Alt Alan Adı mı Alt Klasör mü? Blog ve Dil Sürümleri İçin SEO Kararı

Kısa cevap
Alt alan adı mı alt klasör mü, SEO için hangisi daha doğru?
Alt alan adı (subdomain) blog.example.com gibi ana alan adının önüne eklenen ayrı bir ana bilgisayar adıdır; alt klasör (subfolder) ise example.com/blog/ gibi aynı alan adının içindeki bir dizindir. Google ikisini de tarayıp dizine ekleyebilir. Çoğu işletmede alt klasör daha az yönetim yükü getirir; ayrı ekip ve altyapı gerekiyorsa alt alan adı mantıklıdır.
Biz Talha Aslan ve ekibi olarak bu soruyu en çok iki anda duyuyoruz: yeni bir blog açılırken ve site ikinci bir dile geçerken. Alt alan adı mı alt klasör mü sorusunun tek bir doğru cevabı yok. Ancak her işletme için doğru cevabı bulduran net ölçütler var. Bu rehberde Google'ın resmi belgelerinde ne yazdığını, pratikte otoritenin nasıl paylaşıldığını, yönetim farklarını ve taşıma riskini adım adım ele alıyoruz.
Alt alan adı ve alt klasör tam olarak nedir?
Bir web adresi birkaç parçadan oluşur. Örneğin https://blog.example.com/yazi/ adresinde "example.com" kayıtlı alan adınızdır. Önündeki "blog" ise alt alan adıdır. Buna karşılık https://example.com/blog/yazi/ adresinde blog bölümü alan adının içinde, eğik çizgiden sonra gelen bir klasördür.
- Alt alan adı: DNS üzerinde ayrı bir kayıtla tanımlanır. Bu yüzden farklı bir sunucuya, farklı bir yazılıma ve farklı bir ekibe kolayca bağlanabilir.
- Alt klasör: Ana sitenin aynı sunucusunda ve çoğu zaman aynı içerik yönetim sisteminde yaşar. Yani menü, şablon ve güvenlik ayarları ortaktır.
- Ülke alan adı (ccTLD): example.de gibi tamamen ayrı bir alan adıdır. Dil ve ülke tartışmasında üçüncü seçenek olarak masaya gelir.
Teknik açıdan fark küçük görünür. Fakat arama motoru, tarayıcı ve analiz araçları açısından alt alan adı çoğu zaman ayrı bir ana bilgisayar (host) sayılır. Dolayısıyla robots.txt, Search Console mülkü ve bazı raporlar bu ayrıma göre şekillenir.
Google resmi belgelerinde iki yapı hakkında ne söylüyor?
Google, çok bölgeli ve çok dilli siteleri yönetme belgesinde dört URL yapısını karşılaştırır: ülke alan adı, genel alan adında alt alan adı, genel alan adında alt dizin ve URL parametresi. Belgede parametre yapısı için açıkça "önerilmez" notu var. Öte yandan alt alan adı ve alt dizin için bir sıralama üstünlüğü yazmaz.
Belgedeki artı ve eksiler özetle şöyledir:
- Alt alan adı: Kurulumu kolaydır, farklı sunucu konumuna izin verir ve siteleri ayırmak kolaydır. Eksisi, kullanıcının "de" kısmının dil mi ülke mi olduğunu adresten anlamayabilmesidir.
- Alt dizin: Kurulumu kolaydır ve aynı sunucuda olduğu için bakımı düşüktür. Eksileri ise tek sunucu konumu ve bölümleri birbirinden ayırmanın daha zor olmasıdır.
Ayrıca Google'ın URL yapısı belgesi, çok bölgeli siteler için örnek olarak ülke alan adını ve genel alan adı altında ülke klasörünü gösterir. Bunu bir sıralama sinyali olarak okumamak gerekir. Yine de Google'ın örnek seçiminin alt klasöre yakın durduğunu not ediyoruz.
Google iki yapıyı da tarayıp dizine ekleyebilir mi?
