediği markadan alışveriş yapmaz. Yine de görünürlük tek başına kasaya para koymaz. Bu yüzden raporun son sayfası mutlaka iş katmanına ayrılmalıdır.
Üstelik katmanlar arasında geçiş oranları en değerli bilgiyi taşır. Örneğin 10.000 erişimden 200 profil ziyareti, oradan 30 bağlantı tıklaması geliyorsa sorunun hangi basamakta olduğunu kolayca bulursunuz.
Katman düzeni sunumu da kolaylaştırır. Ortağınıza ya da yöneticinize raporu anlatırken önce görünürlüğü, sonra ilgiyi, en son iş sonucunu konuşursunuz. Böylece dinleyen kişi hikayeyi baştan sona takip eder ve rakamlar arasında kaybolmaz.
Etkileşim oranı nasıl hesaplanır ve neye göre yorumlanır?
Etkileşim oranını bulmak için toplam etkileşimi bir taban sayıya bölersiniz. Ancak taban sayı rapordan rapora değişir: kimi takipçi sayısını, kimi erişimi kullanır. Dolayısıyla iki rapordaki oranları karşılaştırmadan önce formülü sormanız gerekir.
Örnek hesap: bir gönderi 300 etkileşim ve 6.000 erişim aldıysa erişime göre oran yüzde 5 olur. Aynı hesabın 20.000 takipçisi varsa takipçiye göre oran yüzde 1,5 çıkar. Yani aynı gönderi iki farklı başarı hikayesi anlatabilir.
Kendi rakamınızı kontrol etmek için Instagram etkileşim oranı hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz. Böylece rapordaki oranı aynı formülle yeniden hesaplar, tutarsızlığı hemen görürsünüz.
Üstelik etkileşimin içeriğini de sorun. Bazı raporlar yalnızca beğeni ve yorumu toplar, bazıları kaydetme ve paylaşımı da ekler. Dolayısıyla formülün hem tabanını hem de payını bilmeden oranı yorumlamak, farklı birimlerdeki iki fiyatı karşılaştırmaya benzer.
Kaydetme ve paylaşım neden beğeniden daha değerlidir?
Kaydetme, kullanıcının içeriğe daha sonra dönmek istediğini gösterir. Paylaşım ise içeriği başka birine önerecek kadar beğendiğini anlatır. Bu nedenle ikisi, tek dokunuşla verilen beğeniden daha güçlü bir ilgi işaretidir.
Örneğin bir mobilya markası için "salon düzenleme önerileri" gönderisi az beğeni ama çok kaydetme alabilir. Bu, içeriğin satın alma öncesi araştırma yapan kişilere hitap ettiğini gösterir. Dolayısıyla raporda kaydetme sütunu yoksa önemli bir sinyali kaçırırsınız.
Öte yandan kullanıcılar paylaşımların bir kısmını özel mesajla gönderir ve panel bu kaynağı her zaman net göstermez. Bu konuyu dark social nedir ve nasıl ölçülür yazımızda ayrıntılı anlattık.
Pratik bir öneri: raporda her içerik için kaydetme ve paylaşım toplamını erişime bölen ayrı bir sütun isteyin. Böylece içerikleri beğeni sayısına göre değil, kalıcı ilgi yaratma gücüne göre sıralarsınız. Bu sıralama, gelecek ayın içerik planına doğrudan yön verir.
Profil ziyareti ve bağlantı tıklaması ne anlatır?
Profil ziyareti, içeriğinizi gören kişinin markanızı merak edip sayfanıza geldiğini gösterir. Bağlantı tıklaması ise profildeki ya da hikayedeki bağlantıya dokunup sitenize gittiğini anlatır. Bu iki metrik, ilgi katmanından iş katmanına geçişin kapısıdır.
Ancak platform paneli tıklamayı sayar, sitenize kaç kişinin gerçekten ulaştığını sayamaz. Bu nedenle bağlantılarınıza kampanya etiketi eklemeniz gerekir. Google, bu etiketlerin nasıl çalıştığını özel URL'lerle kampanya verisi toplama sayfasında anlatır.
Etiketli bağlantıyı elle yazmak hataya açıktır. Bunun yerine UTM oluşturucu aracımızla her gönderi için tutarlı bağlantı üretebilirsiniz. Böylece raporda "Instagram'dan siteye kaç kişi geldi ve ne yaptı" sorusuna net cevap alırsınız.
