Monorepo Nedir? Tek Depoda Çok Projeyi Yönetmenin Artıları ve Eksileri

Monorepo nedir?
Monorepo, birbiriyle ilişkili birden fazla uygulamayı ve kütüphaneyi tek bir sürüm kontrol deposunda tutma yaklaşımıdır. Her proje kendi klasöründe yaşar, ama hepsi aynı geçmişi, aynı değişiklik akışını ve genellikle aynı araç ayarlarını paylaşır. Kısacası "tek depo, çok proje" düzenidir.
Burada kritik nokta şudur: monorepo bir mimari değil, bir depo organizasyonu tercihidir. Aynı depoda duran projeler birbirinden bağımsız yayınlanabilir. Yani tek depoda olmak, tek paket olmak anlamına gelmez.
Bu yazıda monorepo nedir sorusunu kavramsal düzeyde ele alıyoruz. Komut ve yapılandırma ayrıntılarına girmiyoruz; amaç, kararı doğru verebilmeniz.
Örnek senaryo: bir ekip hem bir web sitesi hem bir mobil uygulama hem de ikisinin kullandığı bir ödeme kütüphanesi geliştiriyor. Üç parçayı üç ayrı depoda tutarsa, kütüphanedeki her değişiklik üç yerde koordinasyon gerektirir. Tek depoda ise aynı değişiklik tek adımda biter.
Monorepo nedir sorusuna basit bir benzetme nasıl olur?
Bir apartmanı düşünün. Her daire kendi kapısına ve düzenine sahiptir, ama giriş kapısı, asansör ve otopark ortaktır. Birisi asansörü yenilediğinde bütün daireler aynı anda yeni asansörü kullanır.
Polyrepo ise müstakil evler mahallesine benzer. Her evin kendi bahçesi, kendi tamiratı ve kendi kuralları vardır. Özgürlük fazladır, ama ortak bir şeyi değiştirmek için her kapıyı tek tek çalmanız gerekir.
Elbette benzetmenin sınırı var. Apartmanda herkes aynı yönetim kurulunun kararına uyar. Yazılımda ise yetki ve sahiplik kurallarını siz tanımlarsınız, bu yüzden monorepo her şeyi herkese açmak zorunda değildir.
Monorepo ile monolit aynı şey mi?
Hayır, ve bu iki kavram sık karışır. Monolit, uygulamanın tek parça olarak çalışan mimarisidir. Monorepo ise kodun nerede saklandığını anlatır.
Örneğin bir monorepo içinde üç ayrı servis, bir web arayüzü ve ortak bir kütüphane olabilir. Bunların hepsini ayrı ayrı yayınlar, ayrı ayrı ölçeklersiniz. Buna karşılık bir monolit uygulamanın kodunu birden fazla depoya bölmüş de olabilirsiniz.
- Monorepo: kodun saklanma biçimi (depo düzeyinde karar).
- Monolit: uygulamanın çalışma biçimi (mimari düzeyinde karar).
- Mikroservis: uygulamanın küçük bağımsız servislere bölünmesi (mimari düzeyinde karar).
Dolayısıyla "mikroservislere geçeceğiz, o zaman polyrepo şart" diye düşünmek yanlıştır. Mikroservislerin çoğunu tek depoda tutan ekipler vardır. Bu iki kararı birbirinden bağımsız verirsiniz.
Monorepo nasıl çalışır?
Tipik bir monorepo, kökte birkaç ana klasörden oluşur. Bir klasöre uygulamaları, bir diğerine paylaşılan paketleri, bir üçüncüsüne ortak yapılandırmaları koyarsınız. Her proje kendi bağımlılık tanımını taşır, ama kök dizin projeleri birbirine bağlar.
Önemli olan, projeler arasındaki bağlantıyı araçların anlayabilmesidir. Bir uygulama ortak bir kütüphaneyi kullanıyorsa, araç bu ilişkiyi bir bağımlılık grafiği olarak çıkarır. Bu grafik, sonraki bölümlerde anlatacağımız akıllı derlemenin temelidir.