Evet. Google'ın belgelerinde alt alan adını dizine eklemeyi engelleyen ya da alt klasörü ayrıca ödüllendiren bir kural yok. Her iki yapıda da sayfalarınız aynı tarama, işleme ve dizine ekleme sürecinden geçer. Bu nedenle "alt alan adı Google'da görünmez" ya da "alt klasör otomatik olarak üst sıraya çıkar" gibi iddialar doğru değildir.
Asıl fark, yapının yanında gelen teknik kurallardadır. Örneğin Google'ın robots.txt belgesi, bir alt alan adındaki robots.txt dosyasının yalnızca o alt alan adı için geçerli olduğunu söyler. Ana sitenizdeki robots.txt, blog.example.com üzerindeki sayfaları yönetmez. Benzer şekilde site adı gibi bazı arama görünümleri alan adı ve alt alan adı düzeyinde çalışır.
Kısacası Google iki yapıyı da işleyebilir. Karar, dizine girip girmemekten çok yönetim kolaylığı, iç link akışı ve marka bütünlüğü üzerinden verilir. Bu ölçütleri aşağıda tek tek açıyoruz.
Otorite ve link gücü iki yapı arasında nasıl paylaşılır?
Bu konu en çok yanlış anlaşılan kısımdır. Google, alt alan adı ile ana alan adı arasında otoritenin tam olarak nasıl aktığını resmi bir formülle açıklamaz. Dolayısıyla "alt alan adı otoritenin yüzde şu kadarını alır" diyen her rakam tahmindir. Biz bu tür rakamlara yaslanmıyoruz.
Pratikte gözlemlediğimiz şey daha basittir. Alt klasördeki bir blog yazısı, ana sitenin menüsünden, altbilgisinden ve ürün sayfalarından doğal iç linkler alır. Böylece kazandığı dış linkler de aynı site yapısı içinde dolaşır. Alt alan adında ise bu bağı bilinçli olarak kurmanız gerekir; çoğu ekip bunu unutur.
Üstelik ayrı bir alt alan adı, ayrı bir şablon ve ayrı bir menüyle kurulduğunda ziyaretçi açısından da başka bir site gibi hissettirir. Bu da iki taraf arasında link vermeyi zayıflatır. Domain otoritesi rehberimizde anlattığımız gibi, üçüncü taraf otorite puanları Google sinyali değildir. Ancak iç link akışının sürekliliği her iki yapıda da sizin elinizdedir.
Blog için alt alan adı mı alt klasör mü tercih etmelisiniz?
Blog için alt alan adı mı alt klasör mü sorusunda varsayılan önerimiz alt klasördür. Çünkü blog, hizmet ve ürün sayfalarını besleyen bir içerik merkezidir. Okur bir rehberden hizmet sayfasına geçerken aynı menüyü, aynı tasarımı ve aynı güveni görmelidir.
Alt klasör şu durumlarda öne çıkar:
- Blog ve ana site aynı içerik yönetim sistemini kullanıyorsa.
- Bloğun amacı hizmet ya da ürün sayfalarına arama trafiği taşımaksa.
- İçeriği aynı ekip yönetiyorsa ve ayrı bir sunucu gerekmiyorsa.
- Tek bir Search Console raporunda tüm site performansını görmek istiyorsanız.
Öte yandan bloğu farklı bir platformda tutmak zorundaysanız durum değişir. Örneğin ana site özel yazılımsa ve blog için hazır bir sistem kullanıyorsanız, alt alan adı teknik olarak daha kolaydır. Bu durumda bile sunucu tarafında ters vekil sunucu (reverse proxy) ile bloğu bir klasör altında yayınlamak mümkündür. Bu seçenek ek teknik iş gerektirir; dolayısıyla maliyetini ve bakımını önceden hesaplayın.
Dil sürümleri için alt alan adı mı alt klasör mü seçmelisiniz?