Ayrıca profil ziyaretinden bağlantı tıklamasına geçiş oranına bakın. Örnek hesap: 500 profil ziyaretinden 25 tıklama geliyorsa oran yüzde 5 olur. Oran düşükse profil açıklamasını, bağlantı metnini ve öne çıkan hikayeleri gözden geçirmek iyi bir başlangıçtır.
Takipçi değişimi tek başına başarı göstergesi midir?
Hayır, takipçi değişimi tek başına başarı göstergesi değildir. Takipçi sayısı, içeriğinizi gelecekte görebilecek potansiyel kitleyi anlatır. Ancak bu kitlenin satın alma niyeti taşıyıp taşımadığını göstermez.
Örneğin bir çekiliş kampanyası bir haftada binlerce takipçi getirebilir. Çekiliş bitince bu kişilerin bir kısmı takibi bırakır, kalanlar da çoğu zaman içerikle etkileşmez. Dolayısıyla raporda net takipçi değişimini, yani kazanılan eksi kaybedilen sayıyı görmek istersiniz.
Üstelik takipçi kalitesi rakamdan önemlidir. Bu yüzden raporda takipçilerin şehir, yaş aralığı ve ilgi dağılımı da yer almalıdır. Hedef müşteriniz İstanbul'daysa ve yeni takipçiler başka ülkelerden geliyorsa, artış size iş getirmez.
Son olarak takipçi kaybının zamanına bakın. Belirli bir gönderiden sonra kayıp artıyorsa, o içerik kitlenizin beklentisiyle uyuşmamış olabilir. Yani takipçi rakamı, doğru okunduğunda içerik uyumu hakkında da ipucu verir.
Boş metrik ile iş sonucu arasındaki fark nedir?
Boş metrik, iyi göründüğü halde karar almanıza yardım etmeyen rakamdır. İş sonucu ise doğrudan gelir, müşteri ya da talep ile bağlantılıdır. Örneğin toplam beğeni bir boş metriktir; bağlantıdan gelen teklif formu ise iş sonucudur.
| Boş metrik | Neden yanıltır | Yerine bakılacak iş sonucu |
|---|---|---|
| Toplam beğeni | Satın alma niyetini göstermez | Kaydetme ve paylaşım |
| Toplam takipçi | Kalitesiz takipçiyi de sayar | Net takipçi ve hedef şehir payı |
| Gösterim | Aynı kişiyi tekrar sayar | Erişim ve sıklık |
| Video izlenme | Kısa izlemeyi de sayar | Ortalama izlenme süresi |
| Bağlantı tıklaması | Sitedeki davranışı göstermez | Etiketli oturum ve dönüşüm |
Kısacası boş metrik kötü değildir, yalnızca yetersizdir. Böylece raporda her boş metriğin yanında bir iş sonucu görmeyi talep edersiniz.
Bununla birlikte boş metrikleri tamamen raporsuz bırakmayın. Görünürlük rakamları, iş sonucundaki değişimin nedenini anlamanıza yardım eder. Örneğin satış düştüğünde erişim de düşmüşse sorun görünürlükte, erişim sabitse sorun teklif ya da içerik mesajındadır.
Sosyal medya raporunda hangi iş hedefine göre bakmalısınız?
Raporu okumadan önce bu ayın hedefini tek cümleyle yazın. Çünkü aynı rakam farklı hedeflerde farklı anlam taşır. Örneğin yeni açılan bir kafe için erişim önemlidir; köklü bir e-ticaret markası için ise siteye giden etiketli trafik daha önceliklidir.
- Bilinirlik hedefi: erişim, yeni kişilere ulaşma oranı, video izlenme süresi.
- Etkileşim hedefi: kaydetme, paylaşım, yorum kalitesi.
- Talep hedefi: profil ziyareti, mesaj, bağlantı tıklaması, form.
- Satış hedefi: etiketli oturum, sepete ekleme, sipariş.
Bu çerçeveyi genel pazarlama göstergeleriyle birleştirmek isterseniz dijital pazarlama KPI'ları yazımıza göz atın. Böylece sosyal medya hedefleri şirketin genel hedefleriyle aynı dili konuşur.