Git açısından bakınca bir şey değişmez: tek geçmiş, tek ana dal ve tek bir değişiklik akışı vardır. Bu yüzden Git temellerini bilmek yeterli bir başlangıçtır. Eksik hissediyorsanız Git ve GitHub kullanım rehberimize göz atabilirsiniz.
Monorepoda bağımlılıkları nasıl yönetirsiniz?
Bağımlılık yönetimi, monorepoların sessiz kahramanıdır. İki tür bağımlılık vardır: projeler arası iç bağımlılıklar ve dış kütüphanelere olan bağımlılıklar. İkisini de bilinçli yönetmezseniz depo hızla dağılır.
İç bağımlılıklarda kural basittir: bir proje yalnızca kendisinden "aşağıdaki" paylaşılan paketlere dayansın. Uygulamalar paketleri kullanır, ama paketler uygulamalara bağlanmaz. Bu yön kuralı döngüsel bağımlılıkları önler ve etkilenen projeyi bulmayı kolaylaştırır.
Dış kütüphanelerde ise iki yaklaşım görürüz. Birincisi, tüm projelerin aynı sürümü kullandığı tek sürüm politikasıdır. İkincisi, her projenin kendi sürümünü seçtiği esnek düzendir. Tek sürüm politikası tutarlılık sağlar, ama yükseltmeleri herkes için aynı anda yapmanızı gerektirir.
- Paylaşılan paketlerin yönünü tek bir cümleyle yazın: uygulamalar paketlere bağlanır, tersi olmaz.
- Dış kütüphane sürümleri için tek sürüm ya da esnek düzenden birini seçin ve belgeleyin.
- Kullanılmayan bağımlılıkları düzenli aralıklarla temizleyin.
Paket sınırlarını çizerken SOLID prensipleri yazımız iyi bir pusuladır. Her paketin tek bir sorumluluğu olursa, bağımlılık grafiği de sade kalır.
Monorepo nedir, polyrepo ile farkı ne?
Polyrepo, her projeyi veya paketi kendi deposunda tutma düzenidir. İki yaklaşımı yan yana koymak, karar vermeyi kolaylaştırır. Aşağıdaki tablo genel eğilimleri özetler; gerçek sonuç ekibinize ve araçlarınıza göre değişir.
| Başlık | Monorepo | Polyrepo |
|---|---|---|
| Kod paylaşımı | Ortak kodu aynı depoda doğrudan kullanırsınız | Paket olarak yayınlayıp sürüm numarasıyla tüketirsiniz |
| Çok projeyi etkileyen değişiklik | Tek değişiklikte ve tek incelemede halledersiniz | Her depoda ayrı değişiklik ve ayrı inceleme gerekir |
| Araç ve ayar tutarlılığı | Ortak yapılandırma kolayca korunur | Her depo zamanla farklılaşabilir |
| Derleme ve test süresi | Akıllı araç yoksa büyüdükçe yavaşlar | Her depo küçük kaldığı için hızlı başlar |
| Erişim ve yetki | Klasör düzeyinde kurallar gerekir | Depo düzeyinde doğal sınır vardır |
| Depo boyutu | Zamanla büyür, Git ayarı gerekebilir | Depo başına küçük kalır |
| Bağımsız yayın ritmi | Mümkün, ama ek araç ister | Doğal olarak mümkün |
| Yeni geliştirici başlangıcı | Tek klonla her şeyi görür | Hangi depoya bakacağını bulması gerekir |
Monorepo nedir sorusuna verdiğimiz cevap, polyrepoyu kötülemek değildir. Amaç, iki yaklaşımın hangi acıyı hafiflettiğini görmektir. Polyrepo da pek çok ekip için sağlıklı bir seçimdir.