Dil sürümleri için alt alan adı mı alt klasör mü kararında soru biraz farklıdır. Burada hedef, her dildeki okura doğru sayfayı göstermektir. Google her iki yapıda da hreflang ile dil eşleşmesini anlayabilir. Ayrıca yerelleştirilmiş sürümler belgesi, alternatif adreslerin aynı alan adında olmak zorunda olmadığını açıkça söyler.
Bizim sahadaki tercihimiz, tek marka ve tek ekip varsa /en/ ve /de/ gibi dil klasörleridir. Bu yapıda çeviri akışı, şablon ve güvenlik güncellemeleri tek yerden yürür. Üstelik yeni dilin sayfaları, ana sitenin iç link ağına ilk günden bağlanır.
Ancak her ülkede ayrı bir şirket, ayrı bir katalog ve ayrı bir ekip çalışıyorsa alt alan adı ya da ülke alan adı daha mantıklı olabilir. Hangi yapıyı seçerseniz seçin, hreflang etiketlerinin karşılıklı olması gerekir. Bu konuyu hreflang etiketi rehberimizde ayrıntılı anlatıyoruz. Genel çerçeve için de çok dilli web sitesi SEO yazımıza göz atabilirsiniz.
Ülke alan adı üçüncü bir seçenek olarak ne zaman mantıklıdır?
Ülke alan adı (ccTLD), example.de gibi belirli bir ülkeye ait uzantıdır. Google'ın çok bölgeli siteler belgesi, bu yapının en net coğrafi hedefleme sinyalini verdiğini yazar. Buna karşılık maliyetli olabileceğini, daha fazla altyapı istediğini ve yalnız tek ülkeyi hedefleyebildiğini de belirtir.
Örneğin Almanca konuşulan üç ülkeye aynı içerikle hitap ediyorsanız, example.de tek başına Avusturya ve İsviçre'yi kapsamaz. Bu durumda dil klasörü daha esnektir. Öte yandan yalnız Almanya'ya satış yapan ve yerel güven unsurlarına çok önem veren bir işletme için ülke alan adı anlamlı olabilir.
Ülke alan adının bir dezavantajı da her alan adının sıfırdan güven kazanmak zorunda olmasıdır. Yani ana sitenizin dış linkleri, yeni alan adına kendiliğinden geçmez. Dolayısıyla bu seçeneği ancak her pazar için ayrı içerik, ayrı link çalışması ve ayrı bütçe ayırabiliyorsanız öneriyoruz.
Karar tablosu: hangi durumda hangi yapı uygundur?
Aşağıdaki tablo, Google belgelerindeki artı ve eksileri bizim saha deneyimimizle birleştirir. Bir garanti değil, karar vermeyi kolaylaştıran bir başlangıç çerçevesidir.
| Ölçüt | Alt klasör (example.com/blog/) | Alt alan adı (blog.example.com) | Ülke alan adı (example.de) |
|---|---|---|---|
| Kurulum | Kolay, aynı sistem | Kolay, ayrı DNS kaydı | Yeni alan adı ve altyapı |
| Bakım yükü | Düşük, tek sunucu | Orta, ayrı sistem olabilir | Yüksek, her ülke ayrı |
| İç link akışı | Doğal ve sürekli | Bilinçli kurulmalı | Alan adları arası link gerekir |
| robots.txt | Ana sitenin dosyası geçerli | Ayrı dosya gerekir | Ayrı dosya gerekir |
| Site adı desteği | Klasör düzeyinde yok | Alt alan adı düzeyinde var | Alan adı düzeyinde var |
| Ayrı ekip ve sunucu | Zor | Kolay | Kolay |
| Uygun senaryo | Blog, dil sürümü, tek marka | Uygulama, destek merkezi, ayrı ürün | Ülkeye özel şirket ve katalog |
Kısacası içerik ana siteyi besleyecekse alt klasör, içerik ayrı bir ürün ya da ayrı bir işletme gibi yaşayacaksa alt alan adı daha doğru seçimdir. Tabloyu okurken bir noktaya dikkat edin: satırların hiçbiri tek başına karar vermez. Örneğin ayrı sunucu ihtiyacınız varsa ama içerik ana siteyi besliyorsa, ters vekil sunucuyla klasör yapısını korumak bir ara çözüm olabilir. Bu yüzden önce içeriğin amacını, sonra ekip yapısını, en son altyapıyı değerlendirin.