Hedefi her ay değiştirmeyin. Çünkü sosyal medyada sonuçlar birikerek gelir ve bir hedefin etkisini görmek için genellikle birkaç ay gerekir. Bu nedenle üç aylık dönemler belirleyip her dönemde bir ana hedef ve iki yardımcı hedef seçmek daha sağlıklıdır.
İyi bir aylık rapor şablonu hangi bölümleri içerir?
Aşağıdaki şablonu ajansınızdan istenecek asgari yapı olarak kullanabilirsiniz. Her satırda neyin yazılması gerektiğini ve sizin hangi soruyla okumanız gerektiğini gösterdik.
| Rapor bölümü | İçerik | Sizin sorunuz |
|---|---|---|
| Özet | En fazla beş cümle, üç bulgu | Bu ay ne öğrendik? |
| Hedef ve sonuç | Hedef metrik, gerçekleşen, önceki ay | Hedefe ne kadar yaklaştık? |
| Görünürlük | Erişim, gösterim, sıklık | Yeni kişilere ulaştık mı? |
| İlgi | Kaydetme, paylaşım, yorum, profil ziyareti | İçerik işe yaradı mı? |
| İş sonucu | Tıklama, mesaj, form, satış | Kasaya ne yansıdı? |
| En iyi ve en zayıf içerik | İkişer örnek ve nedeni | Neyi tekrar edeceğiz? |
| Gelecek ay planı | Üç somut değişiklik | Neyi değiştireceğiz? |
Bu düzen, her bölümün bir karara bağlanmasını sağlar. Dolayısıyla rapor arşivlenen bir dosya değil, yönetim aracı olur.
Şablonu ilk ay ekibinizle birlikte uyarlayın. Her işletmenin iş sonucu farklıdır; kimi için telefon araması, kimi için online sipariş önemlidir. Böylece şablon sizin satış sürecinizi yansıtır ve her ay aynı yapıda karşılaştırma yaparsınız.
Rapora sorulması gereken 8 soru nelerdir?
Raporu aldıktan sonra aşağıdaki sekiz soruyu sırayla sorun. Cevap veremeyen bir rapor eksik demektir:
- Bu ayın hedefi neydi ve gerçekleşen ne oldu?
- Etkileşim oranı için hangi formülü kullandınız?
- Rakamların ne kadarı reklamdan, ne kadarı organikten geldi?
- Yeni kişilere ulaşma oranı arttı mı, azaldı mı?
- En çok kaydedilen ve paylaşılan içerik hangisiydi, neden?
- Siteye etiketli bağlantıdan kaç oturum geldi?
- Mesaj ve form gibi talepler kaç tane, kaçı müşteriye döndü?
- Gelecek ay hangi üç şeyi farklı yapacağız?
Bu soruları her ay sormak, ekibinizle aynı hedefe bakmanızı sağlar. Üstelik soruların cevapları zamanla bir öğrenme arşivi oluşturur.
Bu soruları sorarken suçlayıcı değil, meraklı bir dil kullanın. Çünkü amaç ekibi sınamak değil, birlikte öğrenmektir. Ekip de cevap veremediği soruyu bir sonraki rapora eklemeyi taahhüt ederse, rapor kalitesi her ay biraz daha yükselir.
Organik ve reklamlı sonuçları raporda nasıl ayırırsınız?
Reklam bütçesi olan hesaplarda erişim ve etkileşim iki kaynaktan gelir. Ancak bazı raporlar bunları tek sütunda toplar. Bu durumda organik içeriğin gerçek performansını göremezsiniz.
Örneğin bir ay erişim iki katına çıkmışsa ve aynı ay reklam bütçesi de iki katına çıkmışsa, organik tarafta bir değişiklik olmamış olabilir. Bu nedenle raporda organik ve ücretli sonuçların ayrı satırlarda gösterilmesini isteyin.
Reklam harcamasının mantığını anlamak için sosyal medya reklam bütçesi nasıl hesaplanır yazımız iyi bir başlangıç noktasıdır. Böylece reklam satırındaki maliyeti ve getiriyi doğru yorumlarsınız.
Ayrıca reklamlı içeriklerin organik etkisine de bakın. Bazen reklamla öne çıkan bir gönderi profil ziyaretini artırır ve sonraki organik gönderiler de daha çok kişiye ulaşır. Böyle bir etki varsa ekibinizin bunu raporda ayrı bir not olarak anlatmasını isteyin.