Tablodan çıkan ders şudur: monorepo ortak kodu ve tutarlılığı güçlendirir, polyrepo ise sınırları ve bağımsızlığı. İkisi de doğru olabilir. Önemli olan, ekibinizin gerçek acısına hangisinin ilaç olduğunu görmektir.
Monorepo yaklaşımının avantajları neler?
Avantajların hepsi aynı kökten gelir: her şey tek yerde olduğu için görünürlük artar. Ekiplerin sahada en çok hissettiği faydaları şöyle sıralayabiliriz.
- Ortak kod paylaşımı: Arayüz bileşenlerini, doğrulama kurallarını veya tür tanımlarını kopyalamadan kullanırsınız.
- Atomik değişiklik: Bir kütüphaneyi ve onu kullanan tüm uygulamaları tek değişiklikte güncellersiniz.
- Tutarlı araçlar: Kod biçimlendirme, denetim ve test ayarları tek yerde durur.
- Kolay keşif: Bir fonksiyonun nerede kullanıldığını tüm depoda arayabilirsiniz.
- Basit bağımlılık yönetimi: Ortak bir kütüphanenin hangi sürümünün kullanıldığı sorusu çoğunlukla ortadan kalkar.
- Daha kolay devir: Yeni gelen biri tek depoyu indirir ve bütün sistemi görür.
Bu faydalar özellikle projeler birbirine sıkı bağlıysa belirginleşir. Birbirinden gerçekten bağımsız projelerde ise kazanç sınırlı kalır.
Bir de insan boyutu var. Tek depoda çalışan geliştirici, başka ekibin kodunu okuyabilir ve ondan öğrenebilir. Ekipler arası duvarlar alçalır, sorular daha kolay sorulur. Ancak bu şeffaflık, ortak kuralları da gerektirir; aksi halde herkes her yere dokunur.
Atomik değişiklik monorepo için neden bu kadar değerli?
Atomik değişiklik, birbirine bağlı parçaların tek bir işlemde birlikte değişmesidir. Düşünün: ortak bir kütüphanede bir fonksiyonun adını değiştiriyorsunuz. Bu fonksiyonu üç uygulama kullanıyor.
Polyrepo düzeninde önce kütüphaneyi değiştirir, yeni sürümü yayınlar, sonra üç depoda sürümü yükseltirsiniz. Aradaki sürede sistem tutarsız kalabilir. Üstelik hangi uygulamanın hangi sürümde kaldığını takip etmeniz gerekir.
Monorepo düzeninde ise kütüphaneyi ve üç uygulamayı aynı değişiklikte güncellersiniz. İnceleme yapan kişi bütün etkiyi tek ekranda görür. Testler de hepsini birlikte çalıştırır, böylece kırık bir bağlantıyı birleştirmeden önce yakalarsınız.
Bu, monorepo savunucularının en güçlü argümanıdır. Ancak bu avantajın bedeli vardır: değişiklik büyüdükçe inceleme yükü de büyür. Küçük ve odaklı değişiklik alışkanlığı burada kritik hale gelir.
Monorepo yaklaşımının zorlukları ve riskleri neler?
Her şeyi tek yere koymak, sorunları da tek yere toplar. Ekiplerin en sık karşılaştığı zorluklar şunlardır.
- Derleme ve test süresi: Her değişiklikte tüm projeleri derleyen bir düzen, depo büyüdükçe çok yavaşlar.
- Yetki ve erişim: Herkes her klasöre yazabilirse, kimin neyden sorumlu olduğu bulanıklaşır.
- Depo boyutu: Geçmiş ve dosya sayısı arttıkça klonlama ve bazı Git işlemleri ağırlaşır.
- Araç bağımlılığı: Büyük depolar çoğunlukla özel derleme araçları gerektirir ve bu araçların öğrenme eğrisi vardır.