Search Console mülkünü iki yapıda nasıl kurarsınız?
Bu araçta iki mülk türü vardır. Search Console Yardım belgesine göre Alan adı (Domain) mülkü tüm alt alan adlarını ve protokolleri tek çatı altında toplar. URL öneki (URL-prefix) mülkü ise yalnız belirttiğiniz önekle başlayan adresleri kapsar. Alan adı mülkü için DNS kaydıyla doğrulama gerekir.
Bu ayrım, yapı kararınızın raporlama tarafını belirler:
- Önce alan adı mülkünü açın. Böylece hem ana site hem de varsa alt alan adları tek raporda görünür.
- Alt alan adı kullanıyorsanız ayrıca o alt alan adı için URL öneki mülkü açın. Bu sayede o bölümün sorunlarını ayrı izlersiniz.
- Alt klasör kullanıyorsanız örneğin https://example.com/blog/ için ayrı bir URL öneki mülkü açabilirsiniz. Bu yöntem bloğun performansını ayrıştırmayı kolaylaştırır.
- Her mülke ilgili site haritasını gönderin ve dizine ekleme raporlarını düzenli kontrol edin.
Search Console kullanımına yeniyseniz Google Search Console rehberimiz temel ekranları adım adım anlatır.
robots.txt ve site haritası yapıya göre nasıl değişir?
Google'ın robots.txt belgesi kuralları çok nettir. Dosya sitenin en üst dizininde durmalıdır ve kurallar yalnız dosyanın bulunduğu ana bilgisayar, protokol ve bağlantı noktası için geçerlidir. Tarayıcılar alt dizinlerde robots.txt aramaz.
Bu kuralın iki yapıdaki sonucu farklıdır. Alt klasörde blogunuzun tarama kuralları ana sitenin robots.txt dosyasında yer alır. Dolayısıyla bir geliştiricinin ana sitede yaptığı yanlış bir engelleme, bloğu da etkileyebilir. Alt alan adında ise her alt alan adına ayrı bir robots.txt koymanız gerekir. Aksi halde o alt alan adı için hiçbir kural tanımlamamış olursunuz.
Site haritası tarafında da benzer bir mantık vardır. Google'ın yerelleştirilmiş sürümler belgesi, bir site haritasının yalnız barındığı dizinin altındaki adresleri içerebileceğini belirtir. Yani /blog/ klasörüne koyduğunuz bir harita, ana sitenin diğer sayfalarını listeleyemez. Bu yüzden harita dosyalarını kök dizinde tutmak ve her bölümü ayrı bir harita olarak bağlamak en sade yoldur.
Site adı ve marka görünümü yapıdan etkilenir mi?
Evet, bir noktada etkilenir. Google'ın site adları belgesi, arama sonuçlarında gösterilen site adının alan adı ve alt alan adı düzeyinde desteklendiğini yazar. Aynı belge, alt dizin düzeyinde site adı desteklenmediğini de açıkça belirtir.
Peki bu pratikte ne anlama gelir? Bloğunuz example.com/blog/ altındaysa, arama sonuçlarında ana sitenin site adıyla görünür. Bu çoğu işletme için avantajdır, çünkü blog trafiği doğrudan ana markayla eşleşir. Öte yandan blog.example.com gibi bir alt alan adı, kendi site adını taşıyabilir.
Ayrı bir ürün markası kurmak istiyorsanız bu durum işinize yarayabilir. Ancak amacınız ana markayı güçlendirmekse, ayrı bir site adı markanızı iki parçaya bölebilir. Kısacası marka stratejiniz, teknik yapı kararınızın önüne geçmemeli; ama onunla uyumlu olmalıdır.
Teknik ve ekip açısından yönetim farkları nelerdir?