Önceki ay ile karşılaştırma neden yanıltıcı olabilir?
Ay ay karşılaştırma pratiktir, ancak mevsimselliği gizler. Örneğin bir okul kırtasiyesi için eylül ayı ile temmuz ayı aynı koşulları taşımaz. Dolayısıyla tek başına önceki ay karşılaştırması sizi gereksiz paniğe ya da sahte rahatlığa itebilir.
Bu nedenle iyi bir rapor üç karşılaştırma sunar: önceki ay, geçen yılın aynı ayı ve son üç ayın ortalaması. Böylece kısa dalgalanmayı uzun eğilimden ayırırsınız.
Ayrıca gönderi sayısındaki değişimi de not edin. Ekip bu ay daha az içerik paylaştıysa erişimdeki düşüş doğal bir sonuçtur. Yani rakamı yorumlamadan önce girdiyi, yani üretilen içerik miktarını kontrol edersiniz.
Bayram, tatil ve özel günler de karşılaştırmayı etkiler. Örneğin bir hediyelik eşya mağazası için özel gün haftası, normal bir haftadan çok farklı davranır. Dolayısıyla ekibinizden raporda bu tarihleri işaretlemesini istemek, rakamları doğru bağlamda okumanızı sağlar.
Raporda istatistikler eksik görünüyorsa ne yapmalısınız?
Bazen raporda bir ayın verisi eksik ya da sıfır görünür. Bunun en sık nedeni hesabın türü, bağlantı sorunları ya da izin eksikliğidir. Örneğin kişisel hesaplarda profesyonel istatistikler görünmez.
Öncelikle uygulamada verinin gerçekten görünüp görünmediğini kontrol edin. Ardından ekibinizden ekran görüntüsü isteyin. Bu durumu adım adım Instagram istatistikleri görünmüyor yazımızda ele aldık.
Öte yandan eksik veriyi tahminle doldurmak yanlıştır. Bu yüzden raporda "veri yok" ifadesinin açıkça yazılmasını tercih edin; boşluğu kapatmak için uydurulan rakam sonraki ayların karşılaştırmasını da bozar.
Bu arada hesap erişimini de kontrol edin. Ekibiniz hesaba kendi kişisel şifrenizle değil, işletme araçlarındaki yetkilendirme ile bağlanmalıdır. Böylece veri erişimi kesintisiz sürer ve güvenlik riski azalır.
Sosyal medya raporundan web sitesine giden yolu nasıl izlersiniz?
Sosyal medya raporu çoğu zaman sitenize gelen kişide biter. Oysa satış ya da talep çoğunlukla sitede gerçekleşir. Dolayısıyla platform raporunu web analitiği raporuyla birleştirmeniz gerekir.
- Her bağlantıya kampanya etiketi ekleyin.
- Analitik aracında sosyal kaynaklı oturumları ayrı süzün.
- Bu oturumlarda form, arama ve satış gibi hedefleri sayın.
- Sonucu sosyal medya raporunun iş katmanına aktarın.
Sitenize daha çok sosyal trafik çekmenin yollarını sosyal medyadan web sitesine trafik yazımızda anlattık. Böylece raporun son sayfası boş kalmaz, gerçek iş sonucunu gösterir.
Öte yandan her ziyaretçi ilk gelişinde satın almaz. Kullanıcı Instagram'dan gelip siteyi inceleyebilir, iki gün sonra Google'dan arayıp sipariş verebilir. Bu nedenle sosyal medyanın katkısını yalnızca son tıklamaya göre değerlendirmek, kanalın değerini eksik gösterebilir.
Rapor ne zaman alarm işareti verir?
Bazı tablolar, içerik planının ya da hesabın sağlığının gözden geçirilmesi gerektiğini anlatır. Aşağıdaki işaretlerden ikisi birden görünüyorsa ekibinizle toplantı yapın:
- Üç ay üst üste yeni kişilere ulaşma oranı düşüyor.
- Erişim sabitken kaydetme ve paylaşım azalıyor.
- Takipçi artıyor, ancak profil ziyareti ve tıklama yerinde sayıyor.
- Raporda iş katmanı hiç yer almıyor.
- Rapor her ay aynı yorumu tekrar ediyor.