- Bozucu değişiklik riski: Ortak bir pakette yapılan hata, aynı anda birçok uygulamayı etkileyebilir.
- Yayın karmaşası: Hangi projenin ne zaman yayınlanacağı net kurallara bağlanmazsa kafa karışır.
Bu listedeki her madde için çözüm yolları var; sonraki bölümlerde görüyoruz. Yine de çözümsüz başlamak, monorepo projelerinin en yaygın hatasıdır.
Örneğin bir ekip, tek depoya geçtikten birkaç ay sonra her değişiklik için bütün testleri çalıştırdığını fark eder. Süre uzar, geliştirici sabrı tükenir. Sorun monorepoda değil, eksik araç kurulumundadır.
Etkilenen projeyi derleme kavramı nedir?
Etkilenen projeyi derleme (İngilizcesiyle affected build), bir değişikliğin yalnızca dokunduğu projeleri ve onlara bağlı projeleri derleyip test etme fikridir. Araç, değişen dosyaları bağımlılık grafiğiyle eşleştirir. Böylece ilgisiz projeleri atlarsınız.
Örnek senaryo: depoda bir yönetim paneli, bir mobil arayüz ve bir ödeme kütüphanesi var. Yalnızca yönetim panelindeki bir metni değiştirdiniz. Mobil arayüz ve ödeme kütüphanesi bu değişiklikten etkilenmez, dolayısıyla onları yeniden derlemek zorunda kalmazsınız.
Ödeme kütüphanesini değiştirirseniz durum tersine döner. Kütüphaneye bağlı her projeyi etkilenmiş sayar ve hepsini test edersiniz. İşte bu ayrım, büyük bir monorepoyu hızlı tutan temel mekanizmadır.
Nx belgeleri, aracın kod tabanından bir proje grafiği çıkardığını ve etkilenen projeleri bu grafikle belirlediğini açıklar. Diğer araçların da kendi yöntemleri vardır, ama mantık aynıdır.
Derleme önbelleği monorepo içinde nasıl çalışır?
Derleme önbelleği, aynı girdiyle çalışmış bir işin sonucunu saklayıp yeniden kullanma yöntemidir. Araç, kaynak dosyalardan ve yapılandırmadan bir parmak izi üretir. Aynı parmak izi tekrar görülürse, işi yeniden yapmak yerine kayıtlı sonucu getirir.
Bunun pratik anlamı şudur: dün birinin derlediği bir paketi bugün siz yeniden derlemezsiniz. Önbellek paylaşımlı çalışırsa (uzak önbellek), ekip arkadaşınızın ürettiği sonucu da kullanabilirsiniz.
Bazel tanıtım sayfası, aracın daha önce yaptığı işi önbelleğe aldığını ve yalnızca gerekeni yeniden derlediğini anlatır. Önbelleğin güvenilir olması için girdileri eksiksiz tanımlamanız şarttır; eksik tanım yanlış sonuç üretir.
Monorepo araç kategorileri nelerdir?
Burada tek bir ürünü öne çıkarmıyoruz. Seçenekler hızla değiştiği için araçları kategoriler halinde düşünmek daha kalıcıdır. Güncel özellikleri her aracın kendi resmi belgesinden kontrol etmenizi öneririz.
| Kategori | Ne yapar? | Örnek kavramlar |
|---|---|---|
| Çalışma alanı (workspace) yönetimi | Tek depoda birden çok paketi bağlar, bağımlılıkları paylaştırır | Paket yöneticilerinin çalışma alanı özellikleri |
| Görev düzenleyici | Projeler arası görevleri sıralar, etkilenen projeyi bulur, önbelleğe alır | Proje grafiği, etkilenen komutlar, görev önbelleği |
| Derleme sistemi | Çok dilli ve çok büyük depolarda ayrıntılı, tekrarlanabilir derleme sağlar | Hedefler, bağımlılık grafiği, uzak önbellek |
| Sürüm ve yayın aracı | Paketlerin sürümünü ve yayınını koordine eder | Değişiklik kaydı, sürüm yükseltme kuralları |
| Kod sahipliği | Klasör bazında inceleme sorumluluğu atar | Sahiplik dosyası, zorunlu inceleme |
JavaScript ekosisteminde npm çalışma alanları bu kategorinin en yalın örneğidir; paket yöneticisinin kendi özelliği olduğu için ek araç gerektirmez. Görev düzenleme tarafında Nx ve Turborepo gibi araçları, derleme sistemi tarafında ise Bazel ve Pants gibi araçları sayabiliriz. Hangisinin size uyduğu, dile ve depo büyüklüğüne bağlıdır.