SEO tartışması çoğu zaman sıralama üzerinden yürür. Oysa günlük hayatta asıl farkı yönetim yükü yaratır. Alt klasörde tek bir sertifika, tek bir güvenlik duvarı ve tek bir şablon sistemi yönetirsiniz. Böylece bir hız iyileştirmesi bütün siteye aynı anda yansır.
Alt alan adında ise her yapının kendi güncelleme takvimi olabilir. Örneğin ana site güncelken blog eski bir eklentiyle çalışabilir. Ayrıca analiz araçlarında alanlar arası takip ayarı, çerez onayı ve etiket yönetimi ek iş getirir. Bu işleri ihmal ettiğinizde aynı ziyaretçi iki ayrı kullanıcı gibi görünebilir.
- Güvenlik: Alt alan adında açık kalan eski bir sistem, ana markanın itibarını da etkileyebilir.
- Tasarım: Ayrı şablonlar zamanla birbirinden uzaklaşır; tutarlılığı korumak düzenli kontrol ister.
- Yetki: Ayrı ekipler için alt alan adı, erişimi bölmeyi kolaylaştırır.
Dolayısıyla ayrı ekip, ayrı yazılım ve ayrı yayın takvimi gerçekten gerekiyorsa alt alan adı mantıklıdır. Gerekmiyorsa alt klasör daha az sürpriz üretir.
Alt alan adından alt klasöre taşımanın riski nedir?
Mevcut bir alt alan adını alt klasöre taşımak, adresleri değiştiren bir site taşımasıdır. Google'ın URL değişikliği içeren site taşıma belgesi, taşıma sırasında sıralamada geçici dalgalanma bekleyebileceğinizi yazar. Orta büyüklükteki sitelerde yeni adreslerin eski adreslerin yerini almasının birkaç hafta ya da daha uzun sürebileceğini de belirtir.
Risk, taşımanın kendisinden çok hatalı uygulamadan gelir. Eksik yönlendirmeler, yönlendirme zincirleri ve unutulan iç linkler kayıpların başlıca nedenidir. Ayrıca taşımadan hemen sonra trafik düşüşünü görüp paniğe kapılarak yapıyı geri almak, sorunu ikiye katlar.
Bu yüzden taşımaya karar vermeden önce mevcut yapının gerçekten bir sorun yaratıp yaratmadığını ölçün. Taşımayı sadece "daha iyi SEO" beklentisiyle yapmayın. Taşımanın somut bir gerekçesi olmalı: yönetim yükünü azaltmak, markayı birleştirmek ya da iç link akışını güçlendirmek gibi. Sitenizde bu taşımayı biz planlıyor, yönlendirme haritasını çıkarıyor ve sonrasını takip ediyoruz; ayrıntılar için SEO danışmanlığı sayfamızdan teklif isteyebilirsiniz. Sıralama garantisi vermiyoruz; ama riski ölçülebilir hale getiriyoruz.
Alt alan adından alt klasöre geçişi adım adım nasıl planlarsınız?
Google'ın site taşıma belgesindeki ana adımları kendi kontrol listemizle birleştirince süreç şöyle ilerler:
- Envanter çıkarın: Alt alan adındaki tüm dizinli adresleri, site haritasını ve en çok trafik alan sayfaları listeleyin.
- Eşleme tablosu hazırlayın: Her eski adresin yeni karşılığını tek tek yazın. Örneğin blog.example.com/yazi/ adresi example.com/blog/yazi/ olur.
- Yeni yapıyı test edin: Yayına almadan önce yeni klasördeki sayfaların açıldığını, kanonik etiketlerin doğru olduğunu ve robots.txt kurallarının engel koymadığını kontrol edin.
- Kalıcı yönlendirme kurun: Google, mümkünse 301 ya da 308 gibi sunucu tarafı kalıcı yönlendirmeleri önerir. Zincir oluşturmadan doğrudan son adrese yönlendirin.
- İç linkleri güncelleyin: Menü, altbilgi ve yazı içi linkleri yeni adreslere çevirin; yönlendirmeye yaslanmayın.