Kısacası alarm işareti tek bir düşük rakam değil, süren bir eğilimdir. Bu nedenle tek ayın düşüşüne değil, üç aylık yöne bakarsınız.
Alarm işaretini gördüğünüzde hemen ekibi değiştirmek yerine önce nedeni konuşun. Platform tarafındaki değişiklikler, mevsim ya da içerik sıklığındaki düşüş gibi geçici nedenler olabilir. Ancak ekip nedeni açıklayamıyor ve plan sunamıyorsa, süreci yeniden değerlendirmeniz mantıklıdır.
Raporu kendiniz mi hazırlamalısınız, ekibe mi bırakmalısınız?
Küçük işletmeler raporu çoğunlukla kendisi hazırlar. Başlangıçta bunu yapabilirsiniz; ancak iş her ay saatler alır ve tutarlılık zamanla kaybolur. Üstelik platform verisini site verisiyle birleştirmek teknik bilgi ister.
Raporlamanın bir kısmını otomatikleştirmek de bir seçenektir. Örneğin verileri tek tabloda toplayan bir akış kurabilirsiniz; bunun nasıl işlediğini yapay zeka ile raporlama sayfamızda anlatıyoruz.
Öte yandan rapor yalnızca bir çıktıdır; asıl iş içerik planı, yayın ve topluluk yönetimidir. Talha Aslan ve ekibi olarak bu döngünün tamamını yürütüyoruz. Sosyal medya yönetimi hizmetimizde her ay bu rehberdeki şablonla rapor sunar, sonuçları birlikte değerlendiririz.
Hangi yolu seçerseniz seçin, raporun sahibini netleştirin. Rapor kimin sorumluluğundaysa veri doğruluğu, teslim tarihi ve yorumlar da onun sorumluluğundadır. Böylece eksik bir rakam çıktığında kime soracağınızı bilirsiniz.
Örnek senaryo: bir raporu birlikte okuyalım mı?
Örnek senaryo: bir mahalle fırını düşünelim. Rapor, erişimin yüzde 30 arttığını, beğenilerin sabit kaldığını ve kaydetmenin iki katına çıktığını söylüyor.
İlk bakışta beğeni sabit olduğu için içerik zayıf görünür. Ancak kaydetme iki katına çıkmış; yani tarif ve sipariş saati paylaşımları insanlarda geri dönme isteği yaratmış. Dolayısıyla bu içerik türünü artırmak mantıklıdır.
Sonra iş katmanına bakarsınız: profilden telefon tıklaması artmış mı? Artmışsa içerik satışa yaklaşıyor demektir. Artmamışsa profilde arama butonunun ve adres bilgisinin görünür olup olmadığını kontrol edersiniz. Böylece rapor sizi somut bir eyleme götürür.
Bu senaryodan çıkan ders şudur: rapordaki tek bir rakam değil, rakamlar arasındaki ilişki karar getirir. Beğeni, kaydetme ve telefon tıklamasını yan yana okuduğunuzda içerik planının hangi yöne gitmesi gerektiğini net görürsünüz.
Video metriklerinde neye bakmalısınız?
Video içerikler raporda çoğu zaman tek bir izlenme rakamıyla yer alır. Ancak izlenme sayısı, videonun birkaç saniye bile ekranda kalmasını sayabilir. Bu nedenle izlenme rakamı tek başına içeriğin ilgi çektiğini kanıtlamaz.
Bunun yerine ortalama izlenme süresine ve videonun sonuna kadar izlenme oranına bakın. Örneğin otuz saniyelik bir videoda ortalama süre dört saniyeyse, ilk saniyeler izleyiciyi tutmuyor demektir. Dolayısıyla ekibinizle açılış sahnesini değiştirmeyi konuşursunuz.
Ayrıca videodan sonra gelen davranışa da bakın: video profil ziyareti ya da takip getirdi mi? Böylece hangi video türünün markanıza yeni insan çektiğini, hangisinin yalnızca kaydırılıp geçildiğini ayırt edersiniz. Kısacası video için tek rakam yerine süre, tamamlama ve sonrasındaki eylem üçlüsünü istersiniz.
Son olarak video uzunluğunu da rapora ekletin. Kısa ve uzun videoların izlenme süresini aynı ölçüyle karşılaştırmak, kısa videoları haksız yere başarılı gösterebilir. Bu yüzden süreyi video uzunluğuna oranlayarak okursunuz.