Büyük bir monorepoda Git nasıl yavaşlamaz?
Depo büyüdüğünde, çalışma dizininde tüm dosyaların bulunması her zaman gerekli değildir. Git bunun için kısmi çalışma alanı özellikleri sunar. Git sparse-checkout belgesi, çalışma ağacınızı izlenen dosyaların bir alt kümesine indirgeyebildiğinizi anlatır.
Pratikte bu, yalnızca üzerinde çalıştığınız klasörleri diskinizde tutmanız demektir. Depo büyük olsa bile, günlük işleriniz küçük bir görünümle ilerler. Belgeye göre koni modu, yalnızca dizinleri belirtmenizi yeterli kılar.
Bunun yanında Git, geçmişin tamamını indirmeden klonlama seçenekleri de sunar. Kesin komut ve bayraklar için Git belgelerine bakın; sürümlere göre ayrıntı değişebilir. Küçük ve orta depolarda bu ayarlara ihtiyaç duymazsınız.
Monorepoda yetki ve kod sahipliğini nasıl yönetirsiniz?
Tek depo, herkesin her yere yazması demek değildir. Sorumluluğu klasör düzeyinde tanımlarsınız. GitHub gibi platformlar bunun için kod sahipliği dosyası sunar.
GitHub belgelerine göre, bir değişiklik isteği kod sahiplerinin kodunu değiştirdiğinde platform onları otomatik olarak incelemeye çağırır. Yani ödeme klasörüne dokunan her değişiklik, ödeme ekibinin onayından geçer.
- Her üst düzey klasör için sorumlu ekibi belirleyin.
- Sahiplik dosyasını depoya ekleyin ve ekip adlarıyla eşleyin.
- Ana dal için zorunlu inceleme kuralını açın.
- Ortak paketler için birden fazla sahip tanımlayın, böylece tek kişiye bağımlılık oluşmaz.
- Sahiplik listesini ekip değişikliklerinde güncelleyin.
Bu düzen sayesinde monorepo, ortak görünürlük ile net sorumluluğu aynı anda sunar.
Monorepo nedir sorusunun sürekli entegrasyon boyutu nedir?
Sürekli entegrasyon, her değişiklikte otomatik derleme ve test çalıştırmaktır. Tek depoda bu akış, depoya giren her değişikliğin etkisini hesaplamak zorundadır. Aksi halde küçük bir düzeltme için bütün testleri çalıştırırsınız.
Doğru kurulumda akış şöyle ilerler. Önce değişen dosyaları bulursunuz. Ardından bağımlılık grafiğiyle etkilenen projeleri çıkarırsınız. Son olarak yalnızca onların derleme ve testini çalıştırırsınız.
Bu yaklaşım, monorepoyu hızlı tutan ikinci temel ayaktır. Önbellekle birleştiğinde, çoğu değişiklik için yalnızca küçük bir alt küme gerçekten çalışır. Yine de büyük ortak paketlere yapılan değişiklikler her zaman geniş bir test turu tetikler, bu da doğaldır.
Bir diğer ayrıntı, hata mesajlarının okunabilir olmasıdır. Yüzlerce projenin bulunduğu bir depoda, hangi projenin neden kırıldığını net görmeniz gerekir. Bu yüzden akışı kurarken çıktı düzenine de zaman ayırın.