- Site haritasını yenileyin: Yeni adresleri içeren haritayı Search Console'a gönderin.
- İzlemeye başlayın: Eski ve yeni mülkü birlikte takip edin.
Yönlendirmeleri canlıya almadan önce yönlendirme denetleyici aracımızla örnek adresleri test edebilirsiniz. Genel taşıma adımları için SEO migration kontrol listemiz daha geniş bir çerçeve sunar.
Taşımadan sonra hangi sinyalleri izlemelisiniz?
Taşıma bittiğinde iş bitmez. Aslında asıl öğrenme dönemi bu haftalarda başlar, çünkü Google yeni yapıyı adım adım keşfeder. İlk haftalarda Search Console'daki sayfa dizine ekleme raporunu ve performans raporunu birlikte okuyun. Eski alt alan adının sayfalarının yönlendirme nedeniyle dizinden çıkması, yeni klasördeki sayfaların ise dizine girmesi beklenen tablodur.
İzlemenizi önerdiğimiz başlıca sinyaller şunlardır:
- Yeni adreslerin dizine girme hızı ve "yönlendirmeli sayfa" durumundaki eski adresler.
- Öncelikli sayfalarda gösterim ve tıklama eğilimi.
- 404 hatası veren ve eşleme tablosundan kaçan adresler.
- Yönlendirme zinciri ya da döngüsü oluşan adresler.
Google, yönlendirmeleri mümkün olduğunca uzun, genel olarak en az bir yıl tutmayı önerir. Bu sürenin pratik ayrıntısını 301 yönlendirme ne kadar süre kalmalı yazımızda anlatıyoruz. Ayrıca zincir sorunları için yönlendirme zinciri rehberimize bakabilirsiniz.
Adres değişikliği aracı bu taşımada işe yarar mı?
Search Console'daki Adres değişikliği aracı (Change of Address tool), bir alan adından ya da alt alan adından başka bir alan adına geçişi Google'a bildirmek için var. Search Console Yardım belgesi, aracın yalnız alan adı düzeyindeki mülklerde çalıştığını ve aynı site içinde tek bir yolu taşımayı desteklemediğini belirtir.
Bu nedenle alt alan adından aynı alan adının alt klasörüne geçişte bu araca yaslanmayın. Resmi belge, böyle durumlar için yönlendirmeleri ve site haritası güncellemesini önerir. Yani taşımanın başarısı tamamen doğru yönlendirmeye, güncel iç linklere ve temiz bir site haritasına bağlıdır.
Ayrıca aynı belge, yönlendirmeleri en az 180 gün korumayı ve Google'dan trafik gelmeye devam ediyorsa daha uzun tutmayı önerir. Biz pratikte bu yönlendirmeleri kalıcı kabul ediyoruz, çünkü eski adreslere dış sitelerden gelen linkler yıllarca yaşar. Ayrıca eski alt alan adının DNS kaydını silmeyin; aksi halde yönlendirmeler de çalışmaz.
Bu kararda en sık yapılan hatalar nelerdir?
Sahada en çok karşılaştığımız hatalar teknik bilgi eksikliğinden çok aceleden doğar. Aşağıdaki listeyi bir karar öncesi kontrol olarak kullanabilirsiniz:
- Kulaktan dolma bilgiyle taşımak: "Alt klasör her zaman daha iyi" deyip çalışan bir yapıyı gerekçesiz bozmak.
- Dili IP adresine göre zorlamak: Ziyaretçiyi konumuna göre otomatik yönlendirmek, Googlebot'un diğer dilleri görmesini zorlaştırabilir. Bu riski IP'ye göre dil yönlendirmesi yazımızda anlatıyoruz.
- Tek taraflı hreflang: Google, iki sayfa birbirini göstermezse etiketlerin yok sayılacağını belirtir.
- Alt alan adını unutmak: robots.txt, site haritası ve Search Console mülkünü ana siteye göre kurup alt alan adını sahipsiz bırakmak.