Yorumların niteliğini nasıl değerlendirirsiniz?
Yorum sayısını saymak kolaydır, ama yorumun niteliği daha çok şey anlatır. Örneğin yüz adet emoji yorumu ile on adet fiyat ve adres soran yorum aynı değeri taşımaz. Bu nedenle raporda yorumların türüne dair kısa bir özet görmek istersiniz.
- Soru yorumları: fiyat, stok, adres, çalışma saati.
- Olumlu geri bildirim: ürün ya da hizmetle ilgili deneyim.
- Şikayet ve eleştiri: hızlı yanıt bekleyen konular.
- Etiketleme: bir arkadaşını içeriğe çağıran kullanıcılar.
Soru yorumları satın alma niyetine en yakın gruptur. Dolayısıyla ekibinizin bu yorumlara kaç saat içinde yanıt verdiğini de rapora eklemesini isteyin. Öte yandan şikayetler artıyorsa bu bir içerik değil, hizmet konusudur; böyle durumlarda sosyal medyada kriz yönetimi yazımızdaki adımlar işinize yarar.
Mesaj taleplerini raporda nasıl takip edersiniz?
Birçok küçük işletmede satış, gönderinin altında değil özel mesajda başlar. Ancak raporlar bu kanalı çoğu zaman atlar. Böylece en değerli müşteri temas noktası gözden kaçar.
Bu sorunu çözmek için ekibinizden mesajları basit bir tabloda saymasını isteyin: gelen mesaj sayısı, fiyat ya da randevu soranlar, satışa ya da ziyarete dönenler. Örnek hesap: ayda 80 mesaj gelir, 30'u fiyat sorar ve 9'u satın alırsa, mesajdan satışa geçiş oranı yaklaşık yüzde 11 olur.
Üstelik bu oran içerik kararlarını da yönlendirir. Hangi gönderinin ardından mesaj arttığını not ederseniz, talep getiren içerik türünü bulursunuz. Yani mesaj takibi, raporun iş katmanını güçlendiren en ucuz yöntemdir.
Rapor toplantısını nasıl verimli yaparsınız?
İyi bir rapor bile toplantıda konuşulmazsa rafta kalır. Bu nedenle ayda bir kez, yarım saati geçmeyen bir değerlendirme toplantısı planlayın. Toplantıdan önce raporu okuyup sorularınızı yazılı gönderin; böylece ekip hazırlıklı gelir.
- İlk beş dakikada ayın hedefini ve gerçekleşen sonucu konuşun.
- Sonraki on dakikada en iyi ve en zayıf içeriği tartışın.
- Ardından iş katmanındaki rakamları satış verinizle karşılaştırın.
- Son on dakikada gelecek ayın üç değişikliğine karar verin.
Kararları yazılı kaydetmek önemlidir. Çünkü bir sonraki raporda ilk soru, geçen ayın kararlarının sonucu olmalıdır. Kısacası toplantı, raporu okumaktan çok raporu harekete dönüştürmenin yeridir.
Sosyal medya raporunu okumak için kontrol listesi
Her ay raporu açtığınızda aşağıdaki listeyi tek tek işaretleyin:
- Ayın hedefi raporun ilk sayfasında yazıyor mu?
- Rapor erişim ile gösterimi ayrı sütunda veriyor mu?
- Ekip etkileşim oranının formülünü yazıyor mu?
- Kaydetme ve paylaşım ayrı sütunda mı?
- Organik ve reklamlı sonuçlar ayrı satırda mı?
- Bağlantılarda kampanya etiketi var mı, site verisi raporda mı?
- Ekip en iyi ve en zayıf içeriğin nedenini anlatıyor mu?
- Gelecek ay için üç somut değişiklik raporda var mı?
Daha geniş bir pazarlama raporu için benzer bir yöntemi dijital pazarlama raporu nasıl okunur yazımızda anlattık. Raporlarınızı birlikte kurmak isterseniz sosyal medya yönetimi sayfamızdan teklif alabilirsiniz; bu işi sizin için biz yürütürüz.
Temel rehber: Dijital Pazarlama Nedir? Türleri, örnekleri ve nasıl yapıldığı, beynin içinden geçen etkileşimli bir filmle tek sayfada.