Monorepoda sürüm ve yayın sürecini nasıl yönetirsiniz?
Aynı depoda durmak, aynı anda yayınlamak anlamına gelmez. İki temel model vardır. Sabit sürüm modelinde bütün paketler aynı sürüm numarasını taşır. Bağımsız sürüm modelinde ise her paket kendi ritminde ilerler.
Monorepo nedir sorusunu yayın açısından da düşünün: depo tek olsa da yayın birimleri birden çok olabilir. Bu ayrımı baştan netleştirmek, sonradan çıkacak tartışmaları azaltır.
Sabit sürüm modeli basittir ve küçük ekipler için sık uygundur. Bağımsız sürüm modeli ise esnektir, ama hangi değişikliğin hangi paketi yükselteceğini izleyen bir düzen ister. Bu noktada değişiklik kaydı tutan sürüm araçları işe yarar.
- Önce paketleri ikiye ayırın: kullanıcıya giden uygulamalar ve yalnızca içeride kullanılan kütüphaneler.
- Uygulamalar için yayın akışını ayrı tanımlayın; her uygulama kendi ortamına dağıtılsın.
- Yayınlanan paketler için sürüm kuralını yazın ve ekiple paylaşın.
- Geri alma planını her yayın akışı için önceden deneyin.
Uygulamalarınızı konteyner olarak dağıtıyorsanız, Docker ve konteyner rehberimiz bu akışı kurarken işinize yarar. Monorepo, her uygulamanın kendi imajını üretmesine engel olmaz.
Kısacası monorepo, yayın bağımsızlığınızı elinizden almaz. Yalnızca bu bağımsızlığı sizin tanımlamanızı gerektirir.
Monorepoyu ne zaman tercih etmelisiniz?
Monorepo, projeleriniz birbirine sık dokunuyorsa en çok değer üretir. Aşağıdaki işaretlerden birkaçı sizde varsa yaklaşımı ciddiyetle değerlendirin.
- Aynı ekip, birden fazla uygulamayı ve ortak kütüphaneyi birlikte geliştiriyor.
- Ekip, ortak bir arayüz bileşenini veya tür tanımını çok sayıda projeye kopyalıyor.
- Sürüm uyumsuzluğu yüzünden "bende çalışıyor" tartışmaları yaşıyorsunuz.
- Bir değişikliği birden fazla depoda koordine etmek, işin kendisinden uzun sürüyor.
- Kod biçimi, denetim ve test ayarlarının depodan depoya farklılaşması sorun yaratıyor.
Örnek senaryo: bir e-ticaret ekibi, mağaza arayüzünü, yönetim panelini ve ortak bir ürün veri kütüphanesini geliştiriyor. Üçü de aynı veri yapısına dayanıyor. Bu ekip için tek depo, senkronizasyon işini ortadan kaldırır.
Monorepo ne zaman iyi bir fikir değildir?
Her ekip için doğru bir seçim değildir, ve bunu açıkça söylemek gerekir. Bazı durumlarda ayrı depolar daha sağlıklıdır.
- Projeler birbirinden gerçekten bağımsız ve ortak kod paylaşmıyor.
- Farklı ekipler çok farklı yayın ritimlerine ve onay süreçlerine sahip.
- Güvenlik gereği bazı kodların yalnızca dar bir gruba açık olması gerekiyor.
- Ekipte derleme araçlarını kuracak ve bakımını yapacak kimse yok.
- Açık kaynak bir paketi, kapalı bir üründen ayrı tutmanız gerekiyor.
Özellikle erişim ayrımı için depo sınırı en net koruma sağlar. Klasör bazlı kurallar işe yarar, ama depo düzeyinde ayrım her zaman daha basit ve daha sağlam bir güvencedir.