- Karışık yapı: Bir dili klasörde, diğerini alt alan adında yayınlamak; bakım yükünü gereksiz yere artırır.
Hreflang etiketlerini hatasız üretmek için hreflang oluşturucu aracımızı kullanabilirsiniz.
Örnek senaryo: üç farklı işletme hangi kararı verir?
Aşağıdaki üç durum gerçek müşteri değil, karar mantığını göstermek için kurduğumuz örnek senaryolardır.
Örnek senaryo 1: İstanbul'da hizmet veren bir mimarlık ofisi, example.com sitesine blog eklemek istiyor. Site ve blog aynı içerik yönetim sisteminde, içeriği aynı ekip yazıyor. Bu durumda example.com/blog/ açık ara en sade seçimdir. Böylece her yazı hizmet sayfalarına doğrudan link verebilir.
Örnek senaryo 2: Bir yazılım şirketinin ana sitesi tanıtım odaklı, müşteri paneli ise ayrı bir uygulama. Panel arama trafiği beklemiyor ve ayrı bir ekip tarafından geliştiriliyor. Burada app.example.com gibi bir alt alan adı mantıklıdır. Ancak panel sayfalarının dizine girmesi istenmiyorsa bunu ayrıca ayarlamak gerekir.
Örnek senaryo 3: Bir e-ticaret markası Türkçe, İngilizce ve Almanca yayın yapacak. Katalog ve ekip ortak. Bu durumda example.com/en/ ve example.com/de/ klasörleri, karşılıklı hreflang ile birlikte yönetimi en kolay yapıdır. Dolayısıyla ülke alan adına ancak her ülke ayrı bir şirket gibi çalışacaksa geçmek mantıklıdır.
Bu kararı ne zaman uzman desteğiyle vermelisiniz?
Yeni bir site kuruyorsanız ve tablodaki ölçütler net bir cevap veriyorsa, kararı kendiniz verebilirsiniz. Ancak bazı durumlarda dışarıdan bir göz ciddi zaman kazandırır. Örneğin yıllardır trafik alan bir alt alan adını taşımak, birden fazla dili birleştirmek ya da farklı platformları tek alan adında toplamak bu gruba girer.
Bu tür projelerde biz önce mevcut durumun envanterini çıkarıyor, sonra yapı seçeneklerini sizin ekip ve altyapınızla birlikte değerlendiriyoruz. Ardından eşleme tablosunu, yönlendirme planını ve izleme takvimini hazırlıyoruz. Taşıma sonrası haftalarda Search Console verisini düzenli okuyup sapmaları raporluyoruz.
Sitenizde bu kararı birlikte vermek ve uygulamayı takip ettirmek isterseniz SEO danışmanlığı hizmetimiz üzerinden kapsamınıza göre teklif alabilirsiniz. Sıralama sonucu için garanti vermiyoruz; ama her adımı Google'ın resmi belgelerine dayandırıyoruz.
Kısacası hangi yapıyı seçmelisiniz?
Alt alan adı mı alt klasör mü sorusunun cevabı, sıralama efsanelerinden değil yönetim gerçeklerinden çıkar. Google iki yapıyı da tarayıp dizine ekleyebilir ve resmi belgelerinde birini sıralama açısından üstün ilan etmez. Bununla birlikte alt klasör, tek marka ve tek ekip için daha az bakım ve daha doğal iç link akışı sağlar.
Alt alan adı ise ayrı ürünler, ayrı uygulamalar ve ayrı ekipler için güçlü bir seçenektir. Mevcut bir yapıyı değiştirmeyi düşünüyorsanız, önce gerekçeyi yazıya dökün. Ardından taşımanın riskini, yönlendirme planını ve izleme sürecini hesaplayın. Böylece kararınız bir tahmin değil, ölçülebilir bir plan olur.
Temel rehber: Dijital Pazarlama Nedir? Türleri, örnekleri ve nasıl yapıldığı, beynin içinden geçen etkileşimli bir filmle tek sayfada.