Bir başka işaret de ekip kültürüdür. Küçük, bağımsız ve kendi hızında ilerleyen ekipler, ortak kurallara uymaktan rahatsız olabilir. Bu durumda monorepo teknik olarak çalışsa bile insan tarafında sürtünme yaratır.
Küçük bir ekip için monorepo önerisi nedir?
Küçük ekiplerde monorepo çoğunlukla düşündüğünüzden daha kolaydır. Depo küçük olduğu için derleme süresi, boyut ve yetki sorunları henüz doğmaz. Buna karşılık ortak kodun ve tutarlılığın faydasını ilk günden görürsünüz.
Bizim saha tecrübemiz şöyle: birbirine bağlı iki ila üç projeniz varsa, tek depoyla başlamak ve gerçekten gerekirse sonradan bölmek daha ucuzdur. Birleştirmek ise bölmekten genellikle daha zahmetlidir. Bu bir garanti değil, başlangıç önerisidir.
Monorepo nedir diye araştıran küçük ekiplerin çoğu, aslında tek bir şey öğrenmek ister: karmaşıklığa değer mi? Bizim cevabımız, ortak kodunuz varsa değer, yoksa şimdilik gerek yok şeklinde.
- Basit başlayın: önce paket yöneticisinin çalışma alanı özelliğini kullanın.
- Ek araç kararını, yavaşlama gerçekten başladığında verin.
- Klasör yapısını erken ve açık belirleyin: uygulamalar ayrı, paylaşılan paketler ayrı.
- Ortak paketlere sahiplik atayın, küçük ekipte bile.
Özel yazılım projenizi nasıl kuracağınıza karar verirken yardım isterseniz, özel yazılım geliştirme hizmetimiz kapsamında depo ve mimari kararlarını sizinle birlikte değerlendirebiliriz.
Polyrepodan monorepoya geçişi nasıl planlarsınız?
Geçişi tek seferde yapmak risklidir. Küçük ve geri alınabilir adımlarla ilerleyin; böylece bir şey ters giderse kaybınız sınırlı kalır.
- Hedefi yazın: Neyi çözmek istediğinizi net belirleyin (örneğin ortak kod kopyalanması).
- Pilot seçin: En çok kod paylaşan iki projeyle başlayın.
- Geçmişi koruyun: Mümkünse eski depoların geçmişini birleştirin, böylece sorumluluk izi kaybolmaz.
- Yapıyı kurun: Uygulama ve paylaşılan paket klasörlerini oluşturun.
- Akışı taşıyın: Sürekli entegrasyon sürecini yeni yapıya uyarlayın.
- Sahipliği tanımlayın: Kod sahipliği ve inceleme kurallarını geçişle birlikte açın.
- Ölçün: Derleme süresi ve ekip memnuniyeti gibi göstergeleri geçişten önce ve sonra karşılaştırın.
Pilot başarılıysa diğer projeleri aşamalı olarak ekleyin. Başarılı değilse eski düzene dönmek, hâlâ kolay olmalı.
Geçişi işin geri kalanından ayrı bir mega proje yapmayın. Küçük iş paketlerine bölüp sprintlere yerleştirin; bunun için çevik proje yönetimi yazımızdaki yaklaşımlar işe yarar.
Geçiş sırasında iletişim de önemlidir. Ekibe önceden haber verin, yeni klasör yapısını bir sayfada anlatın ve ilk haftalarda sorulara hızlı yanıt verin. Teknik geçiş kusursuz olsa bile, alışkanlık değişimi zaman alır.
Monorepo için pratik kontrol listesi neleri içermeli?
Karar verdikten sonra aşağıdaki liste, atlamanız muhtemel noktaları gösterir. Maddeleri ekibinizle birlikte tek tek işaretleyin.
- Klasör yapısı yazılı mı ve herkes aynı şeyi anlıyor mu?
- Bağımlılık grafiğini anlayan bir araç seçtiniz mi?
- Etkilenen projeyi derleme ve test akışını sürekli entegrasyona bağladınız mı?
- Derleme önbelleği güvenilir şekilde işliyor mu?
- Kod sahipliği dosyası ve zorunlu inceleme açık mı?
- Büyük depo için kısmi çalışma alanı seçeneğini değerlendirdiniz mi?
- Her proje için bağımsız yayın kuralını belirlediniz mi?
- Depo içindeki gizli bilgiler (anahtar, parola) için tarama ve kural var mı?
- Yeni gelen geliştirici için tek sayfalık başlangıç rehberi hazır mı?
Listenin yarısından fazlasına "hayır" diyorsanız, geçişi ertelemek ve önce temelleri kurmak daha akıllıca olur.
Monorepo yapay zeka destekli kodlama ve altyapı koduyla nasıl bağ kurar?
İki komşu konuya kısaca değinelim; ikisi için de ayrı yazılarımız var. Yapay zeka destekli kodlama araçları, bağlamı geniş olduğunda daha tutarlı çalışabilir. Tek depo, bir uygulamanın ortak kütüphaneyle ilişkisini tek yerden gösterdiği için bu bağlamı kolaylaştırabilir. Ayrıntılar için Vibe coding nedir yazımıza bakabilirsiniz.
Altyapıyı kodla tanımlıyorsanız, bu tanımları uygulama koduyla aynı depoda tutup tutmamak ayrı bir karardır. Ayrı depo ayrı yetki demektir; aynı depo ise tek değişiklikte uygulama ve altyapı güncellemesi demektir. Bu konuyu Infrastructure as Code nedir yazımızda işledik.
Arayüz tarafında çok uygulamalı projeler yapıyorsanız, Next.js ile React arasındaki farkı anlattığımız yazıya da göz atın. Bu tür projelerde ekipler monorepoyu sık seçer.
Monorepo ile ilgili yaygın yanılgılar nelerdir?
Konu etrafında dolaşan birkaç yanlış anlama, kararı gereksiz yere zorlaştırıyor. En yaygınlarını düzeltelim.
- "Monorepo, her şeyin birlikte yayınlanması demektir." Hayır; projeler bağımsız yayınlanabilir.
- "Monorepo yalnızca büyük şirketler içindir." Hayır; küçük ekipler çoğu zaman en kolay başlayanlardır.
- "Monorepo mutlaka yavaştır." Hayır; doğru araçlarla yalnızca gereken işi yaparsınız.
- "Monorepo, herkesin her kodu değiştirebilmesidir." Hayır; sahiplik kurallarıyla sınırlandırırsınız.
- "Bir kere seçtik, geri dönüş yok." Hayır; her iki yönde de geçiş mümkündür, sadece emek ister.
Yanılgıların ortak noktası, aracı amaçla karıştırmaktır. Amaç, ekibin daha az sürtünmeyle, daha tutarlı yazılım üretmesidir.
Sonuç: monorepo sizin için doğru seçim mi?
Monorepo nedir sorusunun kısa cevabı, tek depoda çok proje tutmaktır. Uzun cevabı ise bir denge arayışıdır: ortak kod, atomik değişiklik ve tutarlılık kazanırken, derleme süresi, yetki ve depo boyutunu yönetmeniz gerekir.
Kararı şu üç soruya indirebilirsiniz. Projeleriniz sık birlikte değişiyor mu? Ortak kodu kopyalıyor musunuz? Araç kurulumunu üstlenecek biri sizde var mı? İlk ikisine evet, üçüncüsüne de evet diyorsanız monorepo güçlü bir adaydır.
Emin değilseniz küçük bir pilotla başlayın ve sonucu ölçün. Talha Aslan ve ekibi olarak yazılım mimarisi kararlarında bu yolu öneriyoruz; çünkü geri dönüşü kolay bir deneme, uzun bir tartışmadan değerlidir.



